ANA GİRİŞ SAYFASI İLMİHAL KONULARI İLETİŞİM & ULAŞIM BİLĞİ VE GÖRÜŞ İÇİN E - MAİL
 
 
  RÜŞVET YOLSUZLUK İLE İLGİLİ AYET VE HADİSLER,
Eklenme : 04.11.2022
Okunma : 11390

     RÜŞVET ALMAK VERMEK HÜKMİYETİ NEDİR ?

     YOLSUZLUK, HİLE, FUHUŞLA KAZANÇIN NETİCESİ NEDİR ?

     DEVLETE VERGİ VERMEK GÖREVİ NEDİR ?

 

     İslam Dininin Sahibi, Allah Zül Celal ve Allah Rasulu Muhammed Aleyhisselamdır,

İslam Dininin Olmazsa Olmazları, Asli Hükmiyetleri, Allah Zül Celalin Ayetleri ve Allah Rasulunun Hadisleridir,

İslam Dininin, Olmazsa Olmazlarını, Ondan Bundan değil,

İslam Dinini Sahibinden, Allah Zül Celal ve Allah Rasulunden Öğrenin,

 

     İslam Dininin İnancını, İman Etmiş olma şartlarını İbadetlerini ve gereklerini, Tam ve Doğru olarak öğrenmezseniz,

Öğrenmek istemezseniz, Öğrenmeden Yaşarsanız,

Bence diyerek, Yaşadığınızın, Doğru İnanç, İman ve İbadet olduğuna inanır ve yaşarsınız,

Buda Sizi, Sapıklaşmaktan ve Sapıklıktan başka bir yere götürmez, götüremez,

 

     İSLAM DİNİNİ ANLAYIP YAŞAMAK                 BAKARA SURESİ AYET 245

“ Her Kim Mümin bir Müslümandırki, Allah Zül Celale Güzel bir Borç versinde,

Allah Zül Celal Ona, Mükafatları ile, Kat Be Kat geri Ödesin,”der

 

     İSLAM DİNİNİ ANLAYIP YAŞAMAK                 RAMUZ EL HADİS HADİS No C/2 S/198 H/6

  Sahabeden Enes Bin Malik (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Her Kim Müslüman, İslam Dinini Tefekkuh etmekle, İslam Dinin Özünü, İcabatını, Hükmiyetini öğrenmekle ve

Üzerinde Düşünmekle Mükelleftir ve Her Müslümanın Allah Zül Celale Borcudur, “ dedi der,

 

     İSLAM DİNİNİ ANLAYIP YAŞAMAK                 CAMİUSSAGIR HADİS No 2119

  Sahabeden Enes Bin Malik (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ İslam Dininin En Hayırlı İbadeti, İlk önce, İslam Dininin Gereklerini, Olmazsa Olmazlarını Öğrenmektir,”dedi der,

 

     İSLAM DİNİNİ ANLAYIP YAŞAMAK                 RAMUZEL HADİS No C/3 S/254 H/3

  Sahabeden Ebu Hureyre (ra) anlatıyor, Allah Rasûlu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Allah Zül Celalin Ayetlerinden, Allahın Rasulu olan Benim Sözlerimden, Hadislerimden,

Sünnetlerimden, hiç olmazsa, İbadetlerinizin ve Amelinizin Doğru olup olmadığını anlayacak kadar,

Hakiki İslam Dininin Yolunu bulacak kadar, Amelinizin, Çalışmanızın karşılığındaki Durumunuzun,

İslam Dini Hükümlerinde Yerinizin en az Ne olduğu hakkında, kendi yerinizi bulacak kadar öğrenin,

Heyet ilminden de, Kara ve Deniz karanlıklarında, Yolunuzu bulacak kadar öğrenin,” dedi der,

 

     İSLAM DİNİNİ ANLAYIP YAŞAMAK                İBNİ MACE HADİS No 54

   Sahabeden Abdullah Bin Amr (ra) anlatıyor, Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Dini İlimlerin ve Beşeri İlimlerin Asli Kaynağı Üç tür,

