ANA GİRİŞ SAYFASI İLMİHAL KONULARI İLETİŞİM & ULAŞIM BİLĞİ VE GÖRÜŞ İÇİN E - MAİL
 
 
  ÇAĞDAŞLIK ve İSLAM İLE İLGİLİ AYET VE HADİSLER,
Eklenme : 26.06.2021
Okunma : 1222

     İSLAM DİNİNDE ÇAĞDAŞLIK ve İLERİCİLİK NEDİR ?

     ÇAĞDAŞLARI ve İLERİCİLERİ GÖRMEK NEDİR ?

     BAŞKA MİLLETLERE ÖZENİP KENDİ KİMLİĞİNİ KAYBETMEK NEDİR ?

     İSMET İNÖNÜNÜN LOZANDA ATATÜRKE VE MİLLETE HIYANETİ NEDİR, ?  

 

     İslam Dinini, Ondan Bundan değil, İslam Dinini Sahibinden, Allah Zül Celal ve Allah Rasulunden Öğrenin,

İslam Dininin Sahibi, Allah Zül Celal ve Allah Rasulu Muhammed Aleyhisselamdır,

Asli Hükmiyetler, Allah Zül Celalin Ayetleri ve Allah Rasulunun Hadisleridir,

Yapmanız şart olan veya Yapmamanız şart olan, Hangi Konuda olursa olsun Bir Ayet yada Hadis vardır,

Zira İman Etmiş olmanızı ve Amellerinizi, İslam Dininin Sahibine İspatlamak Zorundasınız,

Allah Zül Celal ve Allah Rasulunden, Ayet ve Hadislerden Ayet ve Hadislerden Yaşam Hükmiyetleri İlmihali, 

 

 

     ÇAĞDAŞLIK ve İLERİCİLİK                    YUNUS SURESİ AYET 61

“ Yerde ve Gökte, zerre miktarınca bir şey yokturki !

Hak ve Adaletin, Bilimin, Araştırmanın ve geliştirmenin, İlerlemenin, Eğitim ve Öğretimin,

Ne ve nasıl olduğuna ve olacağına dair tek bir şey Kuranı Kerimin Ayetlerine bulunmasın,

Mutlaka ve Mutlaka, Kuranı Kerim Ayetlerinde vardır “ der.

 

     ÇAĞDAŞLIK ve İLERİCİLİK                    KEHF SURESİ AYET 54

“ And olsun Biz, Kuranı Kerim ayetlerinde, her çeşit meseleyi, İnsanlara türlü biçimlerde açıkladık ve anlattık,

Lakin İnsanlar, Meseleleri inceleyerek, araştırarak, üzerinde çalışmalar yaparak,

Düşünerek anlayabilir, öğrenebilir “ der.

 

     ÇAĞDAŞLIK ve İLERİCİLİK                    ZARİYAT SURESİ AYET 56

“ Allah Zül Celal, Ben İnsanları, En yüksek değerlerle Edep ve Haya ile ancak ve ancak Bana İbadet etsinler ve

En yüksek değerlerle, Edep ve Haya, Hak ve Adalet ilkeleri içinde İnsanlığa hizmet etsinler diye yarattım, “ der.

 

     ÇAĞDAŞLIK ve İLERİCİLİK                    ENBİYA SURESİ SURESİ AYET 16 ve 17

“ Ben Yeri ve Göğü, Ter ve Gök arasında bulunanları, Kendime bir Eğlence için yaratmadım,

Şayet, bir Eğlence edinmek isteseydim, Kendi katımda, Arşı bir Eğlence edinirdim, “ der,

 

     ÇAĞDAŞLIK ve İLERİCİLİK                    ALİ İMRAN SURESİ AYET 191

“ Onlar, Allahın Varlığına ve Birliğine İman edenler, Mümin Müslümanlar, Ayaktayken, Otururken, Dinlenirken,

Her durumda, Allahı Düşünürler, Göklerin ve Yerlerin Yaratılışı üzerinde düşünürler “ der,

 

     ÇAĞDAŞLIK ve İLERİCİLİK                    BAKARA SURESİ AYET 177

“ Yüzlerinizi : Doğuya veya Batıya çevirmeniz, Hak ve Adaleti, Doğruluğu ve Dürüstlüğü, orada aramanız,

Sizin için iyilik, ( Çağdaşlık ve İlericilik ) değildir,

Asli İyilik, ( Çağdaşlık ve ilericilik ) Toplumun Hak ve Adaletle idare edilmesini sağlamakla,

( İnsana Toplum üstü Hak değil, Toplum gereklerine, ihtiyaçlarına göre İnsana Toplum içinde Hak vermekle,)

Sözleşmelerinizi, Sözlerinizi yerine getirmekle olur, Sözleşmelerini ve Sözlerini Hak ve Adaletle yerine

getirenler, İşte Onlar, Gerçek ve doğru, ( Çağdaş ve İlerici) olanlardır  “ der.

 

     ÇAĞDAŞLIK ve İLERİCİLİK                    ALİ İMRAN SURESİ AYET 110

“ İşte Size İndirdiğimiz Bu Kitap Kuranı Kerimle, Bu Din İslamiyetle, Allah Zül Celale İman Etmekle,

En Hayırlı Ümmet kılındınız, İnsanlar için çıkarılmış Kötülüklerden, Çirkeflerden, Faydasız şeylerden Nehyedenler,

Engelleyenler, Uzaklaştıranlar, Koruyanlar, İyilikleri, Güzellikleri, Hak ve Adaleti Emredenler, yapanlar,

uygulayanlar, En Hayırlı Ümmettir,

  Sizden Önceki Kitap Ehlide, Yahudi ve Hiristiyanlarda, Bu İndirdiğimiz, Kitap Kuranı Kerime,

Bu İslam Dinine, İman etmiş olsalardı, Hayırlı Ümmetten olurdu,

Lakin Onlar, Fasıklıkları ile, İnkarcılıkları ile, Ruhbanlıkları ile, Allah Yolundan, Ümmet yolundan çıkmışlardır,” der,

 

     ÇAĞDAŞLIK ve İLERİCİLİK                    RAMUZ EL HADİS HADİS No C2 S136 H 3 ve 5

  Sahabeden Cabir ve İbni Mesud (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Siz, Allah Zül Celale ve Allahın Rasulu ve Kulu Olan Bana, İslam Dinine İman ve İbadet eden Sizler,

Asli Hak olan Din üzerindesiniz, Mahşer Gününde Ben Sizin Çokluğunuzla İftihar edeceğim,

Benden sonra başkalarına uyarak Sakın gerilemeyin,

  Sizler, İsabetli bir yol üzerindesiniz, Mansur ve Muzaffer olacaksınız,

Sizler, Şarkla Garbın Futuhatını, Bilimini, Zenginliğini, Refahlığını geçeceksiniz, “ dedi der,

 

     ÇAĞDAŞLIK ve İLERİCİLİK                    TİRMİZİ HADİS No 2334

  Sahabeden Enes Bin Malik (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ İnsan, Adem oğludur, İnsana yakın olan, Onun Ecelidir,

Ecel, İnsana Ensesinden, Can Damarından daha yakındır,

İnsanoğlunun kavuşmak istediği Arzu ve İstekleri ise, İleridedir, İleridedir, İleridedir, “ dedi der,

 

     ÇAĞDAŞLIK ve İLERİCİLİK                    MÜSLİM HADİS No 438

  Sahabeden Ebu Said El Hudri (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ İlerleyin ve bana uyun, Sizden sonrakilerde size uysunlar, Sizi takip etsinler,

Hangi Bir kavim gerilerse, Allah Azze ve Celle de Onları Rahmetinden geriletecektir, “ dedi der,  

 

     ÇAĞDAŞLIK ve İLERİCİLİK                    KİTABUZ ZÜHD VER REKAİK HADİS No 846

  Sahabeden Avn İbnü Abdullah (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Bu Gününün, geçen gününden Hayırlı olmasına, Yaarını nında, Bügününden Hayırlı olmasını istersen,

İhtiyaçlarını Israrla, Hırsla, elde etmek ve istemekten sakın, Özür dileyecek şeyleri yapmaktan sakın,

Faydalı, Yararlı şeyler yapmaya bak, Namaza durduğun zamanda, Son Namazınmış gibi kıl,

gücünün yettiği kadar bunları yap,” dedi der, 

 

     ÇAĞDAŞLIK ve İLERİCİLİK                    MEKASİTUL HASENE HADİS No S 402

  Allah Rasulunun Damadı ve Ehli Beyti Hz Ali (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ İki Günü Müsavi olan, İki Günü Birbirine eşit olan, Önceki güne göre daha bir şey öğrenmeyen,

Gelişmeyen, Geliştirmeyen, Hep aynı şekilde kalan Ziyandadır, İşlerini erteleyenler, zararlı çıkarlar,

Ziyanda olurlar, Helak olurlar, “ dedi der,

 

     ÇAĞDAŞLIK ve İLERİCİLİK                    İBNİ MACE HADİS No 203

  Sahabeden Cerir Bin Abdullah (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Kim, Toplum için, İnsanlık için, iyi bir Çığır, bir İlim açarsa,

( İnsanlığın ve Toplumun faydalanması için bir keşif, bir icad yaparsa,

Toplumun ve İnsanlığın, Rahat ve Sosyal yaşanması için Bilimi geliştirerek bir Çağ açarsa )

Toplum ve İnsanlık O Çığırdan, Çağdan yararlanırsa, Ona açtığı Çığırın mükafatı  Sadakayı Cari ,

Devam eden Sadaka olarak, kat kat fazlası ile verilecektir,

  Kim : Toplum için, İnsanlık için, kötü bir Çığır, Çağ açarsa,

Toplumun ve İnsanlığın zarar gördüğü kötü bir Çığır açarsa,

( Yolsuzluk, Dolandırıcılık, Fıskı Fucur olan Paparazzi ve Magazinsel yaşam, Terör olan bir çağ açarsa)

Onada açtığı Kötü Çığırın, Çağın cezası tam ve eksiksiz olarak verilecektir,

O Kötü Çığırdan gidenlerin cezasının bir mislide O kötü Çığırı açana yüklenecektir, “ dedi der.

