ANA GİRİŞ SAYFASI İLMİHAL KONULARI İLETİŞİM & ULAŞIM BİLĞİ VE GÖRÜŞ İÇİN E - MAİL
 
 
  İSLAMDA SEÇME, SEÇİLME HAKKI İLE İLGİLİ AYET VE HADİSLER,
Eklenme : 07.06.2024
Okunma : 5510

     İSLAM DİNİNDE DEMOKRATİKLİK ve DEMOKRASİ İLKELERİ NEDİR ?

     SEÇİM HAKKI NEDİR ?

     SEÇME ve SEÇİLME HAKKI NEDİR ?

     SEÇME ve SEÇİLME SORUMLULUĞU NEDİR ?

     KADINLARINDA  SEÇİM YAPABİLME HAKKI NEDİR ?

     KADINLARIN SEÇİM HAKKINI KULLANMA ŞEKLİ NEDİR ?

     İNSANLIK ve VATANDAŞLIK SORUMLULUĞU NEDİR ?

     HALİFELİK, DEVLET BAŞKANLIĞI SORUMLULUĞU ?

     RUVAYBIDA, KİŞİLİKSİZ, HİLEKAR ve HAİN İNSANLARIN NİTELİĞİ NEDİR ?

     DEVLET İDARECİLİĞİ YETKİSİNİ VERİRKEN DİKKAT ETMEK ?

 

     İSTİKLAL HARBİMİZDE, MİLLETİMİZİN, ARDINDA SIRA DAĞLAR GİBİ DURDUĞU,

     YENİ DEVLETİMİZİN KURUCUSU OLAN, BAŞ KOMUTAN MUSTAFA KEMAL ATATÜRK ün,

     Kendi eliyle yazdığı Mektuplarında, SEÇME ve SEÇİLME DEMOKRASİSİNİ TANIMLAMASI,

 

     SİYASİ PARTİLER KANUNUNDAKİ SEÇME ve SEÇMEN STATUSÜ NEDİR ?

     ANAYASAMIZA GÖRE BAKAN ATAMA ve GÖREVDEN ALINMA STATÜSÜ NEDİR ?

 

 

     İslam Dininin Sahibi, Allah Zül Celal ve Allah Rasulu Muhammed Aleyhisselamdır,

İslam Dininin Olmazsa Olmazları, Asli Hükmiyetleri, Allah Zül Celalin Ayetleri ve Allah Rasulunun Hadisleridir,

İslam Dininin, Olmazsa Olmazlarını, Ondan Bundan değil,

İslam Dinini Sahibinden, Allah Zül Celal ve Allah Rasulunden Öğrenin,

 

     İslam Dininin İnancını, İman Etmiş olma şartlarını İbadetlerini ve gereklerini,

Tam ve Doğru olarak öğrenmezseniz, Öğrenmek istemezseniz, Öğrenmeden Yaşarsanız,

Bence diyerek, Yaşadığınızın, Doğru İnanç, İman ve İbadet olduğuna inanır ve yaşarsınız,

Buda bizi, Sapıklaşmaktan ve Sapıklıktan başka bir yere götürmez, götüremez,

 

     Elzem, Olmazsa Olmaz Konuları, Anlam ve Hükmiyet sıralaması ile arka arkaya gelen Ayet ve Hadislerdeki

Hükmiyetlerin, Nasıl ve Ne şekilde Tecelli ettiğini Gerçekleştiğini Kendi yaşamınızdan göreceksiniz,

Kendi yaşamınızdan anlayacaksınız,

 

 

     İSLAM DİNİNİ ANLAYIP YAŞAMAK                    ALİ İMRAN SURESİ AYET 19

“ Mutlakki, Allah Katında Kabul edilecek olan Din, İslam Dinidir,” der,

 

     İSLAN DİNİNİ ANLAYIP YAŞAMAK                    HUCCURAT SURESİ AYET 7

“ Çok İyi ve Mutlak Biliniz ki, Allah Zül Celal Ayetleri ile,

Rasulu Muhammet aleyhisselam Sözleri ile İçinizdedir, Sizinle beraberdir,” der,

 

     İSLAM DİNİNİ ANLAYIP YAŞAMAK                    HAŞR SURESİ AYET 7

“ Ben Allah Zül Celal, Rasulum Muhammed Aleyhisselam, Ne yapacağınız, Ne yapmayacağınız konusunda,

Size Helaller, Haramlar ve Amelleriniz, İbadetleriniz olarak Size Neyi verdikse onu alın,

  Rasulum Ne Söylediyse Dinleyin, söylediklerini ve yaptıklarını yapın, yapmadıklarını değil,

  Size Neyi yasaklandı ise, Neyi Haram Kılındı ise Ondan Sakının Kaçının, Onu yapmayın,

Zira bunlar Allah Zül Celal olan Benim ve Rasulunun Hudutları Sınırlarıdır,” der, 

 

     İSLAN DİNİNİ ANLAYIP YAŞAMAK                    ZÜMER SURESİ AYET 3

“ Mutlak bilinizki, İslam Dini, Halis Din, Ancak ve Mutlak,  Allah Zül Celalin ve Rasulunun Dinidir,

( Veliler, Evliyalar, Tarikatlar diyerek, Dinde İhtilaflar, çekişmeler, ayrışmalar çıkarma Dini değildir,)

  Biz Onlarla, bu Velilerle, Evliyalarla, Tarikatlarla, bizi Allah'a daha çok yaklaştırsın diye tabi oluyoruz derler Ya,

( Veliler, Evliyalar, Tarikat diyerek,) İslam Dininde İhtilaf, çekişme, ayrışmalar çıkaranlara, Dinine ihtilâf Sokanlara,

Nifak Sokanlara, Allah Zül Celal hükmünü verdiği zaman onlarda, sizde göreceksiniz,” der,

 

     ( Allah Zül Celal, Dininizde Fırkalaşmayın, Tarikatlere, Cemaetlere ayrışmayın,

Tezatlığa, Zıtlaşmaya, Cepheleşmeye düşmeyin, Ruhbanlık yapan, Din adamı kisvesindeki, Meczuplara uymayın,

uzak durun, Zira bunlar, aranızda Düşmanlıklar çıkarır, Dininizi Allahın ve Rasulunun Dini olmaktan çıkarır,

Dininiz, Allahın ve Rasulunun dini değil, Ruhbanların uydurduğu, Kendinize uydurduğunuz, Din olur,

Yahudiler, Hrişstiyanlar gibi Ruhbanlaşmayın, Ruhban olan Din Adamlarına Tabi olmayın,

Şirk koşmuş olup, Şirkiniz ilede, İslam Dinini Kaybetmiş olursunuz, ) ” der,

 

     İSLAN DİNİNİ ANLAYIP YAŞAMAK                    ENFAL SURESİ AYET 39

“ Dininiz Tamamıyla, Allah ve Rasulunun Dini oluncaya kadar,

Dininize Fitne Sokanlarla ve Fitne sokanların Fitneleri Yok oluncaya kadar, Mücadele edin, Savaşın,” der,

 

     İSLAM DİNİNİ ANLAYIP YAŞAMAK                    CAMİUL AHLAKIR HADİS No C1 H196

  Sahabeden İbni Şirin (ra) anlatıyor, Allah Rasûlu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Sözlerim, Hadislerim konusunda Allah Zül Celalden Korkun,

Allah Zül Celalin Ayetlerindeki, Benim Sözlerimi, Hadislerimi, Kimden aldığınıza Azami Dikkat ediniz,

Ayetlerdeki, Sözlerimdeki Anlamların, Hükümlerin açıklamalarını Kimden aldığınıza Azami Dikkat ediniz,

Ayetlerdeki, Sözlerimdeki Anlamları, Hükümleri, Anlamları Daraltmadıklarına, Azami Dikkat ediniz,

Zira Ayetler ve Sözlerim, SİZİN DİNİNİZ dir,” dedi der,

 

     Yani, İslam Dinini, Şeyhlik, Müritlik Dini değil, Ruhbanlık Cemaati Dini yaparak değil,

İslam Dinini, Dedeler, Babalar, Bacılar, Pirler Dini değil, Sema veya Semah Fokloru Dini değil,

İslam Dinini, İlahi, Gazel, Kaside, Mevlid, Naat, Şiir, Değiş, Türkü okuma Dini değil,

İslam Dinini, Masal, Hikaye, Kıssa, Menkıbe anlatımıyla İroni Dini değil, Afyon gibi anlatımla Uyuşturma Dini değil,

İslam Dinini, Hanefilere göre şöyle, Şafilere göre şöyle diyerek, İslam Dinini, Mezheplere uydurulmuş,

                        Mezheplere yapıştırılmış, Birbirinin Tam Zıddı olan Fetvalarla, Mezhep Fetvaları Dini değil,

İslam Dinini, Peygamberimizin Mezhebi hangisiydi dedirten Mezhepçilikle, Mezhep Dini değil,

İslam Dinini, Peygamberimizin Tarikatı hangisiydi dedirten Tarikatçılıkla, Tarikat Dini değil,

İslam Dinini, Onun Bunun Söylediklerine göre, Onun Bunun Fetva verdiklerine göre, Fetva Dini değil,

     Dinayet, Din İşleri Yüksek Kurulu, Yüksek Atma Dini değil, Güzel Kuran Okuma diyerek, TEGANNİ Dini değil,

     Bence Diyerek, Kendi Fikrini, Allah Zül Celale ve Rasulune, Şirk koşmuş olmakla, Şirk Dini Değil,

     Entel Dantel Sosyete İlahiyat Profları Dini değil, İslamcı Yazar Dini değil,

     Yahudiler ve Hristiyanlar gibi Sadece ve Sadece İlahi söylemek, Dua yapmak ile, İlahi ile Dua Dini değil,

     Müslümanın Yahudisi, Hristiyanı Dini değil, Müslümanın Ateistliği Dini değil, Kendi Fikri Dini değil,

     Çağdaşlık, İlericilik, Kemalistlik, Dinine, Modernlik, Şıklık, Cinsel Özgürlük, Cinsel Teşhircilik, Dekoltelik Dini değil,

     Pornfösör Adnan Oktar ve Hayasız Kediciklerinden, Hayasızlık ve İffetsizlikle, İffetsizlik ve Hayasızlık Dini değil,

     İslam Dininden Nefret ettirmek için kurulmuş olan teşkilatlar, Işıd, Hizbul Vahşi, Hizbul Tahrir, Elkaide Dini değil,

     Dini özgürlük, İfade özgürlüğü diyerek yutturdukları, Laiklik Dini değil, 

     İslam Dinini, Allah Zül Celale Miraç ile, Tamamen Allah Zül Celalin Kitabı Kuranı Kerim Ayetlerinde Emrettiği,

Allah Rasulunun Hadislerinde Bildirdiği ve Sünnetlerinde gösterdiği Din, Allah ve Rasulunun Dini oluncaya kadar,

     İslam Dininin Doğrusunu, Allah Zül Celalin Kitabı Kuranı Kerim Ayetlerinden, Allah Rasulunun Sözlerinden,

Hadislerinden, Sünnetinden Öğrenip, Nefislerinizle yapmakla, Doğru olanı Helal olanı yapmakla,

Yanlış olandan, Haram olandan sakınıp kaçınmakla, yapmamakla, Evladlarınıza ve Başkalarına anlatıp Öğretmekle,

Dillerinizle, Doğrusunu söyleyip Yanlışı terk ettirmeye çalışmakla,

Allah Zül Celale, Allahın ve Rasulunun bildirdiği gibi Canla Başla, Gayretle Cehd ederek, ibadet ediniz der,

 

 

     DÜŞÜNMEK, FELSEFELİ ve MANTIKLI OLMAK          İNSAN SURESİ AYET 2

“ İnsanı İmtihan etmek için, Gören ve İşiten Düşünen olarak Yarattım, “ der,

 

     DÜŞÜNMEK, FELSEFELİ ve MANTIKLI OLMAK          HUUD SURESİ AYET 7

“ Allah Sizi Yarattım ki, Hanginizin Daha Güzel işler yapacağı hakkında denenmektesiniz,  “ der,

 

     DÜŞÜNMEK, FELSEFELİ ve MANTIKLI OLMAK          ZÜMER SURESİ AYET 7

“ Şüphesiz, Allah Zül Celal, Sizin Namazınıza, İbadetinize Muhtaç değildir “ der,

 

     DÜŞÜNMEK, FELSEFELİ ve MANTIKLI OLMAK          FATIR SURESİ AYET 15

“ Ey İnsanlar, Siz Allah Zül Celale Muhtaçsınız,” der,

 

     DÜŞÜNMEK, FELSEFELİ ve MANTIKLI OLMAK          RAAD SURESİ AYET 19

“ Rabbinden, Sana İndirilenin, Hak olduğunu bilen ve kabul eden kimse ile,

Hak olduğunu, İnkar eden kabul etmeyen kimse bir olurmu ? 

Bunu, Ancak Akılı Selim Sahipleri Düşünür ve Anlar “ der,

 

     DÜŞÜNMEK, FELSEFELİ ve MANTIKLI OLMAK          HUUD SURESİ AYET 24 ve 30

“ Gören, İşiten, Duyan, Gördüğü, İşittiği, Duyduğunun üzerinde Düşünenlerle,

Fasık Kör Olanlar, Baktığı halde görmeyenler, Görmek istemeyenler,

Fasık Sağır olanlar, İşittiği halde Duymayanlar, Duymak istemeyenler Bir ve Eşit olumu, ? 

Haala Düşünmeyecekmisiniz ? Siz Hiç Düşünmeyecekmisiniz ? ”  diye soruyor,

 

     DÜŞÜNMEK, FELSEFELİ ve MANTIKLI OLMAK          CAMİUSSAGIR HADİS No 39

  Sahabeden Ebu Hureyre (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Ey İnsan oğlu, Rabbine İtaat etki, Düşünceli ve Akıllı olasın,

Rabbine İsyan edersen, İnkarcılardan olursun, “ dedi der,

 

     DÜŞÜNMEK, FELSEFELİ ve MANTIKLI OLMAK          RAMUZELHADİS HADİS No C/5 S/482 H 3

  Sahabeden Haris (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Cahil Olmaktan, Cehaletten şiddetli Fakirlik yoktur,

 Akıldan daha faydalı Zenginlik, Tefekkür ( Düşünmek ) gibi de İbadet yoktur,

Tefekkür etmeden, Düşünmeden İbadet yapmakta yoktur,

( Yani Düşünmeden yapılan bir şey, İbadet dahi olsa size bir faydası yoktur,) ” dedi der,

 

     DÜŞÜNMEK, FELSEFELİ ve MANTIKLI OLMAK          NİSA SURESİ AYET 82

“ Kuranı Kerimi, İslam Dinini, Haala, Gereği gibi Hiç Düşünmeyecekmisiniz, ?

 

     Güya İslam Dinini Anlatıyorlar,

Sadece ve sadece İslamın Tarihi ve Muhterem Zaatlar Menkıbeleri, Kerametleri anlatılıyor,

İslam Dini diyerek, Sadece ve sadece etrafında, Tarihinde, Sahabe ve Muhterem Zaatlar Menkıbelerinde,

Kıssalarında dolaşmayın, İslam Dininin içine, Olmazsa olmaz Amellerine giriniz,

     Zira, YEVMİ MAHŞER HESABIN da,  İslamın etrafında dolaşmaktan değil, Muhterem Zaatlar Kerametlerinden,

Kıssalardan, Hikayelerden, Masallardan sorulacak değil, İslamın Tarihinden sorulacak değil,

 

     İslam Dininin, İman Etmiş olma Şartlarından,                                        SORGULANACAKSINIZ,

     İslam Dininin, Olmazsa Olmaz Amellerini yapıp yapmadığınızdan,            SORGULANACAKSINIZ,

     İslam Dininin, Olmaması Gerekenlerinden,                                            SORGULANACAKSINIZ,

 

     Yani, Mahşerde, İlk Önce, İmanınızın Olup Olmadığından Sorgulanacaksınız,

sonra, İmanınızın Olmazsa Olmaz Şartlarını, Yerine getirip getirmediğinizden Sorgulanacaksınız,

sonra, İbadetlerinizi yapıp yapmadığınızdan ve Eksikliklerinden Sorgulanacaksınız,

 

     İslam Dinine İman Etmiş olmanızı, Yapmanız Şart olan Olmasa Olmaz Amellerini, Yapmamanız Şart olan Olmazları,

İslam Dininin Sahibine, Allah Zül Celale ve Rasulune İspat etmek Zorundasınız, !!!

Hiç, İmanınızı ve Amellerinizi, Sahibine İspat etmeyi Düşündünüzmü ? !!!

 

     Şimdi, Sizin Dininiz, Kimin Dini oluyor ?  Şimdiden düşünerek okuyunuz,  

 

 

     SEÇİM HAKKI                   NİSA SURESİ AYET 58 ve 59

  Bütün İşlerin ve Devlet idaresi İşlerinin en doğru şekilde yapılması gerekliliği ve zorunluluğu için,

“ Allah Size : Emanetleri, ( yani Her türlü işinizi ve Devlet İdaresi işlerini, )

Mutlaka, Bıranşında bilgili ve Uzman olan Ehline vermenizi, ( Ehlini seçmenizi ) Emreder,

İnsanlar arasında bir Hükme varırken,( Bir seçim yaparken Adaletle Seçmenizi ) Adaletle Hüküm vermenizi,

Allah Zül Celale ve Rasulune ve aranızdan Şetçiğiniz Yöneticilerinize, İtaat etmenizi Emreder,  “der

 

     SEÇİM HAKKI                   RUM SURESİ AYET 28

“ Allah Zül Celal Size Kendinizden Misal, Örnek verdi,

Size, Rızık Kazanç, Hak ve Hürriyetler olarak verdiğimiz şeylerde,

Sizinle Eşit derecede olan, Birbirinizle, Birbirinizin, Hak ve Hürriyetine dokunmaktan, Gasp etmekten çekindiğiniz,

Birbirinizi Saydığınız Saygı duyduğunuz gibi, Ortak yaşam alanlarınız yokmu, ?

  Şayet, Ortak Yaşam alanlarınızda, Birbirinizin Hak ve Hürriyetlerine dokunmaktan, Gasp etmekten çekindiğiniz gibi,

Ortak Yaşam alanlarınızda, Diğer İnsanlarında Hak ve Hürriyetlerine dokunmaktan, Gasp etmekten çekinirseniz,

Güzel bir yaşam ile yaşarsınız,

  Elleriniz altındaki Köle gibi çalıştırdığınız İşçilerinizden, Ortaklarınız yokmu, ?

Sizinle Eşit derecede olanlarla,Birbirinizi Saydığınız Saygı duyduğunuz gibi, Onlarada Saygı duymazmısınız, ?

  Şayet, Ortak Yaşam alanlarınızda, Birbirinizin Hak ve Hürriyetlerine dokunmaktan, Gasp etmekten çekindiğiniz gibi,

Ortak Yaşam alanlarınızda, Diğer İnsanlarında Hak ve Hürriyetlerine dokunmaktan, Gasp etmekten çekinirseniz,

Onlarda Sizin kadar Refah yaşamasa bile normal bir yaşam yaşar, Zira Onlarda Yaşamda, Sizinle Eşittir,

  ( Sizinle aynı bölgede, aynı yerde, Aynı memlekette yaşayan, aynı işte çalışan,

Aynı Hak ve Hürriyetler yaşamına sahip olan, Toplumsal yaşam alanlarında ortak olarak yaşadığınız,

Sizin, Onların yaşam sınırlarına, Onlarında Sizin yaşam sınırlarınıza dokunmaktan Gasp etmekten çekindiğiniz

Ortak Yaşam alanlarınız yokmu, ?

  Sizinle Eşit derecede olan, Birbirinizle, Birbirinizin, Hak ve Hürriyetine dokunmaktan, Gasp etmekten çekindiğiniz,

Birbirinizi Saydığınız Saygı duyduğunuz gibi, Ellerinizin altında, Köle gibi Çalışanlarınızın da, Hak ve Hürriyetlerini

Gasp etmeyiniz, yada Haksızlıkla kısıtlamayınız, daraltmayınız,

  Sizinle Eşit derecede olanlarla, Ortak yaşan alanlarını Nasıl kullanıyorsanız, Aynı onun gibi,

Kişisel Haklar ve Hürriyetler, Toplumsal Haklar ve Hürriyetler, Keyiflerinize göre, Sınırsız ve Sonsuz değildir, 

Birininizin, Hak ve Hürriyetinin başladığı yerde ve Noktada, Diğerinin Hak ve Hürriyetleri biter,

Diğerinin Hak ve Hürriyetlerine Dokunulamaz, Tecavüz Gasp edilemez,

  Zira, Senin kendine Hak saydığın Özgürlüğünün Sınırsızlığın, Hadsizliğin, Hudutsuzluğun, Görgüsüzlüğün olmasın,

Diğerlerini, kendine karşı, kışkırtıcı ve kışkırtan olmasın, Kendine Tahrik ettirmesin,

Zira, O kendine Hak saydığın Özgürlüğün Sınırsızlığı, Hadsizliği, Hudutsuzluğu,

Senin Felaketin, Senin Musıbetin olmasın, )

  İşte Biz, Düşünen, düşünecekolan, Akleden ve akledecekolan Toplumlar için, Allahın Ayetlerini böyle açıklıyoruz,” der.

