ANA GİRİŞ SAYFASI İLMİHAL KONULARI İLETİŞİM & ULAŞIM BİLĞİ VE GÖRÜŞ İÇİN E - MAİL
 
 
  DEVLET YAPSI ve YASAMA YETKİSİ İLE İLGİLİ AYET VE HADİSLER,
Eklenme : 04.06.2021
Okunma : 989

     İSLAM DİNİNDE DEVLET EGEMENLİĞİ, YASAMA YETKİSİ HÜKMİYETİ NEDİR ?

     EGEMENLİK ve DEVLETİN GÖREVİ,

     YASAMA YETKİSİ,

     SENATO YETKİSİ,

 

     İslam Dinini, Ondan Bundan değil, İslam Dinini Sahibinden, Allah Zül Celal ve Allah Rasulunden Öğrenin,

İslam Dininin Sahibi, Allah Zül Celal ve Allah Rasulu Muhammed Aleyhisselamdır,

Asli Hükmiyetler, Allah Zül Celalin Ayetleri ve Allah Rasulunun Hadisleridir,

Yapmanız şart olan veya Yapmamanız şart olan, Hangi Konuda olursa olsun Bir Ayet yada Hadis vardır,

Zira İman Etmiş olmanızı ve Amellerinizi, İslam Dininin Sahibine İspatlamak Zorundasınız,

Allah Zül Celal ve Allah Rasulunden, Ayet ve Hadislerden Ayet ve Hadislerden Yaşam Hükmiyetleri İlmihali, 

 

 

     EGEMENLİK ve DEVLETİN GÖREVİ               HADİD SURESİ AYET 7

“ Sizi, Hak ve Adalet, Sosyal Hukuk üzere Hakim kıldığı, Sizin Hakimiyetinize verdiği Devletinizde,

Yönetiminiz ve İdareniz altındakilere, Allah için, Hak, Adalet ve Sosyal Hukuk üzere Hükmedin, “ der.

 

     EGEMENLİK ve DEVLETİN GÖREVİ               YUNUS SURESİ AYET 14

“ Yeryüzünde, Sizi Halifeler, ( Milletlerinize Devlet Başkanları ) yaptıkki, Nasıl davranacağınızı görelim “ der.

 

     EGEMENLİK ve DEVLETİN GÖREVİ               BUHARİ HADİS No 1274

“ Eğer Siz, Nas'ın Umuruna Hakim olursanız, ( Devlet Başkanı, Bakan yada Amirler olursanız )

Vatan Toprağını ve Halkını İfsad etmeyiniz, ( Bölmeyiniz, Bütünlüğü sağlayınız ) “ der,

 

     EGEMENLİK ve DEVLETİN GÖREVİ               TEVBE SURESİ AYET 4 ve 7

“ Diğer Devletlerle aranızda bir Antlaşma yaptığınız takdirde, Antlaşması Şartlarından Hiçbir şeyi Eksik

bırakmayın, Antlaşmanızı, Size Karşı, Düşmanlarınıza arka çıkmayanların Antlaşmasını,

O Antlaşma Süre geldikce, Sizde O süreye kadar devam edin,

Onlar, Size Doğru ve Dürüst olarak davrandıkları sürece, Sizde Onlara Doğru ve Dürüst davranın, “ der.

 

     EGEMENLİK ve DEVLETİN GÖREVİ               TİRMİZİ HADİS No 1352

  Sahabeden Ebu Avf El Müzeni (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Müslümanların Diğer Devletlerle yaptığı Antlaşmalar geçerlidir,  Müslümanlar Antlaşma Şartlarına bağlıdırlar,

Lakin Helali Haram kılan veya Haramı Helal kılan, Antlaşma Şartları,

( Devletinizi, Diğer Devletlerin Vesayetine sokan Antlaşma Şartları) geçersizdir, Geçerli yapmayın,  “ dedi der,

 

     EGEMENLİK ve DEVLETİN GÖREVİ               TİRMİZİ HADİS No 1580

  Sahabeden Amir Bin Abese (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Kimin herhangi bir Toplumla arasında bir Anlaşma varsa, Süresi sona erinceye kadar,

yada karşılıklı olarak anlaşmayı vaktinden önce bozduklarını birbirlerine bildirmeden,