 

     ÇAĞDAŞLIK ve İLERİCİLİK                    İBNİ MACE HADİS No 78

  Allah Rasulunun Amcasının oğlu, Damadı, Ehli Beyti ve İlk Müslümanlardan, Hz. Ali (ra) anlatıyor,

Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem, “ Çalışınız, İşlerinizi ve İbadetlerinizi bırakıp kaderiyecilik yapmayınız,

Herkes ne İş yapmak için Azmederse, Azmettiği O iş için kendisine kolaylaştırılmıştır, “ dedi der,

 

     ÇAĞDAŞLIK ve İLERİCİLİK                    İ.MÜNZİRİ HADİS No C1 S125 H6

  Sahabeden Ebu Hureyre (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Kim, Darda kalana, Sıkıntıda kalana, bir Kolaylık gösterir, giderirse, Sıkıntıda kalanın,

Sıkıntıdan kurtulması için yardım ederse,  Allah Zül Celalde Onun, Dünyadaki ve Ahiretteki işlerini Kolaylaştırır,

Sıkıntılarına kolaylık gösterir, Sıkıntılarını giderir,

Kim, İlim Bilim öğrenmek öğretmek için bir yola düşerse, girerse, 

Allahta O yolu, O ilmi Ona kolaylaştırır, “dedi der,

 

     ÇAĞDAŞLIK ve İLERİCİLİK                    MÜSLİM HADİS No 2647 / 7

  Allah Rasulunun Damadı ve Ehli Beyti Hz Ali (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Amel etmek, Çalışmak için Herkese imkân ve Vakit verilmiştir,

Saadet ehline, saadet ehlinin ameli müyesser olacaktır,

Şekavet ehline ise, şekavet ehlinin amelî müyes­ser olacaktır,

Siz Çalışmaya devam ediniz, Herkesin yapacağı iş, kendisine kolaylaştırılmıştır, “ dedi der,

 

     ÇAĞDAŞLIK ve İLERİCİLİK                    TİRMİZİ HADİS No 2135

  Sahabeden Abdullah Bin Ömer (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Herkesin, Yapmak için Azmettiği İşi, kendisine kolaylaştırılmıştır, Azmettiği işi kolaylıkla başaracaktır,

Mutluluk ehlinden olan Kimse, Şüphesiz mutluluk için çalışıp çabalayacaktır,

Bedbahtlık ehlinden olan Kimse, Bedbahtlık için çalışıp çabalayacaktır, ” dedi der,

 

     ÇAĞDAŞLIK ve İLERİCİLİK                    MAİDE SURESİ AYET 48

“ Topluma ve İnsanlığa yararlı, İyi, Güzel ve Faydalı işlerde yarışın “ der,

 

     ÇAĞDAŞLIK ve İLERİCİLİK                    SAFFAT SURESİ AYET 60 ve 59

“ İşte büyük başarı, Mutluluk ve Dayanışma budur, Çalışanlar, Bunun İçin Çalışsınlar “ der.

 

     Bu Ayetler ve Hadisler Atasözlerimizde, “ Halka Hizmet, Hakka Hizmettir “ diye açıklanır,

Hakka Hizmet İse İBADETTİR,

 

 

     ÇAĞDAŞLARI ve İLERİCİLERİ GÖRMEK                    BAKARA SURESİ AYET 101

“ Allah tarafından kendilerine, daha önce indirilen Kitabı,

Tastik edici, Doğrulayıcı Bir Peygamber geldiği zaman, daha önceki Kitaba İman edenlerden bazı guruplar,

Kuranı Kerimde Allahın bildirdiği Sistemi, Sanki bilmiyormuş gibi Son gelen Kuranı Kerimi reddettiler “ der,

 

     ÇAĞDAŞLARI ve İLERİCİLERİ GÖRMEK                    NEML SURESİ AYET 14

“ Kendileride, Bunları yakınen bildikleri, Kendi kendilerine dahi İnandıkları halde,

Zulum ve Kibirlenmelerinden Kuranı Kerimi ve Sistemini İnkar ettiler, “ der,  

 

     ÇAĞDAŞLARI ve İLERİCİLERİ GÖRMEK                    HUD SURESİ AYET 100 ve 101

“ Ey Muhammed, Kuranı Kerimden bu Sana anlattıklarımız, O Kavimlere, O Milletlere getirdiğimiz Felaketlerin

haberleridir,  Biz Onlara Zulmetmedik, Onlar Kendi kendilerine Zulmettiler, O Kavimlerin O Milletlerin bazıları,

Onların üzerine getirdiğimiz felaketlerle yok olup gittiler, O Kavimlerin,

O Milletlerin bazılarıda hala vardır, “der,

 

     ÇAĞDAŞLARI ve İLERİCİLERİ GÖRMEK                    NAHL SURESİ AYET 36

“ Andolsun : Her Kavmin, Her Milletin içine, Allahın Vahiy Emirlerini bildiren ( Sosyal Yaşam üzenini ) açıklayan,

Sadece Allaha Kulluk eden ve Sadece Allaha Kulluk edin diyen bir Peygamber gönderdik,

Yeryüzünü gezip dolaşın, Şeytan Sapıklığının peşinden gidenlerin, ( Allahın, Sosyal Yaşam biçimi olarak verdiği

Vahiy Emirlerine, Çağdışı diyenlerin, Yok sayanların ) sonu nasıl olmuş görün “ der.

 

     ÇAĞDAŞLARI ve İLERİCİLERİ GÖRMEK                    EBU DAVUD HADİS No 3643

  Sahabeden Ebu Hureyre (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Her Kim Tembellik yapar, Kibirlenir ve İlim ile Çalışmazsa, Soyu Sopu Onu İleri götürmez, götüremez “ dedi der,

 

 

     BAŞKA MİLLETLERE ÖZENİP KENDİ KİMLİĞİNİ KAYBETMEK NEDİR ?

 

     BAŞKA MİLLETLERE ÖZENİP KENDİ KİMLİĞİNİ KAYBETMEK       ŞUURA SURESİ AYET 8

“ Allah Zül Celal dileseydi Sizi Tek Millet yapardı, Dileyen Allah Zül Celalin Rahmetine Gönlünü açar,

Allah Zül Celalde Onu Rahmetinin içine sokar, Zalimler, Kendi Kendilerine Zulmedenler ise

Allah Zül Celalin Rahmetine Gönlünü kapatır, Allah Zül Celalde O Zalimlerin,

Kendilerine Zulmedenlerin karşılığını Zulum olarak verir, “ der,

 

     BAŞKA MİLLETLERE ÖZENİP KENDİ KİMLİĞİNİ KAYBETMEK       ALİ İMRAN SURESİ AYET 118

“ Ey Allaha ve Rasulune, İslam Dinine İman eden Müslümanlar,

İslam Dinine İman etmeyenleri, İslam Dininin Sosyal yaşantısını yok etmek isteyenleri

kendinize Dost edinmeyin, Onlar, Sizin aranızda Nifak çıkarmaktan, bozgunculuk yapmaktan,

Toplumunuzda Terör çıkarmaktan, Toplumunuzu dejenere etmekten, Sizi bozmaktan geri durmazlar,

Onlar devamlı, Size sıkıntı veren şeyleri isterler, Onların ağızlarından, Kin ve Öfke taşmaktadır,

İçlerinde sakladıkları Düşmanlık Kinleri ise, daha büyüktür “ der.

 

     BAŞKA MİLLETLERE ÖZENİP KENDİ KİMLİĞİNİ KAYBETMEK       ALİ İMRAN SURESİ AYET 28

“ Kim İslam Dinine düşman olanları dost edinirse, Allah ile bir dostluğu kalmaz “der

 

     BAŞKA MİLLETLERE ÖZENİP KENDİ KİMLİĞİNİ KAYBETMEK       KÜTÜBÜ SİTTE HADİS No 5903 

  Sahabeden Ebu Derda (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Bir Millete karşı olan ilgin, sevgin, muhabbetin ve samimiyetin, seni sağır ve kör eder,

Onların Fitnelerini, Bozgunculuklarını, Düşmanlıklarını, Kinlerini duymaz ve görmez olursunuz “ dedi der,

 

     BAŞKA MİLLETLERE ÖZENİP KENDİ KİMLİĞİNİ KAYBETMEK       İBNİ MACE HADİS No 4181

  Sahabeden Enes Bin Malik (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem

“ Şübhesiz, Her Dinin, İman edenlerine özgün bir Huyu, Karakteri, Ahlakı vardır,

İslam Dinine İman edenlerin, Yani Benim Ümmetimin, Diğer Ümmetlere, Yahudilere ve Hiristiyanlara Tek

farklılığı, Karakterinde, Kılık ve Kıyafetinde, Hal ve Hareketlerinde  Ahlakında, EDEB ve HAYA  sıdır,

UTANMASI dır, Edep ve Haya ile İman ve İbadet etmesidir,

Edep ve Haya Kanunlarına Riayet etmesidir,  “ dedi der,

 

     BAŞKA MİLLETLERE ÖZENİP KENDİ KİMLİĞİNİ KAYBETMEK       İBNİ MACE HADİS No 3994

  Sahabeden Ebu Hureyre (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Yemin ederimki gelecek zamanda Siz, Yahudilerden ve Hristiyanlardan Milletlerin yaşantılarına,

( Çağdaş Millet, İlerici Millet, Modern Millet, Şık Millet, Asil Bir Millet, Özgür Millet, Serbest Millet diyerek

özenerek) Tıpatıp uyacaksınız, Hatta Onlar ( Çağdaşlık ve İlericilik diyerek ) bir Kertenkele deliğinden girseler

dahi, Sizde gireceksiniz, ( İslam Dininin Hükümlerine Gericilik, Yobazlık, Çağdışılık diyeceksiniz )

Kendi kendinizi Helak edeceksiniz , “ dedi der,

 

     BAŞKA MİLLETLERE ÖZENİP KENDİ KİMLİĞİNİ KAYBETMEK       RAMUZ EL HADİS No C2 S127 H8

  Sahabeden Abdullah İbni Ömer (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Bir Kavim ( yani Millet), Bir Başka Kavmi, Milleti, ( Allah Zül Celale Asi olan, İsyan eden, İman etmeyi,