Birincisi,          Amel edilmesi Olmazsa Olmaz Şart olan Ayetler,

İkincisi,            Amel edilmesi Olmazsa Olmaz Şart olan Sünnetlerimdir,

                        Bunlar, Bilmeniz Şart olan İlimlerdir,  Amel edilmesi olmazsa olmaz olan Farizalardır,

Üçüncüsü,      Ayetlerden ve Sözlerimden Hadislerimden çıkarılacak İlimlerdir,

                        Bu İlimlerin dışında kalan, Bilgilerin Bilinmesi, Amel edilmesi, İbadet edilmesi olmayan,

                        Kıssalar, Hikayeler, Cedellerdir, Öğrenilmesi Zaruri değildir, Olmazsa Olmaz değildir,” dedi der,

 

     İSLAM DİNİNİ ANLAYIP YAŞAMAK                 DARİMİ HADİS No 655

  Sahabeden Enes Bin Malik (ra) anlatıyor, Allah Rasûlu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Kur'anı anlamaya çalışmadan okumakla,  Kur'an okunmuş olmaz,

Sözlerimi, Hadislerimi, Sünnetlerimi anlamaya yaşamaya çalışmadan sadece Nakletmekle ilim olmaz,

İman ve Amel, Kur'anı Kerimi, Sözlerimi, Hadislerimi ve Sünnetlerimi anlamaya çalışmakla, yaşamaya çalışmakla,

yaşatmaya çalışmakla, İlim ve Hidayetle anlayışla olur “ dedi der,

 

     İSLAM DİNİNİ ANLAYIP YAŞAMAK                ALİ İMRAN SURESİ AYET 19

“ Mutlakki, Allah Katında Kabul edilecek olan Din, İslam Dinidir,” der,


     İSLAM DİNİNİ ANLAYIP YAŞAMAK                MAİDE SURESİ AYET 3

“ Allah Zül Celal,”  Size Din olarak İslam Dinini Beğendim ve Seçtim, Size Dininizi tamamladım, “ der,

 

     İSLAN DİNİNİ ANLAYIP YAŞAMAK                 ZÜMER SURESİ AYET 11

“ Rasulum Deki, Dininizi, Allah Zül Celale Halis kılarak, ( başka şeyleri karıştırmayarak )

İman ve İbadet Etmekle Emrolundunuz,”der,

 

     İSLAN DİNİNİ ANLAYIP YAŞAMAK                 ZÜMER SURESİ AYET 2

“ Mutlak ki Biz Size, Kitabınız, Kuranı Kerimi, İslam Dinini, Rasulum ile Hak olarak indirdik,

Onun için, Dininiz, Allah ve Rasulunun Dini oluncaya kadar,

Dininizi Allaha ve Rasulune Halis Kılınız, Sadece ve Sadece Allaha ve Rasulune Tahsis ediniz,” der,

 

     İSLAN DİNİNİ ANLAYIP YAŞAMAK                 ZÜMER SURESİ AYET 3

“ Mutlak bilinizki, İslam Dini, Halis Din, Ancak ve Mutlak,  Allah Zül Celalin ve Rasulunun Dinidir,

Veliler, Evliyalar, Tarikat diyerek, Dinde İhtilaflar, çekişmeler, ayrışmalar çıkarma Dini değildir,

  Veliler, Evliyalar, Tarikat diyerek, Dinde İhtilaf, çekişme, ayrışmalar çıkaranlar,

Biz bu Velilere, Evliyalara, Tarikatlara, bizi Allah'a daha çok yaklaştırsın diye tabi oluyoruz derler Ya,

Allah Zül Celal, Dinine ihtilâf Sokanlara, Nifak Sokanlara hükmünü verdiği zaman onlarda, sizde göreceksiniz,” der,

 

     İSLAM DİNİNİ ANLAYIP YAŞAMAK                 CAMİUL AHLAKIR HADİS No C1 H196

  Sahabeden İbni Şirin (ra) anlatıyor, Allah Rasûlu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Sözlerim, Hadislerim konusunda Allah Zül Celalden Korkun,