 

     SEÇİM HAKKI                   İSRA SURESİ AYET 84

“ Deki, Herkes kendi vicdani karakterine göre hareket eder,

Lakin, Herkesin kendi vicdani karakterine göre hareketi, Doğruluk, Hak ve Adalet kurallarına uymaz,

Doğruluk, Hak ve Adalet kuralları Allah Zül Celal Tarafından belirtilmiştir,

Kimin en doğru vicdani karaktere göre hareket ettiğini Sadece Allah Zül Celal bilir, “ der.

 

     SEÇİM HAKKI                   RAMUZ EL HADİS HADİS No C4 S317 H2

  Sahabe Kadınlardan Vasile (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem, 

“ Milletin Umurunu Tedvin için, İşini En İyi bilenler arasından Seçmek suretiyle

Devlet İdaresine yardımcı olmak, Bugünün işini yarına bırakmamak, Tedbirsizlike, Proğramsızlıkla, Plansızlıkla,

Verimli çağında bulunan Gençleri, Gereksiz yere Boşa geçen zaman hesabında Askerlikle çürütmemek,

Devlet Gelirlerinin toplanması ve gerekli yerlere harcanması Seçen ve Seçilen için,

Devlet İdarecisi için, Üzerinize Dininizin bir borcudur, “ dedi der,

 

     SEÇİM HAKKI                   TİRMİZİ HADİS No 1593

  Sahabeden İbni Ömer (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem, “ Söylediklerimi Dinlemek,

Dinlediklerimizle de yaşayıp itaat etmek üzere, Gücünüz yettiği kadar biat ediniz, Seçiminizi yapınız,

Biatınızı, Seçiminizi, gücünüzün yettiği hususlarda ve gücünüzün yettiği kadar doğru yapınız “ dedi der,

 

     SEÇİM HAKKI                   TİRMİZİ HADİS No 2120

  Sahabeden Ebu Ümame El Bahili (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Allah Zül Celal, Her Hak Sahibine Hakkını vermiştir,” dedi der,

 

     SEÇİM HAKKI                   METEALİBUL ALİYE HADİS No 2908

  Sahabeden İbni Abbas (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Allah Zül Celal, her hak sahibine Muhakkak hakkını vermiştir,

Muhakkak ki Allah Zül Celal Farzlar kıldı, Sünnetler koydu, Hadler, Sınırlar ve Cezalar Çizdi,

Helal ve Haramları ayırdı, İslamın Şeriatını koydu, geniş ve kapsamlı kıldı, dar kılmadı,” dedi der

 

     SEÇİM HAKKI                   TİRMİZİ HADİS No 2413 

  Sahabeden Ebu Cuhayfe (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Senin Üzerinde, Rabbinin Hakkı vardır, Kendi Kendinin Hakkı vardır, Eşinin, Ailenin Hakkı vardır,

Misafirinin Hakkı vardır, Her Hak Sahibine Hakkını vermekle Mükellef ve Sorumlusunuz, “ dedi der,

 

     SEÇİM HAKKI                   MÜNZİRİ HADİS No C/4 S/213 H 11

  Sahabeden Amir Bin Ahvas (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Dikkat ediniz, Sizin, Eşiniz üzerinde Haklarınız, Eşinizinde Sizin üzerinde Hakları vardır,

Eşinizle Güzel geçinin, Güzel davranın, Çünkü Eşiniz Size bir Emanettir,

Emanetinize ne şekil davrandığınız ise Mahşer hesabında Size Sorulacaktır “ dedi der,

 

     SEÇİM HAKKI                   EN'AM SURESİ AYET 149

“ Üstün Delil, Doğru ve Yanılgısız Seçim, Basiret ve İrade, Ancak ve Ancak  Allah Zül Celalindir,

Sizin Hidayeti bulabilmeniz için, Doğru Seçimi, Doğru olanı bulabilmeniz için, Yanılmamanız için,

Allah Zül Celal Size Kendi Basiretinden ve İradesinden, Basiret ve İrade vermiştir,

Doğru Seçimi, Doğru olanı, bulabilmenizi, Yanlışı, Kötüyü görebilmenizi, Hidayete gelebilmenizi,

Sizin Basiretinize ve İradenize bağlamıştır, Siz Doğru yola, Doğru seçime, Hakikate, ulaşmak ve gelmek

istiyeceksinizki, Gönlünüzü buna açacaksınızki, Allah Zül Celalin Doğru yoluna Hakikatine ulaşacaksınız,

Aksi hali Mümkün değildir, Allah Zül Celal Sizi Zorla Sapıklığa ve Kötü yollara götürücü değildir,

Allah Zül Celal Sizi, Kendi Basiretinizin ve İradenizin akıbetine Terk edendir,

Şayet Seçiminiz Allaha ait olsa idi, Allah hepinizi Doğru ve Hakikat yola iletirdi,  “ der.

 

     SEÇİM HAKKI                   EN'AM SURESİ AYET 104

“ Rabbinizden Sizlere Basiretler ; Hakikati, Doğruluğu, Dürüstlüğü, Hak ve Adaleti anlayabilme, ayırt edebilme

yeteneği geldi, Artık Kim, Hakikati, Doğruluğu, Dürüstlüğü, Hak ve Adaleti anlar ve ayırt eder seçerse,

yararı kendisinedir, Kimde ; Hakikati, Doğruluğu, Dürüstlüğü, Hak ve Adaleti Farazi Körlükle görmezden gelir,

Seçmezse, Seçici olmazsa Zararı kendisinedir “ der.

 

     SEÇİM HAKKI                   ENFAL SURESİ AYET 53 ve 46

“ Bir Millet, yalan uydurma hile fitne nifak ve bozgunculuk yapmadıkca, kendilerinde bulunan doğruluğu,

dürüstlüğü, Hak ve Adaleti, güzel meziyetleri ortadan kaldırmadıkca,

Allahta O Millete verdiği Niymetleri bolluğu Bereketi eksiltmez ve değiştirmez,

Allah O Milletin üzerinden ekonomik darlığı, işsizliği, huzursuzluğu, istikrarsızlığı ve Bereketsizliği kaldırır,

  Lakin : Yalan uydurmalar, hile, fitne, nifak, bozgunculuk, yolsuzluk, vurgunculuk,Haksızlık Adaletsizlik yapılırsa,

Hak ve Adalet yerini bulmazsa, Allah O Millete, İşsizlik, huzursuzluk, istikrasızlık ve bereketsizlik verecektir,”

“ ( Muhalefette olması gerek diyerek ) Birbirinizle hırlaşmayın, Birbirinizle çekişmeyin,

Toplum içinde huzursuzluk kargaşa ve istikrarsızlık çıkarmayın, Devletiniz içinde kargaşa çıkarmayın,

Zira korkuya kapılıp Devletinizin Gücünü ve Devletinizi kaybedersiniz,

( Devletini Kaybedenlerin Halini Görmüyormusunuz ? ) der.

 

 

     SEÇME ve SEÇİLME HAKKI                    CAMİUSSAGIR HADİS No 3322 ve 3327

  Sahabeden Ukbe Bin Amir ve Cübeyr Bin Mutim (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Allah Zül Celal İndinde, Dindarlığı ve Salih Ameli dışında hiç kimsenin hiç kimseye üstünlü­ğü yoktur,

Kişinin kötü hareketli, dili bozuk, cimri ve korkak olması kötülük olarak ona yeter,

  Irkçılığa çağıran bizden değildir, ırkçılık için savaşan bizden de­ğildir, ırkçılık üzere ölen bizden değildir, “ dedi der,

 

     SEÇME ve SEÇİLME HAKKI                    NESAİ HADİS No 4045

  Sahabeden Ebu Hureyre  (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

" Her Kim, Allah Zül Celale İtaatten Uzak durursa, Her Kim, İslam Ümmetine karşı Sözünde durmazsa,

Her Kim, Benim Ümmetim, İslam Ümmetine karşı ayaklanırsa, İslam Cemaatinden ayrılırsa,

Her Kim, İslam Ümmeti dışında bir guruplaşma yaparak, Irkcılık yaparak,

Guruplaşma ve Irkcılık için ayaklanırsa, Her Kim, Müslümanlara Silah Çekerse,

Benden değildir, Benle değildir, İslam Ümmetinden değildir, " dedi der,

 

     SEÇME ve SEÇİLME HAKKI                    RAMUZ EL HADİS HADİS No C2 S123 H 1

  Sahabeden Ebu Said (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Rabbiniz de Tektir, Babanız Tektir, Dininiz ve Peygamberiniz de Tektir,

Kızıl Irkın, Zenci Irk üzerine, Zenci Irkın Kızıl Irk üzerine üstünlüğü yoktur,

Acem Irkının, Acem olmayan Irklara üstünlüğü yoktur, Arap Irkının, Arap olmayan Irklara Üstünlüğü yoktur, 

Arap Irkı olmayanların Arap olanlara, Hiçbir Üstünlüğü yoktur, Hiç bir milletin diğerine üstünlüğü yoktur,

Allah İndinde Üstünlük, Ancak Edep ve Haya ile, Takva ile yaşayanlardadır, Üstünlük,

En yüksek değerlerle sadece ve sadece Allaha İbadet ve En yüksek değerlerle İnsanlığa Hizmet ile olur “ dedi der,

 

 

     KADINLARINDA SEÇİM YAPABİLME HAKKI                              MÜMTEHİNE SURESİ AYET 12

“ Ey Peygamber, İnanmış ve İman etmiş Kadınlardanda Sana gelip, Allaha Şirk koşmamaları,

Hırsızlık etmemeleri, Rüşvet almamaları, bir iftira uydurup söylememeleri, Gıybet, Dedikodu yapmamaları,

Fuhuş yapmamaları, Çocuklarını öldürmemeleri, Sana karşı gelmemeleri hususuna BİAT ederlerse,

İyiyi ve İyiliği, Doğruluğu ve Dürüstlüğü, Hak ve Adaleti Seçerlerse,

Kadınlarında Biatlarını, Seçimlerini ve Seçtiklerini al “der

 

     KADINLARIN SEÇİM HAKKINI KULLANMA ŞEKLİ                     İBNİ MACE HADİS No 2874

  Allah Rasulunun Hanımlarından ve Müminlerin Annesi Hz.Aişe (ra) anlatıyor,

Allah'a yemin ederim ki, Allah Rasulu Sallallahü Aleyhi ve Sellemin Mübarek Eli,

Hanımı olmayan bir Kadının eliyle Katiyen temas etmedi,

  Allah Rasulu Kadınların kendisine olan Beyatını, Seçimini, Kadınlarla sadece konuşmak suretiyle,

sadece Sözleri ile alır, Ellerini tutmadan Kabul ederdi, Kadınlardan, Beyatlarını, Seçimlerini alacağı zaman,

“ Ben, Kadınların Beyatını, Secimini sadece Sözleri ile alır ve Beyatınızı Kabul ettim derdi “ dedi der, 

 

     KADINLARIN SEÇİM HAKKINI KULLANMA ŞEKLİ                     İBNİ MACE HADİS No 2875

  Sahabe Kadınlardan Umeyme Binti Rukayka (ra) anlatıyor, 

Erkekler, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellemle, Musafaha yaparak, ( Tokalaşarak )

Kendisine İman Ettiğini, Biat ettiğini, ( diğer manası ile Kendisini Devlet başkanı olarak Seçip kabul ettiğini,)

Beyan ederdi, Biz Kadınlarda, Erkekler gibi Musafaha yaparak, ( Tokalaşarak ) Kendisine İman Ettiğimizi,

Biat ettiğimizi, Beyan edelim dediğimizde, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Siz Kadınların, İman ettiğini, Ahitlerinizi, Beyanınızı, Biat larınızı,

( Beni Devlet Başkanı olarak seçip kabul ettiğinizi ) Sözleriniz ile kabul ederim,

Ben Kadınlarla, Kızlarla Musafaha etmem ( Tokalaşmam ),

Ben Siz Kadınlar ve Kızlarla, Sözleriniz ile Biat laşırım,  Ahidleşirim derdi “ dedi der, 

 

     KADINLARIN SEÇİM HAKKINI KULLANMA ŞEKLİ                     CAMİUSSAGIR HADİS No 3201

  Sahabeden Makıl Bin Yesar (ra)  anlatıyor, Allah Rasulu Sallalllahu Aleyhi ve Sellem,

“ Kişinin Başına, Demirden Çivi Çakılması, Namahrem olan bir Kadına dokunmasından daha evladır,”dedi der,

 

 

     SEÇME ve SEÇİLME SORUMLULUĞU              İSRA SURESİ AYET 84

“ Deki, Herkes kendi vicdani karakterine göre hareket eder,

Lakin, Herkesin kendi vicdani karakterine göre hareketi, Doğruluk, Hak ve Adalet kurallarına uymaz,

Doğruluk, Hak ve Adalet kuralları Allah Zül Celal Tarafından belirtilmiştir,

Kimin en doğru vicdani karaktere göre hareket ettiğini Sadece Allah Zül Celal bilir, “ der.

 

     SEÇME ve SEÇİLME SORUMLULUĞU              NİSA SURESİ AYET 5

“ Allahın Size, Yaşam ve Geçim için verdiği mallarınızı, ( yetkilerinizi, )

Aklı ermezlere vermeyin, Seçmeyin “ der.

 

     SEÇME ve SEÇİLME SORUMLULUĞU              RAAD SURESİ AYET 11

“ Bir Millet, Kendi durumlarını, Seçimlerini değiştirmedikce, Sen, Doğruluğa, Hakkaniyete, İyiliğe yönelmedikce,

Allahta Sizin durumlarınızı değiştirmez, Sizi, Sapıklığınızla, Sapıtmışlığınızla Baş başa bırakır,

İyi bir Yönetimi Seçerlerse, İyi yönetilirler, Kötü bir yönetimi Seçerlerse, Kötü yönetilirler “ der.

 

     SEÇME ve SEÇİLME SORUMLULUĞU              NAHL SURESİ AYET 90 da

“ Allah, İnsanlara, Adaletli olmayı, İhsan vermeyi, Toplumu kalkındırmak için çalışmayı emreder,

Fuhuşu, Her türlü edepsizliği, Kötülüğü, Haksızlığı ve Adaletsizliği men eder,

Düşünesiniz, anlayasınız, Doğru şekilde seçebilesiniz diye, Size Öğüt, Fikir verir “ der.

 

     SEÇME ve SEÇİLME SORUMLULUĞU              DARİMİ HADİS No 257

  Sahabeden Tenim Eddari (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

" Ey İnsanlar, Dünyadan sakının ! Dünyadan sakının, Durum şu ki,

Müslümanlık, başkasıyla değil, ancak Cemâatle olur. Cemâat de, başkasıyla değil, ancak Devletle olur.

Devlet de, başkasıyla değil, ancak Nizam lara itaatle olur. Toplum, Kimi Bilgi ile Devlet Başkanı yaparsa,

Bu Hem O Toplum için, Hemde Devlet Başkanı için Dirlik, Düzen, İstikrar Olur, Toplum,

Kimi Bilgisizliği ile Devlet Başkanı yaparsa, Bu O Toplum için Düzensizlik, İstikrarsızlık,

Perişanlık, Rezillik ile Helak sebebi olacaktır, “ dedi der,

 

     SEÇME ve SEÇİLME SORUMLULUĞU              NESAİ HADİS No 4130

  Sahabeden Ebu Hureyre (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Devlet Başkanlarının iki türlü Müşaviri, Danışmanı vardır, Biri, İyiyi ve Doğru yolları ve şekilleri gösterir,

İyi ve doğru olmayan işlerden, şekillerden yollardan sakındırır,

Diğeri ise, Yalan, Hileli, tehlikeli, kötü yolları ve şekilleri gösterir,

Devlet Başkanının işini bozar, İstikrarsızlık ve Terör çıkarır,

Kötü Müşavirlere aldanmayan Devlet Başkanı, tehlikelerden, İstikrarsızlıktan korunmuş olur “ dedi der.

 

     SEÇME ve SEÇİLME SORUMLULUĞU              TİRMİZİ HADİS No 2191

  Sahabeden Ebu Said El Hudri (ra)  anlatıyor, Allah Rasulu Sallalllahu Aleyhi ve Sellem,

“ Dikkatli olun! İnsanlar arasında kimileride vardır ki vermesi de istemesi de güzeldir,

Yine bu insanlardan bir kısmı da vardır ki istemesi güzel ödemesi kötüdür,

Yine bazıları da ödemesi güzel, istemesi kötüdür, Bunların hepsi birer ibrettir,

Dikkat edin! Onlar arasında istemesi de vermesi de kötü olanlar vardır,

Gözünüzü açın onların en iyileri istemesi de vermesi de güzel olandır,

Onların en kötüleri ise istemesi de vermesi de kötü olandır,

    Dikkat edin insanlardan kimileri, Çok Çabuk Öfkelenir, Çok çabuk Öfkesinden vazgeçer, Öfkesine Hakim olur,

Kimilerinin Öfkelenmesi geç olur, fakat Çabucak Öfkesinden vazgeçer, Öfkesine Hakim olur,

Dikkat edin! Onlardan kimileri de Çok Çabuk Öfkelenir ve Öfkesine yenilir,

Dikkat edin! Bunlar içerisinde en hayırlı olanı çabucak Öfkesini yenendir,

Dikkat edin bunlar içerisinde en şerli olan Çok Çabuk Öfkelenen ve öfkesine yenilen kimsedir,

hepsi birbirine karşı bir ibrettir. Dikkat edin, Uyanık olun! Öfke, insanın kalbindeki bir kor parçası gibidir,

Gözleri kızarır boyun damarları şişer, Her kim böyle bir durumla karşı karşıya kalırsa sırt üstü toprağa yatsın,

    Dikkat edin!, İdareciler, Yöneticiler, Amirler, Yetki Sahipleri,

Allah sizi dünyaya kendi sistemini yürütesiniz diye halife olarak göndermiştir,

Devlet başkanının zulüm ve haksızlığından daha büyük zulüm ve haksızlık yoktur,

Allah Azze ve Celle Sizin Ne yapacağınızı ve Ne yaptığınızı görmektedir,

Hakkı bilen kişinin, Hakkı, Doğruluğu söylemesine engel olan şey, insanlardan, Devlet İdarecilerinden, korkusudur,

    Dünya yemyeşil Çekici ve Tatlıdır,

Dünyalıklara ve Kadınlara karşı dikkatli olun, bu iki şey sizi Allah’ın yolundan şaşırtmasın,” dedi der,

 

 

     SEÇME ve SEÇİLME SORUMLULUĞU              HAÇ SURESİ AYET 41

“ Onları, yani Hak ve Adalete uyan, ayrımcılık dahi yapmayan doğru adamları Seçerseniz ( İktidara getirirseniz,)

İyi olan, Güzel olan İşleri yaparlar ve Emrederler, Zararlı ve Faydasız olan işlerden vazgeçirmeye çalışırlar “ der.