İbadet etmeyi reddeden, Edep ve Haya yı Reddeden ve Edepsizlikte ve Hayasızlıkta ileri giden Bir Milleti,

Çağdaş Millet, İlerici Millet, Modern Millet, Şık Millet, Asil Bir Millet, Özgür Millet, Serbest Millet diyerek

özenerek ) Çok sevdi, ve bu sevgidede çok aşırıya gitti, bunun yüzünden O Kavim, O Millet

Kendi Kendini Helak etmiş oldu,

  Bir Kavimde ( yani Millette), Bir Başka Kavmi, Milleti, ( Allah Zül Celale Sevgi ve Muhabbetle, Edep ve Haya ile

İman eden ve İbadetlerini yapan, Çağdışı Millet, Gerici Millet, Yobaz Millet, Paspal Millet, diyerek özenerek)

Kibirlilik ve Üstünlük taslayarak O Kavmi, Aşağı ve Hor gördü, bundada çok aşırıya gitti, bunun yüzünden

O Kavim, O Millet Kendi Kendini Helak etmiş oldu, Siz Başka Kavimlere karşı böyle olmayın,

Kendi Kendinizi Helak eden olmayın, ” dedi der,

 

     BAŞKA MİLLETLERE ÖZENİP KENDİ KİMLİĞİNİ KAYBETMEK                   RAMUZELHADİS No C/4 S/366 H/3

  Sahabeden Amir İbni Şuayb (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ ( Edepsizlik ve Hayasızlıkla ) Ne Yahudiye ve ne de Nasraniye ( Hiristiyanlara)  benzemeyin,

Edepsizlik ve Hayasızlıkla, Bizden başkasına benzeyen bizden değildir, Müslümanlardan değildir, “dedi der,

 

     BAŞKA MİLLETLERE ÖZENİP KENDİ KİMLİĞİNİ KAYBETMEK       İ.MÜNZİRİ HADİS No C/5 S/308 H/15

  Sahabeden Amir İbni Şuayb (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ ( Kılık Kıyafetinde, Sosyal yaşantısında ) Başka Milletlere benzemeye Özenen Bizden değildir, “ dedi der,

 

     BAŞKA MİLLETLERE ÖZENİP KENDİ KİMLİĞİNİ KAYBETMEK       EBU DAVUD HADİS No 4031

  Sahabeden İbni Ömer (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Kim. Bir Millete benzemeye özenirse, Onlar gibi yaşamaya başlarsa, O da Onlardan sayılır “ dedi der,

 

     Kamusal alanda, Kızların ve Kadınların bedenlerine yapışan, Cinselliğini ortaya çıkaran,

hatta İç çamaşırını dahi belli eden şekilde Streçh Pantolon giymesi nasıl sosyal bir haksa,

Kamusal alanda Pantalon giymeyen Kızların ve Kadınların Türban bağlamasıda, O derece Anayasal bir haktır,

Kamusal alan diyerek, Kızların ve Kadınların Türbanıyla oynamak, yasaklamak, Anayasal Eğitim ve Öğrenim

hakkını, Kamu hizmetine girme hakkını, Despotizmle Gasp etmek ortadan kaldırmak, 

En büyük Cinsi Sapıklık ve Bölücülüktür, Kamusal alanda Türban yasağı, Türkiye Cumhuriyeti Devletini,

Ne kadar ileri götürmüştür, Ne Kadar Çağdaş yapmıştır, Medeniyet seviyesini Ne Kadar yükseltmiştir ?

 

     Çağdaşlığı, Medeniyeti Başka Milletlerden, Müstevlilerden, ve dahi Soyunu Reddeden Demokratlardan

öğrenmeye ihtiyacımız yok, Asli Medeniyeti anlamamak için TAŞ olmak lazım TAŞ,

Bizim Ecdadımızda, TAŞ işcisi idi, Taşlara Hükmederek, İnsanlık için Mimariyi, Mimari ile birlikte,

İnsanlık için Medeniyeti geliştirdi ve yaydı,

Ecdattan sonra : Baba, Bacı, Hoca, Milliyetcilik, Cumhuriyetcilik, Demokratiklik, Laiklik, Liberallik, Ekonomistlik,

Dürüstlük kavramlarını, Kavram kargaşaları ile Milletine Yarasa demekle,

Dün Dündür, Bugün Bugündür, demekle, Benim Memurum işini bilir demekle, Rüşvetle, Vurgunculukla,

Yolsuzluklarla, Dolandırıcılıkla, Fitne ve Fesatla, Modernlik ve Şıklık diye Fuhuşla,

KİMLER : Neyin Medeniyetini geliştirdi ? Medeniyet Nedir, Kim Ne Kadar Medenidir ?

 

     Batının, Çağdaş ve Modern olması, Bilimde Teknolojide ilerlemiş olması, Sizi Çağdaş, Modern yapmaz,

Sizi Bilimde ve Teknolojide ilerletmez, 

 

     Dünyanın En İlkel Kabilesi dahi, HAKA DANSI ile İlk önce kendi Kimliğini ön plana çıkarırken,

Kaybettiği Kimliğini, Kişiliğini ve Medeniyeti : Batıda veya Doğuda aramak,

Her icraatımız için : Avrupa birliği ve Amerika ne diyecek diye, kendi kendimize sormak,

İslam Dininin Sosyal Yaşam biçimini, Diğer Rejimlerdeki yaşam gibi göstermek,

EN REZİL, KİMLİK ve KİŞİLİK BUNALIMI DEĞİLMİ ?

 

     Bizim, Baş ve Kıç açmayı, Modernlik, Şıklık, Çağdaşlık, İlericilik, Aydınlık zanneden,

Tipleri Kayık, Mantar Zekalı, Balık Zekalı, Çağdaş gerici Yobaz Aydınlarımız,

10 cu Yıl Marşının Demir Ağ larına takıldı kaldılar,

Diğeri, Atı alan Üsküdarı, Pardon, Manyetik Rezonanslı Süpersonik Hızlı Tireni alan, Üsküdarı geçti,

 

     Diyorlarki ! “ Atam İzindeyiz “ peki, Bu Memleketi Atatürkün gösterdiği ve Atatürk İlkesi olan,

Muasır Medeniyet seviyesine yükseltmek için, Yalanlarınızı, Mahalle karıları gibi Dedikodularınızı,

İftiralarınızı bırakarak, Ne zaman çalışmaya başlayacaksınız ?

 

     Atatürkün “ Muasır Medeniyet seviyesi “ olarak gösterdiği ilericilik ve çağdaşlık,

yukarıdaki Ayet ve Hadisleri ifade etmiyormu ?

Bu Ayet ve Hadisler, 1400 yıl önceki karanlık diye hakaretler edilen ŞERİAT KANUNUDUR,

 

 

     DOST ZANNETTİĞİNİZ MİLLETLERİ TEVRATTAN TANIYIN,  !!!

 

     YAHUDİLERİN TAHRİP ETTİĞİ TEVRAT,                  MEZMURLAR 2 B 135 A 4

“ Tanrı Rab, Kendine Öz Halkı olarak, İsrail Halkını Seçti, “  diyen, Yahudilerin Tahrip ettiği Tevrattaki gibi,

 

     YAHUDİLERİN TAHRİP ETTİĞİ TEVRAT,                  MISIRDAN ÇIKIŞ B 22 A 25,

“ Çevrenizdeki Uluslar, Köleleriniz, Cariyeleriniz ve Uşağınızdır, Onlar yaşamları boyunca Sizin Kölenizdir,

Sahibi ve Efendisi olarak Onları Satın alabilirsiniz,” diyen Yahudilerin Tahrip ettiği Tevrattaki gibi,

 

     YAHUDİLERİN TAHRİP ETTİĞİ TEVRAT,                  YASADAKİLER B 9 A 3 

“ Onları Kovalayacaksınız, Onları Ortadan kaldıracaksınız, Bir Çırpıda Yok edeceksiniz,

Size Boyun Eymelerini sağlayacaksınız, ” diyen, Yahudilerin Tahrip ettiği Tevrattaki gibi,

 

     YAHUDİLERİN TAHRİP ETTİĞİ TEVRAT,                  YASADAKİLER B 20 A 13, 14, 15 ve 16  

“ Tanrınız Rab Onların Kentini Elinize geçirince, Orada yaşayan Bütün Erkekleri kılıçtan geçirip Öldürün,

Kadınlarını, Çocuklarını, Hayvanlarını, Kentlerindeki Her Şeyi Yağmalayın,

Yakınınızdaki Milletlere ve Sizden Uzaktaki Milletlerin Tümüne böyle davranacaksınız,

Bu Halkların, Bu Milletlerin Kentlerinde, Soluk alan Hiçbir Canlıyı Yaşatmayacaksınız, ” diyen,

Yahudilerin Tahrip ettiği Tevrattaki gibi,

 

     YAHUDİLERİN TAHRİP ETTİĞİ TEVRAT,                  1,KIRALLIK B 9 A 21

“ İsrail Halkının, Tamamen Yok edemediği İnsanları ve bu İnsanların Soyundan gelen ve Ülkenizde kalanları

Angarya İşlere koşacaksınız, Bu durum Halen bugünde devam etmektedir, “diyen,

Yahudilerin Tahrip ettiği Tevrattaki gibi, 

 

     YAHUDİLERİN TAHRİP ETTİĞİ TEVRAT,                  YASADAKİLER B 7 A 14, 15 ve 16 

“ Tanrı Rab, Bütün Hastalıkları Sizden Uzaklaştıracaktır, Korkunç Bulaşıcı ve Öldürücü Hastalıklardan Hiçbirini

Size vermeyecektir, Bütün Bu Hastalıkları, Sizden Nefret edenlere vereceksiniz, 

Tanrınız Rabbin, Elinize Teslim edeceği Tüm Halkları, Milletleri Yok edeceksiniz, Onlara Acımayacaksınız,

” diyen, Yahudilerin Tahrip ettiği Tevrattaki gibi,

 

    Kendi Irkını üstün gören, Kendi Irkından başkasına yaşama hakkı tanımayan,

İngiliz, Fransız, Ermeni, İspanyol, Alman, Rus, Yunanlı ve Yahudiler gibi

Kendi Irkından olmayan Milletleri köleleştiren, Sömürgeleştiren VAHŞİ bir Medeniyet kuran,

Toplumsal Sevgiyi, Saygıyı, Hoşgörüyü ortadan kaldıran Yahudi Ruhban Din Adamları,

Tevratı, Hiristiyan Ruhban Din Adamları İncili, Tahrip ettikleri, Yok ettikleri, değiştirdikleri için, 

Asli Yahudilk ve Hiristiyanlıkta olan Laiklik, Toplumsal Sevgi,

Saygı ve Hoşgörü Ruhban Din adamları tarafından Tahrip edildiği için, yok edildiği için,

Bugün Toplumsal Sevgi, Saygı ve Hoşgörü diyerek, Medeniyetler arası uzlaşma diyerek, 

kavram kargaşaları ile yeni bir şeyler üretmeye çalışmakta gibi gözükmekteler,

İslam Dinini Terör Dini olarak göstermeye gayret etmekteler,

İslam Dinimi Terör Dini, Yoksa Kendilerinin Tahrip Ettikleri Dinlerimi Terör Dini ?