O Onlaşmayı, O Sulhu Ne Çözsün, Ne yeniden bağlasın,

Anlaşmalara ve Sulha ancak, Karşılıklı olarak bildirimlerle devam edilir “ dedi der, 

 

     EGEMENLİK ve DEVLETİN GÖREVİ               DARİMİ HADİS No 2444

  Sahabeden Ebu Bureyde (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Sulh Barış Antlaşmalarınzda Sözünüzde Ahitlerinizde durmamazlik edmeyin,

Sözünüzü, Ahitinizi, Anlaşmanızı, Haksızlık ve Adaletsizlik olmadığı sürece anlaşmanızı bozmayın,

Sözünüze, Ahitinize, Antlaşmanıza uyun, Şartlarını yerine getirin, Hainlik, Hıyanetlik yapmayın, “ dedi der

 

     EGEMENLİK ve DEVLETİN GÖREVİ               ENFAL SURESİ AYET 58

“ Aranızda bir Antlaşma yaptığınız Diğer Devletler, Antlaşmayı Bozarlarsa, Antlaşmalarına Hıyanet ederlerse,

Sende Onlarla Antlaşmanı Boz, Zira Allah Zül Celal Hıyanet ve Hainlik yapanları Sevmez, “der,

 

     EGEMENLİK ve DEVLETİN GÖREVİ               DARİMİ HADİS No 2529

  Sahabeden Abdullah İbni Abbas (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

" İslam Dininde, Haksız ve Geçersiz Andlaşma yapmak yoktur, Hatta ve Hatta, Cehaletle, Hainlik ve Hıyanetle

yapılmış olan, haksızlıklarala yapılmış olan ve ortaya çıkan ve dahi geçerliliğinin görülemeyeceği bir Devletler

arası andlaşma, İslam Dininin Sağlamlığını ve Ciddiyetini daha iyi bildirir, “ dedi der,

 

     Daha önceden gelen bazı Devletler arası Antlaşmalarımız, Nato antlaşması gibi, ve sonrasında

Avrupa Birliğine Uyum yasaları adı altında yapılan Devletler arası Antlaşmalar ve Kanunlar, 

Devlet Egemenliğimizi ortadan kaldıran antlaşma şartlarına haizdir ve halende devam edilmektedir,

Natonun ve Avrupa Birliğinin Antlaşma şartlarına uymadığı ve Antlaşma şartlarını bozduğunun En basit örneği,

Suçluların karşılıklı iadesi antlaşması olduğu halde, Yurdumuzda Katliam yapan Teröristleri,

Kendi memleketlerinde barındırıp İade etmemeleridir ve halen devam etmektedir, Ekonomimizi, Avrupa Birliği

Uyum Yasaları adında çıkarılan Yasalar, Tahkim Yasaları, Üretim ve İmalat yapmak yapabilmek değil,

Sadece ve Sadece Dışarıya İthalat Bağımlısı yapmıştır, İşsizliği ve İş yokluğunu Patlatmıştır,

Doğal Gaz antlaşmaları, Kendi Enerji kaynaklarımızı kullanabilmek yerine,

Fiyatını sadece kendilerinin tesbit ettiği ve verdiği şekilde Dışarıya Bağımlı hale getirilmiştir,

dahası vardır Siz tesbit edin, 

 

     1982 Anayasasının 90 cı Maddesi

“ Milletlerarası anlaşmalar Kanun hükmündedir, Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile

Anayasa Mahkemesine başvurulamaz “ ( Yani Bu Antlaşmalar Anayasamızın ve Devlet Egemenliğimiz

üzerindedir, ) dediği hali ile halen Devlet Egemenliğimize karşı yapılmış Antlaşmalara

Çanak tutmaktadır, Böyle bir Anayasa Maddesi Ne Kadar Hukuki ve Akılcıdır ?

 

     EGEMENLİK ve DEVLETİN GÖREVİ               DARİMİ HADİS No 257

  Sahabeden Tenim Eddari (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

" Ey İnsanlar, Dünyadan sakının! Dünyadan sakının, Durum şu ki,

Müslümanlık, başkasıyla değil, ancak Cemâatle olur. Cemâat de, başkasıyla değil, ancak Devletle olur.