Allah Zül Celalin Ayetlerindeki, Benim Sözlerimi, Hadislerimi, Kimden aldığınıza Azami Dikkat ediniz,

Ayetlerdeki, Sözlerimdeki Anlamların, Hükümlerin açıklamalarını Kimden aldığınıza Azami Dikkat ediniz,

Ayetlerdeki, Sözlerimdeki Anlamları, Hükümleri, Anlamları Daraltmadıklarına, Azami Dikkat ediniz,

Zira Ayetler ve Sözlerim, SİZİN DİNİNİZ dir,” dedi der,

 

     İSLAN DİNİNİ ANLAYIP YAŞAMAK                 ENFAL SURESİ AYET 39

“ Dininiz Tamamıyla, Allah ve Rasulunun Dini oluncaya kadar,

Dininize Fitne Sokanlarla ve Fitne sokanların Fitneleri Yok oluncaya kadar, Mücadele edin, Savaşın,” der,

 

     Yani, İslam Dinini, Ruhbanlık Cemaati Dini yaparak değil, Şeyhlik, Müritlik Dini değil,

İslam Dinini, Dedeler, Babalar, Bacılar, Pirler Dini değil, Sema veya Semah Fokloru Dini değil,

İslam Dinini, İlahi, Gazel, Kaside, Mevlid, Naat, Şiir, Değiş, Türkü okuma Dini değil,

İslam Dinini, Masal, Hikaye, Kıssa, Menkıbe anlatımıyla İroni Dini değil, Afyon gibi anlatımla Uyuşturma Dini değil,

İslam Dinini, Hanefilere göre şöyle, Şafilere göre şöyle diyerek, İslam Dinini, Mezheplere uydurulmuş,

                        Mezheplere yapıştırılmış, Birbirinin Tam Zıddı olan Fetvalarla, Mezhep Fetvaları Dini değil,

İslam Dinini, Peygamberimizin Mezhebi hangisiydi dedirten Mezhepçilikle, Mezhep Dini değil,

İslam Dinini, Peygamberimizin Tarikatı hangisiydi dedirten Tarikatçılıkla, Tarikat Dini değil,

İslam Dinini, Onun Bunun Söylediklerine göre, Onun Bunun Fetva verdiklerine göre, Fetva Dini değil,

     Dinayet, Diş İşleri Yüksek Kurulu, Yüksek Atma Dini değil, Güzel Kuran Okuma diyerek, TEGANNİ Dini değil,

     Bence Diyerek, Kendi Fikrini, Allah Zül Celale ve Rasulune, Şirk koşmuş olmakla, Şirk Dini Değil,

     Entel Dantel Sosyete İlahiyat Profları Dini değil, İslamcı Yazar Dini değil,

     Yahudiler ve Hristiyanlar gibi Sadece ve Sadece İlahi söylemek, Dua yapmak ile, İlahi ile Dua Dini değil,

     Pornfösör Adnan Oktar ve Hayasız Kediciklerinden, Hayasızlık ve İffetsizlikle, İffetsizlik ve Hayasızlık Dini değil,

     İslam Dininden Nefret ettirmek için kurulmuş olan teşkilatlar, Işıd, Hizbul Vahşi, Hizbul Tahrir, Elkaide Dini değil,

 

     İslam Dinini, Allah Zül Celale Miraç ile, Tamamen Allah Zül Celalin Kitabı Kuranı Kerim Ayetlerinde Emrettiği,

Allah Rasulunun Hadislerinde Bildirdiği ve Sünnetlerinde gösterdiği Din, Allah ve Rasulunun Dini oluncaya kadar,

     İslam Dininin Doğrusunu, Allah Zül Celalin Kitabı Kuranı Kerim Ayetlerinden, Allah Rasulunun Sözlerinden,

Hadislerinden, Sünnetinden Öğrenip, Nefislerinizle yapmakla, Doğru olanı Helal olanı yapmakla,

Yanlış olandan, Haram olandan sakınıp kaçınmakla, yapmamakla, Evladlarınıza ve Başkalarına anlatıp Öğretmekle,