Tarihteki Haçlı Savaşları Kimlere karşı ve Kimlerin İttifakı ile çıkarılmıştır, ?

Buğünkü durumda Tarihtekinden farklı bir şey değildir,

 

     Hizbul Vahşi Terörü, Hizbul Tahrir Terörü, Elkaide Terörü, nasıl oluyorda kendi kendine çıkıyor ve

hiç bir İz bırakmadan tekrar kayboluyor, Hizbul Vahşi Terörünü, Hizbul Tahrir Terörünü, Elkaide Terörünü

besleyip büyütenler, İslam Dinini Sosyal yaşantısı ile Maneviyatını yaşamaya çalışan İnsanlarmıdır,

Yoksa Sizinde ve Herkesinde bildiği gibi, Kendini Dünyanın Jandarmalığına çıkarmış olan

Yahudi, Amerikan ve İngiliz Siyaseti Terörümüdür ?

Bu Teröristlerin arkasından gelip, Çeşitli kavram kargaşaları ile Milletimizi kamplara bölenler kimlerdir ?

 

    Yahudi ve Hiristiyan Vahşi Batının birleşerek, ilk önce Müslüman Araplarla, daha sonra

Müslüman Türklerle yaptığı Askeri savaşların hepsine Haçlı savaşları denir,

En son Askeri durumda olan Haçlı savaşları Çanakkale, Kutul Amare ve İstiklal harbidir,

 

    Vınston Çhirçilin, İngiliz Lordlar Kamarasında yargılanırken Çanakkale Savunması

 

    Müttefik İşgal Kuvvetleri Baş Komutanı Vınston Çhirçil, Çanakkale, Kutul Amare ve İstiklal harbini kaybettikten

sonra, İngiliz Lordlar Kamarasında, İngiliz Yüce Divanında, Çanakkale, Kutul Amare ve İstiklal Harbini

Kaybettiğinden dolayı yargılanırken, İngiliz Lordlar Kamarasının,

 “ Dünyanın dört bir tarafından getirdiğimiz sayısız askerler ile, Zamanın en güçlü Silahları Donanma ile,

en yetkili Müttefik kuvvetler baş komutanı olarak seni yetkili kıldığımız halde,

niçin üç beş tabya Türkün önünden geçip İstanbulu alamadın, Türkleri Parçalayamadın ? sorusuna karşılık,

 

Cevap olarak, “ Siz harp ettiğinin Milletin Tarihini biliyormusunuz ?

                          Bilinen Tarihte, Türklerin Harp meydanından yenilgi alarak çekildiğini gördünüzmü ?

Tarihi ne kadar bilirseniz O kadar ileri gidersiniz,

Türklerin yaşantılarını, Dininin Kitabı Kuranı Kerimden, Peygamberi Muhammedin Sözlerinden,

İslam Dininden uzaklaştırmadıkca, İslam Halifeliğini kaldırmadıkca,

Türklerin yaşantılarını çeşitli Kavram bunalımları ile bozmadıkca Türkler üzerine galip gelemezsiniz,

Ancak ve ancak, ( Çağdaşlık, Şeriatcılık, Laiklik, Modernlik, Sağcılık, Solculuk, Liberallik, Milli görüşcülük,

Türkcülük, Kürtcülük, Dinler Arası Diyalog gibi ) çeşitli Kavram bunalımları ile Türklerin arasına Nifak sokarak,

Kendi kimliğinden ve İslam Dininden uzaklaştırarak yaşantılarını bozarsanız,

Sizin Türklerle harp etmenize gerek kalmaz, Türkler Sizin istediğiniz şekle girer, kendi değerlerini kaybederek,

kendi kendilerini imha ederler “ diyerek Çanakkale, Kutul Amare ve İstiklal Harbini Kaybettiğinin Savunmasını yaptı,

    

     Vınston Çhirçilin, bu savunması daha sonra LOZAN ANTLAŞMASININ MADDELERİ olarak kabul ettirildi,

 

     Mustafa Kemal Atatürk Komutasında İstiklal Harbini Kazandıktan Sonra, Tarihimize, İsmet İnönünün Diplomasi

Zaferi diye kakıştırılan Lozan Antlaşmasında, Vınston Çhirçilin, Lozan Antlaşmasına göre Türk Devletinin

Tanınması, Harbin Sonlandırılması için, Türk Delegasyonu Başkanı İsmet İnönüye, Siz Geri Kalmış Bir Milletsiniz,

 

1 – ( Çanakkale, Kutul Amare ve İstiklal Harbinde, İslam Halifeliği olduğu için, Ümmet Başkanlığı olduğu için,

     Asker, Silah ve Maddi Yardımlar geldiği için, İslam Birliğinin bozulması için,

     Çanakkale ve Kutul Amarede, Müslüman Sömürgelerinden getirdikleri Müslüman Askerlerle,

     Müslümanı, Müslümana kırdırmak için, İslam Birliğini Başsız bırakmak için,)  

     İslam Halifeliğinin Kaldırılmasını,

2 - Din ve Devlet İşlerinin Birbirinden ayrılması rejimidir diyerekten,

     Aslı ise Türk Milletinin, Kendi Kültüründen, Kendi Kimliğinden, Kendi Medeniyetinden ayrılması olan

     Laiklik Rejiminin kabul edilmesini,  

3 - Osmanlı Kanunlarının kaldırılıp

     İngilizlerin, İsviçrenin, Batı Kanunlarının, Medeni Kanun olarak Konulmasını,

4 - Türk ve İslam Medeniyetinin kaldırılması gelecek nesillere unutturulması için,

     Gelecek Nesillerin okuyamaması için,

     Osmanlı Alfabesinin kaldırılmasını, Harf Devrimi ile Latin Alfabesinin kabul edilmesini,

5 – Türk ve İslam Kimliğinin yok edilmesi için, Osmanlı Eğitim ve Öğretim Sistemi,

      Medrese Eğitiminin kaldırılmasını,

     Türk ve İslam Kimliği olmayan Karma Eğitime, Kız Erkek Karışık eğitime geçilmesini,

6 - Kılık Kıyafetin, Türk ve İslam Kimliğinden koparılması için,

     Modernlik ve Çağdaşlık ile Kılık Kıyafet Kanunu yapılmasını,

7-  Mustafa Kemal Atatürkün, İstiklal Harbine Başlamazdan önce, Ecdadımızın Yurt olarak seçtiği,

     1071 yılında kesin ve geri dönmesiz olarak yerleştiği, Misakı Milli sınırlarımızın değil,

     Yahudi ve İngilizlerin Çizdiği Sınırların kabul edilmesini,  

8 - Türk Topraklarında Petrolun ve Bor Madeninin çıkarılıp İşlenmemesi Tahakkümünü,

      ve dahi Lozan antlaşmanın Türk Milleti tarafından anlaşılmamasını sağlamak şartı ile, 

      Bu Maddeleri Kabul ederseniz ve Yaparsanız, Sizin Yeni Bir Devlet olduğunuzu kabul ederiz ve

      Müttefik İşgalini Sonlandırırız diyerek bunları LOZAN maddelerini dayadı,

 

     Çanakkale, Kutul Amare, harbini kazandığımız halde, Harp Kaybetmediğimiz halde,

Bizim Yurt Savunmamız olduğu halde, Müttefikimiz diye Alman General For Sandersan a

Çanakkale Baş Komutanlığını verip, Resmi Rakamlara göre 250,000 – 300,000 Askerimizi Katlettiren,

Sarıkamışta, Tek Mermi dahi atamadan, Düşmanla karşı kaşıya gelmeden

Resmi Rakamlara göre 90,000. Askerimizi Dondurarak Katleden,

Müttefik oldukları Almanya 1 Dünya harbini kaybetti diye, Yurdumuzun İşgal edilmesine Hıyanetle İzin veren,

Devleti Osmanlı Aaliyi Yıkan, En az Bir O Kadar Askerimizin İnsanımızın

İstiklal Harbinde Katledilmesine sebep olan, İttihatcı Jön Türk, Enver ve Talat Paşanın Hıyaneti ile,

     Lozanda, İstiklal Harbi Kazanmış olan bir Millete, Mustafa Kemal Atatürke, artık Milletimizi Harbe daha devam edemiyecek olarak Kabul ettiren İsmet İnönünün Hıyaneti ile,

     Üzerine gelen Düşmanlarına, Yoklukla, Yoksullukla, karşı koyan,

Çanakkale, Kutul Amare, Yemen, Sarıkamış Harbi, İstiklal Savaşları ile Bitap Düşen, Harap Düşen Milletimizin,

Savaşlarda Şehit düşmesiyle azalan Erkek Nufusa göre, Milletimizin bu haliyle

Tekrar Harbe devam etme mecali olmadığını düşünen Mustafa Kemal Atatürk, Harbin Sonlanması için,

Milletin biraz toplanması kendine gelebilmesi ve İstiklal mücadelesine devam edebilmesi için,

Lozanda İnönü Hıyanetiyle dayatılan bu maddeleri Kabul etmek zorunda kaldı,

 

     İsmet İnönünün Hıyaneti ile, Kabul edilen ve Atatürk Devrimleri diye Yutturulan, Lozan Maddeleri ile

Bugünler Çizildi, İnönü Zaferi olarak sunulan Lozan Antlaşması, İstiklal Harbinden sonra,

O Tarihten beri Hala Açıklanmışmıdır, ?