Devlet de, başkasıyla değil, ancak Nizam lara itaatle olur. Toplum, Kimi Bilgi ile Devlet Başkanı yaparsa,

Bu Hem O Toplum için, Hemde Devlet Başkanı için Dirlik, Düzen, İstikrar Olur,

Toplum, Kimi Bilgisizliği ile Devlet Başkanı yaparsa,

Bu O Toplum için Düzensizlik, İstikrarsızlık, Perişanlık, Rezillik ile Helak sebebi olur, “ dedi der,

 

     EGEMENLİK ve DEVLETİN GÖREVİ               CAMİUSSAGIR HADİS No 1165

  Sahabeden Muaz Bin Cebel (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Şeytan İnsanın Kurdudur, Kurdun, Sürüsünden ayrılan Kuzuyu gözeterek kaptığı gibi,

Şeytanda, İslam Cemaatinden ayrılanı gözetir,  Ayrılıktan sakının, Aranızda Nifak, Kin, Husumet ve Düşmanlık

çıkarmayın, Aranızda, Nifak, Kin, Husumet ve Düşmanlık yeşermesine katiyetle müsade etmeyin,

İslam Topluluğundan, İslam Cemaatinden, Cami Cemaatinden ayrılmayın, “ dedi der,

 

     EGEMENLİK ve DEVLETİN GÖREVİ               RAMUZ EL HADİS HADİS No C1 S86 H5

  Sahabeden Ebu Malik (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem, “ Allah Zül Celalin Rahmeti,

Müminlerin Cemaati üzerindedir, Müminlerin Doğru olan çoğunluğuna uyun, Tabi olunuz,

İslam Cemaatinden ayrılan, Kendini Cehenneme ayırmış olur, “ dedi der,

 

     EGEMENLİK ve DEVLETİN GÖREVİ               MİŞKATÜL MESABİH HADİS No 174

  Sahabeden İbni Ömer (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Doğruluk üzerine Toplanmış olan Büyük Cemaata Tâbi olunuz,

Zira Doğruluk üzere olan Cemaattan ayrılan kimse, kendi kendini Cehenneme atan kimsedir, “ dedi der,

 

     EGEMENLİK ve DEVLETİN GÖREVİ               RAMUZ EL HADİS HADİS No C1 S15 H11

  Sahabeden Ebu Hureyre (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ İki kişi, bir kişiden Hayırlıdır, Üç Kişi, İki Kişiden Hayırlıdır, Dört Kişi, Üç Kişiden Hayırlıdır, Onun İçin Siz,

İslam Cemaati ile birlikte olunuz, Muhakkak ki Allah'ın Rahmeti, yardımı İslam Cemaati üzerindedir,

Aziz ve Celil olan Allah ümmetimi ancak hidayet üzerinde birleştirir,

Biliniz ki, İslam Cemaatinden Uzak olan her kişi için Cehenneme düşer, “ dedi der,

 

     EGEMENLİK ve DEVLETİN GÖREVİ               MİŞKATÜL MESABİH HADİS No 180

  Sahabeden Ebu Ümame (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Bir Kavim, Bir Cemaat, Hidayete, Doğru olan yola eriştikten sonra, Kendi aralarında Kavga, Çekişme,

Hizipcilik, Fırkacılık yaparlarsa, Dalalete, Sapıtmaya, Sapıklığa, Sapıklaştırmaya gitmiş olurlar, “ dedi der,

 

     EGEMENLİK ve DEVLETİN GÖREVİ               NESAİ HADİS No 4045

  Sahabeden Ebu Hureyre  (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

" Her Kim, Allah Zül Celale İtaatten Uzak durursa, Her Kim, İslam Ümmetine karşı Sözünde durmazsa,

Her Kim, Benim Ümmetim, İslam Ümmetine karşı ayaklanırsa, İslam Cemaatinden ayrılırsa,

Her Kim, İslam Ümmeti dışında bir guruplaşma yaparak, Irkcılık yaparak,

Guruplaşma ve Irkcılık için ayaklanırsa, Her Kim, Müslümanlara Silah Çekerse,

Benden değildir, Benle değildir, İslam Ümmetinden değildir, " dedi der,

 

     EGEMENLİK ve DEVLETİN GÖREVİ               MİŞKATÜL MESABİH HADİS No 185

  Sahabeden Ebu Zer (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ İslam Dinine İman Etmiş Her Kim Bir Mümin, İslam Cemaatinden Bir Karış ayrılırsa,

O Kimsenin İslam Dini ile Bağı kopmuştur, “ dedi der,

 