Dillerinizle, Doğrusunu söyleyip Yanlışı terk ettirmeye çalışmakla,

Allah Zül Celale, Allahın ve Rasulunun bildirdiği gibi Canla Başla, Gayretle Cehd ederek, ibadet ediniz der,

 

     İSLAN DİNİNİ ANLAYIP YAŞAMAK                 METEALİBUL ALİYE HADİS No 2908

  Sahabeden İbni Abbas (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Allah Zül Celal, her hak sahibine Muhakkak hakkını vermiştir,

Muhakkak ki Allah Zül Celal Farzlar kıldı, Sünnetler koydu, Hadler, Sınırlar ve Cezalar Çizdi,

Helal ve Haramları ayırdı, İslamın Şeriatını koydu, geniş ve kapsamlı kıldı, dar kılmadı,” dedi der

 

     İSLAN DİNİNİ ANLAYIP YAŞAMAK                 TİRMİZİ HADİS No 2413 

  Sahabeden Ebu Cuhayfe (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Senin Üzerinde, Rabbinin Hakkı vardır, Kendi Kendinin Hakkı vardır, Eşinin, Ailenin Hakkı vardır,

Misafirinin Hakkı vardır, Her Hak Sahibine Hakkını vermekle Mükellef ve Sorumlusunuz, “ dedi der,

 

     İSLAN DİNİNİ ANLAYIP YAŞAMAK                 CİN SURESİ AYET 14 ve 15

“ Doğrusu, Sizden, Haksız olan Müslümanlarda var, Bizlerden yana olan Müslümanlarda var,

Mutlakki Mümin Müslüman Olanlar, İşte Doğru yolu, Allah Zül Celalin ve Rasulunun Yolunu Bulanlardır,”

“ Allah Zül Celalin ve Rasulunun Doğru yolundan çıkanlar, Cehenneme Odun olacaklardır,”der 

 

     İSLAN DİNİNİ ANLAYIP YAŞAMAK                 TALAK SURESİ AYET 1

“ İşte Bunlar Allah Zül Celalin Sizin için Kıldığı Hudutlarıdır, Sınırlarıdır,

Her Kim ki Allah Zül Celalin Hudutlarını, Sınırlarını aşmaya kalkarsa, ancak ve Mutlak Kendine Zulmetmiş olur,

İnkarcılardan Kafirlerden Sapıklardan, Sapıtmışlardan, Sapkınlardan olmuş olur,”der, 

 

     İslam Dini ve Kuranı Kerim anlatılıyor, Anlatımın içinde Ayet Hükmiyeti YOK !!!

İslam Dini ve Kuran anlatılıyor, Allah Rasulunun, Nasıl anlattığı YOK !!!  Anlatımın içinde Hadis Hükmiyeti YOK !!!

İslam Dini anlatılıyor, Anlatımın içinde, İSLAMIN EDEP, HAYÂ ve İFFET konuları, Ayet ve Hadis Hükmiyeti YOK !!!

Sevgi, Saygı Hoşgörü anlatılıyor, Anlatımın içinde Ayet ve Hadis Hükmiyeti YOK !!!

 

     Güya İslam Dinini Anlatıyorlar, Sadece ve sadece

İslamın Tarihi ve Muhterem Zaatlar Menkıbeleri, Kerametleri anlatılıyor,

İslam Dini diyerek, Sadece ve sadece etrafında, Tarihinde, Sahabe ve Muhterem Zaatlar Menkıbelerinde,

Kıssalarında dolaşmayın, İslam Dininin içine, Olmazsa olmaz Amellerine giriniz,

     Zira, YEVMİ MAHŞER HESABIN da,  İslamın etrafında dolaşmaktan değil, Muhterem Zaatlar Kerametlerinden,

Kıssalardan, Hikayelerden, Masallardan sorulacak değil, İslamın Tarihinden sorulacak değil,

 

     İslam Dininin, İman Etmiş olma Şartlarından,                                        SORGULANACAKSINIZ,

     İslam Dininin, Olmazsa Olmaz Amellerini yapıp yapmadığınızdan,      SORGULANACAKSINIZ,