     Biz Harp Kaybetmiş Bir Milletmiyiz, Harp Kazanmış bir Milletmiyiz ?

Şimdi Soruyorum, Lozan Maddeleri Zafermidir, Hezimetmidir, Hıyanetmidir,  ?

 

     Hilafet veya Halifelik, Ruhbanlık değildir veya Babadan Oğula geçen bir Vasiyet değildir, Devlet Başkanlığıdır.

Halifeliğin Kaldırılması ile, Türk ve İslam Birliğinin Bozulacağı ve İslamın Komutasız kalacağı düşünülmedi,

Laiklik adına, Yahudiler Hahamlığı, Hiristiyanlar Papalığı Kaldırdımı ?

 

     Yeni Türkiye Cumhuriyeti Devletimiz kurulduğunda,  Halifelik ve Hilafet, Resmen kaldırıldı,

Lakin, Halifeliğin Bir İslam Birliği Sıfatı bulunduğunu ve Gelecekte birdaha telafi edilemeyecek kadar

İslam Birliğinin bozulabileceğini, İslam Ülkelerinin, Haçlılar ve Yahudiler karşısında

Çok zayıf ve kuvvetsiz kalacağı, Param Parça Parçalanacağı düşünülmedi, !!!

Hilafet Kaldırılmazdan Önce Bütün Dünya Müslümanları Osmanlı Hilafetine Bağlı idi,

Zira Bugün Hilafet Kurulmaya kalkılsa, Hiçbir Ülke Diğer Bir Ülkedeki Hilafet Makamını Kabul edermi, ?

 

     Bizim Ecdadımız da, bu Laiklik anlayışı hassasiyetinden şaşmadan, İdaresi altındaki Toplumları,

Bu Laiklik anlayışı hassasiyetinden en ufak bir şaşma dahi göstermeden,

Toplumları bir biriyle zıtlaştırmadan, Cepheleştirmeden ve Tahriklere meydan vermeden İdare etmişlerdir,

Şayet, Halifelik ve Hilafet, Ruhbanlık olsa idi, aynı zamanda Halife olan Osmanlı Padişahları,

İlim sahibi Alimlerin, Bilginlerin önünde, Ders almak, Fikir almak için Diz çökmezdi.

 

 

     Türklerin : İslam Dini kabul etmezden önceki Alfabesi, asli Türk Alfabesi olan Uygur Alfabesidir,

Türkler, İslam Dinini kabul ettikten sonra, Kuranı Kerim Alfabesi olan Arab Alfabesine geçtiler,

Arab Alfabesinde, Türkce karşılığı olmayan harfleri türeterek, Arab Alfabesini Türkceye adapte ettiler,

Bu Alfabe Arab Alfabesine benzer fakat, gerek yazım Lisanı, gerek okuma Lisanı TÜRKCEDİR.

Bu Alfabe ile yazılan bir Kitabı, bir Arab alıp okuyamaz ve anlayamaz, çünkü Arabca değil, TÜRKCEDİR.

Türkler, gerek Devlet işleri ile ilgili yazışmalarında gerek Bilimsel ve Edebi Eserleri yazmada

Türkceye adapte ettikleri bu Alfabeyi kullandılar.

     İstiklal Harbi yaptığımız Milletler tarafından, tekrar İstiklal Harbi şartlarına düşürülmemek için,

İstilacı, İşgalci, Sömürgeci olan Milletlerin yazışmalarını anlamak öğrenmek ve gerekli tedbirleri almak için,

İstiklal Harbimizden sonra, Yeni kurulan Devletimizde, Harf Devrimi ile Latin Alfabesine geçildi.

Daha önce Arab Alfabesine geçişte olduğu gibi, Latin Alfabesinde Türkce karşılığı olmayan harfleri türeterek,

Latin Alfabesini Türkceye adapte ettiler.

     Bu Alfabe ile yazılan bir Kitabı bir Latin alıp okuyamaz, anlayamaz, çünkü Latince değil TÜRKCEDİR.

Latin Alfabesine geçiş nedeni, Arab Alfabesi öğrenilmesinin, yazılmasının okunmasının zor olması,

yada karışık olması gibi safsata, uydurma ve yalan nedenler değildir,

Ecdadımızın daha önce Arab Alfabesi ile Türkce yazdığı Eserleri Yok Saymak için

Latin Alfabesine geçilmiş değildir.

Latin Alfabesini kabul etmekle, Latin olunmadığına göre, Arab Alfabesini kabul etmekle de Arab olunmaz,

Arabca öğrenmekle, Arab Milliyetcisi olunmaz, İngilizce öğrenmekle, İngiliz Milliyetcisi olunuyormu ?

 

     Harf Devrimi Yapılırken, Osmanlı Alfabesinin Kaldırılması, Latin Alfabesi ile değiştirilmesi sonucunda,

Türk ve İslam Biliminin, Tarihinin, Kültürünün, yok edileceği, Tarihine, Kültürüne, Bilimine, bilgisiz kalacağı

düşünülmedi, Harf Devrimi yapılırken, Bu Milletin Daha Önceki Bilimini, Tarihini Kültürünü, Dini İlimlerini

Okuyamayacağı, tamamen çahilleştirileceğini, Bu Milletin, Yeni Harflere geçmekle, Geçmişini okuyamayacağını,

Geçmişini doğru öğrenemeyeceğini, Geçmişinden Kuvvet alarak yürüyemeyeceğini, Geçmişe ait uydurmaların,

yalanların İftiraların doğru kabul edilmesine sebeb olacağını, Devrimi yapanlar Düşünmediler,

Bugün düşünülse bile ne kadar fayda verecektir, ?   

 

     Türklerin : Arabcayı öğrenmelerindeki gayesi, Kuranı Kerim Ayetlerini ve İslam Dininin Peygamberi

Hz.Muhammedin Hadislerini, En doğru şekilde öğrenmek, anlamak, yaşamak ve öğretmek içindir.

Arabca olan Kuranı Kerim Ayetlerini ve Hadisleri, bu günkü Arablar anlasalar idi,

Arabların Devlet yönetimi şekli bu günkü gibi Aşiret Devleti şekli değil,

Demokratik, Laik Cumhuriyet Devleti şekli olurdu.

 

     Türklerin,: Devlet Rejimlerinde ve Sistemlerinde bu zamana kadar,

başka rejimlerin ve sistemlerin etkisi altında kalması, Onun himayesine girmesi, gibi bir korku Fobisi yoktu.

Bugün Rejimden ve Sistemden yana bir korku Fobisi varsa,

Gaflet, Dalalet ve Hatta Hıyanet içinde bulunan Bunak İktidar sahiplerinin,

Siyasilerin ve Medyanın İdeolojik Kimlik, Kişilik Zafiyeti Bunalımı, Şizofrenik Paranoya hastalığı değilmi ?

 

     Dünyanın En İlkel kabilesi dahi, HAKA dansı ile ilk önce kendi kimliğini ön plana çıkarırken,

Kaybettiği kimliğini, Kişiliğini ve Medeniyeti : Batıda veya Doğuda aramak,

Her İcraatımız için, Avrupa Birliği ve Amerika ne diyecek diye kendi kendimize sormak,

İslam Dininin Sosyal Yaşam biçimini, Diğer Rejimlerdeki yaşam gibi göstermek,

EN REZİL, KİMLİK ve KİŞİLİK BUNALIMI DEĞİLMİ ?

 

     Milli Şef İsmet İnönü, Devlet Seferberliği Zorbalığı ile,

Eline Geçirebildiği Bütün Osmanlıca Eserleri Yakıp Kül Etmedimi ?

     Geçmiş Tarih bilgimizi, Bu gün  Uydurmasız, Yalansız, İftirasız bir doğruluğa getirebilirmisiniz ?

 

     Atatürkten ve Harf Devriminden Sonra, İsmet İnönü, Türk Dil Kurumu vasıtası ile, Geçmiş anlaşılamasın diye

Konuşma Lisanınıda Uyudurukca Türkce ile değiştirmedimi ? 

     Atatürk, Nutuk Kitabını Türkce yazmadımı ? Nutuk Kitabı son 60 yılda 3 kez Tercüme edilmedimi ?

 Atatürke ve Cumhuriyete sahip çıkmak, İslam Dinine ve Ecdadımıza hakaret etmekmidir ?

Soyunu reddeden Demokratların UYDURUK Türkcesi, Cumhuriyet kazanımımıdır ?

 

     Osmanlı Alfabesinin, Latin Alfabesi ile değiştirilmesini dayatan Yahudi ve Hiristiyan Batı,

Kendi Alfabesini Başka Alfabe ilemi değiştirdi ? 

 

     Osmanlı Medrese Eğitiminin kaldırılmasını dayatan Yahudi ve Hiristiyan Batı,

Kendi Kimliğinin, Kendi Kişiliğinin olmadığı bir Eğitim Sisteminemi geçti ?

 

     Laikliği, Din ve Devlet İşlerinin birbirinden ayrılması diye yutturan Yahudi ve Hiristiyan Batı,

Kendi Kültüründen, Kendi Kimliğinden, Kendi Medeniyetinden ayrıldımı ?

 

     Osmalı Kanunlarının Kaldırılmasını Şart koşan Yahudi ve Hiristiyan Batı,

Kendi Kanunlarını Kaldırıp Başkasının Kanunlarınımı aldı ?

 

     Modernlik, Çağdaşlık, Şıklık Diye Kılık Kıyafet Kanunu yapılmasını dayatan Yahudi ve Hiristiyan Batı,

Kendi Kimliği, Kendi Medeniyeti, Kendi Kişiliği dışında bir Kılık Kıyafetimi kabul etti ?