     Bir şeyle olan bağı kopan ise, Serseri Mayın gibi dolaşır,

Mayının nerede ve ne zaman patladığında ve Ne kadar zarar verdiğinide siz ölçmeye çalışınız, 

 

     Cemaat ve Tarikatlardan şikayet edilmekte ;

Eğitimsizlik, Bilgisizlik, Cahillik ve Ruhbanlık yapısı ile oluşan Cemaatleşme ve Tarikatlardan bende

hoşlanmıyorum, bu tür cemaatleşme ve Tarikatların çıkmasına ve gelişmesine neden olan şey,

Sözde İlericilerin, Tevhidi Tedrisat Kanununu, Din Eğitimi ve Öğretimini Diğer Eğitim ve Öğretimden ayırmak,

Laik Eğitim ve Öğretim diyerek, Din Eğitimi ve Öğretimini kısıtlamasından kaynaklanmaktadır.

Şayet Atatürkün Çıkardığı Tevhidi Tedrisat Kanunun özünde mevcut olan Sistem

yani Din Eğitimi ve Öğretimimin, Temel ve Zorunlu Eğitim Öğretimde, diğer dersler ile birleştirilmesi ile

Tam ve Doğru olarak Eğitim ve Öğretim verilirse : Eğitimsizlikten, Bilgisizlikten, Cahillikten,

Ruhbanlık yapısı ile oluşan bu tür Cemaat ve Tarikatlar kendiliğinden ortadan kalkar, başka yolla değil.

 

     CUMHURİYET Kavramı dahi, İslam Dini kökenli bir Kavramdır, Cemaat Kavramının çoğuludur,

Cemaat Kavramının bugünkü karşılığı, Sivil Toplum örgütleridir,

Cumhuriyet Kavramının, yerine geçebilecek ve İrticai olmayan bir kavramınız varmı ?

 

     Türkiyedeki Siyasilerin ve İdarecilerin, Okumama, Dinlememe ve Anlamama ve bir şeyin anlaşılmasına

engel olmayı, Demokrasi kılıfı adı altında Millete yutturma, Sizofrenik Paranoya hastalığı vardır.

Kötü İdareciler ve Siyasiler, En İyi İdare Sisteminde dahi, O Millete Felaketten başka bir şey getiremezler.

İspatı, Şayet bu hastalık olmasaydı, Türkiyede bir tek problem dahi olamazdı.

     Şayet Din Eğitimi ve Öğretimi, Devletin Eğitim ve Öğretim Kurumlarında,

Tam ve Doğru şekilde verilirse, Her Kişi Dininin gereklerini Tam ve Doğru olarak öğrenirse,

Bu gibi Din Adamlığı ve Ruhbanlık kurumlarının, İnsanlar üzerinde bir hakimiyet kurmasıda söz konusu olamaz,

İslam Dininde, “ DİNDE REFORM “ diye bir SAFSATA ve SAPIKLIK yoktur ve kabul etmez.

İslam Dinini anlamamak ve İslam Dinini kendimize uydurmak gibi bir sapıklığımız vardır.

Kuranı Kerim Ayetlerinin ve İslam Dininin Peygamberi Hz.Muhammedin Hadislerinin belirttiği,

İbadet Şekilleri ve Zamanlarının, Devlet İşleri ile bir alakası olmadığı gibi,

Devlet işlerine karışmasıda mümkün değildir.

 

   ŞERİAT taki, İSLAM DİNİNDEKİ LAİKLİK, : İnsana, Toplumda İnsanca yaşama Temel Hak ve Hürriyeti veren,

Toplumun Huzurunu ve dayanışmasını sağlayan, Sosyal Hukuk ve Sosyal Hak ve Adalet ilkelerini veren :

Bazı Zümrelerin, anlamak istemedikleri kadar ve dahi işlerine gelmediği kadar, Demokratik ve Laik Bir Dindir,

Atatürk İlkeleri ile, Temel Hak ve Hürriyetler ile, Sosyal Hukuk ve Adalet İlkeleri ile , Demokratiklik ve Laikle,

T.C. Anayasası ile bir çelişkisi yoktur, ISO 9000, ISO 9001, ISO 9002 gibi Bir Müslümanın, Kalite Standardıdır.