 

     SEÇME ve SEÇİLME SORUMLULUĞU              TİRMİZİ HADİS No 1591

  Sahabeden Cabir Bin Abdullah (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Ey Muhammed! O ağacın altında sana bağlı olduklarını bildiren ve senin siyasi otoriteni kabul eden

O Müminlerden Allah Razı oldu”  Ayeti hakkında şöyle dedi, “ Hep yanında olmak üzere Allah Rasulunun

Siyasi Otoritesini kabul edip ve Allah Rasulunden Kaçmamak Üzere Biat edin, Seçim yapın “ dedi der, 

 

     SEÇME ve SEÇİLME SORUMLULUĞU              MÜNZİRİ HADİS No C/4 S/426 H 1

  Sahabeden İbni Abbas (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Her Kim, İnsanların Aralarında, İnsanların İdaresi için, Allah için, İdareye getirilmesi daha Layık Kimse

varken, İdareye layık olmayan birini, ( Sorunluluğunu yerine getirmeyen, Yetkilerini kendi menfaatine kullanacak birini,

İdari bir Göreve getirirse, İnsanlara, Müslümanlara, Allaha ve Allah Rasulune Hıyanet etmiş olur “ dedi der,

 

     SEÇME ve SEÇİLME SORUMLULUĞU              TİRMİZİ HADİS No 1595

  Sahabeden Ebu Hüreyre (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Devlet başkanına Biat edip, Devlet Başkanını Seçip, daha sonra Biat ettiği, Seçtiği Devlet Başkanı,

kendisine Mal, Para, Makam verirse, Devlet Başkanına Biatında, Seçiminde, Sözünde duran,

Mal, Para, Makam verilmezse, bir menfaati olmazsa, Devlet Başkanına Biatında, Seçiminde,

sözünde durmayan kimseyi, Allah Azze ve Celle Yevmi Mahşerde, asla Temize çıkarmayacaktır,

Onlara Çok Çetin olan bir Ceza ve Azap vardır, “ dedi der, 

 

     SEÇME ve SEÇİLME SORUMLULUĞU              NESAİ HADİS No 4084

  Sahabeden Ebu Ubade Bin Samit ( ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Biat ettiğiniz, Seçtiğiniz İdarecilerinizle, İş ve Vazifeye Yetkili olanla Münakaşa etmemeye,

Kolaylıklada olsa, Zorluklarda olsa, Hoşunuza gidende olsa, Hoşunuza gitmeyende olsa,

Daima Hak ve Adalet üzere olmaya, Nerede olursanız olun, Kınayanın kınamasından korkmayarak,

daima dinleyip itaat ediniz, ” dedi der,

 

     SEÇME ve SEÇİLME SORUMLULUĞU              NESAİ HADİS No 4120

  Sahabeden Abdurrahman Bin Katade (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallâhu Aleyhi ve Sellem,

“ Sizden Herkim, Kendisine Nasıl davranılmasını istiyorsa, kendiside O şekilde davransın,

Adil olduğuna, Görevini Doğru ve Dürüst olarak yapacağına inandığı, Güvendiği birini

Devlet Başkanı olarak seçsin, Gücü yettiği nispette Ona tabi olsun, Ona İtaat etsin “ dedi der,

 

     SEÇME ve SEÇİLME SORUMLULUĞU               NESAİ HADİS No 4136

  Sahabeden Kaab Bin Ucre (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Selem,

“ Dinleyin ! Benden sonra Zalim İdareciler çıkacağını işittinizmi ?  Kim Onlara yaklaşır, yalanlarını doğrular,

Onların Zulmune yardımcı olursa, O Kimse İslam Dinine tabi değildir,

  Kimde Onlara katılmaz, yalanlarını doğrulamaz, Zulumlerine yardımcı olmaz ise,

O Kimse İslam Dinine tabidir, Bende Onunlayım “ dedi der,

 

     SEÇME ve SEÇİLME SORUMLULUĞU              MÜSLİM HADİS No 142

  Sahabeden Ebul Melih (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Müslümanların İşlerini üstlenipde, Onlar için çabalamayan, Onların ihtiyaçlarını gidermeyen hiç bir yönetici,

O Müslümanlarla birlikte Cennete giremez, “ dedi der,

 

 

     SEÇME ve SEÇİLME SORUMLULUĞU              DARİMİ HADİS No 256, 329 ve 254

  Sahabeden Hz Ömer (ra), Ebu Derda (ra), Abdullah Bin Mesud (ra) anlatıyor,

Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Eğitimci olarak, Devlet Başkanı, İdareci olarak bir göreve gelmeden önce, İlimi iyice Öğrenin, Ya Öğrenici ol,

Ya Dinleyici ol, Ya Alim ol, Bunlardan sonraki Dördüncü olma, Çünkü Dördüncüsü Cahiller, Ahmaklardır,

( Bilgisiz, Eğitimsiz, Öğrenimsiz veya Bilgili, Eğitimli, Öğrenimli Cahiller, Eçheller ve Sapıklar olma,

Bence diyerek herşeyi kendine uyduranlardan olma ) yoksa Helak olursunuz, “ dedi der,

 

     SEÇME ve SEÇİLME SORUMLULUĞU              DARİMİ HADİS No 560

  Sahabeden Ebu Sufyan (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ ( İlim ve Bilim tahsil etmeden, Devlet yönetimini ve işleyişini öğrenmeden,)

Kim çabucak Devlet başkanı olursa, İlimden ve Bilimden çok şey kaybeder,

Kimde Devlet başkanı olmazdan önce İlim ve Bilim tahsil ederse,

nihayet maksuduna, Hizmet etmek istediği yere ulaşır “ dedi der,

 

     SEÇME ve SEÇİLME SORUMLULUĞU              MÜSLİM HADİS No 1825 ve 1826

  Sahabeden Ebu Zer (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Selleme,

Ey Allahın Rasulu Beni bir yere Yönetici olarak tayin et dedim,  Allah Rasulu cevaben bana,

“ Yöneticilik bir Emanettir, Çok Ağır Bir Yüktür, Kıyamet günü, bir Eziklik, Pişmanlıktır,

Ancak, Yöneticiliği Hak edip alan ve Üzerine düşeni yapanlar, yerine getirenler bunun dışındadır,

Ey Ebu Zer, Sen Zayıf bir Kimsesin, Zayıf bir kimse olarak, asla Yöneticiliği isteme, Yönetici olma,

Zayıf bir Kimse olarak, Yetimin malı hususunda asla vekil olma,

( Zayıf Kimseleri, Yönetici olarak Göreve Seçmeyiniz, Zayıf Kimseler olarak, Yönetici Olmayınız ) “dedi der,

 

     SEÇME ve SEÇİLME SORUMLULUĞU              BUHARİ HADİS No 2067

  Sahabeden Abdurrahman İbni Semure (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ İdarecilik, Yöneticilik, Devlet Adamlığı Kudretiniz, Bilginiz yoksa, Sakın İdarecilik yapmayı Sorumluluk almayı

istemeyiniz, almayınız, İdareciliği kendi istediği halde, İdarecilik, Yöneticilik, Devlet Adamlığı Kudretiniz,

Bilginiz olmadığı halde böyle bir işin başına geçersen,  Ağır sorumluluklarla, başbaşa olarak,

kendi haline yalnız bırakılırsın, Şayet Sende İdarecilik, Yöneticilik, Devlet Adamlığı Kudreti, Bilgisi varsa ve

bu Yetki, İdarecilik, Sana, Sen istemeden verilirse, idareciliğinde yardım edilir, yalnız kalmazsın, “ dedi der.

 

     Bu Hadisin bugünkü anlaşılması gereken manalarından biride,

Demokratik ortamlar diyerek Propaganda ile Oy isteyerek İdarenin başına gelmektir,

Hadisin Manasına göre buraya kadar herhangi bir olumsuzluk yoktur,

Fakat, Demokratik ortamla İktidara gelen, Hükümeti kurup İcraata başladıktan sonra,

Hükümete Muhalefet edenler, Hükümetin Doğru olan icraatlarınada,

Sadece Muhalefet olsun diye Laf cambazlığı ile Muhalefet eder,

İşte Hadisin, ağır sorumluluklarla kendi haline bırakılırsın dediği ifade budur,

 

 

     İNSANLIK ve VATANDAŞLIK SORUMLULUĞU                          MAİDE SURESİ AYET 105

“ Ey Müminler, Siz kendinize bakın, Siz Biatınızda ( Seçiminizde ) doğru olduğunuz takdirde,

Doğru ve Dürüst olmayan kötülük peşinde koşan kimseler, Size zarar veremez “ der.

 

     İNSANLIK ve VATANDAŞLIK SORUMLULUĞU                          TİRMİZİ HADİS No 1929

  Sahabeden Ebu Hureyre (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Siz Müslümanlar, Birbirinizin aynası durumundasınız,

Şayet birbirinizde düzeltilmesi gereken bir hata, bir yara bir Proplem görürseniz,

( gerek elinizle, gerek dilinizle, gerek fikrinizle, gerek seçiminizle ) hemen onu düzeltin “ dedi der,

 

     İNSANLIK ve VATANDAŞLIK SORUMLULUĞU                          MÜSLİM HADİS No 1855

  Sahabeden Avf Bin Malik (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Yöneticilerinizin, Amirlerinizin, Devlet Başkanlarınızın, En Hayırlısı, En İyisi,

Sizin Onları Sevdiğiniz, Onlarında Sizi Sevdiğidir, Sizin Onlara Dua ettiğiniz, Onlarında Size Dua ettiğidir,

Yöneticilerinizin, Amirlerinizin, Devlet Başkanlarınızın, En Şerlisi, En Kötüsü ise,

Sizin, Onları sevmediğiniz, Onlarında Sizi Sevmediğidir,

Sizin, Onlara Beddua ettiğiniz, Onlarında Size Beddua ettiğidir, Yöneticilerinizden, Amirlerinizden,

Devlet Başkanlarınızdan, hoşlanmadığınız bir şey gördüğünüzde, Onun yaptığı işi Kötü olarak bilin,

Lakin O Kötülüğü düzeltmekten El çekmeyiniz, vazgeçmeyiniz,” dedi der,

 

     İNSANLIK ve VATANDAŞLIK SORUMLULUĞU                          BUHARİ HADİS No 487

  Sahabeden Abdullah Bin Ömer (ra) anlatıyor, Rasûlullâh Sallallâhu Aleyhi ve Sellem,

“ Dikkat ediniz, Her biriniz Râî siniz, Elinin altında ne varsa onu Lâyıkı ile Muhâfaza etmekle bakmakla

Mükellefdir, Her biriniz Elinin altındakinden Mes`uldür, Devlet adamları birer Râîdir,

( Seçmiş veya Seçilmiş olmakla veya Tayin edilmiş olmakla, Yöneticiler ve Amirlersiniz ) ve

Raiyyesinden Mes`uldür, ( Her Biriniz, İdaresi altındakilerden Sorumludur,

Seçtiğinizden veya Seçilmiş olmanızdan, Tayin edilmiş olmanızdan dolayı Sorumlusunuz, )

Erkek, Ailesinin İdarecisidir, Ailesinden sorumludur, Kadın, Kocasının evinde idarecidir, Evinden sorumludur,

Hizmetkâr olan, Efendisine ait Malın, İşci olan, İşverenine ait Malın, Memur olan, Devlete ait olan Malın,

Râîsidir ve Elinin altındakinden Mes`uldür, Evlat, Babasına âid malın Râîsidir ve Elinin altındakinden Mes`uldür,

velhâsıl, Her biriniz Râî ve Her biriniz Raiyyesinden Mes`uldür, Sorumludur, Mahşer gününde çekileceğiniz

hesaba hazırlanın, Sorumluluğunu yerine getiren Kurtuluşa erenlerdendir, “ dedi der.

 

     İNSANLIK ve VATANDAŞLIK SORUMLULUĞU             MÜSLİM HADİS No 78 / 49

  Sahabeden Ebu Bekir Sıddıyk (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Sizden kim, bir Münker gördüğünde ( Yani bir Haksızlık, bir Adaletsizlik, bir Hukuksuzluk, bir Yolsuzluk,

bir Vurgunculuk, bir Kötülük, bir Zulum, bir Fuhuş yapıldığını gördüğünde,

seyirci kalmayıp gerekli mercilere bildirerek, gerekse Mahkemelerde Dava açarak, gerekse Seçerek,

Gerekse Yetkileri ile ) Kendi Eli ile onu düzeltsin,

buna gücü yetmez ise, Diliyle, Lisanıyla ( konuşarak anlatarak veya yazarak veya diğer vasıtalarla )

onu düzeltsin, bunlarla gücü yetmezse ( gücü yetmediğini zannedip bunları düzeltmeye çalışamazsa )

Onlara ( sevgi, saygı, muhabbet ve samimiyet beslemesin onlarla işbirliği yapmasın ) Kalbi ile Buğzetsin,

Onlara karşı Sadece ve sadece Kalben Buğzetmek, Sadece Kalbiyle Buğz etmek ( Beni ilgilendirmez demek,

Bana ne demek, İnsanın, İnsan Olma vasfını kaybettiği, İnsanlığı, Medeniyeti kaybettiği,

İmanını kaybettiği EN ZAYIF NOKTADIR “ dedi der.

 

     İNSANLIK ve VATANDAŞLIK SORUMLULUĞU             TABARANİ HADİS No 581

  Sahabeden Numan Bin Beşir (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Allah ve Rasulunun Emir ve yasaklarına uyan Emirlerini dinleyen kimselerin haliyle, Dinlemeyenlerin hali, 

İki Katlı Bir Gemide yolculuk yapan yolculara benzer,

( Alt kattakiler, Su ihtiyaçlarını karşılamak için, Üst katta yerleşenlerin yanından geçerken,

Üst kattakileri rahatsız ettiklerini düşündüler, Kendi aralarında, Üst kattakilerle anlaşıp,

Bulunduğumuz yerden bir Su deliği açıp, Su ihtiyacımızı oradan giderelim,

Üst kattakileri rahatsız etmeyelim diye karara vardılar, ) Geminin Alt katında olanlar, Üst kattakilere,

" Ey Yukardakiler biz şurada bir delik açıp, Su içeceğiz, İhtiyaçlarımızı gidereceğiz, “ dediler, 

Alt kattakilerden bir adam Baltayı alıp kendi yerini delmeye başladı, Üst Kattakiler, Sen Ne yapıyorsun,

Gemiyi batıracaksın ? dediler, Alt kattakiler “ Kendi yerimizde istediğimizi yaparız “ cevabını verdiler

( Üst kattakilerle Alt kata Bir Su deliği açılıp açılmaması için Seçim yapmaya Referandum yapmaya karar

verdiler) Üst kattakiler, Alt kattakilerin, Geminin dibinde bir delik açmaları Seçimin çok yanlış ve hatalı

olduğunu anlatıp bundan çaydırırlarsa, buna engel olurlarsa, Hem kendileri Hemde Onlar Kurtulur

Kendileri de Alt kattakilerde Yolculuklarını bitirip varacakları yere selametle varırlar kurtulurlar,

Şayet Gemidekiler, Alt kattakilerin bu fikrine, Evet derseler,

Şayet Yukarı kattakiler, Alt kattakilerin, Geminin dibinden bir delik açmalarına mâni olmazsalar, 

Geminin Su alıp batması ile Hem Alt kattakiler helak olur, Hem de kendilerini helak ederler,

Gemidekilerin hepsi Helak olur, Helak olmazdan evvel ahmaklarınıza mâni olunuz, ” dedi der,

 

     İNSANLIK ve VATANDAŞLIK SORUMLULUĞU             CAMİUSSAGIR HADİS No 3450

  Sahabeden İbni Cerir (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Bir toplulukta, bir gurup, bir takım günahları, haramları, sapıklıkları işlediğinde,

İşlemeyenler, o günahla­rı işleyenlerden daha güçlü ve daha çok oldukları halde engel olmaz­larsa,

mutlaka Allah hepsine birden ceza verecektir,”dedi der,

 

      Yukarıdaki Ayet ve Hadisler, Devlet Yönetiminde Mesuliyetin,

Sorumluluğun nasıl paylaşıldığına dair Çok açık ve Net Demokratik esaslar vermektedir,

Seçilmiş veya Tayin edilmiş olarak bir İdari mevkide bulunan yöneticiler, Yönetimi altındakilerden sorumludur,

Gereksede, Seçmiş veya Tayin etmiş olmakla, Her insan, yaptığı işlerden, seçtiği İnsanlardan,

Yanlış veya Doğru yaptığı seçimlerinden Mesul ve Sorumludur.

 

 

     İNSANLIK ve VATANDAŞLIK SORUMLULUĞU                          RAMUZ EL HADİS HADİS No C1 S47 H7

  Sahabeden Ebu Ümame (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Düzeltmeye, Değiştirmeye gücünüzün yetmediği Münker, Kötü bir Şey, İş, karşınıza çıktığına,

Allah Zül Celalden Size Yardım etmesi için Kudret vermesi için Dua ediniz, Allah Zül Celal Size

O Münkeri düzeltmek için Yardım edene, Bir Fikir verene, Kudret verene kadar, Sabrediniz, “ dedi der,

 

     İNSANLIK ve VATANDAŞLIK SORUMLULUĞU                          İ, MÜNZİRİ HADİS No C/3 S/177 H 29

  Sahabeden Muaz Bin Cebel (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Hiçbir Kimsenin Gıybetini ( Dedikodusunu ) yapmayan, Allahın Güvencesindedir,

Hastayı Ziyaret eden, ( Hasta ile ilgilenen, Hastanın tedavisini, ihtiyacını gören) Kimse,

Allahın Güvencesindedir, Gönlü Mescite bağlı olan, Namazını, Mescidte kılmaya giden ve dönen Kimse,

Allahın Güvencesindedir, Devlet Başkanının yada Devlet görevlisinin, Zulum yaptığında, Haksızlık yaptığında,

Devlet Başkanına, İdareciye, Ona Yaptığının Zulum ve Haksızlık olduğunu söyleyen, Ona bu Zumlu kaldırmasını

ve yapmamasını söyleyen, Onu Hak ve Hukuğa, İyiliğe, Merhamete yönlendiren, Hak, Hukuk ve Adalet üzere

yaptığı işlerde onu destekleyen, yalnız bırakmayan, Sorumluluk Yetki ve Adaleti ile Doğru işler yapan

Devlet başkanını destekleyenler, Cihad yapmıştır, Allahın Güvencesindedir,

Allah yolunda Cihad yapan Kimse Allahın Güvencesindedir, “ dedi der,

 

     İNSANLIK ve VATANDAŞLIK SORUMLULUĞU             MÜNZİRİ HADİS No C/6 S/449 H 6

  Sahabeden Muaz Bin Cebel (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Kendini, Kötü İnsanların zararlarından koruyan, İnsanları, Kendi zararından ve Dış zarlardan koruyan,

Korumak için çalışan, Eğitim Cihadına çıkan, Eğitime seferber olan, Allahın Dinini Anlatan, Yayan, Yücelten,

Adil ve İyi bir yol takip eden Devlet Başkanına, Amirlere, İdareciye, yardımcı olan,

Hastayı Ziyaret eden, Cenazesinde bulunan, Taziyesinde bulunan, Allahın Garantisindedir,  “ dedi der,

 

     İNSANLIK ve VATANDAŞLIK SORUMLULUĞU             MÜSLİM HADİS No 1920

  Sahabe Kadınlardan Sevban  (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Müslümanlardan, Müminlerden, Hak ve Adalet Sahibi olan, Hak ve Adalet üzerinde bulunan,

Hak ve Adaletle yardımlaşan, kolaylaştıran, bir Topluluk devamlı bulunacaktır,

( Onları bulup Onlarla olunuz, Onları seçiniz ) Onlarla bu Dayanışma, Kaynaşma, Yardımlaşma içinde iken,

Allahtan başka bir Emir gelmedikce, Onlara yardım etmeyenler, Onları yalnız başlarına bırakanlar,

Onlara Hasım olanlar, Onlara zarar veremeyecektir, “ dedi der,

 

 

     İNSANLIK ve VATANDAŞLIK SORUMLULUĞU                          İSRA SURESİ AYET 15

“ Kİm, Doğru Biat yaparsa ( Doğru Seçim yaparsa,) kendisi için iyi Biat yapmış olur, yararı kendisinedir,

Kİm, Yanlış Biat yaparsa ( Yanlış Seçim yaparsa,)  kendisi için kötü Biat yapmış olur, zararı kendisinedir “ der.

 

     İNSANLIK ve VATANDAŞLIK SORUMLULUĞU                          ŞURA SURESİ AYET 30 

“ Başınıza gelen Felaketler, Musibetler, Kötülükler, İstikrarsızlıklar, Kendi ellerinizle işlediklerinizden,

yaptığınız hallerinizden, Biatlarınızdan ( Seçimlerinizden ) dolayıdır “ der.