Koruyucu Kabuğunu Kaybeden Bir Nebatat, anında nasıl bozuluyorsa, Kılık Kıyafetini, Kişiliğini, Kimliğini Kaybeden

Bir Milletinde Öyle Bozulacağı düşünülmedi ? Zaten Garip olan şeyde, Bozulanın, Bozulduğunu Bilmemesidir,

Kendini Modern, Çağdaş, Aydın, Müreffeh, daha iyi, daha mükemmel zannetmesidir,

 

     Kendi çizdikleri Sınırları Yeni Türk Devletine dayatan Yahudi ve Hiristiyan Batı,

Kendileri için Başkalarının çizdiği Sınırlarımı Kabul etti ?

 

     Türk Topraklarında Petrolun ve Bor Madeninin çıkarılıp İşlenmemesi Yahudi ve Hiristiyan Batı,

Kendi Topraklarında Bulunan Madenlerin çıkarılıp işlenmemesi Tahakkümü mü kabul etti, ?

 

     Mustafa Kemal Atatürk, Milletine Açıklayamadığı İsmet İnönünün Hainliğini,

Sonra Yetişecek Genç Nufusa seslenerek, Gençliğe Hitabesi ile verdi,

 

     Gençliğe Hitabesinde,

“ Cumhuriyet, Bedava kazanılmış değildir, Cumhuriyeti elde etmek için, Kanımızı döktük,

Vatanın her tarafına, Kırmızı Kanımızı akıttık, İcabında, Vatanımızı, Toprağımızı, Milli ve Manevi değerlerimizi,

Müesseselerimizi, Müdafası için, lazım olanı yapmaya her an hazır olun,”

“ İstikkbalde dahi, Dahili ve Harici Bedhahların olacaktır,  İstiklal ve Cumhuriyete kastedecek Düşmanlar,

Bütün Dünyada Emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler,  Ey : TÜRK İstiklalinin Evladı,

Memleketin dahilinde İktidara sahip olanlar,  Şahsi menfaatlerini, Müstevlilerin Şahsi emelleri ile tevhit

edebilirler. Gaflet, Dalalet ve hatta Hıyanet içinde bulunabilirler, Milleti Fakru zaruret içinde, harap ve bitap

düşürebilirler, İşte bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk İstiklal ve Cumhuriyetini kurtarmaktır,

Muhtaç olduğun Kudret, Damarlarındaki Asil Kanda mevcuttur “ demekle,

İsmet İnönünün Hıyanetini Anlatmıyormu ?

 

     İsmet İnönünün Hıyaneti,

Atatürkün Enfeksiyona bağlı Hastalığını fırsat bilip, Yahudi ve İngilizlerin verdiği

Kinin ve adı ve içeriği açıklanmayan ilaçlarla Siroz Hastalığına çeviren ve Ayağa kalkamaz duruma getiren ve

Atatürke, Çok Sinsice ve birazda zamana yayarak Suikastı hazırlayan İsmet İnönü, Atatürkün Ölümünden Sonra

Milli Şef olup, Türk Parasından Atatürkün Resimlerini kaldırıp Kendi Resmini Bastırmadımı ?     

Resmi Dairelerden, Atatürkün Resmini İndirip Kendi Resmini Koydurmadımı ?

Uyuşturulmuş, Cahilleştirilmiş Din Adamları yetiştirmek için İmam Hatip Okullarını Açtırmadımı ?

 

1915 Çanakkale, Kutul Amare ve 1919 – 1922, İstiklal harbimizden Sonra, amacına ulaşamayan İngilizler ve Batı,

Çhirçil in yukarıdaki sözlerini temel alarak, Haçlı Kültür savaşını başlattı ve

Bugünün İttihatcıları ile devam etmekte değilmidir ?.

 

     İnönüden Sonra, İnönünün bıraktığı Hain Siyasetle, Natoya Giriş, Marshal yardımı, IMF ye giriş ile

İngilizler Sahne arkasına çekilip Amerikan Mandasına bağladılar şimdide

Amerikan Mandası ve Avrupa Birliği Mandası Uyum Yasaları ile Halen Devam etmekte değilmi dir, ?

     Şimdiki, Kökten Fanatik partizanlıkla, Çağdaşlık, Şeriatcılık, Laiklik,

Modernlik, Sağcılık, Solculuk, Liberallik, Milli görüşcülük, Türkcülük ve Kürtcülük gibi kavram kargaşaları ile

kamplaştırılan Milletimizin durumu bunu İspat etmiyormu ?

 

1915 Çanakkale, Kutul Amare ve İstiklal harbimizden Sonra, İngilizlerle Askeri bir çarpışma olmamıştır,

İngilizler ve Vahşi Batının Haçlı Kültür savaşına yenik düşmüş durumdayız.

 

     Vinston Çhirçil in bu sözüne karşılık ben soruyorum,

Biz Tarihimizi Ne kadar biliyoruz ? Ne kadar İlerdeyiz ?

 

     Çanakkale ve İstiklal harbinde Yurdumuzu İşgal ve İstila eden milletlere özenti duyarak

Avrupa Birliği diye onların hegemonyası altına gireceksek, Çanakkale ve İstiklal harbini Neden yaptık ?

 

     İstiklali kazanmak hiç kolay olmadı, Geçmişte yurdumuzu işgal ve istila eden

Avrupa Birliğinin hegemonyasına girerek İstiklali kaybedip tekrar kazanmak ise hiç mümkün gözükmemektedir.

 

     Tevhidi Tedrisat Kanununun, Laikliğin, Anayasamızın ve 24 cü Maddesinin ve dahi Atatürk İlkelerinin amacı,

Eğitim ve Öğretimi birleştirmektir, Kız ve Erkek Öğrencileri birleştirmek değildir.

Atatürkten sonra, bir şekilde Devleti İdare yetkisini eline geçiren,

Lafta Çağdaş, Aydın ve Laik olarak geçinen, Örümcek Beyinli Bunak ve Karanlık kafalar,

Tevhidi Tedrisat Kanununu : Kız ve Erkek Öğrencileri birleştirmek olarak anlamış,

Laikliği : Din Eğitimi ve Öğretimi Derslerini diğer derslerden dışlamak, kısıtlamak ve yasaklamak olarak

anlamış, Anayasamızın Eğitim Öğretimde Eşitlik ilkelerini, 24 Maddesi İlkelerini, kendi çıkarlarına kullanmak

olarak almış, Atatürk İlkeleri ve Çağdaşlığı, Edepsizlik ve Hayasızlık Özgürlüğü olarak anlamış,

bu şekilde uygulamışlardır.

     4 ve 5 yaşlarındaki çocuklara kendi Kültürümüzde  olmayan Bale, Opera, Resim, Piyano, Keman dersleri

verilmesinin Modernlik, Çağdaşlık ve İlericilik göterilmesine karşılık, Temel Eğitim ve Öğretimde Din Eğitimi ve

Öğretiminin kısıtlanması, Yaş Sınırlaması getirilmesi, “ Çocuk, Din Eğitim ve Öğretimini 18 yaşına gelince kendi

seçsin ve yapsın “  gibi Masumane yalanlar ve Hiziplerle kısıtlanması,

Açık ve Net olarak İslam Dini ve Milletin Maneviyatı düşmanlığı değilmidir ? 

 

     3 MART 1340 Tarih, 430 sayılı TEVHİDİ TEDRİSAT KANUNU,

2  ARALIK 1934 Tarih, 2596 sayılı BAZI KİSVELERİN GİYİLEMEYECEĞİNE DAİR, KILIK KIYAFET KANUNU,

18 ŞUBAT 1935 Tarih, 2933 sayılı 2596 sayılı Kanunun tatbik suretini gösterir, NİZAMNAME KANUNU,

Inkılap Kanunlarımız, 5 Şubat 1937 de Kabul edilen Laiklik İlkesinden önce kabul edilmiştir,

Inkılap Kanunları İdeolojik Laikliğe değil, Laiklik, Inkılap Kanunlarına dayanmaktadır,

     Dini : Siyasete alet ediyorsunuz, Din İstismarcılığı yapıyorsunuz, Takiyye yapıyorsunuz,

Bölücülük yapıyorsunuz diyerek, gerek Dini bilgileri, gerek Hukuki bilgileri, gerek Beşeri bilgileri,

gerek Ekonmomi bilgilerini, gerek Tarihimizi, Kaynağından ve Devletin Eğitim ve Öğretim Kurumlarında

öğrenmemizi ve değerlendirmemizi, Muhakeme edebilmemizi, Doğruyu bulmamızı : İdeolojik olarak engelleyen,

Kökten fanatik Partizan Siyasilerin ve İdarecilerin asli emellerini şimdi anlayabildinizmi ?

 

     Şimdiki, Modern ve Gelişmiş Ülkeler denilen Avrupa Birliği ve Amerika,

Engizisyon İlkelliği Çağında yaşarken : Bugün Fizikte, Kimyada, Matematikte, Biyolojide, Tıpta, Mekanikte,

Sibernitikte, Otamasyonda, Mimaride,Coğrafya ve Haritacılıkta, Astronomide, Kanun olarak bilinen Bilim

kuralları, Türk Bilginleri ve Alimleri tarafından, Avrupanın ve Amerikanın bilginlerinden,

en az 600 – 700 – 800 - 900 Yıl önce Eserlerinde Yazıldı ve Açıklandı. Avrupanın ve Amerikanın Bilginleri :

Bizim şimdiki sözde aydın ve çağdaş olan Rektörlerimiz ve Dekanlarımız gibi,

Türk Bilgin ve Alimlerinin eserlerini, bunlar Arap Alfabesi ile yazılmış diye yok saymayıp,

Kendi Dillerine tercüme ettiler, Bu Eserlerden aldıkları Bilim kurallarını, kendileri bulmuş veya keşfetmiş gibi

kendilerine mal ettiler, Yakın Çağın Sonuna kadar Vahşi Batının Üniversitelerinde, Bilimsel Ders Kitabı olarak

Eğitim ve Öğrenimde kullanıldı ve Medeni, Çağdaş ve Gelişmiş Ülkeler oldular.

halende Bilim Tarihi Ders Kitapları olarak Eğitim ve Öğretimde Ders Kitabı olarak kullanılmaktadır.