 

     Bilim ve İlim Ne Kadar gelişirse gelişsin ve dahi geliştikce, Ancak ve ancak Allah Zül Celalin

Kuranı Kerim Ayetleri ve Habibi ve Rasulu Muhammed Aleyhisselamın Sözlerini Hadisleri Hükümlerini Tastik

eder, İspatlar, Dogma diyerek, Ayet ve Hadisler Hükümlerini, Kendi Akıllarını Ayet ve Hadislerden Üstün gören,

Sapıkların, Sapıtmışların, İnkarcıların İddialarını, Yalanlarını, Düzenlerini, Düzenbazlıklarını ise Yok eder,

 

     ATATÜRK, INKILAP KANUNUMUZ olan ve Anayasamıza göre Korunması gereken

İLKELERİNDEN BİRİ OLAN LAİKLİĞİ ve EĞİTİM ve ÖĞRETİMİ, TANIMLAMASI,

   “ Bizim Dinimizde, İslam Dininde Ruhbanlık yoktur,

Sahte Dindarlarla, Gerçek Dindarlar, Din İstismarı yapanlarla, Dini İstismar edenler, ancak,

Gerçek Din Eğitimi ve Öğretimi ile ayırt edilebilirler, 

     Hepimiz eşitiz, Dinimizin Hükümlerini Eşit olarak öğrenmeye, Mecburuz,

Din Eğitimi ve Öğretimi almayan Milletlerin ayakta kalması mümkün değildir, demekle,

     Her fert : İstediğini düşünmek veya İstediğine inanmak, Seçtiği Dinin İcaplarını yapmak veya yapmamak,

Kendine mahsus Siyasi bir fikre malik olmak, Hak ve Hürriyetine sahiptir,

Kimsenin : Fikrine ve Vicdanına Hakim olunamaz, 

  ( Yani ; Devlet İdaresinde bulunan İdareciler, ayrı bir yorum getirmek şekli ilede olsa, İbadetleri kısıtlayamaz,

Hiç Kimseye, Mensup olduğu Dinin gereklerini yerine getirmesine herhangi bir yol kullanılarak engel olunamaz,

Hiç Kimse, herhangi bir Dine Mensup olmaya yada gereklerini yapmaya zorlanamaz,)

     Her Kişi, Dinini Din İşlerini, İmanını öğrenmek için bir yere Muhtaçtır, ORASIDA OKULDUR,

   ( Yani, Eğitim ve Öğrenim yerleri Ruhbanlar ve Ruhban Kurumları değildir, ) 

   “ Türkiye Cumhuriyeti, Şeyhler, Dervişler ve Müritler Devleti olamaz “

   ( Yani, Ruhban Din Adamları, Devletin İdare İşlerine, Devlet Adamları, Yargı ve Yürütme,

Dinin İbadet İşlerine karışamaz, )

   “ En Hakiki Mürşit İLİMDİR, Öğretmenler, Yeni Nesiller, Sizin Eseriniz olacaktır “ der,

 

     Demokratik ve Laik Sosyal Hukuk Devletinde ve Atatürkünde yukarıdaki sözü ile belirttiği gibi,

Herkes kendine mahsus Siyasi bir fikre Malik olma Hak ve Hürriyetine sahiptir,

Atatürk İlkelerinde ve Sözlerinde bulunmayan, Sağcılık ve Solculuk İdeolojisine göre oluşmuş,

Devletimize ve Halkımıza karşı olan eylemlerini haber proğramlarında tiksinti ile izlediğimiz gurupların sözleri

ve eylemleri, Demokratik ve Laik bir Hak ve fiil olarak kabul edilirken, Cemaatleşme veya bir Tarikatı

benimseme, Nasıl oluyorda, Demokratik, Laik ve Sosyal bir hak olarak görülmüyor ve kabul edilmiyor ?

Bunu İzah edebilirmisiniz ?

 

     YASAMA YETKİSİ                                   MÜCADELE SURESİ AYET 11

“ Meclis açın dendiği zaman, Meclis açınki : Allah Size, İşlerinizde genişlik, kolaylık, huzur ve istikrar versin,

Size, yapılacak işler için kalkın dendiği zaman, Kalkın ki : Allah Sizden, Kendilerine İlim verilenleri,

( Bıranşında bilgili olanları ) çeşitli yetkilerle derecelerle mevkilere yükseltsin “ der.