 

     İNSANLIK ve VATANDAŞLIK SORUMLULUĞU                          TİRMİZİ HADİS No 2168

  Sahabeden Ebu Bekir Sıddıyk (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ İçlerinde Kötülükler, Adaletsizlikler işlenen bir toplum, bu kötülüğü, Adaletsizliği ve Zulmu bertaraf edecek

güçte olduğu halde, Zalimin, Zulum yapmasını engellemeye, durdurmaya ve

Zulmu ortadan kaldırmaya çalışmazlarsa, Doğru ve Adaletli bir seçim yaparak müdahale etmezlerse,

Zulme seyirci kalırlarsa, Allahın bu Toplumun üzerine, bu Toplumun hepsini saran, kazançta Bereketsizlik,

Toplum içi huzursuzluk, İstikrarsızlık, Geçim sıkıntısı gibi belalar göndermesi muhakkaktır “ dedi der,

 

     İNSANLIK ve VATANDAŞLIK SORUMLULUĞU                          TİRMİZİ HADİS No 2168

  Sahabeden Ebu Bekir Sıddıyk (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ İnsanlar, Zâlimi ve Zulmünü görüp de, Seçimleri ile Zalime Zulmünden el çektirmezlerse,

O Zumlu, Haksızlığı gidermezse, Düzeltmezse,

Allah onların hepsinin başına umumi olarak Ceza, Afet, Kriz, Yokluk, Çaresizlik indirecektir, “ dedi der, 

 

     İNSANLIK ve VATANDAŞLIK SORUMLULUĞU                          İBNİ MACE HADİS No 4022

“ Hak ve Adalet adına, Doğru ve Dürüst bir olmaktan, Doğru ve Dürüst olarak Biat ( Seçim ) yapabilmekten,

İyilik yapmaktan başka bir şey, Ömrü artırmaz, uzatmaz,

Allaha Dua ederek istemekten başka bir şey, Kaderi geri döndürmez,

Zira İnsanlar, İşlediği Suçlar ve Günahlar yüzünden, Rızkından, Kazancından mahrum bırakılmaktadır, “ dedi der.

 

     İNSANLIK ve VATANDAŞLIK SORUMLULUĞU                          TİRMİZİ HADİS No 2168

  Sahabeden ve 1. Halife Ebu Bekir Sıddyk (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ İnsanlar, Zâlimin Zulmünü görüp de onu zulümden el çektirmezlerse,

 Allah’ın onların hepsinin başına bir ceza indirmesi çok yakındır, “ dedi der,

 

     İNSANLIK ve VATANDAŞLIK SORUMLULUĞU                          RAMUZELHADİS HADİS No C/2 S/178 H/1

  Sahabeden Cerir (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Hangi Kavim ki, Milletki, Kuvvetli ve Çoğunlukları olduğu halde, Masiyet le idare yapanları,

( Hak ve Adalet yerine Kanunsuz, Mesnetsiz ve Haksız Uygulamalar yapanları, Hak, Adalet, Sosyal Hukuku

yok eden icraatlarıyla yönetin ve İdare yapanları, ) Biatları ile, ( Seçimleri ile ) Mani olmuyorsa,

Biatlarını ( Seçimlerini ) parçalayarak farklı farklı anlamsız Biatlar ( Seçimler ) yapıp,

Biatlarının ( Seçimlerinin )  Kuvvetini yok edenleri Seçmemekle dahi,) Mani olmuyorsa, Engel olmuyorsa,

Engel olmaya çalışmıyorsa, Onlara Gazab ve Azab

( İşsizlik, İş yokluğu, İstikrarsızlık, Darlık, ) Umumi olarak gelecektir, “ dedi der,

 

     İNSANLIK ve VATANDAŞLIK SORUMLULUĞU                          BUHARİ HADİS No 54

  Sahabeden Ebu Hüreyre (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Emanetler, Zayi edildiğinde, ( Yetkiler ve işler, Ehli olmayanlar seçilerek onlara teslim edildiğinde,

Topluma Huzursuzluk, İstikrarsızlık, Yolsuzluk. Vurgunculuk, Kazançta bereketsizlik, İşsizlik,

Geçim korkuları gelir, her alanda Yok oluşunuzu ve Felaketinizi kendi elinizle seçmiş olursunuz,)

O Zaman Kıyametinizi, ( Haksızlık ve Adaletsizliği ) bekleyin, ( karşılığı budur, ) “ dedi der,

 

     İNSANLIK ve VATANDAŞLIK SORUMLULUĞU                          İBNİ MACE HADİS No 3956

  Sahabeden Abdurrahman Bin Abdi Rabbil Kabe (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“  Her Kim, yada Topluluk, bir Devlet Başkanı seçerse ve Samimiyetle Ona bağlanırsa,

artık ona bütün gücüyle İtaat ve yardım etsin, destek versin,

Hak, Hukuk ve Adaleti ortadan kaldırabilecek, Toplum içinde Huzursuzluk, İstikrarsızlık,

Herc ( Terör)  çıkartabilecek biri, Devlet Başkanı olmak isterse, Onu Seçmeyin, Ona İtaat etmeyin,

O Herc ( Terör )  çıkartanın boynunu vurun, Onu oradan uzaklaştırın, Niza çıkarmasına, İsyan çıkarmasına,

Karışıklık, Hizipcilik çıkarmasına Seçiminizle Engel olun,

   Ümmetimin son kısmının başına, hoşlanmayacagı ve bela olacak bir takım fitneler,

Krizler, Karışıklıklar, Buhranlar muhakkak gelecektir, öyle fitneler Krizler, Karışıklıklar, Buhranlar gelecek ki,

bazısı diğer bazısını hafifletecek ( sonra gelen fitne bir önceki Fitneden daha şiddetli olacak önceki hafif kalacaktır,)

Artık Mu'min Kul, böyle bir fitne, kriz geldiginde, İşte beni helak edecek fitne, krız budur diyecek,

bir süre sonra o fitne,Kriz gececek. Onun arkasından baska bir fitne, kriz gelecek ve Mu'min Kul,

işte beni helak edicek fitne, kriz budur diyecek, Sonra O fitne, krızde dağılıp gidecek,

Siz Bu Fitnelerden, Krizlerden ders almadığınız sürece bu böyle devam edip gidecektir,” dedi der,

 

 

     DEVLET BAŞKANLIĞI SORUMLULUĞU                        EN'AM SURESİ AYET 165

“ Sizi Yeryüzünde İmtihan etmek için, Sizi Yeryüzünün Halifeleri,

( Devlet Başkanları, Devlet İdarecileri olarak,)

Kiminizi Kiminizden, ( Seçmiş ve Seçilmiş olmakla,)  Yetkili kılan Allahtır “ der.

 

     DEVLET BAŞKANLIĞI SORUMLULUĞU                        YUNUS SURESİ AYET 14

“ Yeryüzünde, Sizi Halifeler ( Devlet Başkanları ) yaptıkki, Nasıl davranacağınızı görelim “ der.

 

     DEVLET BAŞKANLIĞI SORUMLULUĞU                        EN”AM SURESİ AYET 165

“ Sizi Yeryüzünde İmtihan etmek için, Sizi Yeryüzünün Halifeleri, Devlet Başkanları, Devlet İdarecileri olarak,

Kiminizi Kiminizden, Seçmiş ve Seçilmiş olmakla Yetkili kılan Allahtır “ der.

 

     DEVLET BAŞKANLIĞI SORUMLULUĞU                        RAMUZELHADİS HADİS No C/5 S/410 H/3

  Sahabe Kadınlardan Sevban (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallalllahu Aleyhi ve Sellem,

“ Bir kimse Marufla emreder, Münkerden nehyederse,O Allah'ın yeryüzünde Halifesidir,

Kitabının halifesidir ve Rasulünün Halifesidir, Yani Devlet Başkanıdır,“ dedi der,

 

     DEVLET BAŞKANLIĞI SORUMLULUĞU                        İBNİ MACE HADİS No 2871

  Sahabeden Ebu Hureyre (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Benden Sonra Sizin Üzerinize Halifeler, ( yani Devlet İdarecisi olarak, Her Milletin ayrı ayrı Yönetici,

Devlet Başkanları ) gelecektir ve sayılarıda Çoğalacaktır,” dedi,

Yanında bulunan Sahâbîler, Ay Allahın Rasulu, Halîfelerin, ( Devlet Başkanlarının veya adaylarının ) 

Sayısı Çoğalınca, Nasıl ve Ne yapmamız gereklidir ? O Zaman Ne yapmamızı Emredersin diye sordular,

Allah Rasulu, “ Bu Halifelerden, ( yani Devlet Başkanlarından ) Allah Zül Celalin Emirleri ve Benim Sünnetim

dahilinde Onlarından İlk Biat ettiğinize, İlk Seçtiğinize Sadık Kalın, İtaat edin, Onlara İtaat Haklarını verin,

Allah Zül Celal, Onların, Hak ve Adalet üzere Emir Verip vermediklerinide, Sizin Onların Hak ve Adalet üzere

olan Emirlerini Dinlemeyip, İtaat Edip Etmediğinizide, Sizin Onlar üzerindeki Haklarınızıda,

Onların Sizin üzerinizdeki haklarınıda Soracaktır, Allah Zül Celal, Onları, yaptıkları ve Yönettikleri İşlerle,

Sizleri, Hak ve Adaletli Emirlere İtaad edip etmediğinizle, Sorumlu ve Mesul tutacaktır, “ diye cevap verdi der,

 

     DEVLET BAŞKANLIĞI SORUMLULUĞU                        TABARANİ HADİS No 11

  Sahabeden İbni Ömer (ra) anlatıyor, Allah Rasûlu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Allah Zül Celal Mahşerde, Hesap gününde, Makam ve Mevki sahibi, Yetki sahibi kullarını huzurunda

durdurarak, Ona verdiği Malının, Servetinin hesabını sorduğu gibi, Makamında iken Yetkilerini,

Ne şekilde kullandığının hesabını da soracak, O Hesaba göre Cezasını veya Mükafatını görecektir ” dedi der,

 

     Allahın neyi : yapın diyerek helal kıldığı ve neyi yapmayın diye haram kıldığı,

bu şekil yaparsanız sizin için iyi olur, şu şekil yaparsanız sizin için felaket olur dediği,

Kuranı Kerimin diğer Ayetleri ve İslam Dininin Peygamberi Hz Muhammedin diğer hadisleri ile

Tam ve Doğru olarak öğrenildiğinde, değerlendirildiğinde anlaşıldığında,

Seçme ve Seçilme Hakkının, Akıl ve Mantıkla ve Düşünme yolu ile Doğruyu bulduracak

Çoktan seçmeli Test usulu bir Seçim Sistemi olduğu görülür.

Doğruyu seçersen karşılığı budur, yanlışı seçersen karşılığı budur der.

Bu Çoktan seçmeli test usulunde, yanlış cevaplarla insanı aldatan çoktan seçmeli test usulu değildir.

 

    Allah : İnsanlara Doğruyu ve Yanlışı ayırt edebilmek Seçim yapabilmek için Akıl ve İrade vermiş,

Doğruyu, İyiliği, Güzelliği ve Hidayeti bulabilmeyi, Yanlışı ayırt ederek seçerek seçici olabilmeyi,

Aklımıza ve İrademize bağlamış bırakmıştır.

Doğru yu Dürüstlüğü İyiliği, Güzelliği ve Hidayeti Samimi olarak isteyeceksiniz, seçici olacaksınızki,

Allahta Sizi Doğruluğa, Dürüstlüğe, Güzelliğe ve Hidayete kavuştursun,

Allah Sizi, Doğru veya Kötü yola zorla getirmez, Sizi kendi İradenizin, kendi seçiminizin akıbetine terk eder.

Secici olmak, Dönemsel bir zaman sürecine tabi değildir, Her kararınızda, Her fiilde, Her an seçici olmak şarttır.

Seçiminizi yanlış yapmanız Kader değildir, kendi seçiminizdir, Seçiminizden sonrası Kader dir.

Seçme ve Seçilme sorumluluğunda yanlış bir seçim yaptığınızda,

Keşke demenin hiç bir anlamı ve dönüşü yoktur.

 

    Bu Ayet ve Hadislerden alınacak Ders,

Herhangi bir Seçim yapmak durumunda kaldığınızda, Karşınızda en az İki seçenek bulunduğu,

Fanatik olarak, Bilgisiz olarak, İdeolojik olarak yapılacak bir Seçimin,

Sadece sizi ilgilendirmediği Bütün Toplumu ilgilendirdiğidir,

Herhangi Bir Fikir, Düşünce, İdeoloji ve Seçim Sizin açınızdan iyi gözükebilir, Lakin

Topluma Ne Şekil Zarar yada Yarar verebileceğini hesaplamak zorundasınız,

Demokratik hakkımdır diyerek, Bindiğiniz Geminin Dibini delmeyin, veya Bindiğiniz dalı kesmeyin,

Sizde O Gemidesiniz, Sizde Batarsınız, Sizde O Dalda sınız, Sizde Düşersiniz,

Toplumdaki ayrı fikirlerin ayrı düşüncelerin Doğruluğu veya yanlışlığı,

verebileceği Yararı veya zararı, Bütün Toplumadır,

     Bir başka Hadiste, İ.Azam Müsned Hadis No 501 de,

Bir Zaman gelecekki, O Zaman geldiğinde, Mezarlığa Ziyaret için giden İnsanlar,

Mezarların üzerine kapanarak, Bu Mezarın içinde yatanlar, Keşke Biz olsaydık diyecekler “ der.

 

 

     HALİFELİK, DEVLET BAŞKANLIĞI SORUMLULUĞU                RAMUZEL HADİS HADİS No C/1 S/9 H/8

  Sahabeden Cabir (ra)  anlatıyor, Allah Rasulu Sallalllahu Aleyhi ve Sellem,

“ Ebu Bekir Sıddıyk Vezirimdir ve Benden sonra Ümmetim üzerine Halifemdir,

Hattap oğlu Ömer, Benim lisanım üzerine konuşur, Osmanı Zinnureyn, Bendendir ve Ben de Osman danım,

Ebu Talbin Oğlu Ali, Amcamın oğludur, kardeşimdir ve Ehli Beytimdir,  Bayrağımın Hamilidir, “ dedi der,

 

     HALİFELİK, DEVLET BAŞKANLIĞI SORUMLULUĞU                BUHARİ HADİS No 1915

  Allah Rasulunu Hanımlarından ve Müminlerin Annesi Aişe (ra) anlatıyor,

Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Yâ Âişe, “ Ebu Bekirin oğlunla, Ebu Bekire haber göndererek Benden

Sonra, Hilâfeti, Devlet Başkanlığını, Ebû Bekire, Vâsıyyet etmeyi arzu ettim. Fakat Sonra,

Hilâfet dedikoducularının sözlerinden ve Hilâfet umanların temennîlerinden nefret ederek düşündüm ki,

Allah, Azze ve Celle, Ebû Bekir`den başkasının Halîfe olmasını Men`edebilir, Hilafeti vermeyebilir,

Yahud, Allah Azze ve Celle, Hilafeti, Halifeliği, Ebû Bekir`den başkasına Müyesser kılmayabilir, 

Mü`minler de Ebû Bekir`den başkasının Halîfe olmasını men` edebilirler, İstemeyebilirler,

Mü`minler, Ebû Bekir`den başkasını, Bî`at ve Mutâba`attan, Seçmekten ve Tabi olmaktan imtinâ edebilirler,

çekinebilirler, Hilafeti, Devlet Başkanlığını, Birine Vasiyet edersem,

Müslümanlardan Başka birininde Halife, Devlet Başkanı olabileceği men edilirse,

Vasiyet edilen, İyi Basiretli bir Devlet adamı olacak olmazsa,

Müminler arasına karışıklık, kargaşa, bozgunculuk ve nifak çıkacağını gördüm,

Hilafeti, Halifeliği, Devlet Başkanlığını birine Vasiyet etmekten vazgeçtim, “ dedi der.

 

     HALİFELİK, DEVLET BAŞKANLIĞI SORUMLULUĞU         RAMUZEL HADİS HADİS No C/3 S/205 H/17 ve 18

  Sahabeden Ebu Hureyre (ra) ve Sahabe Kadınlardan Sefine (ra) anlatıyor,

Allah Rasulu Sallalllahu Aleyhi ve Sellem,

“ Benden Sonra Halifelik Medinededir, Meliklik, ( Babadan oğla gecen Hükümdarlık ) Şamdadır,

Benden sonra Ümmetimde Hilafet Halifelik, Otuz Sene sürecektir,

Ondan sonra Melikler ( Babadan oğla gecen Hükümdarlık ) gelecektir, “ dedi der,

 

     HALİFELİK, DEVLET BAŞKANLIĞI SORUMLULUĞU                TİRMİZİ HADİS No 2226

  Sahabe Kadınlardan Sefine (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Benden sonra Ümmetim arasında Gerçek Halifelik, Ümmetimin Seçimi ile olan Halifelik, Otuz yıl kadar

olacaktır, bu Müddetten sonra Seçimle olan Halifelik, Hükümdarlık Sistemine geçecektir,” dedi der,

  Sefine (ra) Sözlerine devam ederek, Ümmetin Seçimi ile Halife olan, Devlet Başkanı olan, Hz Ebû Bekir

Sıddıykın, Hz Ömerin, Hz Osmanın ve Hz Ali nin Halifelik süreleri toplamı Otuz yıl kadar olmuştur der,

Sahabeden Saîd (ra), Hz Alinin Vefatından sonra, Hz Muavyenin Halifeliğinden sonra,

Muavyenin Oğlu Yezid, Halifeliğin, Devlet Başkanlığının kendilerinde, Emevilerde olduğu iddiası ile kendi başına

Hükümdarlığını ilan etti, Fakat Hz Muavyenin Oğlu Yezid, Emevi Hükümdarı olduğunda, Halifelik değil,

Hanedanlık Hükümdarlığı yaptı, Hükümdarlığın da en kötüsünü yaptı, “ der,

 

     Hilafet veya Halifelik, Ruhbanlık değildir veya Babadan Oğula geçen bir Vasiyet değildir,

Devlet Başkanlığıdır. Seçim Sistemi ile Devlet Başkanı seçilmesi, Demokrasi, Demokratiklik ve Laiklik,

Hiçbir Medeniyet Mitolojisinde yokken, Kuranı Kerimin Ayetlerinde ve İslam Dininin Peygamberi

Hz.Muhammedin Hadislerinde açık ve net olarak bildirilmiştir,

 

     Muavyenin Halifeliğinden sonra, Muavyenin oğlu Yezid,

Seçim sistemi ile Halife olmayı, yani Devlet Başkanı olmayı kaldırdı,

Halifeliği, Babadan oğula geçen bir sistem, Emevi Hanedanlığı olarak değiştirdi,

 

     Küfe Halkı, Halife olarak, Devlet Başkanı olarak Hz. Hüseyini, seçtiklerini ve ona tabi olacaklarını,

Biat edeceklerini bildirip, Hz. Hüseyini, Küfeye gelmesi için davet ettiler, Hz. Hüseyin, Küfeye geldi,

Yezid Küfeye bir ordu gönderdi, Yezidin Ordusu karşısında kalan Küfe halkı, Yezidin Ordusundan korkup,

Hz. Hüseyine Biat etmekten, Hz. Hüseyini, Halife olarak seçmekten, kabul etmekten vazgeçti ve

Hz. Hüseyini yanlız başına bıraktı, Yezidin Ordu Komutanı, Hz. Hüseyin ve Beraberindekileri, Kerbelada katletti,

Hükümdarlığın da en kötüsünü yaptı, 

 

     İslam Dininin Peygamberi Hz. Muhammed ten sonra, Beş Halife, yani Beş Devlet Başkanı,

Hz. Ebu Bekir, Hz Ömer, Hz. Osman. Hz. Ali ve Hz Hasan bu Seçim Sistemi ile Halife,

yani Devlet Başkanı olmuşlardır.  Bu Beş Halife şimdiki gibi,

Yargı dokunulmazlığı ve Yargı ayrıcalığı ile Sefahat ve Saltanat sürmekle değil,

“ Fırat kenarındaki bir koyunun, ayağının kayarak Nehre düşmesinden, ben sorumluyum “ diyen ve

İdaresi altındaki Toplumların tüm sıkıntılarını kendisi arayıp bularak ve dahi,

Devlet işi yaparken Devletin Mumunu, Namaz kılarken kendi Mumunu kullanması hassasiyetinde LAİKLERDİ.

 

     Bizim Ecdadımız da, bu Laiklik anlayışı hassasiyetinden şaşmadan, İdaresi altındaki Toplumları,

Bu Laiklik anlayışı hassasiyetinden en ufak bir şaşma dahi göstermeden,

Toplumları bir biriyle zıtlaştırmadan, Cepheleştirmeden ve Tahriklere meydan vermeden İdare etmişlerdir.

 

     Halifelik ve Hilafette oluşan Ruhbanlık yapısını gören Yavuz Sultan Selim Han,

Zıtlaşmalara, Cepheleşmelere ve Tahriklere meydan vermeden,

1517 de Mısırı Fethinden sonra, Halifeliği ve Hilafeti, tekrar Devlet Başkanlığı ile birleştirdi, ve

Halifelik ve Hilafette oluşan Ruhbanlık yapısını kaldırdı,

     Devlet adına bir fiil yapılırken, Toplumsal Zıtlaşmalara,

Cepheleşmelere ve Tahriklere yol açılmaması zorunlu bir şarttır. Bu nevi icraatlar Toplumları çökertir,

Şayet, Halifelik ve Hilafet, Ruhbanlık olsa idi, aynı zamanda Halife olan Osmanlı Padişahları,

İlim sahibi Alimlerin, Bilginlerin önünde, Ders almak, Fikir almak için Diz çökmezdi.