     İslam Dininin, Olmaması Gerekenlerinden,                                           SORGULANACAKSINIZ,

 

     Yani, Mahşerde, İlk Önce, İmanınızın Olup Olmadığından Sorgulanacaksınız,

sonra, İmanınızın Olmazsa Olmaz Şartlarını, Yerine getirip getirmediğinizden Sorgulanacaksınız,

sonra, İbadetlerinizi yapıp yapmadığınızdan ve Eksikliklerinden Sorgulanacaksınız,

 

     Zira, İslam Dinine İman Etmiş olmanızı, Yapmanız Şart olan Olmasa Olmaz Amellerini,

Yapmamanız Şart olan Olmazları, İslam Dininin Sahibine,

Allah Zül Celale ve Rasulune İspat etmek Zorundasınız, !!!

Hiç, İmanınızı ve Amellerinizi, Sahibine İspat etmeyi Düşündünüzmü ? !!!


     DÜŞÜNMEK, FELSEFELİ ve MANTIKLI OLMAK        İNSAN SURESİ AYET 2

“ İnsanı İmtihan etmek için, Gören ve İşiten Düşünen olarak Yarattım, “ der,

 

     DÜŞÜNMEK, FELSEFELİ ve MANTIKLI OLMAK        HUUD SURESİ AYET 7

“ Allah Sizi Yarattım ki, Hanginizin Daha Güzel işler yapacağı hakkında denenmektesiniz,  “ der,

 

     DÜŞÜNMEK, FELSEFELİ ve MANTIKLI OLMAK        ZÜMER SURESİ AYET 7

“ Şüphesiz, Allah Zül Celal, Sizin Namazınıza, İbadetinize Muhtaç değildir “ der,

 

     DÜŞÜNMEK, FELSEFELİ ve MANTIKLI OLMAK        FATIR SURESİ AYET 15

“ Ey İnsanlar, Siz Allah Zül Celale Muhtaçsınız,” der, 

 

     DÜŞÜNMEK, FELSEFELİ ve MANTIKLI OLMAK        RAAD SURESİ AYET 19

“ Rabbinden, Sana İndirilenin, Hak olduğunu bilen ve kabul eden kimse ile,

Hak olduğunu, İnkar eden kabul etmeyen kimse bir olurmu ? 

Bunu, Ancak Akılı Selim Sahipleri Düşünür ve Anlar “ der,

 

     DÜŞÜNMEK, FELSEFELİ ve MANTIKLI OLMAK        HUUD SURESİ AYET 24 ve 30

“ Gören, İşiten, Duyan, Gördüğü, İşittiği, Duyduğunun üzerinde Düşünenlerle,

Fasık Kör Olanlar, Baktığı halde görmeyenler, Görmek istemeyenler,

Fasık Sağır olanlar, İşittiği halde Duymayanlar, Duymak istemeyenler Bir ve Eşit olumu, ? 

Haala Düşünmeyecekmisiniz ? Siz Hiç Düşünmeyecekmisiniz ? ”  diye soruyor,

 

     DÜŞÜNMEK, FELSEFELİ ve MANTIKLI OLMAK        RAMUZELHADİS HADİS No C/5 S/482 H 3

  Sahabeden Haris (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Cahil Olmaktan, Cehaletten şiddetli Fakirlik yoktur,

 Akıldan daha faydalı Zenginlik, Tefekkür ( Düşünmek ) gibi de İbadet yoktur,

Tefekkür etmeden, Düşünmeden İbadet yapmakta yoktur,

( Yani Düşünmeden yapılan bir şey, İbadet dahi olsa size bir faydası yoktur,) ” dedi der,

 

     DÜŞÜNMEK, FELSEFELİ ve MANTIKLI OLMAK        CAMİUSSAGIR HADİS No 39

  Sahabeden Ebu Hureyre (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Ey İnsanoğlu, Rabbine İtaat etki, Düşünceli ve Akıllı olasın,

Rabbine İsyan edersen, İnkarcılardan olursun, “ dedi der,

 

     DÜŞÜNMEK, FELSEFELİ ve MANTIKLI OLMAK        NİSA SURESİ AYET 82

“ Kuranı Kerimi, İslam Dinini, Haala, Gereği gibi Hiç Düşünmeyecekmisiniz, ?