 

     YASAMA YETKİSİ                                   NEML SURESİ AYET 32

  Sadece İslam Dininde olanlar değil, Tüm İnsanlığa yapılan bir çağrı,

“ Ey İleri gelenler, Meçlis kurarak, Devlet İdareniz işlerinde insanlara Fikir verin, Fikirlerinizi Mecliste toplayın,

Sizler İşleriniz konusunda birbirinize Fikir vermedikce, hiçbir işi doğru şekilde yapamazsınız “ der.

 

     YASAMA YETKİSİ                                   ARAF SURESİ AYET 181

” Yarattıklarımızdan öyle bir Ümmet varki,

( Taraflara : Hak, Adalet, Hürriyet ve Sosyal Hukuk İlkelerine göre hüküm veren,

Bilim ve Bilgi temeline dayalı olan, Ekonomik ve Sosyal kalkınmayı sağlayan,

cezalandırma yapmaktan önce, Suçtan caydırıcı ve Kamu düzenini koruyucu olan

Toplum ve İnsan Haklarına dayalı, Toplumun ve Devletin Bekası için,)

Hakka İletirler, Hak ve Adalet üzere, Yasalar çıkarır ve İdari işler yaparlar “ der.

 

     YASAMA YETKİSİ                                   METEALİBUL ALİYE HADİS No 2646

  Sahabeden Malik (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Gözünüzü Haramlardan sakınmakla, Verilen Selama Karşılık vermekle, Kişilere Yol gostermekle,

İyiliği Emredip Kötülükten sakındırmakla, Meclislerin Hakkını verin,” dedi der,

 

     SENATO YETKİSİ                       ŞURA SURESİ AYET 38

“ Her türlü İşleri, Devlet İdaresi İşleride, Uzmanların kendi aralarında danışması, Yüksek Şura iledir “ der.

 

     SENATO YETKİSİ                       HAÇ SURESİ AYET 41 

“ Onları, Hak ve Adalete uyan, ayrımcılık yapmayan Doğru adamları, İktidara getirdiğimiz zaman,

İyi olan, Güzel olan işleri yaparlar, Zararlı ve faydasız olan işlerden vazgeçirmeye çalışırlar “ der.

 

     SENATO YETKİSİ                       DARİMİ HADİS No 2453

  Sahabeden Ebu Mesud El Ensari (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Selem,

“ Kendisiyle İstişare yapılan, Bir Konu, Yasa veya Mevzu sorulan kişi, Güvenilen Kimse olmalıdır “ dedi der,

 

     SENATO YETKİSİ                       RIYAZUHUSSALİHİN HADİS No 396

  Sahabeden Hz Ömer (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Selem,

“ Bize iyi davranışlar gösteren kimseyi, güvenilir kimse bilir ve ona yaklaşırız,

Onun gizli hallerinden hiçbir şeyi araştırmak bize düşmez, O kişinin gizli halleriyle ilgili hesabını Allah görür,

Bize karşı kötü davranışlar sergileyen bir kimseyi de güvenilir bulmayız,

O kişi, gayesinin iyi olduğunu söylese bile ondan emin olunmaz ve kendisi doğrulanmaz, “ dedi der,

 

     SENATO YETKİSİ                       RAMUZEL HADİS HADİS No C/2 S/108 H/ 1

  Allah Rasulunun Hanımlarından ve Müminlerin Annesi Hz Aişe (ra) anlatıyor,

Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Selem, “ İstişare yapan, Yardıma mazhardır, Yardım alır,

İstişare edilende Emin kişiler, Doğru ve Dürüst kişiler olmalıdır, Doğru söylemelidir,

Doğruyu söylemez ise, Hıyanet ve Hainlik yapmış olur “ dedi der,

 

     SENATO YETKİSİ                       TABARANİ HADİS No 677

  Sahabeden Enes Bin Malik (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Selem,

“ İktisadlı olan, Tasarruflu harcama yapan geçim sıkıntısı çekmez,

istişare eden, danışan pişman olmaz, “ dedi der,

 

     SENATO YETKİSİ                       TİRMİZİ HADİS No 1714

  Sahabeden Ebu Hureyre (ra) anlatıyor,

Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Selemden, daha çok arkadaşlarıyla Bir istişare eden bir kimse görmedim,” der,

 

     Senato muz, 1980 İhtilali ile kaldırılmış olup, 1982 Anayasasında yer verilmemiştir.