 

 

     RUVAYBIDA, KİŞİLİKSİZ, HİLEKAR ve HAİN İNSANLAR,         VAKIA SURESİ AYET 7

“ İnsanların Karakteri Üç Sınıftır, “ der,

 

     RUVAYBIDA, KİŞİLİKSİZ, HİLEKAR ve HAİN İNSANLAR,         TAÇ TERCÜMESİ HADİS No C /1 H 102 

  Sahabeden Ebu Hureyre (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem, 

“ İki Haslet, İki Karakter, İki Huy vardırki, Münafık olan Kimselerde Katiyetle bulunmaz,

Birincisi,          İnsanlar için İnsanlık için Güzel görüş, İnsanlık için daha iyiliğe ulaşmak arzusu,

İkincisi,            Dinini anlamak ve anlatmak arzusu, “ dedi der, Tirmizi

 

     RUVAYBIDA, KİŞİLİKSİZ, HİLEKAR ve HAİN İNSANLAR,         CAMİUSSAGIR SUYUTİ HADİS No 76

  Sahabeden Abdullah Bin Abbas (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ İnsanların Karakteri üç kısma ayrılır,

1 ) Marufu emreden, Dinen yapılması Güzel ve faydalı olan, Helal olan şeyi Söyleyen, yapılmasını Emreden,

     ve Münkerden, Dinen yapılması Çirkin, Kötü olan, Haram olan şeylerin de yapılmamasını Söyleyen,

     Men eden, Emreden, kimse ve kimseler,

2 ) Kendisine ve başkasına zararı olmayan kimseler,

3 ) Hem kendisine hem de başkasına zararı doku­nan kimseler, kendisinide, Başkalarınıda

     Helake götüren kimselerdir, “ dedi der,

 

     RUVAYBIDA, KİŞİLİKSİZ, HİLEKAR ve HAİN İNSANLAR,

BAKARA SURESİ AYET 8,9,10,11,12,15,16.17, 88 ve 100

“ İnsanlardan öyleleri varki ! Onların kalplerinde, Bozgunculuk, Karışıklık, Fitne, Fesat ve Nifak hastalığı vardır,

İnsanları çeşitli kavramlarla bölerek, Toplumu birbirine düşürür, Toplumda terör estirirler,

İnananları aldatmaya çalışırlar, Halbuki, O Münafıklar, Ancak kendi kendilerini aldatırlar,

Onlara, Yeryüzünde bozgunculuk, Fitnecilik, Fesatcılık, Nifak yapmayın dendiği zaman,

Biz bunları, ( İnançlara saygılı olarak düzelticileriz ) derlerde,

Hal Hareket ve Konuşmalarında, Allah Zül Celale Küfürde, İsyanda birleşirler,

Allah, Onları, taşkınlıkları, Sapıklıkları ile başbaşa bırakarak, bazı kavram ve ideolojiler içinde

bocalayıp kalacak şekle getirir,  İşte O Kimselerki ! Hidayeti bırakarak Sapıklığı aldılar, Ticaretleride

( Ekonomik kararlarıda ) kar etmedi, ( Ticareti, Ekonomiyi sadece biz düzeltiriz yalanları açığa çıktı)

İslam Dinine İman etmedikleri halde, Bizde, Sizin gibi Müslümanız derlerde,

İbadetleri, Çağ dışı diye nitelendirir, İbadetlerini yerine getiren İnsanları, Gerici, Yobaz,

Çağdışı İnsan İlan ederler, Onlara, Kuranı Kerimin ve Allahın Rasulunun tebliğ ettiği esaslara,

Sizde İnanın dendiği zaman, Beyinsizlerin inandığı gibimi, bizde inanalım derler, O Yüzden çok az İnanırlar,

Zaten Onların Çoğunluğu İman etmez, İyi bilinki, asıl Beyinsiz, Fitneci, Fesatcı, Bozguncu olan, O Münafıkladır,

Allah Zül Celalde Onlarla alay eder,  Allah Zül Celal Münafıklara Lanet etti “ der,

 

     RUVAYBIDA, KİŞİLİKSİZ, HİLEKAR ve HAİN İNSANLAR,         MÜ’MİN SURESİ AYET 4

“ İnkâr edenlerden, İnkarcılardan, Sapıklardan, Sapıtmışlardan, Münafıklardan başkası,

Allâh Zül Celalin Ayetleri ve Habibi Rasulu Sözleri, Hadisleri Sünnetleri Hükümleri ile Mücâdele etmez, Çatışmaz,

O İnkarcıların, Sapıkların, Sapıtmışların Öylece Sizin aranızda Şehirlerde dolaşmaları, Gayet Efendi,

Gayet Nazik, Gayet Süslü Gayet Cazibeli olması seni aldatıp, Allâh Zül Celalin Ayetleri ve Habibi Rasulu

Sözleri, Hadisleri, Sünnetleri Hükümleri ile yaşamaktan yolunu çevirmesin Çok Dikkatli ve Özenli olun, “ der,

 

     RUVAYBIDA, KİŞİLİKSİZ, HİLEKAR ve HAİN İNSANLAR,         TİRMİZİ HADİS No 2376

  Sahabeden Kaab Bin Malik (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Bir koyun sürüsü üzerine saldıran iki aç kurdun o sürüye zarar,

İdarecinin, Makam ve Mal elde etme Hırsı zararı, İslam Dinine verdiği zarardan daha fazla değildir,” dedi der,

 

     RUVAYBIDA, KİŞİLİKSİZ, HİLEKAR ve HAİN İNSANLAR,         MÜSLİM HADİS No 2563

  Sahabeden Ebu Hüreyre (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Sözlerinizde, Sakın Zan'na yer vermeyin, Zira Zan, Sözlerin ve Konuşulanların, En yalanıdır, En Çirkefidir,

Kulak hırsızlığı yapmayın, Bir Birinizin mahremlerini karıştırmayın,

birbirinize hasetlik düşmanlık yapmayın, birbirinize sırt çevirmeyin,

  Zira Zan ile hareket edenler, Kulak hırsızlığı yapanlar, Başkalarının Mahremlerini karıştıranlar,

Birbirine Sırt çevirenler, Birbirine Hasetlik, Düşmanlık yapanlar, Bizden değildir,” dedi der,

 

 

     RUVAYBIDA, KİŞİLİKSİZ, HİLEKAR ve HAİN İNSANLAR,         RAMUZ EL HADİS HADİS No C2 S 117 H 2

  Sahabeden Enes (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“  Halkın Umuru, İdaresi hususunda “ Ruvaybıda İnsanlar söz ve yetki sahibi olacaktır,” dedi

Allah Rasulune “ Ruvaybıda İnsanlar Kimlerdir ? ”  diye sorduk, Allah Rasulu,

“ Ruvaybıda İnsanlar, Fasık olan, Kişiliksiz olan, Hilekar olan, Hain olan İnsanlardır,

  Halkın, Umumun işlerinde, Söz ve yetki sahibi olan fasık bir kimselerdir,

Ruveybida, insanlar Sözleri ve Yetkileri ile Hain lik yapanlardır,

  Gelecek Senelerinizin önü sıra Hilekârlık yapacaklar, yalancılık yapacaklar vardır,

O senelerde Sadıklar, Doğru ve Dürüst olanlar, yalanlanacaktır,

Emin olanlara Hain, Hainlere, Emin olarak bakılacaktır,

  Hilekarlık yapanlar, Yalancılık yapanlar, Hilekarlıkta Yalancılıkta Maharetli olanlar,

Doğru ve Dürüst olanlar bunlardır diyerek tasdik olunacaktır, ”dedi der,
 

     RUVAYBIDA, KİŞİLİKSİZ, HİLEKAR ve HAİN İNSANLAR,         EBU DAVUD HADİS No 35

  Sahabeden Adiy Bin Umeyratil Kindi (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Ey İnsanlar, Sizden Her Kim Bir Görevle Vazifelendirilir de, Görevi üzerinde,

küçücük bir İğne kadar bir şeyi Saklarsa, Ruvaybıda olur, Ruvaybıdalık Hainlik yapmaktır, Hainlik yapandır, “ dedi der,

 

     RUVAYBIDA, KİŞİLİKSİZ, HİLEKAR ve HAİN İNSANLAR,         CAMIUSSAGIR SUYUTİ HADİS No 44

  Sahabeden Kaab Bin Ucre (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“  Benden sonra, Önünüze öyle Devlet Adamlarınız gelecek ki,

  Dininizin, Yanlış ve Haram kıldığı Çirkin şeyleri, Sizin Çirkin gördüğünüz şeyleri,

Size Güzel ve Doğru göstereceklerdir,

  Dininizin Doğru ve Helal kıldığı şeyleri ve Sizin Güzel, Doğru gördüğünüz şeyleri, Size Çirkin göstereceklerdir,

Yani onlar, Çirkin şeyleri, Çirkef şeyleri, Güzel ve Doğru şeyleri, iyi olan şeyleri, kötü olan şeyleri,

Kendilerinin çıkarlarına göre tayin edeceklerdir,

  Kim bunların isteklerine karşı gelerek onlara uymazsa, Devlet Görevi için Onları seçmezse,

O iki cihanda kurtulmuş biri olur, Onları terkeden selamete ermiş olur,

kim de bunların günah kervanına karışırsa, kendi Ayağı ile kendi felaketine gidecektir, “ dedi der,

 

     RUVAYBIDA, KİŞİLİKSİZ, HİLEKAR ve HAİN İNSANLAR,         İBNİ MACE HADİS No 4036

  Sahabeden Ebu Hüreyre (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Üzerlerinize öyle aldatıcı yıllar gelecekki, O Yıllarda Ruvaybıda İnsanlar ( aslında hiçbir değeri, İyi bir kişiliği,

İyi bir kariyeri, İyi bir karakteri olmayan yani Karaktersiz, Kişiliksiz ) İnsanlar Yöneticileriniz olacaklardır,

Devlet işlerinde Makam ve yetki sahibi olacaklardır, ( Çok konuşacaklar Lakin hiçbir şey anlatmamış olacaklar,

Asıl ve Doğru olmayan şeyleri konuşacak, Kafa karıştıracaklar, ) Doğru söyleyenler, yalancı diye yalanlanacak,

O yıllarda, Yalancılar, doğru söylüyor diye tastik edilecek, O yıllarda hainlik yapana itimat edilecek,

Emin olan kimseye, Sen hainsin denilecek ve O Kimse Hain İlan edilecek,

kendi kendilerini haklı çıkaracaklardır, O Zaman Kıyametiniz Kopmuş demektir,””dedi der.

 

     RUVAYBIDA, KİŞİLİKSİZ, HİLEKAR ve HAİN İNSANLAR,         METEALİBUL ALİYE HADİS No 4588

  Sahabeden Avf Bin Malik (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Selem,

“ Öyle Aldatıcı Devirler gelecekki, O Devirde Ruvaybıda İnsanlar, ( Kişiliksiz, Hilekar, Hain Kişiler ) Yönetici olacaktır, 

Bu Yöneticiler, Doğru Kimseleri Yalanlayacak, Yalancı çıkaracak,

Yalancıları, Düzenbazları, Hilekarları, Hainleri, Doğru Dürüst Güvenilir, Şerefli kimseler olarak gösterecektir,  

Güvenilir Yöneticileri, Hain ilan edilecektir, O Zaman Kıyametiniz Kopmuş demektir,” dedi der,

 

     RUVAYBIDA, KİŞİLİKSİZ, HİLEKAR ve HAİN İNSANLAR,         CAMİUSSAGIR HADİS No 2342

  Sahabeden Ebu Selale (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Dikkat ediniz, Başınıza bir takım liderler, Devlet adamları geçecek, Konuşacaklar, lakin size yalan söyleyecekler,

Çalışacaklar, lakin kötü iş yapacak­lar, Ticaretinizi, Üretiminizi zorlaştıracaklar, Yiyeceklerinizi pahalılaştıracaklar,

Geçiminizi zorlaştıracaklar,

  Onların çirkin hareketlerini güzel görmediğiniz ve onların yalan­larını doğru olarak kabul etmediğiniz sürece

sizden hoşnut olmaya­caklardır, Lakin, Onlara Hak olanı Hakkı Söyleyiniz, Söylemekte devam ediniz,

Şayet bu hal üzere ölen Şehit olarak ölmüş olur,” dedi der,

 

     RUVAYBIDA, KİŞİLİKSİZ, HİLEKAR ve HAİN İNSANLAR,         TİRMİZİ HADİS No 2259

  Sahabeden Kaab Bin Ucre (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Dinleyin ve Dikkat edin, Benden sonra Yalan söyleyen, Haksızlık ve Zulum yapan, İdareciler gelecektir,

Kim Onların yanına gider, Yalanlarını, Haksızlıklarını, Düzenbazlıklarını, Fitnelerni, Hiziplerini,

( Kavram Kargaşalarını, İdeolojik yönelmelerini ) Zulümlerini, doğru olarak kabul eder, Onları desteklerse,

bu ve bunun gibi fiiliyatlarında Onlara, her ne şekilde yardım ederse, Benden değildir, Müslüman değildir” dedi der,

 

     RUVAYBIDA, KİŞİLİKSİZ, HİLEKAR ve HAİN İNSANLAR,         CAMİUSSAGIR HADİS No 3322 ve 3327

  Sahabeden Ukbe Bin Amir ve Cübeyr Bin Mutim (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Allah Zül Celal İndinde, Dindarlığı ve Salih Ameli dışında hiç kimsenin hiç kimseye üstünlü­ğü yoktur,

Kişinin kötü hareketli, dili bozuk, cimri ve korkak olması kötülük olarak ona yeter,

  Irkçılığa çağıran bizden değildir, ırkçılık için savaşan bizden de­ğildir,

ırkçılık üzere ölen bizden değildir, “ dedi der,

 

     RUVAYBIDA, KİŞİLİKSİZ, HİLEKAR ve HAİN İNSANLAR,         METEALİBUL ALİYE HADİS No 2927

  Sahabe Kadınlardan Rabia (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Ümmetim, Üç Şey yüzünden, Kaderiyecilik yapmak, Ruvaybıda ( Kişiliksiz, Sağlam ve Doğru olmayan,) 

Hain insanlara İtibar etmek ve Kişiliksiz Milliyetcilik yüzünden, Kendi Kendilerini Helak edeceklerdir,”dedi der, 

 

     RUVAYBIDA, KİŞİLİKSİZ, HİLEKAR ve HAİN İNSANLAR,         METEALİBUL ALİYE HADİS No 2118

  Sahabeden Ebu Said ve Ebu Hureyre (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

" Öyle bir zaman gelecek ki, başınıza ( İyi bir kişiliği, İyi bir kariyeri, İyi bir karakteri olmayan ) Ruvaybıda,

Sefil idareciler gelecek, onlar kötü insanları iş başına getirip, iyi insanları geride tutacaklardır,

Kim bu zamanı idrak ederse, Sakın Yönetici, yahut Polis, Yahut vergi memuru Maliyeci olmasın,

( Zira O da Onlar gibi olur,) " dedi der,

 

     RUVAYBIDA, KİŞİLİKSİZ, HİLEKAR ve HAİN İNSANLAR,         CAMİUSSAGIR HADİS No 1803

  Sahabeden Kaab Bin Ucre (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Başınıza Öyle İdareciler gelecekki, Menfaatlerini, Çıkarlarını, İdeolojilerinin içine gizleyip istediklerini

söyleyeceklerdir, Görevlerini Yetkilerini asıl içlerinde gizlediklerini Menfaatlerine, Çıkarlarına göre yapacaklar,

Bunlara ses çıkarmayanlar İdeolojilerine taraf olanlar Onlarla peşi sıra Cehenneme atılacaklardır,” dedi der,

 

     RUVAYBIDA, KİŞİLİKSİZ, HİLEKAR ve HAİN İNSANLAR,         DARİMİ HADİS No 345 

  Sahabeden Ebu Umame (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallalahu Aleyhi ve Sellem,

“ Benden sora Ümmetim içinde fitneler, Çirkefler doğacak, O Çirkefler yaşama geçtiğinde,

Kişi Müslüman olarak sabahlar, Kafir olmuş, Yoldan sapıtmış inkarcı olarak akşamlar, Kuranı Kerimin Ayetlerini

ve Benim Hadislerimi öğrenenler ve öğretenler, sadece Allaha İbadet edenler hariçtir “ dedi der,

 

     RUVAYBIDA, KİŞİLİKSİZ, HİLEKAR ve HAİN İNSANLAR,         NİSA SURESİ AYET 46 ve 52

“ Allahın Kitabı Tevrattaki Ayetleri Esas Manasından, Hükmiyetinden kaydıran Yahudiler gibi, 

Allahın Kitabı Kuranı Kerimdeki Ayetleri, Esas Manasından Hükmiyetinden kaydırmayın,

  Lisanlarınızı Eğip bükerek, Bence diyerek Kendi Fikrini üste çıkaran, Kendi Fikrini Allaha Şirk koşan,

İkna edici olmaya çalışan, Yahudilerin Tevrata, saldırdığı gibi,

Sizde Kendi Dininiz İslama ve Kuranı Kerime saldıranlardan olmayın,

  Ey Dinle, Dinlemez olası, Sözünü işittik, Emirlerine İsyan ettik,

Lakin Bizi Raina et, Gözet, İyilikler ver diyen Yahudiler gibi olmayın,

  ( Yahudi ve Hiristiyanlar gibi, Dininizi Ruhban Din adamlarına bırakmayın,

Dininizi, Siz öğrenerek, İslama ve Rasulume İman edin, Namazınızı kılın, Orucunuzu Tutun, Zekatınızı verin,

Haccınıza gidin, Zina etmeyin, Kılık Kıyafetinizle Fuhuş meydana getirmeyin, Edepli ve Hayalı olun,

Alkollu içki içmeyin, Şans oyunları diyerek Kumar oynamayın, Faiz alıp vermeyin

Faizli alışverişlere girmeyin, Rüşvet almayın, Hırsızlık yapmayın, Yargıda, Alış verişte Haksızlık yapmayın,

Gıybet yaparak Koğuculuk yaparak İnsanların arasını Bozmayın, Karışıklık çıkarmayın, Terör çıkarmayın,

Haksız yere adam öldürmeyin, İnsanları Katletmeyin, Mümin Kardeşi olun,) Zira Yahudiler bunları reddetti,

Sizde Allahın Bu Sözlerine muhalefet etmekle Yahudileşmiyormusunuz ?  

İşte Allah Zül Celal, Bu Küfürleri yüzünden, Yahudileri Lanetlemiştir,”

“ Allah Zül Celal Kimi, Kimleri Lanetlemişse, artık Ona, Onlara asla bir kurtuluş Umudu yoktur,” dedi der, 

 

 

     RUVAYBIDA, KİŞİLİKSİZ, HİLEKAR ve HAİN İNSANLAR,         HACC SURESİ AYET 8 ve 9

“ İnsanlardan çoğu, Dini Konuda veya Başka konularda Hiçbir Bilgisi olmadığı gibi,

Asli bir Kaynağa, Bilgiye dayanmadığı gibi, Bence böyle daha iyidir gibi Kendi fikri ideolojisiyle tartışır,”

“ Sizi Allah Yolundan, Hak yoldan, Doğruluktan şaşırtmak, saptırmak için,

kendi ideolojik sapıklığını kabul ettirebilmek için, Yanını Bükerek Bilgiç Bilgiç, Entel Entel, Konuşur, tartışır,” der

 

     RUVAYBIDA, KİŞİLİKSİZ, HİLEKAR ve HAİN İNSANLAR,         EN'AM SURESİ AYET 159

“ Dinlerini, parça parça eden, gurup gurup olanlar varya,

Onlarla, Senin hiç bir işin yoktur, Onlar, ancak dini kendileri bilir ve yaşar zannederler,

İslam Dinini, kendi vicdanlarına hapsederler ve İslam Dinini kendi tekellerinde görürler “ der.