Bizim, AYDIN geçinen, Örümcek Kafalılar, Ecdadımızın Eserlerini okumazlar, Şayet Okurlarsa İrtica Hortlar,

Lakin, Bu Sözde Aydınlar, İşkembeden yalan atma, Laf salatası atmayı pek çok severler,

Vahşi Batının, kendi Bilginleri, “ DÜNYA DÖNÜYOR “ dediğinde, Engizisyon Mahkemelerinde yargılayıp,

Ceza olarak kendi Bilim Adamlarını yakarak İdam ettiklerini anlamak istemezler,

Türkiyenin Geri kalmışlığını İslam Dinine bağlayan bir Rektör,“ Keşke Türkler Müslüman olmasaydı” demedimi?

 

     Milli Eğitimimizde, Ders olarak okutulan, “ Türk Tarihi “ Bizden Kaynaklı, Bizim Tarihimiz değil,

Vahşi Batının, Türk Tarihi üzerine uydurdukları yalan ve iftiralardır,

Tarih Dersi Kitaplarının En arka sayfasında O Tarih Kitabı hazırlanırken yararlanılan kaynaklar bulunmaktadır,

Bakınız !!! Tarih Dersi kitapları hazırlanırken yaralanılan kaynak kitaplar,

Bizim Tarihcilerimizin, Bizim Tarihimiz kaynaklı olan, Tarih kaynaklarımıdır ?

 

     Ecdadımızın yazdığı bu Eserlerin büyük kısmı, Süleymaniye Kütüphanesinde ve Osmanlı Arşivlerinde

Mevcut olup, Kütüphane Mahzenlerinde, Rutubete ve Güvelere terk edilmiş vaziyette yok olup gitmektedir,

Ey Siyasiler, İdareciler ve Devletin Yöneticileri, TÜRK Tarihine ve Bilimine Duyduğunuz Çağdaş Saygı bumu ?

 

     İslam Dünyasının İlmiyle kabul ettiği, İslam Biginlerinin ve Alimlerinin çoğunluğu TÜRK ' tür.

İmamı Azam, İmamı Şafi, Müslim, Buhari, Nesei, Hoca Ahmet Yesevi, İbni Sina, Farabi, Gazali, Biruni,

Ebul Vefa, Harizmi, Fergani, Cezeri, Caca Bey, Babürşah, Alaattini Attar, Takuiddin, Ahi Evranı Veli,

Kaşgarlı Mahmut, İbrahim Hakkı, Uluğ Bey, Piri Reis, Mevlana, Hacı Bektaşi Veli, Yunus Emre, Edebalı,

Hoca Nasrettin, Hacı Bayramı Veli, Evliya Çelebi, İbni Haldun, Hazerfen Ahmet Çelebi, Ali Kuşcu gibi niceleri

TÜRK ' tür. Eserleri TÜRKCE ' dir.

     Türklerin : Arabcayı öğrenmelerindeki gayesi, Kuranı Kerim Ayetlerini ve İslam Dininin Peygamberi

Hz.Muhammedin Hadislerini, En doğru şekilde öğrenmek, anlamak, yaşamak ve öğretmek içindir.

     Kuranı Kerim ve Hz.Muhammedin Hadisleri Bu Alimler tarafından Türkceye tercüme edildi ve açıklandı,

Şimdiki Alfabemiz, Latin Alfabesi olduğu içinmi, Ecdadımızın yazdığı ve bize bıraktığı bu Eserler,

Arab Alfabesine benzeyen Alfabe ile yazıldı diye Arabca imiş ?

     Siz hala Kuranı Kerim ve Hz.Muhammedin Hadislerini,

son 70 – 80 yıldamı Türkceye tercüme edildiğinimi zannediyorsunuz ?

 

     Bu Alimler Tevhidi Tedrisat Kanunundan 1200 Yıl önce, Tevhidi Tedrisat yaparak Eğitim ve Öğrenim verdi,

Bu Alimlerin, Bilginlerin yazdığı Eserler, Soyunu reddeden Demokratların UYDURUK Türkcesi,

UYDURUK Lisanı, Müsade ederse anlayabilirsiniz, yoksa anlayamazsınız.

Bu Eserlerin yazıldığı zamandaki ve Konuşma Lisanı da olan Güzel Türkcemiz,

Soyunu reddeden UYDURUK Türkcesi ile dejenere edildiğinden,

bu Eserlerin okunması ve anlaşılması imkansız hale getirilmiştir. Bugün Bu Eserleri Süleymaniye

Kütüphanesinden ve Osmanlı Arşivlerinden çıkarıp okuyabilecek kaç kişi kalmıştır ?

 

     TÜRKCE İbadet diye, Hangi Türkceyi kastediyorlar ? Uydurukca olan Türkceyimi ?

İslam Dininin Miracı Olan Namaz İbadeti, Türkce kılınacak olsa,

İslam Dininin Evrensel bir Çağrısı olan Ezan İbadeti,

Tekrar Türkçe Okunmaya başlasa, Tükce İbadet diyerek Kavram kargaşası çıkarıp,

Zaten Dini Bilgisi yok denecek kadar az olan vatandaşın kafasını karıştıranlar, 

Camiye Beş vakit Namaz Kılmaya, Cuma Namazına, Bayram Namazına gideceklermi ?

 

 

     İslam Ülkelerinde ve Ülkemizde, Fakirlik, Yoksulluk, Gücsüzlük ve Geri kalmışlık varsa,

Ben Müslümanın diyenin, İslam Dininin Sosyal yaşam kurallarına uymadığı veya kendine uydurduğu için vardır,

İslam Dinini Siyasal olarak niteleyenler, İslam Dinine hakaret edenler, Gavur olsa gam keder değildir,

İslam Ülkelerinin ve Türkiyenin, Ekonomide, Bilimde ve Siyasette geri kalmışlığının nedeni, İslam Dini değildir,

 

     TÜRKİYENİN GERİ KALMIŞLIĞININ NEDENİ : İslam Dini değil,

Ekonomide, Bilimde, Siyasette ilerlemeyi ve çağdaşlığı Sadece Batı bilir diyen,

İlerlemeyi ve çağdaşlığı, Kılık kıyafette Edepsizlik özgürlüğü ile Batıya benzemek olarak zanneden,

İslam Dininin Sosyal yaşantısını, Çağdışı ve yobazlık olarak niteleyen, ortadan kaldıran,

Halkın değerleri olan Mukaddesata Hakaret eden, Yolsuzlukların ve Vurgunculuğun hamisi olan,

Siyasiler ve İdarecilerdir.

 

     Atatürkün Gençliğe Hitabesi ve Bu Hitabeyi bitiriş olan son cümlesi,

“ Ey Türk İstikbalinin Evladı, Memleketin dahilinde İktidara Sahip olanlar,

( Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakanlar, Genel Kurmay, Öğretim Kurumu Başkan ve yöneticileri,

Ekonomi Kurumları Başkan ve Yöneticileri, Basın ve Medya gibi )

Şahsi Mefeatlerini, Müstevlilerin Siyasi Emelleri ile Tevhit edebilirler,

Gaflet ve Dalalet ve Hatta Hıyanet içinde bulunabilirler,

Milleti Fakru Zaruret içinde Harap ve Bitap düşürmüş olabiller,

İşte bu Ahval ve Şerait içinde dahi, birinci vazifen : Türk İstiklal ve Cumhuriyetini kurtarmaktır,

( Türk İstiklal ve Cumhuriyetini Muhafaza ve Müdafa ve kurtarmak için),

“ MUHTAÇ OLDUĞUN KUDRET, DAMARLARINDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR, “ sözü

yukarıdaki Ayet ve Hadisleri İfade etmiyormu ? Bu Ayet ve Hadisler, Şeriat Kanunudur,

 

     Türklerin Devlet Tarihinde, Devlet Kurma, Devlet Başkanı olma, Egemenlik adına Cuma Hutbesi okunması

bir Devlet Geleneğidir, Atatürkte Yeni Kurulan Cumhuriyet Rejimi Devletimizden sonra,

Balıkesir Camiinde Cuma Hutbesi okuyarak bu geleneği devam ettirmiştir,

Şimdi biz. Cumhurbaşkanlığına Gelen şahsa Egemenlik adına Cuma hutbesi okusun desem,

Laikliğe aykırı, Cumhuriyet ve Rejim düşmanlığı yapmış olurmuyum, İrtica hortlarmı ?

     Bu Gaflet ve Dalalet ve Hatta Hıyanet uykusundan artık UYANIN !!!

Gözünüze taktığınız Dolap Beygiri Gözlüğünü çıkarında öyle bakın !!!

 

     TÜRK ' ler : Kendi Irkını üstün gören, Kendi Irkından başkasına yaşama hakkı tanımayan,

İngiliz, Fransız, Ermeni, İspanyol, Alman, Rus, Yunanlı ve Yahudiler gibi

Kendi Irkından olmayan Milletleri köleleştiren, Sömürgeleştiren VAHŞİ bir Medeniyet içinde olmamıştır,

     TARİHTE, Kendi Irkından başkasına yaşama hakkı tanımayan,

Sömürgecilikle İstila ettikleri Ülkeleri, Köleleştiren, İngiliz, Fransız, Alman, İtalyan, Yunan, Ermeni,

Rus Medeniyeti ve Milliyetciliğini, Cağdaşlık ve Medeniyet olarak göstermeye kalkışmasın,

Tarihin Sayfaları, ve İstiklal Harbimiz, Bu Milletlerin Vahşilikleri ile doludur,

Türk Tarihinde ise bunlarınkine benzer en ufak bir leke yoktur.