 

     Temel Hak, Hürriyet, Adalet ve Sosyal Hukuk ve Sosyal Adalet ilkeleri ile,

Devlet ve Toplum düzeni ve idaresi için, Yasa, Kanun ve Tüzükler yapılabilir,

     Örnek : Fatih Sultan Mehmedin, Yavuz Sultan Selimin, Kanuni Sultan Süleymanın Kanunnameleridir,

Kanuni Lakabını alabilmiş başka, Devlet Adamımız varmı ?

 

     Atatürkün, İlk Türkiye Büyük Millet Meclisini, Cuma Günü, Milletvekilleri ile birlikte,

Cuma Namazını kıldıktan sonra,  Kurbanlar kesilerek, Dualarla açması,

  “ Bağımsızlık Benim Karakterimdir, Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir “

  “ Türk : Çalış, Öğün, Güven “ dediği sözler ve İlkeler,

 

     TÜRK Devletleri Tarihinde, Devlet Egemenliği ve Devlet Başkanı olan adına,

Cuma Hutbesi okunması, Türk Devletlerinin Geleneğidir, Balıkesir Camiinde Cuma Hutbesi okuması,

“ Camiler : Birbirinizin yüzüne bakmaksızın yatıp kalkmak için yapılmamıştır “ demesi,

 

     Anayasamızın 6, 5, 7, 8, 137 ve 5ci maddeleri, yukarıdaki Ayet ve Hadisleri İfade etmiyormu?

Bu Ayet ve Hadisler, Şeriat Kanunudur,

 

     Kuranı Kerim Ayetleri ve İslam Dininin Peygamberi Hz. Ahmet, Mahmud, Muhammed, Mustafanın Sözleri,

Hadisleri, Sünnetleri Şeriat Kanunudur,  Yazımın Başından Sonuna Kadar olan, Bu Ayet ve Hadisler

ŞERİATI TANIMLAMAKTADIR,  Yukarıdaki Ayet ve Hadisler, Şeriatın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Kanunudur,

 

     Temel Hak ve Hürriyet, Sosyal Hukuk ve Sosyal Adalet içeren,

Toplum Vicdanını Rahatlatıcı olan Bütün Kanunlar : ŞERİAT YASASIDIR,

Hak, Adalet ve Sosyal Hukuk üzere olan Tüm Yasa ve Kanunlar, Şeriat Yasası ve Kanunudur,

Temel Hak ve Hürriyet, Sosyal Hukuk ve Sosyal Adalet içermeyen Yasalar zaten Yasa değildir,

 

     Hiç bir İnsan olamazki, Şayet İslam Dininin, Şeriatın Kendisine verdiği hükümleri,

Kendi Nefsinde tatbik ederek yaşasında, Mahkemeye bir davası düşsün !!!,

Her İnsan İstesede istemesede, Anlasada, Anlamak istemesede, kabul etsede, kabul etmesede,

ancak ve ancak Şeriat Kanunları Hükmünde yaşar,

İnsanın Dünyaya gelişinden, gidişine kadar Her şey Şeriat Kanununa Tabidir,

 

     Akıl, Mantık, Bilim, Demokratiklik, Laiklik, Sosyal Adalet ve Hukuk Sistemine ve İlkelerine,

Çağdaşlığa, İlericiliğe aykırı bir tek Ayet yada Hadis yoktur,

Şu Ayet yada hadis Akla ve Mantığa aykırı diyorsanız, O Konuda sizin Aklınız yada Mantığınız tıkalıdır,

O konuda Aklınızı ve Mantığınızı açmanız lazım, İşine gelmeyen, İşine gelmeyen şeyi anlamak istemez,

anlamaz İşinize gelmeyen, Ayet ve Hadislere, Akla ve Mantığa Aykırı demek,

bunu Söyleyenlerin ve Tastik edenlerin Sapıklığı ve Sapıtmışlığıdır.   

Kendini Akıllı ve Aydın zannedenler ! Bazı şeyleri anlamanız için Size, “ Kıral Çıplak “ diyen bir Çocukmu lazım ?