 

     RUVAYBIDA, KİŞİLİKSİZ, HİLEKAR ve HAİN İNSANLAR,         BAKARA SURESİ AYET 204

“ İnsanlardan öyleleri ( Münafıkları ) vardırki,  Dünya Hayatı hakkında söyledikleri senin hoşuna gidebilir,

Böyleleri, bu söylediklerini, işine gelmediği için kendi yapmadığı halde,

söylediklerini yapmış gibi, Sizi aldatmak için, kendinin doğru olduğuna, Allahı Şahit tutarlar, “ der,

 

     RUVAYBIDA, KİŞİLİKSİZ, HİLEKAR ve HAİN İNSANLAR,         HAŞR SURESİ AYET 14

“ Sen, Onları, Derli Toplu sanırsında, Gerçekte, Gerçek gözünle bakarsan,

Onların Kalpleri Paçavra bibi Nifak dolu ve Bozuktur, Kendi aralarındaki çekişmeleri hiç bitmez, çokda şiddetlidir,

Zira Onlar, Kendilerini Akıllı ve Aydın gördükleri halde, Akıllarını kullanmayan,

Akıllarını İpotek vermiş Kimselerdir, Topluluklardır,  “ der,  

 

     RUVAYBIDA, KİŞİLİKSİZ, HİLEKAR ve HAİN İNSANLAR,         MÜNAFIKUN SURESİ AYET 4

“ Onları, ( Münafıkları, İslam Dininin İbadetlerini Çağ dışı diye niteleyenleri ) gördüğünde,

( Dışarıdan görünüşleri, gösterişli ve cinsel ) cazibeli olduğu için, görüntüleri hoşuna gidebilir,

  Lakin, Konuştuklarında, Yazdıklarında, kendilerine göre anlattıkları sözlerini,

En iyi, En güzel, En mükemmel şekilde allayıp pullayıp, En İyiyi, En Kötü gösterme, En Kötüyü En İyi gösterme

Mizansenlerini dinlersin, Hak ve Adaleti ve gerçekleri gizleyerek, benim kalbim temiz dedikleri,

Yalan, Fitne, Fesat, Nifak dolu sözlerini dinlersin ve okursun, Zira Onlar, bu tür işleri çok iyi yaparlar,

( İktidarda iken, Muhalefetin Doğrularını Yalanlarlar, Muhalefette iken İktidarın Doğrularını yalanlarlar Yok ederler,) 

Aslında Kendi aralarında söylediklerini dahi anlamazlar, anlamış gibi gösterirler,

Kendi sözleri ve yazışmaları dışında her sözü ve yazışmayı, kendi aleyhlerinde görürler,

Onlar, birbirine dayanmış odun yığını gibidirler “ der.

 

     RUVAYBIDA, KİŞİLİKSİZ, HİLEKAR ve HAİN İNSANLAR,         MUHAMMED SURESİ AYET 30

“ Andolsun ki, Sen Onları, Konuşma tarzlarından tanırsın “ der,

 

     RUVAYBIDA, KİŞİLİKSİZ, HİLEKAR ve HAİN İNSANLAR,         HAÇ SURESİ AYET  72

“ Ayetlerimiz okunduğu zaman, Ayetlerimize saldıran, O Kafirlerin, O Münafıkların, İnkarlarını,

Yüzlerinde, Görür, Okur ve Anlarsın,”der,    

 

     RUVAYBIDA, KİŞİLİKSİZ, HİLEKAR ve HAİN İNSANLAR,         YUNUS SURESİ AYET  27

“ Onların, ( Edepsizlik ve Hayasızlıkla ) Kötü işler yapanların, ( Edep ve Haya üzere yaşamayanların,

Fuhuş yapanların veya yaptıranların, ) Yüzlerini bir ZİLLET kaplar,

Allah Zül Celal, Onların yüzlerindeki İnsan olma Nuru Aydınlığı Siler, Onların Yüzleri,

Zifiri karanlık bir geceden parçalara bürünür, İnsana, Korku, Tiksinti, Ürperti veren bir Yüz ortaya çıkar, “ der,

 

     RUVAYBIDA, KİŞİLİKSİZ, HİLEKAR ve HAİN İNSANLAR,         CAMİUSSAGIR HADİS No 3367 

  Sahabeden Cündüb El Beceli (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem, 

“ Her Kim, Bir Şeyi Gizli Gizli yapıyorsa, Asıl yaptığını gizliyorsa, Asıl Niyetini Gizliyorsa,

O Gizlediği O Kişinin Hal ve Hareketlerine Akseder,

Yaptığı Hayırlı ise Hayır olarak Yansır, Şer ise, Şer olarak Yansır, Akseder,”dedi der,

 

     RUVAYBIDA, KİŞİLİKSİZ, HİLEKAR ve HAİN İNSANLAR,         AHMED BİN HAMBEL ZÜHD HADİS No 2194

  Sahabeden Avf El Arabi (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem, 

" Övülmekten hoşlanıp, Yerilmekten hoşlanmamak Münafıklığın alâmetidir " dedi der,

 

     RUVAYBIDA, KİŞİLİKSİZ, HİLEKAR ve HAİN İNSANLAR,         MÜSLİM HADİS No 58 ve 59

  Sahabeden Abdullah Bin Amir (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem, 

“ Dört Özellik vardırki, La İlahe İllallah, Muhammeder Rasullalah, deyip İman etmiş gözüksede,

Namaz kılsada, Oruç tutsada, Kendini Müslümanlardan saysada, Münafıklığın alametidir, 

1 ) Yalan Söylemekle, Yalan Şahitlik yapmakla, Doğruluğu Yalanlamakla, İnsanları kandırmakla, aldatmakla,

2 ) Söz verdiğinde Sözünde durmamakla, Sözünden Dönmekle, İnsanlara zarar vermekle,

3 ) Birisi ile Bir konuda Tartıştığında, aşırılığa gitmekle, hizip çıkarmakla, Haksızlık yapmakla,

4 ) Kendisine bir Emanet, bir Görev verildiğinde, Hainlik, Hıyanetlik yapmakla,

O İnsan veya İnsanlar Tam anlamıyla Münafıklığa girmiştir, “ dedi der,

 

     RUVAYBIDA, KİŞİLİKSİZ, HİLEKAR ve HAİN İNSANLAR,         TABARANİ HADİS No 515

  Sahabeden Huzeyfe (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem, 

“ Mü'min olanın ağlaması, Üzülmesi yürekten gelen bir şekildedir,

Münafıklığın ağlayışı, Üzüntüsü, İnsanları ve Müslümanları aldatmak içindir ve sadece Sadece gözü iledir,“  dedi der,

 

     Hani Halk arasında “ Timsah Gözyaşları ile ağlıyor “  derler ya işte aynen öyle, 

 

     Hak ve Adalete özen göstererek, Doğruluk ve Dürüstlükle, Edep ve Haya ile yaşayanların Yüzlerine,

İnsana Güven veren bir Aydınlık gelir bir Nur akseder, Aksine yaşantıda olanların,

Hak ve Adalete özen göstermeyen, Doğrulukla ve Dürüstlükle yaşamayanların Yüzlerine ise,

İnsana Korku, Ürperti, Tiksinti veren bir çirkinleşme gelir, Hani Bazı İnsanlar için,

Nur Yüzlü bir İnsan derler, veya Şirret Suratlı, Ar damarı çatlamış, Sinsi ve Şirret suratlı insan derler. İşte O,

 

     Buraya kadar olan Yukarıdaki Ayet ve Hadisler, bugünkü anlamıyla,

Doğruyu ve Doğru olmayanı ifade etmektedir.

     İnsanın, Karşısındaki bir İnsanı tanıma ve anlama bilgileridir.

Buraya kadar olan Yukarıdaki Ayet ve Hadisler, tam olarak anlaşıldığında,

Üç şekil, İnsan karakterinin varlığı bildirilmektedir.

 

Birincisi ;         İnanan, İman eden, İman ettiği Dinin gereklerini öğrenen, öğreten ve yerine getiren,

                        bu bilgileri ile, kendine zarar verebilecek İnsanları teşhis ve tesbit eden, Düşünen,

                        kendini onlardan koruyan İnsan,

 

İkincisi ;           Güya İnanan ve İman eden, fakat İman ettiği Dinin gereklerini öğrenmeyen,

                        öğretmeyen ve gereklerini yerine getirmeyen, İbadetsizliği İnanç zanneden,

                        Bilgisiz ve Cahil olduğu için, kendisine zarar verebilecek İnsanları tesbit edemeyen,Düşünmeyen,

                        Dini mevzuda, yada Devlet mevzuunda, Başkalarının Kendisini kullanabileceği İnsan,

 

Üçüncüsü ;      İnanmayan, İman etmeyen yada İnanmış ve İman etmiş gibi görünen,

                        Cahil İnsanların bilgisizliğinden faydalanarak, İnsanları her konuda aldatmaya,

                        kullanmaya çalışan, Din Eğitimi ve Öğretimini kendi amaçlarına göre kısıtlayan,

                        Toplum içinde Terör meydana getiren İnsan,

                        Siz, Bu Üç Gurup İnsan Karakterinden hangisine sahipsiniz ?

 

     Bilgisizlik, Cahillik, her kötülüğün ama her kötülüğün kaynağıdır,

Bilgisiz, Cahil bir İnsan, Toplumdaki art niyetli İnsanlardan, kendini koruyamaz, kollayamaz ve savunamaz.

Dini bilgisi ve diğer bilgileri tam olan bir İnsanı, art niyetli olan İnsanlar,

gerek Din hususunda gerek diğer hususlarda aldatarak kendi çıkarlarına alet ederek kullanamaz,

Bilgisi olmayan Cahil İnsanlar, art niyetli İnsanların peşinden, Fanatik bir taraftar olarak sürüklenmiyormu ?

 

     Hıyanet etmenin, Hainlik yapmanın En basit Ölçüsü ve Tanımı :

Kendini, Karşısındakinin yerine, Karşısındakini, Kendinin yerine koyarak,

Yaptığını Sen Kabul edecekmisin hesabıdır,

Kendine yapılmasını kabul etmeyeceği şeyi, Kendisinin yapması, Hıyanet ve Hainliktir,

Hiç Kimse, bu hesabı yapmadığı için, Yaptığının Hıyanet ve Hainlik olduğunu dahi kabul etmemektedir,

 

     Buraya kadar olan Yukarıdaki Ayet ve Hadisler, Doğruyu ve Doğru olmayanı

ayırt etmeyi ifade etmektedir. Başka bir anlatımla İnsanın, Karşısındaki bir İnsanı tanıma ve anlama bilgileridir.

Buraya kadar olan Yukarıdaki Ayet ve Hadisler, tam olarak anlaşıldığında,

Üç şekil, İnsan karakterinin varlığı bildirilmektedir,

Sanki Günümüzdeki birilerini tarif ediyor değilmidir ? bu konuda birazda Siz düşünün,

 

 

     DEVLET İDARECİLİĞİ YETKİSİNİ VERİRKEN DİKKAT ETMEK                        ZARİYAT SURESİ AYET 56

“ ( Allah Azze ve Celle ) Ben İnsanları : Ancak ve ancak, ( En yüksek değerlerle ) Bana İbadet etsinler,

( En yüksek değerlerle, Hak ve Adaletle İnsanlığa hizmet etsinler ) diye yarattım “ der.

 

     DEVLET İDARECİLİĞİ YETKİSİNİ VERİRKEN DİKKAT ETMEK                        SAFFAT SURESİ AYET 60 ve 59

“ İşte büyük başarı, Mutluluk ve Dayanışma budur, Çalışanlar, bunun için çalışsınlar “ der.

 

     DEVLET İDARECİLİĞİ YETKİSİNİ VERİRKEN DİKKAT ETMEK                       TABARANİ HADİS No 100

  Sahabeden Ebu Ümame (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi, ve Selleme, Hangi Amel Daha hayırlıdır

diye sordum, Allah Rasulu Cevaben,  “ Zalim İdareci karşısında, Yetkisiyle Zulum yapan İdareci karşısında,

Halk, Millete Zulum yaptığını bildirmek, Adaletli olanı, Güzel olanı, Doğru olanı,

Hak olanı, Söylemek ve konuşmak, ve dahi yazılı olarak bildirmek Cihad yapmaktır  “ dedi der.

 

     DEVLET İDARECİLİĞİ YETKİSİNİ VERİRKEN DİKKAT ETMEK            METEALİBUL ALİYE HADİS No 4547

  Sahabeden Mualla Bin Ziyad (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi, ve Sellem,

“ İnsanların, Yöneticilerinizin Korkusu, Sizden birini,

Haksızlık gördüğü zaman, Doğru Sözü söylemekten alıkoymasın,

Çünkü Doğru Söz, Kişinin Ecelini yakınlaştırmadığı gibi, Onun Rızkını da Uzaklaştırmaz,” dedi der,

 

     DEVLET İDARECİLİĞİ YETKİSİNİ VERİRKEN DİKKAT ETMEK                       HUD SURESİ AYET 112

“ Emrolunduğunuz gibi, ( Kendi Kendinizi dahi aldatmayan doğrulukla, ) Dosdoğru Olun, “ der.

 

     DEVLET İDARECİLİĞİ YETKİSİNİ VERİRKEN DİKKAT ETMEK            TİRMİZİ HADİS No 2376

  Sahabeden Kaab Bin Malik (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Bir koyun sürüsü üzerine saldıran iki aç Kurdun o sürüye zarar,

İdarecinin, Makam ve Mal elde etme Hırsı zararı, İslam Dinine verdiği zarardan daha fazla değildir,” dedi der,

 

     DEVLET İDARECİLİĞİ YETKİSİNİ VERİRKEN DİKKAT ETMEK                        CAMİUSSAGIR HADİS No 2401

  Sahabeden İbni Abbas (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Sizin aranızdan, Bazı hareketlerini akla ve dine uygun, bazılarını da çirkin buldu­ğunuz bir kısım idareciler

Çıkacaktır, Onlara, Hareketleri akla ve dine uygun olmayanlara, verdiği desteği geri alan kurtulur,

Onlardan uzak yaşayan selâmete erer, Onlarla haşir neşir olan da helak olur,”dedi der,

 

     Bu Ayetler ve Hadisler Atasözlerimizde, “ Halka Hizmet, Hakka Hizmettir “ diye açıklanır,

Hakka Hizmet İse İBADETTİR, Doğruluk, Dürüstlük, Hak ve Adalet ilkelerine uymayan bir emri yerine

getirmemek, Cumhuriyet, Demokrasi, Hak ve Adalet ilkelerine dayalı Sosyal Hukuk Devletinin temelidir,

Doğruluk, Dürüstlük, Hak ve Adalet İlkelerine uymayan bir Emrin yerine getirilmesini istemek,

Diktatörlük ve Despotizmlik demektir, Diktatörlük ve Despotizm ise,

Cumhuriyet, Demokrasi, Hak, Adalet ve Sosyal Hukuk ilkelerine bağlı Devlet ile, taban tabana Zıttır.

 

 

     DEVLET İDARECİLİĞİ YETKİSİNİ VERİRKEN DİKKAT ETMEK                        HUCCURAT SURESİ AYET 12

“ Ey İman Edenler, Zan etmekten sakının,

Zira Zannın Büyük Çoğunluğu Sapıtma ve Yalandır, Hatadır, Günahtır,” der,

 

     DEVLET İDARECİLİĞİ YETKİSİNİ VERİRKEN DİKKAT ETMEK                        YUNUS SURESİ AYET 67

“ Zannına Uymuş olan, Kendi Yalanına Uymuş olandır,” der,

 

     DEVLET İDARECİLİĞİ YETKİSİNİ VERİRKEN DİKKAT ETMEK                        NECM SURESİ AYET 23

“ Nefislerinizin Arzu ve istekleri olan, Nefislerinizin Sevdası olan, Zanlarınıza uymayınız,” der,

 

     DEVLET İDARECİLİĞİ YETKİSİNİ VERİRKEN DİKKAT ETMEK                        FETİH SURESİ AYET 12

“ Aslında Kötü olan Zanlarınız, Size Güzel ve Doğru gözükebilir, Lakin O Zannınızla Helak olursunuz,” der,

 

     DEVLET İDARECİLİĞİ YETKİSİNİ VERİRKEN DİKKAT ETMEK                        YUNUS SURESİ AYET 36

“ Yazıklar olsunki, İnsanlardan Çoğu, Zanlarından başka bir şeyle hareket etmemektedir,

Zannetmek, Doğru olan, Hak olan bir şey değildir, Tahmini bir şeydir, Çoğunlukla İnsanı aldatmaktadır,

İnsan, İman konusunda Zan ile hareket ettiğinde, Sapıtmaktadır,” der,  

 

     DEVLET İDARECİLİĞİ YETKİSİNİ VERİRKEN DİKKAT ETMEK                        MUVATTA KONUŞMA HADİS No 21

  Sahabeden Ebu Hüreyre (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Selem,

“ İnsanların En Kötüsü, Bazılarına Bir Yüzünü, Bazılarına Bir Başka Yüzünü gösteren,

Sen Karşısında iken Senin Yüzüne karşı başka, arkandan başka konuşan, İki Yüzlü Kimselerdir “ dedi der,

 

     DEVLET İDARECİLİĞİ YETKİSİNİ VERİRKEN DİKKAT ETMEK        RAMUZELHADİS HADİS No C/1 S/91 H/7

  Sahabeden ve İkinci Halife Hz Ömer (ra) anlatıyor, Rasullalah Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Hainler Emin, Eminler Hain sayıldığında, Sen Komşuna, Komşunda Sana Çirkefleştiğinde,

( Hanımın, Sana Çirkefleştiğinde, ) Akrabalar arasında Küslük, Hasımlık olduğunda,

Kıyametiniz kopmuş demektir, “ dedi der,

 

     DEVLET İDARECİLİĞİ YETKİSİNİ VERİRKEN DİKKAT ETMEK                        HUCCURAT SURESİ AYET 12 ve 6

“ Birbirinizin Mahrem şeylerini karıştırmayın, diğerinizin arkasından çekiştirmeyin, Paparazzi yapmayın,

dedikodusunu Gıybetini yapmayın, Birbirinize Kötü Zanda bulunmaktan Sakının,

  Size, Yalancı, düzenbaz, hilekar, ( paparazzi ) biri veya birileri tarafından bir haber getirilirse,

O Haberin doğruluğunu iyice araştırın, O araştırmanıza göre hareket edin,

yoksa bilmeyerek bir topluluğa karşı kötülük edersiniz, sonra yatığınız kötülüğe pişman olursunuzda,

iş işten geçtiği için kötülüğünüzü telafi edemezsiniz “der.

 

     DEVLET İDARECİLİĞİ YETKİSİNİ VERİRKEN DİKKAT ETMEK                        NUR SURESİ AYET 15, 16,  ve 12 

“ Siz, İftirayı, Dedikoduyu, Gıybeti Dilden dile, birbirinize aktarıyor,

hakkında bilgi sahibi olmadığınız şeyleri, ağızlarınızda geveleyip duruyorsunuz,

Bunun, İftiraların, önemsiz olduğunumu sanıyorsunuz, Gıybet, Allah katında çok büyük bir Çirkeftir, 

  Söyleneni duyduğunuzda, Bu Söylediğiniz Çok büyük bir İftiradır,

Gıybeti Konuşup, yaymak bize yakışmaz, deseydinizya, 

Erkek yada Kadın Müminler, birine atılan İftirayı duyduğunuzda, O böyle bir şey söylememiştir, yapmamıştır,

bu bir İftiradır deseniz, Kendi Vicdanınızla Hüsnü Zan etseydiniz, İftiraya alet olmasaydınız, olmazmıydı, ?” der,

 

 

     DEVLET İDARECİLİĞİ YETKİSİNİ VERİRKEN DİKKAT ETMEK                        NİSA SURESİ AYET 34

“ Allah Zül Celal, insanlardan bir kısmını diğerlerine Üst kılmıştır, Üstünüzdür, Üst tür, Üste dir,  

Allah Zül Celal, Erkekleri, İmamet, İdarecilik, Cihad, Miras gibi işlerde, Kadınlar üzerine Üst vazifede Yarattım der, 

Erkekler, Kadınlar üzerine, İdareci ve Hakim kılınmıştır, Kocayı, Hanımı üzerine Üst kılmıştır,

  Koca, Hanımı ve Ailesi üzerine, Yönetici ve koruyucu olmakla Mükellef ve Ailesinin Reisidir, Koca, Aile Reisi olarak

Hanımlarının ve Ailesinin Geçimlerini, İaşelerini, Giyimlerini, Barınmalarını Temin etmekle Mükelleftir,

  Koca, Hamını ile Nikahlanırken, Hanımına Nikah Mehri vermekle de Mükelleftir,

Kadınlarda, Kocasının yokluğunda, Kocasının ve Kendisinin, Ar ve Namusunu, İffetini, Irzını, Sırlarını,

Malını ve Evini korumakla mükelleftir, Dürüst ve Erdemli Kadınlar, Kocasına gerçekten itaatli olanlardır,” der,

 

     DEVLET İDARECİLİĞİ YETKİSİNİ VERİRKEN DİKKAT ETMEK                        TİRMİZİ HADİS No 2413 

  Sahabeden Ebu Cuhayfe (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Senin Üzerinde, Rabbinin Hakkı vardır, Kendi Kendinin Hakkı vardır, Eşinin, Ailenin Hakkı vardır,

Misafirinin Hakkı vardır, Her Hak Sahibine Hakkını vermekle Mükellef ve Sorumlusunuz, “ dedi der,

 

     DEVLET İDARECİLİĞİ YETKİSİNİ VERİRKEN DİKKAT ETMEK                        BUHARİ HADİS No 487

  Sahabeden Abdullah Bin Ömer (ra) anlatıyor, Rasûlullâh Sallallâhu Aleyhi ve Sellem,

“ Dikkat ediniz, Her biriniz Râî siniz, Elinin altında ne varsa onu Lâyıkı ile Muhâfaza etmekle bakmakla

Mükellefdir, Her biriniz Elinin altındakinden Mes`uldür, Devlet adamları birer Râîdir,

( Seçmiş veya Seçilmiş olmakla veya Tayin edilmiş olmakla, Yöneticiler ve Amirlersiniz ) ve

Raiyyesinden Mes`uldür, ( Her Biriniz, İdaresi altındakilerden Sorumludur,

Seçtiğinizden veya Seçilmiş olmanızdan, Tayin edilmiş olmanızdan dolayı Sorumlusunuz, )

Erkek, Ailesinin İdarecisidir, Ailesinden sorumludur, Kadın, Kocasının evinde idarecidir, Evinden sorumludur,

Hizmetkâr olan, Efendisine ait Malın, İşci olan, İşverenine ait Malın, Memur olan, Devlete ait olan Malın,

Râîsidir ve Elinin altındakinden Mes`uldür, Evlat, Babasına âid malın Râîsidir ve Elinin altındakinden Mes`uldür,

Velhâsıl, Her biriniz Râî ve Her biriniz Raiyyesinden Mes`uldür, Sorumludur, Mahşer gününde çekileceğiniz

hesaba hazırlanın, Sorumluluğunu yerine getiren Kurtuluşa erenlerdendir, “ dedi der.