     Orta Çağdaki adı : Haçlılar, Çanakkale ve İstiklal Harbindeki adı : Müttefik İşgal Kuvvetleri,

Atatürkün tanımlaması ile : Müstevliler, Şimdiki adı : Avrupa Birliği olan Ülkelerin,

İngilizler, Fransızlar, Yunanlılar, İtalyanlar, Ermeniler, Almanlar ve Ruslar için

Tarihin : Namertliğini ve Vahşiliğini yazdığı bir Millet değil,

İslam Türk Medeniyetini, Türk Mertliğini, Türk Hoşgörüsünü, Tarihe, Destanlarla yazan bir Milletiz,

 

     İslam Dini gelmezden önceki Dünya Tarihindeki Ecdadımız,

Anavlar, Kelteminalar, Karasuklar, İskitler, Sümerler, Avarlar, Büyük Hun, Ak Hun, Avrupa Hun,

Uygur ve Orhun Devleti, Japon Denizinden, Manş Denizine kadar, Adriyatik Denizinden, Baltık Denizine kadar,

Asya ve Avrupa Kıtasının Tamamına yakın Coğrafyada Yüzyıllarca Egemenlik kurdu,

     İslam Dini gelip İslam Dinini kabul eden Ecdadımız,

Göktürkler, Babürler, İlhanlılar, Gazneliler, Artuklular, Timur Devleti, Selçuklu ve Devleti Aali Osman,

Balkanlarda, Kafkasyada, Mezotopamyada, Asya Kıtasında, Afrika Kıtasının kuzeyinde Atlas Okyanusuna

kadar olan Coğrafyada, Yüzyıllarca Egemenlik kurdu. Egemenliği altında bulunan Devletlerde :

İngilizlerin, Fransızların ve İspanyolların yaptığı gibi, Sömürge Vahşiliği yapsalar, İnsanları Köleleştirselerdi,

İngilizler, Fransızlar ve İspanyollar gibi kendi Lisanlarını konuşma ve kullanma zorunluluğu getirselerdi,

İngizce, Fransızca ve İspanyolca konuşmayanları ve öğrenmeyenleri Katletselerdi, Öldürselerdi,

Bugün Tüm Dünyada : İngilizce, Fransızca ve İspanyolca değil, TÜRKCE LİSAN KONUŞULUYOR OLURDU.

     Yoksa Siz hala : İngilizlerin, Fransızların ve İspanyolların Çok Medeni olduğunu,

İngilizcenin, Fransızcanın ve İspanyolcanın Çok güzel bir Lisan olduğu içinmi, Çok Asil Milletler olduğu içinmi,

Bütün Dünyada İngilizce, Fransızca ve İspanyolca konuşulduğunu zannediyorsunuz ?

  

     Çanakkale ve İstiklal Harbinde, Yurdumuzu İşgal ve İstila eden ve Bizi Sömürgeleştirmek isteyen,

bu Milletlere, bugün özenti duyuyorsak, Avrupa Birliği diye, onların hegemonyası altına gireceksek,

Çanakkale ve İstiklal harbini neden yaptık ?

     İstiklali kazanmak hiç kolay olmadı, Geçmişte Yurdumuzu İşgal ve İstila eden,

Bizi Sömürgeleştirmek isteyen Avrupa Birliğinin Hegemonyasına girerek,

İstiklalimizi kaybedip, tekrar kazanmak ise çok daha zor olacaktır,

“ İt Derisinden Post, Haçlı Kültüründen Dost olamaz “

 

     Atatürkün “ İstikbalde dahi, Dahili ve Harici Bedhahların olacaktır,

İstiklal ve Cumhuriyete kastedecek Düşmanlar,

Bütün Dünyada Emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler ” dediği söz

yukarıdaki Ayet ve Hadisleri ifade etmiyormu ? Bu Ayet ve Hadisler Şeriat Kanunudur,

 

     Kuranı Kerim Ayetleri ve İslam Dininin Peygamberi Hz. Ahmet, Mahmud, Muhammed, Mustafanın Sözleri,

Hadisleri, Sünnetleri Şeriat Kanunudur,  Yazımın Başından Sonuna Kadar olan, Bu Ayet ve Hadisler

ŞERİATI TANIMLAMAKTADIR,  Yukarıdaki Ayet ve Hadisler, Şeriatın Sosyal ve İçtimai Kanunudur,

 

     Temel Hak ve Hürriyet, Sosyal Hukuk ve Sosyal Adalet içeren,

Toplum Vicdanını Rahatlatıcı olan Bütün Kanunlar : ŞERİAT YASASIDIR,

Hak, Adalet ve Sosyal Hukuk üzere olan Tüm Yasa ve Kanunlar, Şeriat Yasası ve Kanunudur,

Temel Hak ve Hürriyet, Sosyal Hukuk ve Sosyal Adalet içermeyen Yasalar zaten Yasa değildir,

 

     Hiç bir İnsan olamazki, Şayet İslam Dininin, Şeriatın Kendisine verdiği hükümleri,

Kendi Nefsinde tatbik ederek yaşasında, Mahkemeye bir davası düşsün !!!,

     Her İnsan İstesede istemesede, Anlasada, Anlamak istemesede, kabul etsede, kabul etmesede,

ancak ve ancak Şeriat Kanunları Hükmünde yaşar,

İnsanın Dünyaya gelişinden, gidişine kadar Her şey Şeriat Kanununa Tabidir,

 

     Baharda Yaprak açan ve Canlı Kalarak Sonbaharda yaprağını döken ve Sonraki Baharda yeniden

Yaprak açan Ağacın, bu çizelgesi Şeriat Kanunudur, 

     Siz, Keyfiyetinize göre, İstediğiniz zaman, İstediğiniz yere, İstediğiniz kadar,

Yağmur yağdırabilme Kanunu yapabilirmisiniz ? Ağaca Kışın Yaprak açtırması ve Canlı kalarak

Yazın Yaprağını dökmesi, Sonra Kışın yeniden Yaprak açması Kanununu yapabilirmisiniz ?

 

     Akıl, Mantık, Bilim, Demokratiklik, Laiklik, Sosyal Adalet ve Hukuk Sistemine ve İlkelerine,

Çağdaşlığa, İlericiliğe aykırı bir tek Ayet yada Hadis yoktur,

Şu Ayet yada hadis Akla ve Mantığa aykırı diyorsanız, O Konuda sizin Aklınız yada Mantığınız tıkalıdır,

O konuda Aklınızı ve Mantığınızı açmanız lazım, İşine gelmeyen, İşine gelmeyen şeyi anlamak istemez,

anlamaz İşinize gelmeyen, Ayet ve Hadislere, Akla ve Mantığa Aykırı demek,

bunu Söyleyenlerin ve Tastik edenlerin Sapıklığı ve Sapıtmışlığıdır.   

Kendini Akıllı ve Aydın zannedenler ! Bazı şeyleri anlamanız için Size, “ Kıral Çıplak “ diyen bir Çocukmu lazım ?

  

     Ben Müslümanım, fakat Şeriata karşıyım, demek, Şeriata karşı olmak, Şeriatı kendi hayatından dışlamak,

Akıl, Mantık, Bilim, Demokratiklik, Laiklik, Sosyal Adalet ve Hukuk Sistemine ve İlkelerine karşıyım demektir,

     Müslüman olduğunu söyleyen ve kendincede İbadetlerini yerine getirmeye çalışan O İnsan,

Yaptığı İbadetlerin Şeklini ve Zamanını belirten Kanunun, Hangi Kanun olduğunu zannediyor ?

“ Ben Müslümanım, Fakat Şeriata karşıyım “ ifadesinden, daha Ahmakca bir ifade bulabilirmisiniz ?

     Her İnsanın bu andan itibaren kendi kendine sorması ve cevaplandırması gereken bir soru ?

“ Ben Ne istiyorum ? Şeriat, Bana Ne veriyor ? Benden bir Şeyler alıyor veya Mahrum bırakıyormu ?

 

     Yukarıdaki Ayet ve Hadisler, İslam Dinine, İmanınızın ve İbadetlerinin Hükümlerini ve Şekillerini açıklayan,

İmanınızın ve İbadetlerinizin nasıl olması gerektiğini açık ve net bir şekilde bildiren,

İslam Dininin Temel İbadetlerini ve Nasıl ve Ne zaman yapılacağını belirleyen,

Gayet Açık ve net ve anlaşılır olarak, Şeriatın Maddi ve Manevi İbadet Kanunlarıdır, 

Hesap Gününde, Mahşerde karşılaşacağınız, Sorulacak olan Hesap budur,

 

     İslam Dininde İman ve İbadet, yapılıp geçilen bir memuriyet değildir,

İslam Dini : Herkesin kendi vicdanına göre kendine uydurduğu ve Vicdanlara hapsedilen bir Din değildir,

İslam Dininin hiçbir hükmü, Accık ucundan tutulacak bir oyuncak değildir,

 

     İslam Dinine İman Etmek ve İslam Dininin İbadetlerini yerine getirebilmek konusunda bu Kadar hassas,

açık ve net, Ayet ve Hadislere rağmen, başkaca ifadelerle, Falanca söyledi, filanca yaptı, Ben yaptım oldu,

Mantığıyla devam ederek, Müslüman olduğunuzu, İbadetlerinizin kabul edildiğini,

başkalarına yada bana, ispat etmeye çalışarak kendinizi kandırmayın,

 

     Sizin Müslüman olduğunuza dair, İmanınızı kabul edecek olan, İbadetlerinizi kabul edecek olan,

başkası yada ben değilim, Müslüman olduğunuzu, yani İslam Dinine İmanınızı ve İbadetlerinizi,

Cenabı Hak olan Allah Zül Celale ve Habibi ve Peygamberi Hz Muhammed Aleyhisselama

kabul ettirmekle yükümlüsünüz.

 

ŞERİAT, SADECE DİNİ İBADETLER İÇİN DEĞİL,

İNSAN TOPLULUKLARI İÇİN YÖNETİM, SOSYAL HUKUK ve SOSYAL ADALET SİSTEMİDİR,

 

1983 İstanbul Eyüp İmam Hatip Lisesi Mezunu

 
1987 Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi Mezunu

 
İslam Mektebi Öğrencisi

 
SERBEST MUHASEBECİ, Abdülaziz Kocaoğlan

 

Eleştirinizi ve Müzakerenizi yazın, Mail: azizkocaoglan@hotmail.com

 
GAZİANTEP  /  TURKEY

 

 

 

 


 
Copyright © Tüm Hakları Saklıdır www.ilmihalim.com
Hazırlayan FERHAT'IN ŞİRİNİ
 
Tasarım Ve Kodlama  Es Yazılım Bilişim