 

     Ben Müslümanım, fakat Şeriata karşıyım, demek, Şeriata karşı olmak, Şeriatı kendi hayatından dışlamak,

Sosyal Hukuk ve Sosyal Adaleti, Egemenlik, Yasama, Senato haklarını istemiyorum kabul etmiyorum demektir,

     Ben Müslümanım, fakat Şeriata karşıyım, demek, Şeriata karşı olmak, Şeriatı kendi hayatından dışlamak,

Sosyal Hukuk ve Sosyal Adaleti, Yargı ve Cezalandırma sistemini istemiyorum kabul etmiyorum demektir,

     Ben Müslümanım, fakat Şeriata karşıyım, demek, Şeriata karşı olmak, Şeriatı kendi hayatından dışlamak,

Sosyal Hukuk ve Sosyal Adaleti, istemiyorum demektir,

     Ben Müslümanım, fakat Şeriata karşıyım, demek, Şeriata karşı olmak, Şeriatı kendi hayatından dışlamak,

Akıl, Mantık, Bilim, Demokratiklik, Laiklik, Sosyal Adalet ve Hukuk Sistemine ve İlkelerine karşıyım demektir,

 

     Müslüman olduğunu söyleyen ve kendincede İbadetlerini yerine getirmeye çalışan O İnsan,

Yaptığı İbadetlerin Şeklini ve Zamanını belirten Kanunun, Hangi Kanun olduğunu zannediyor ?

“ Ben Müslümanım, Fakat Şeriata karşıyım “ ifadesinden, daha Ahmakca bir ifade bulabilirmisiniz ?

     Her İnsanın bu andan itibaren kendi kendine sorması ve cevaplandırması gereken bir soru ?

“ Ben Ne istiyorum ? Şeriat, Bana Ne veriyor ? Benden bir Şeyler alıyor veya Mahrum bırakıyormu ?

 

     Yukarıdaki Ayet ve Hadisler, İslam Dinine, İmanınızın ve İbadetlerinin Hükümlerini ve Şekillerini açıklayan,

İmanınızın ve İbadetlerinizin nasıl olması gerektiğini açık ve net bir şekilde bildiren,

İslam Dininin Temel İbadetlerini ve Nasıl ve Ne zaman yapılacağını belirleyen,

Gayet Açık ve net ve anlaşılır olarak, Şeriatın Maddi ve Manevi İbadet Kanunlarıdır, 

Hesap Gününde, Mahşerde karşılaşacağınız, Sorulacak olan Hesap budur,

 

     İslam Dininde İman ve İbadet, yapılıp geçilen bir memuriyet değildir,

İslam Dini : Herkesin kendi vicdanına göre kendine uydurduğu ve Vicdanlara hapsedilen bir Din değildir,

İslam Dininin hiçbir hükmü, Accık ucundan tutulacak bir oyuncak değildir,

 

     İslam Dinine İman Etmek ve İslam Dininin İbadetlerini yerine getirebilmek konusunda bu Kadar hassas,

açık ve net, Ayet ve Hadislere rağmen, başkaca ifadelerle, Falanca söyledi, filanca yaptı, Ben yaptım oldu,

Mantığıyla devam ederek, Müslüman olduğunuzu, İbadetlerinizin kabul edildiğini,

başkalarına yada bana, ispat etmeye çalışarak kendinizi kandırmayın,

 

     Sizin Müslüman olduğunuza dair, İmanınızı kabul edecek olan, İbadetlerinizi kabul edecek olan,

başkası yada ben değilim, Müslüman olduğunuzu, yani İslam Dinine İmanınızı ve İbadetlerinizi,

Cenabı Hak olan Allah Zül Celale ve Habibi ve Peygamberi Hz Muhammed Aleyhisselama

kabul ettirmekle yükümlüsünüz.

 

ŞERİAT, SADECE DİNİ İBADETLER İÇİN DEĞİL,

İNSAN TOPLULUKLARI İÇİN YÖNETİM, SOSYAL HUKUK ve SOSYAL ADALET SİSTEMİDİR,

 

1983 İstanbul Eyüp İmam Hatip Lisesi Mezunu

 
1987 Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi Mezunu

 
İslam Mektebi Öğrencisi

 
SERBEST MUHASEBECİ, Abdülaziz Kocaoğlan

 

Eleştirinizi ve Müzakerenizi yazın, Mail: azizkocaoglan@hotmail.com

 
GAZİANTEP  /  TURKEY

 

 

 

 


 
Copyright © Tüm Hakları Saklıdır www.ilmihalim.com
Hazırlayan FERHAT'IN ŞİRİNİ
 
Tasarım Ve Kodlama  Es Yazılım Bilişim