 

     DEVLET İDARECİLİĞİ YETKİSİNİ VERİRKEN DİKKAT ETMEK                        TEGABUN SURESİ AYET 14

“ Ey İman Edenler, Hanımlarınızdan, Evlatlarınızdan, Söz Dinlememekle, Size Karşı gelmekle,

Size Karşı Haykırmakla, Size Karşı Çirkefleşmekle,  Doğruluğa İtaatsizlikle, Size İtaatsizlikle, Sadakatsizlikle,

Size Hıyanet ve Hainlikle, Düşmanlık edecek olanlarda vardır, Onlardan Allah için Sakının, Dikkatli olun,”der,

 

     DEVLET İDARECİLİĞİ YETKİSİNİ VERİRKEN DİKKAT ETMEK                        TALAK SURESİ AYET 10

“ Allah, Nuh'un karısıyla, Lût'un karısını misâl verdi,

Onlar, Kullarımızdan, Sâlih bir Kulumuzun Nikâhında iken hainlik Ettiler, “ der,

 

     DEVLET İDARECİLİĞİ YETKİSİNİ VERİRKEN DİKKAT ETMEK                        YUSUF SURESİ AYET 28

“ Şeytanla berber olan Siz Kadınların ( Güzellik ve Şehvet ) Tuzağı Çok büyüktür,

Doğrusu bu Fitne, Şeytanla beraber olan Siz Kadınların Tuzağındandır,”der

 

     DEVLET İDARECİLİĞİ YETKİSİNİ VERİRKEN DİKKAT ETMEK                        ZÜBDETÜL BUHARİ HADİS No 1209

  Sahabeden Usame (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Benden Sonra Erkeklerin Üzerine, Kadınların Süslenerek, Açılıp saçılarak, kendilerini teşhir ederek,

gezmelerinden, daha büyük Fitne Fucur, Fuhuş Tuzağı yoktur, “ dedi der, 

 

     DEVLET İDARECİLİĞİ YETKİSİNİ VERİRKEN DİKKAT ETMEK                        RIYAZUHUSSALİHİN HADİS No 290

  Sahabeden Usama İbni Zeyd (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem Kadınlara hitaben,

“ Ey Kadınlar, Yaptığınız Gıybetlerden, Dedikodulardan, Fitne ve Fucurlarınızdan, Edepsizlik ve Hayasızlıktan,

Sizlerin Dinini İmanını yok eden, Daha zararlı daha tahrip eden Felaket getiren bir şey yoktur “ dedi der,

 

     DEVLET İDARECİLİĞİ YETKİSİNİ VERİRKEN DİKKAT ETMEK                        BUHARİ HADİS No 1795

  Sahabeden Usame bin Zeyd (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem Kadınlara hitaben,

“  Ümmetimin Erkekleri üzerine, Kadınların Fitnesinden daha büyük Fitne yoktur,

Ümmetimin Erkekleri üzerine Kalan, En Zararlı Felaket, Fitne Fesad çıkarıcı olan Kadınlardır, ”dedi der,

Müslim Rikak 2740, Tirmizi İstizar, Nesei İbni Mace Fiten  

 

     DEVLET İDARECİLİĞİ YETKİSİNİ VERİRKEN DİKKAT ETMEK                        TİRMİZİ HADİS No 2784 ve 2785

  Sahabeden İbni Abbas (ra) anlatıyor, Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Erkeklerden kadın gibi davrananlarla, Kadınlardan Erkek gibi davrananlara lanet ettmiştir,

Erkeklerden kadın kılıklı olmaya çalışanlarla, Kadınlardan, Erkek kılıklı olmaya çalışanlara lanet etmiştir ve

Bunları evlerinizden İş yerlerinizden Toplumumunuzdan çıkarın, “ dedi der,

 

     DEVLET İDARECİLİĞİ YETKİSİNİ VERİRKEN DİKKAT ETMEK                        AHMED BİN HAMBEL ZÜHD H No 472

  Sahabeden Cafer Bin Cürfas Burkan (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Alkollu İçki Bütün Çirkeflerin, Pisliklerin anahtarıdır, Kadınlar, Şeytanın Şehvet Tuzağıdır,

Çirkeflerin başlangıcı, Ahireti boş verip Dünyayı sevmek, Dünyanın Çirkef Zevklerine dalmaktır, “ dedi der,

 

     DEVLET İDARECİLİĞİ YETKİSİNİ VERİRKEN DİKKAT ETMEK                        CAMİUSSAGIR HADİS No 2361

  Sahabeden Rebi El Ensari (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Kadınlarınıza Güzel ve Faydalı bir Zeneati öğrenmek, alışkanlık haline getirmek, öğretmek, Sizin için Berekettir,

Ahlaksızlıklarınız ve Kadınlarınızı İdareciniz yapmanız Sizin için uğursuzluk ve Pişmanlığınız olacaktır, “ dedi der,

 

     DEVLET İDARECİLİĞİ YETKİSİNİ VERİRKEN DİKKAT ETMEK                        NESAİ HADİS No 5293

  Sahabeden Ebu Bekir Sıddıyk (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Devlet İşlerinin başına, Kadın Devlet Başkanı geçiren bir toplum,

Asla Huzur ve İstikrar bulamayacaktır,”dedi der,

 

     DEVLET İDARECİLİĞİ YETKİSİNİ VERİRKEN DİKKAT ETMEK                        BUHARİ HADİS No 1660

  Sahabeden Ebu Bekre Nufey Bin Haris (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Mukadderatını, Bir Kadın Devlet Başkanına veren Millet, Felah bulamayacaktır, “ dedi der,

 

     DEVLET İDARECİLİĞİ YETKİSİNİ VERİRKEN DİKKAT ETMEK                        TİRMİZİ FİTEN HADİS No 2266

  Sahabeden Ebu Hureyre (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“  Zenginleriniz Sehavatkar, Çömert ve Yardımlaşmayı Allah için yapanlar ise,

Yerin üstü Yerin altından Hayırlıdır, O Hayatı Yaşıyor olmanız, Ölmüş olmanızdan Hayırlıdır,

   Zenginleriniz Cimrilerden ise, İnsanlara Faydasızlardan ise,

Yerin Altı, Yerin Üstünden Hayırlıdır, Ölmüş olmanız, Yaşıyor olmanızdan hayırlıdır,

   Ümeranız, yani Devlet İdarecileriniz, Hayırlı olan Kimselerden ise, İşlerini Müşavere ile yapıyor ise,

Yerin üstü Yerin altından Hayırlıdır, O Hayatı Yaşıyor olmanız, Ölmüş olmanızdan Hayırlıdır,

   Şayet Ümeranız, Devlet İdarecileriniz, Şerli Masıyet, Ruvaybıda, İnsanlardan,

( İyi bir kişiliği, İyi bir kariyeri, İyi bir karakteri olmayan ) İnsanlardan ise,

   Devlet İşleriniz Kadınların eline geçti ise, Kadınların elinde ise,

Hükümranlığınızı, Kadınlarınızın eline kaptırmışsanız, Kadınlarınızın Hükümranlığı altına girdiğinizde,

Yerin Altı, Yerin Üstünden Hayırlıdır, Ölmüş olmanız, Yaşıyor olmanızdan hayırlıdır,” dedi der, 

 

     DEVLET İDARECİLİĞİ YETKİSİNİ VERİRKEN DİKKAT ETMEK                        TEGABUN SURESİ AYET 15

“ Mallarınız, Hanımlarınız ve Evlatlarınız Sizin için bir Fitnedir, Sizin için bir İmtihandır,” der

 

     DEVLET İDARECİLİĞİ YETKİSİNİ VERİRKEN DİKKAT ETMEK                        CAMİUSSAGIR HADİS No 1804

  Allah Rasulunun Damadı, Ehli Beyti ve Sahabeden Hz Ali (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Üzerinize Öyle Fitneler olacakki, Ne Elle, Nede Dille Düzeltilemeyecektir,”dedi der,

 

     DEVLET İDARECİLİĞİ YETKİSİNİ VERİRKEN DİKKAT ETMEK                        FURKAN SURESİ AYET 20

“ Sizin Bir Kısmınızı, Bir Kısmınız üzerine Fitne olmasına müsaade ettik ki, bakalım Sabrede bilecekmisiniz ?,”der    

 

     DEVLET İDARECİLİĞİ YETKİSİNİ VERİRKEN DİKKAT ETMEK                        AHZAP SURESİ AYET 53

“ Allah Zül Celal, Hak olanı, Gerçek olanı, Sizin içinizde gizlediklerinizi, Hayasızlıklarınızı dile getirmekten,

Söylemekten Utanmaz, Utanması gerekenler Ancak ve Mutlak Sizler olmalı değilmisiniz, ? ” der,  

 

     Bu Tuzaklar, Bu Fitneler Sadedece ve Sadece dışarıda var değildir,

Evinizin içindedir, Evinizin içindede vardır, Dikkat ederseniz görürsünüz,

İşte Fıtratlarındaki bu Tuzaklar nedeni ile Adem Babamızı dahi kendilerine kandırıp Cennetten kovdurmadılarmı ?

 

     Şimdi diyeceksinizki, Cennet Anaların Ayakları altında değilmi ?

Amenna ve Saddakna, Zira O Sözü Rasulum Söyledi, Lakin Siz Doğru anlayın,

Cennet, Ana olan, Anaların Ayakları altındadır,

Sadakatsizlikle, Çirkefleştikce Çirkefleşen, Kendini Teşhir eden, Şeytanlaşmış Kadınların değil, !!!

 

    Kadınlar, Zan ile hareket etmiyorlarmı ? Gıybet Dedikodu iftira ile gayelerini görmek için hareket etmiyorlarmı ?

    İdarecilik, Devlet Başkanlığı Erkeklere verilmiştir, Hükümranlığınızı kadınlara kaptırırsanız

ölmüş olmanız yaşıyor olmanızdan hayırlı değilmidir ? 

   Lakin bugun, Kadınlar Erkekleştiği, Erkek ve Devlet idaresine karıştığı için, Erkek gibi hareket ettiği için,

Erkekler Kadınlaştığı, Kadın gibi hareket ettiği için, Gıybet Dedikodu, İftira ile hareket ettikleri için,

 Allah Rasulunun, “ Devlet İşlerinin başına, Kadın Devlet Başkanı geçiren bir toplum,

Asla Huzur ve İstikrar bulamayacaktır,”

“ Mukadderatını, Bir Kadın Devlet Başkanına veren Millet, Felah bulamayacaktır,”

Sözünün nedenini Anlamada ve Anlatmada Çooook ama Çooook Zor,

Acaba Kendi Evinizin içine baktığınızda bunu anlayabilirmisiniz, ?

 

 

     İSTİKLAL HARBİMİZDE, MİLLETİMİZİN, ARDINDA SIRA DAĞLAR GİBİ DURDUĞU,

     YENİ DEVLETİMİZİN KURUCUSU OLAN, BAŞ KOMUTAN MUSTAFA KEMAL ATATÜRK ün,

     Kendi eliyle yazdığı Mektuplarında, SEÇME ve SEÇİLME DEMOKRASİSİNİ TANIMLAMASI,

 

   “ Ey, TÜRK İstiklalinin Evladı,

     Geçici olarakta olsa, Egemenliği kullanma yetkisini vereceğin, Meclislere Gereğinden fazla inanıp, güvenmeyiniz,

zira O Meclisler dahi, Bireysel Despotlukla daha tehlikeli olabilir,

O Meclislerin, öyle kararları olurki, Ulusumuzun yaşamına, giderilmesi imkanı olamayan zararlar belalar getirebilir,   

     Bütün bu Şeraitten daha Elim ve Vahim olmak üzere, Memleketin dahilinde ve İktidara sahip olanlar,

( Türkiye Cumhuriyeti Devleti İktidarına sahip olanlar, Türk Devleti ve Milletine Muhalefetle Muhalefet İktidarı olanlar,)

Gaflet, Dalalet ve Hatta Hıyanet içinde olabilirler,

     Hatta, bu İktidar sahipleri,

( Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakanlar, Genel Kurmay Başkanı, Öğretim Kurumu Başkan ve yöneticileri,

Ekonomi Kurumları Başkan ve Yöneticileri, Türkiye Cumhuriyeti Devleti İktidarına sahip olanlar,

Muhalefet partileri, Basın, Medya ve Güya Sivil Toplum Kuruluşları gibi,

Türk Devleti ve Milletine Muhalefetle Muhalefet İktidarı olanlar,

Müstevlilere Dost olmakla, Türk Devletine ve Türk Milletine Düşman olabilirler, )

Şahsi Menfaatlerini, Müstevlilerin Siyasi Emelleri ile, Tevhit edebilirler, Birleştirebilirler,

Gaflet ve Dalalet ve Hatta Hıyanet içinde bulunabilirler,

Türk Milletini, Türk Cumhuriyeti Devletini, Fakru Zaruret içinde, Harap ve Bitap düşürebilirler,  

Geçmişteki Devletlerimizi, Selçuklu ve Devleti Osmanı Aaliyi yıkanlar bunlardır,” diye ifade etmedimi, ?

Atatürkün bu sözleri yukarıdaki Ayet ve Hadisleri ifade etmiyormu, ?

 

     SİYASİ PARTİLER KANUNUNDAKİ SEÇME ve SEÇMEN STATUSÜ NEDİR ?

     Siyasi Patiler Kanununu, Parti Başkanının Delegeleri seçtiği, Delegelerin Parti Başkanını seçtiği,

Seçimlerde Millet Vekili veya Belediye Başkanı seçilecekleri Parti Başkanının Tayin ettiği,

Milletvekili adayına, Belediye Başkanı Adayına, Milletin sadece Oy vermek Zorunda bırakıldığı

Genel Seçimlerde Milletvekilini seçmek için oy veriyor değil, sadece Partiye Oy vermek durumunda olunan,

Zira, Seçmenin, Parti Başkanını Seçmek, Parti Yönetimini Seçmek gibi bir Demokratik hakkı olmadığı,

Anayasamızdaki Seçmen İradesini bağlayan, Oy Versede Vermesede, Neticeyi İyi ve Doğru yönde değiştirmeyen,

Parti Başkanı, Lider Suntası, Tek Adam Vesayeti sistemi olan, Kökten Fanatik Partizanlığı, Demokrasi ve

Demokratiklik kılıfına uyduran, Siyasi Partiler Kanununu ile, Parti Başkanlığı Vesayeti değilmidir ?  

     Siyasetcinin derdi Seçim, Vatandaşın derdi Geçim olmak varken,             

Siyasi Partiler Kanunu ve Seçim sistemi Demokratik olmayan bir Ülkemizde,

Milletin Bütünlüğünden, Demokratiklikten, Demokrasiden ve Cumhuriyetten söz edilebilirmi, ?

 

     Siyasi Partiler Kanunumuzda,

Sizin Parti Başkanını Seçmek, Parti Yönetimini Seçmek gibi bir Demokratik hakkınız yoktur,

     Siyasi Partiler Kanununa göre, Parti Başkanının ve Yönetiminin

 Türkiye geneli olarak Sayıları 1200 veya 1300 olan Parti Delegeleri Seçtiği,

     Parti Delegelerinde, Parti Kurultaylarında Parti Başkanını ve Parti Yönetimini Seçtiği,

Parti Başkanının veya Delegelerin Seçtiği Milletvekili adayına, Belediye Başkanı Adayına,

Milletin sadece Oy vermek Zorunda bırakıldığı Siyasi Partiler Kanunumuza göre,

Genel Seçimlerde Milletvekilini seçmek için oy veriyor değil, sadece Partiye Oy vermek durumundasınız,

 

     Siyasi Partiler Kanunumuzdaki, Seçmen İradesini Katleden yok sayan Delege Sisteminin kaldırılıp yerine,

Anayasamızın 68 maddesi Seçmen Üye statüsünde, Yüksek Seçim Kurulu denetiminde,

Vatandaşlık Numarası ve Şahsın sadece bir Partiye üye olabileceği esasında,

Parti Başkanını, Yönetimini İl ve İlçe Örgütlerini, Milletvekili adaylarının seçilmesi ve sıralanmasını,

Partiye Seçmen Üye olarak kayıtlı Seçmenlerin, Ön Seçimle Seçmesi ile,

Milletvekili seçilebilme yeterliliğinin alınması, Seçme Sisteminin getirilmesi,

Siyasilerin Egemenliği değil, Milletin Egemenliği için, DEMOKRATİK ve SİYASAL bir gereklilik değilmidir ?

 

     Anayasamızdaki Seçmen İradesini bağlayan, Oy Versede Vermesede, Neticeyi İyi ve Doğru yönde değiştirmeyen,

Parti Başkanı, Lider Suntası, Tek Adam meydana getiren, Parti Başkanına, yani Tek adama oy vermek varken,

Kökten Fanatik Partizanlığı, Demokrasi ve Demokratiklik kılıfına uydurmak varken,

Siyasetcinin derdi Seçim, Vatandaşın derdi Geçim olmak varken,             

Siyasi Partiler Kanunu ve Seçim sistemi Demokratik olmayan bir Ülkemizde,

Milletin Bütünlüğünden, Demokratiklikten, Demokrasiden ve Cumhuriyetten söz edilemez.

     Zira Sen hangi partiye oy verirsen ver, Ne Meclisteki Resimler değişiyor, Ne de Meclisteki kafalar değişiyor,

Onlar hep orada. Onlar Hep orada olduğu içinde, Türkiye Cumhuriyeti Devletine, Demokrasi,

Sosyal Hukuk ve Adalet, İnsan ve Toplum Hakları ve Laiklik, Uzaydaki, Kara Delik YILDIZLARDAN daha UZAKTIR.

Bu Sistem Demokraside, Halktan Seçim sonucu olarak Doğru bir adamı, Milletine Memleketine Hizmet için,

Devletin Doğru bir yerine getirmez, getiremediğini hala görmüyormusunuz, ?

     Kazarek, Es kaza, Doğru bir Adam, Doğru bir yere gelse, Doğru iş Yapamaz ve Doğru bir iş Yaptırmazlar,

Siyasi Partiler Kanunumuzun Bağlamındaki,

Parti Başkanı VESAYETİNİ açıkca ve net olarak hala görmüyormusunuz ? 

     Ancak ve ancak Siyasi Partiler Kanunumuz ve Seçim sistemimiz Demokratik olursa,

Siyasilerin ve Devlet Adamları İdareciler arasında Demokratiklik ve Demokrasi olursa,

Halktan Seçim sonucu gelen Demokratiklik, Devletimize Mükemmel sistemi getirecektir.

 

     Seçimlerde Oy Kullanma yönteminde şaibeler çıkaran oy sandığına pusula ile oy atmak yerine, 

    “ E Devlet Üzerinden ON LİNE Oy kullanılma sistemi kurulması,

Oy kullanımında Kişi telefonuna gelecek Şifre ile onaylanması sistemi ile Oy kullanma şekli,

kullanılan oy sayımını en çabuk neticeyi verecek, CAĞDAŞ ve DEMOKRATİK bir gereklilik ve zorunluluktur.

Bunun maliyeti, geçmişte yapılan seçim maliyetlerinden, çok çok çok çok çok daha az maliyetli olacaktır.

     E Devlet üzerinden Oy Kullanmayı Bazı vatandaşlarımız kullanamaz,

onların oy kullanması nasıl olacak diyeceksiniz, ?

     Kurulacak E Devlet Oy Kullanma proğramı, Cep telefonuna indirilip Oy Kullanılabilir şekilde olabilir,

Ninelerin dahi ellerinde en son model Cep Telefonu var, Sosyal Medyada cirit atıyorda Oy Mu kullanamayacak,!!! ?

 

 

     ANAYASAMIZA GÖRE BAKAN ATAMA ve GÖREVDEN ALINMA STATÜSÜ NEDİR ?

     Anayasamızın 109 cu maddesi, “ Bakanlar, Cumhurbaşkanıca Seçilir ve atanır, 

Cumhurbaşkanınca görevlerine son verilir “ Demokrasiyi ve Demokratikliği Tek adama bağlamak olan, fıkrasının

    “ Yasama Komisyonlarına Üyelik, Anayasa Mahkemesi, Yüksek Öğretim Kurumu, Merkez Bankası Başkanlığı gibi

Kurumlar için, aday olan veya aday gösterilenler arasından TBMM since gizli oyla seçilir ve

Cumhurbaşkanınca atanır,

Yasama Komisyonu, Anayasa Mahkemesi, Yüksek Öğretim Kurumu, Merkez Bankası Başkanlığı gibi,

Görevini kötüye kullanan Üyeler için verilen gensoru önergesi TBMM since gizli Oy ile oylanır

TBMM since gizli oylama ile Milletvekili Salt Çoğunluğuyla, Yasama Komisyonu görevinden alınır,

   “ Bakanlar, Bakanlığa aday olan veya aday gösterilen Milletvekilleri arasından

TBMM since gizli oylama yapılarak Salt çoğunlukla seçilir.

Bakanlık görevini kötüye kullanan Bakanlar için verilen gensoru önergesine,

TBMM since gizli oylama ile Milletvekili Salt Çoğunluğuyla, Bakanlık görevinden alınır,

şeklinde değiştirilmesi DEMOKRATİK ve SİYASAL bir Gereklilik ve Zorunluluktur.

İstikrarlı ve Demokratik bir Hükümet, TBMM si Ancak ve ancak bu şekil ile çıkarabilir,

     Tek adam statüsündeki Parti Başkanlarının Koalisyonu ile İstikrarlı bir Hükümet kurulamaz,

geçmişteki İstikrarsız ve Kökten Fanatik Partizan Koalisyon Hükümetlerden bunu görmedinizmi ?

 

     Anayasamızın 83 cü maddesinin,

“ Seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen bir Milletvekili, Meclisin kararı olmadıkca tutulamaz,

sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyesi hakkında,

seçimden önce veya sonra verilmiş bir ceza hükmünün yerine getirilmesi, üyelik sıfatının sona ermesine bırakılır,

Tekrar seçilen Milletvekili hakkında soruşturma ve koğuşturma,

Meclisin yeniden dokunulmazlığını kaldırmasına bağlıdır.” Yargı dokunulmazlığı ve yargı ayrıcalığı fıkraları,

Ne Kadar Tarafsız ve Bağımsızdır, Ne kadar Hukuki ve Akılcıdır ? Ne Kadar Keyfi ve İdeolojik değildir,?

 

     Yargı dokunulmazlığı ve yargı ayrıcalığı fıkralarının,

“ Cumhuriyet Savcılığının hazırladığı İddianame İddiasına göre, Hırsızlık, Rüşvet, Yolsuzluk, Yüz Kızartıcı Ferdi ve

Toplumsal Suç işlemek, Teröre yataklık yapmak Terörü desteklemek, Terörü bir hak mücadelesi göstermek,

gibi İddialara göre, Milletvekili Dokunulmazlığı kaldırılmış kabul edilerek Yargılaması yapılır,

Yargı Neticesi Cezai bir hüküm verilirse Milletvekili dokunulmazlığı kalkmış olur ve Ceza ve İnfaz yerine getirilir, ”

şeklinde değiştirilmesi, HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ ve EGEMENLİĞİ için ADLİ bir gereklilik ve zorunluluktur.

 

     Anayasamızın 88 ci maddesi,

“ Kanun teklif etmeye, Bakanlar Kurulu ve Milletvekilleri yetkilidir. “ fıkrasının,

“ Bakanlar Kurulu, Milletvekilleri ile Anayasada belirtilen Yüksek Kurullar

kendi alanlarında olmak şartı ile Kanun teklif etmeye yetkilidir. “ şeklinde değiştirilmesi,

SOSYAL bir gereklilik ve zorunluluktur.

 

     Bilim adamları Ticareti bilmiyor ve Siyasete girmiyor, Ticaret adamları Bilimi bilmiyor ve Siyasete girmiyor,

Milletvekillerimiz, Bilimi ve Ticareti bilmiyor ama, Çirkef bir siyasetle ve Kökten Fanatik Partizanlıkla,

Meclise ve İktidara bunlar giriyor.

Yukarıdaki sistem oluşturulursa Sistem, Bilim ve Ticaret adamlarını Meclis çatısı altında birleştirecek,

Partilerin İdeolojisinin ve Misyonunun, Milletin önüne geçmesini ve hegemonyasını Millet tarafına çevirecek,

Milletin Birliği, Bütünlüğünü, Milletin dayanışmasını, Egemenliğini ve Misyonunu, Partilerin üstüne çıkaracak,

Kökten Fanatik Partizanlıkla, Meçliste kavgaları engelleyecek,

Doğru İcraat yapan Hükümete ve Bakanlara Meçlisin Tam desteğini verecek,

Doğru İcraat yapmayan Hükümetin ve Bakanların icraatlarına Meclisin Tam Muhalefetini sağlayacak,

Demokratik Seçim ve Siyasi bir Sistem yapısı olmazmı ?

 

     Anayasamızın 149 cu maddesi,

”  Anayasa Mahkemesi, Salt çoğunluk ile karar verir, Anayasa değişikliklerine iptale karar verebilmesi için,

Üçte İki Oy çokluğu Şarttır, fıkrası, Ne Kadar Keyfi ve İdeolojik değildir, Ne Kadar Tarafsız ve Bağımsızdır,

Ne kadar Hukuki ve Akılcıdır ? Bu Fıkranın

     Anayasa Mahkemesi Üyelerinin, Yargı Hukuğunun önüne geçerek,

Orta Çağ Engizisyon Mahkemesi usulü gibi Siyasi, İdeolojik ve Şahsi olarak Oy çokluğuna göre aldığı

gerekçeli kararlarla, Türk Milletini cezalandırdığı,

     Anayasanın Yasama, Yürütme ve Yargı tarafsızlığı İlkelerini tahrip ettiği,

Yargıyı İhlal ederek Yok ettiği için kaldırılması, HUKUK DEVLETİ OLMA ve HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ ve

EGEMENLİĞİ için ADLİ bir gereklilik ve zorunluluktur.

 

     Devletimizin Yargı Kurumlarında, Yargı kararları için Oylama Usulu varsa,

O Yargı Kurumunda Siyasallık, Siyasilik, gizli Despot Diktatörlük var demektir,

Oylama Usulu En üst Yüksek Mahkemelerinde olursa,

Partizanca ve Ortaçağ ENGİZİSYON MAHKEMELERİ gibi Yargı kararı alınmış olur,

Anayasa Mahkemesi Tarihinde Oylama sureti ile alınan Yüksek Yargı Kararları devamlı tartışma konusu olmuştur

Devlet Rejimimizin çalışmasını gelişmesini Sabote etmekte değilmi ?

 

     Yargının tepesinde, Oy çokluğu ile Varsayımlarla kabul veya reddedilerek verilen

Yüksek Mahkeme Gerekceli Yargı Kararlarında, Hakimlerin bir kısmı,

Anayasa ve Kanunlar hükmünde Yargı kararı veriyor, Hakimleri diğer kısmı, Anayasa ve Kanunları hiçe sayarak,

İdeolojik ve Siyasi ve Varsayımlamı Yargı kararımı veriyor ? Ceza ve İnfaza Yargı uydurmasımı yapıyor ?

Sorularının cevabı Bu Millete verilmek zorundadır.

 

     Mustafa Kemal Atatürk ve İlk Büyük Millet Meclisi Millet Vekilleri,

Din Eğitimi almış ve İslam Dinini bilen bireyler olarak, Çağların gelişmesine göre, yeni kurulan Devlet düzenini,

Demokratik, Laik, Sosyal Hukuk ve Sosyal Adalet, esaslarına bağlı, CUMHURİYET REJİMİ olarak kurdular,

     1997 28 Şubat süreci, daha sonra Başkanlık Sistemi süreci yetkilendirmelerinde,

Cumhuriyetimiz, Aynen Orta Çağdaki Engizisyon Cumhuriyetleri Rejimi gibi olmadımı ?

 

     Türkiyede Siyasi Partiler, İktidarlar ve Muhalefetler,

Atatürk İlkelerinde olmayan, Sağcılık ve Solculuk Fanatizmi temeline göre oluştuğundan,

İktidara gelen her partinin İdeolojisi ayrı olduğundan, Devletimizin Hukuk Sistemini Kendi İdeolojilerine göre

yönlendirdiklerinden, Milletimiz içinde Kamplaşmalar, Cepheleşmeler Kargaşalar, Huzursuzluklar, İstikrarsızlıklar

meydana gelmektedir, Sağcılık ve Solculuk Fanatizmi Devlet Sistemimizi Çökertme seviyesine gelmiştir

TEHLİKENİN FARKINDAMISINIZ ?

 

     Birincil Tehdit, Sömürgelik, İşsizlik ve Açlık ve dahi Siyasi Sistemdeki,

Delege Sistemine dayalı Anayasal Yetki Diktatörlüğü oldu,                                                             

Kurumlar arası Yetki Diktatörlüğü Tufanı, Gemide İskelet dahi bırakmadı ve GEMİ ÇÖLDE BATTI !!!

 

     Bu, İdeolojilerle Kandırılmışlığın, Bitirilmişliğin Serzenişidir. Milletimiz alt katta,

Demokrasimizde, Yargı ve Adalet Sistemimizde, Ekonomimizde bulunan bu delikleri tesbit etti

ve bu çözümleri buldu, İktidardakiler ve Muhalefettekiler Siz Üst katta Çözüm Ürete biliyor musunuz. ?

 

 

     ANAYASAMIZ HÜKÜMLERİNDE SEÇİM ANLAYIŞI NEDİR ?

 

     ANAYASAMIZIN 67. maddesi :

Vatandaşlar, Kanunla gösterilen şartlara uygun olarak,Seçme ve Seçilme ve  Bağımsız olarak veya

Siyasi bir parti içinde, Siyasi faaliyette bulunma ve Halk oylamasına katılma sahiptir,

Seçim Kanunları, Temsilde adalet ve Yönetimde İstikrar ilkelerini bağdaştıracak biçimde düzenlenir der.

 

     ANAYASAMIZIN 68. maddesi :

Vatandaşlar, Siyasi parti kurma ve usulune göre partilere girme ve partilerden ayrılma hakkına sahiptir der.

 

     ANAYASAMIZIN 70. maddesi :

Her Türk, Kamu hizmetine girme hakkına sahiptir,

Hizmete alınmada, Görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiç bir ayrım yapılamaz der.

 

     ANAYASAMIZIN 76. maddesi :

Toplam bir yıl ve daha fazla hapis cezasına hüküm giymiş olanlar,

Zimmet, İhtilas, İrtikap, Rüşvet, Hırsızlık, Dolandırıcılık, Sahtecilik, İnancı kötüye kullanma, Dolanlı iflas gibi

Yüz kızartıcı suçlarla, Kaçakcılık, Resmi ihale alım ve satımlarına fesat karıştırma,

Devlet sırlarını açığa vurma, İdeolojik ve anarşik eylemlere katılma ve bunun gibi eylemleri tahrik ve teşvik

etmek suçlarından biriyle hüküm giymiş olanlar, affa uğramış dahi olsalar, Milletvekili seçilemezler der.

 

     1923 de Yeni Devletimizin Demokratik Cumhuriyet esaslarına göre kurulması,

Atatürkün, Kadınlarada Seçme ne Seçilme hakkını vermesi,  Anayasamızın 67, 68, 70 ve 76 cı maddeleri,

Yukarıdaki ayet ve hadisleri ifade etmiyormu ?  Bu Ayet ve Hadisler Şeriat Kanunudur,

 

     Kuranı Kerim Ayetleri ve İslam Dininin Peygamberi Hz. Ahmet, Mahmud, Muhammed, Mustafanın Sözleri,

Hadisleri, Sünnetleri Şeriat Kanunudur,  Yazımın Başından Sonuna Kadar olan, Bu Ayet ve Hadisler

ŞERİATI TANIMLAMAKTADIR,  Yukarıdaki Ayet ve Hadisler, Şeriatın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Kanunudur,

 

     Temel Hak ve Hürriyet, Sosyal Hukuk ve Sosyal Adalet içeren,

Toplum Vicdanını Rahatlatıcı olan Bütün Kanunlar : ŞERİAT YASASIDIR,

Hak, Adalet ve Sosyal Hukuk üzere olan Tüm Yasa ve Kanunlar, Şeriat Yasası ve Kanunudur,

Temel Hak ve Hürriyet, Sosyal Hukuk ve Sosyal Adalet içermeyen Yasalar zaten Yasa değildir,

 

     Hiç bir İnsan olamazki, Şayet İslam Dininin, Şeriatın Kendisine verdiği hükümleri,

Kendi Nefsinde tatbik ederek yaşasında, Mahkemeye bir davası düşsün !!!,

     Her İnsan İstesede istemesede, Anlasada, Anlamak istemesede, kabul etsede, kabul etmesede,

ancak ve ancak Şeriat Kanunları Hükmünde yaşar,

İnsanın Dünyaya gelişinden, gidişine kadar Her şey Şeriat Kanununa Tabidir,

 

     Akıl, Mantık, Bilim, Demokratiklik, Laiklik, Sosyal Adalet ve Hukuk Sistemine ve İlkelerine,

Çağdaşlığa, İlericiliğe aykırı bir tek Ayet yada Hadis yoktur,

Şu Ayet yada hadis Akla ve Mantığa aykırı diyorsanız, O Konuda sizin Aklınız yada Mantığınız tıkalıdır,

O konuda Aklınızı ve Mantığınızı açmanız lazım, İşine gelmeyen, İşine gelmeyen şeyi anlamak istemez,

anlamaz İşinize gelmeyen, Ayet ve Hadislere, Akla ve Mantığa Aykırı demek,

bunu Söyleyenlerin ve Tastik edenlerin Sapıklığı ve Sapıtmışlığıdır.   

Kendini Akıllı ve Aydın zannedenler ! Bazı şeyleri anlamanız için Size, “ Kıral Çıplak “ diyen bir Çocukmu lazım ?

 

     Ben Müslümanım, fakat Şeriata karşıyım, demek, Şeriata karşı olmak, Şeriatı kendi hayatından dışlamak,

Seçme Hakkını, Seçilme Hakkını, Seçme ve Seçilme Sorumluluğunu,

Seçme ve Seçilme hakkını kullanım şeklini, Demokratik Hakları istemiyorum, kabul etmiyorum demektir,

 

     Ben Müslümanım, fakat Şeriata karşıyım, demek, Şeriata karşı olmak, Şeriatı kendi hayatından dışlamak,

Temel Hak ve Hürriyetlerini, Toplumda İnsan Haklarını,

Sosyal Yaşam Biçimini, Toplumun Huzurunu, istemiyorum demektir,

 

     Ben Müslümanım, fakat Şeriata karşıyım, demek, Şeriata karşı olmak, Şeriatı kendi hayatından dışlamak,

Sosyal Hukuk ve Sosyal Adaleti, Egemenlik, Yasama ve Senato haklarını istemiyorum

kabul etmiyorum demektir,

 

     Ben Müslümanım, fakat Şeriata karşıyım, demek, Şeriata karşı olmak, Şeriatı kendi hayatından dışlamak,

Sosyal Hukuk ve Sosyal Adaleti, Yargı ve Cezalandırma sistemini istemiyorum kabul etmiyorum demektir,

 

     Ben Müslümanım, fakat Şeriata karşıyım, demek, Şeriata karşı olmak, Şeriatı kendi hayatından dışlamak,

Sosyal Hukuk ve Sosyal Adaleti, istemiyorum demektir,

 

     Ben Müslümanım, fakat Şeriata karşıyım, demek, Şeriata karşı olmak, Şeriatı kendi hayatından dışlamak,

Akıl, Mantık, Bilim, Demokratiklik, Laiklik, Sosyal Adalet ve Hukuk Sistemine ve İlkelerine karşıyım demektir,

 

     Ben Müslümanım, fakat Şeriata karşıyım, demek, Şeriata karşı olmak, Şeriatı kendi hayatından dışlamak,

Doğruluk ve Dürüstlüğü, Yürütme ve Devletine İtaat haklarını istemiyorum, kabul etmiyorum demektir,

 

     Müslüman olduğunu söyleyen ve kendincede İbadetlerini yerine getirmeye çalışan O İnsan,

Yaptığı İbadetlerin Şeklini ve Zamanını belirten Kanunun, Hangi Kanun olduğunu zannediyor ?

“ Ben Müslümanım, Fakat Şeriata karşıyım “ ifadesinden, daha Ahmakca bir ifade bulabilirmisiniz ?

     Her İnsanın bu andan itibaren kendi kendine sorması ve cevaplandırması gereken bir soru ?

“ Ben Ne istiyorum ? Şeriat, Bana Ne veriyor ? Benden bir Şeyler alıyor veya Mahrum bırakıyormu ?

 

     Yukarıdaki Ayet ve Hadisler, İslam Dinine, İmanınızın ve İbadetlerinin Hükümlerini ve Şekillerini açıklayan,

İmanınızın ve İbadetlerinizin nasıl olması gerektiğini açık ve net bir şekilde bildiren,

İslam Dininin Temel İbadetlerini ve Nasıl ve Ne zaman yapılacağını belirleyen,

Gayet Açık ve net ve anlaşılır olarak, Şeriatın Maddi ve Manevi İbadet Kanunlarıdır, 

Hesap Gününde, Mahşerde karşılaşacağınız, Sorulacak olan Hesap budur,

 

     İslam Dininde İman ve İbadet, yapılıp geçilen bir memuriyet değildir,

İslam Dini : Herkesin kendi vicdanına göre kendine uydurduğu ve Vicdanlara hapsedilen bir Din değildir,

İslam Dininin hiçbir hükmü, Accık ucundan tutulacak bir oyuncak değildir,

 

     İslam Dinine İman Etmek ve İslam Dininin İbadetlerini yerine getirebilmek konusunda bu Kadar hassas,

açık ve net, Ayet ve Hadislere rağmen, başkaca ifadelerle, Falanca söyledi, filanca yaptı, Ben yaptım oldu,

Mantığıyla devam ederek, Müslüman olduğunuzu, İbadetlerinizin kabul edildiğini,

başkalarına yada bana, ispat etmeye çalışarak kendinizi kandırmayın,

 

     Sizin Müslüman olduğunuza dair, İmanınızı kabul edecek olan, İbadetlerinizi kabul edecek olan,

başkası yada ben değilim, Müslüman olduğunuzu, yani İslam Dinine İmanınızı ve İbadetlerinizi,

Cenabı Hak olan Allah Zül Celale ve Habibi ve Peygamberi Hz Muhammed Aleyhisselama

kabul ettirmekle yükümlüsünüz.

 

ŞERİAT, SADECE DİNİ İBADETLER İÇİN DEĞİL,

İNSAN TOPLULUKLARI İÇİN YÖNETİM, SOSYAL HUKUK ve SOSYAL ADALET SİSTEMİDİR,

 

1983 İstanbul Eyüp İmam Hatip Lisesi Mezunu

1987 Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi Mezunu

İslam Mektebi Öğrencisi

S.M.Müşavir  a.k

Eleştirinizi ve Müzakerenizi Site İletişim Butonundan Mail yazın,

GAZİANTEP  /  TURKEY

 

 

 


 
Copyright © Tüm Hakları Saklıdır www.ilmihalim.com
Hazırlayan FERHAT'IN ŞİRİNİ
 
Tasarım Ve Kodlama  Es Yazılım Bilişim