 

     Şimdi, Sizin Dininiz, Kimin Dini oluyor ?  Şimdiden düşünerek okuyunuz,  

 

 

     RÜŞVET ALMAK VERMEK NEDİR ?                BAKARA SURESİ AYET 168

“ Ey İnsanlar, Allah Zül Celalin Sizin için Yarattığı Yeryüzündeki Bütün Niymetlerden,

Temiz ve Helal olmak şatıyla Yiyin İçin, Lakin bilhassa özel önem göstererek,

Helaller ve Haramlar konusunda, Helallerinizi Haram yapmayın, Haramlarıda Helalmiş gibi yapmayın,

  Size, Helallerinizi Haram yapmak, Haramlarınızıda Helalmiş gibi gösteren

Şeytanın aldatmalarına kanmayın, Şeytanın adımlarına uymayın,

  Zira, Helallerinizi Haram Yola Sokturan, Haramlarınızıda Helalmiş gibi göstermekle Haram yola sokan Şeytan,

Sizin En büyük Düşmanınızdır,” der,

 

     RÜŞVET ALMAK VERMEK NEDİR ?                BAKARA SURESİ AYET 188

“ Hakimlere, İdarecilere veya işiniz olan başkalarından bir menfaat bir fayda sağlamak için Rüşvet vermeyin,

Bile bile İnsanların Mallarından bir kısmını : Rüşvet, dolandırma, adam kayırma, nufuz gözetme,

Makam ve Mevkiyi kendi menfaatinize kullanma gibi Haksız ve Adaletsiz bir biçimde yemeyin,

Mallarınızı : Batıl olan, Hak olmayan, Adaletli olmayan bir şekilde yemeyin, Rüşvet Almayın,” der,

 

     RÜŞVET ALMAK VERMEK NEDİR ?                ENAM SURESİ AYET 123

“ Her Kentin İleri gelenlerinden, Hileler, Hilekarlık yapanlarda vardır,

Lakin, Onlar Hilelerini ve Hilekarlıklarını Ancak kendilerine yapmış olurlar,

Kendi Hilekarlıklarının, Suçlarının açığa çıkacağı günün farkında bile değiller,” der,    

 

     RÜŞVET ALMAK VERMEK NEDİR ?                TUHEFUL UKUL HADİS No 5

  Allah Rasulunun Damadı ve Ehli Beyti Hz Ali (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Dünyalık Kazançların başlangıcı, Çile ve Zorluktur, Sonu ise Fenalıklar ve Yokluklardır,

Dünyalıkların Kazançların Fıtratı, Onu elde etmeye çalışandan kaçar,

Dünyalıklara aşırı Arzu, İstek hasretle Bakan Kör ve Sağır olur,

  Dikkat edin, Dünyada Sıhhatli ve Zengin olan, Kendisinin Güven içinde olduğunu zanneder,

Lakin Zenginleşen Kendini kaybedebilir, Fakir düşen Üzüntüye düşebilir,

Hastalanan ve Zenginliğini Kaybeden, çaresizliğini görürde, Pişmanlığı fayda etmez,

  Kimde Dünyalıklara İbret gözüyle bakarsa, O Dünyalıklara Basiretli kılınır,

Zira, Dünyalık Kazançların Helalinde, Hesaba Çekilmek vardır, Haramlarında ise Azap Vardır, ” dedi der,

 

     RÜŞVET ALMAK VERMEK NEDİR ?                NESAİ HADİS No 4378

  Sahabeden Ebu Hüreyre (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Öyle Zamanlara geleceksinizki, O Zamanda, O Devirde İnsanlar, Kazancının,

Helal Kazançtan veya Haram Kazaçtan olup olmamasına Hiç Önem vermeyecekler, Dikkat etmeyecekler,

   O Zamanda Kişi, Kazancını, nereden ve nasıl kazandığına önem vermeyecekler,

Her ne ve nasıl gelirse, eline ne geçerse alacak, Kazancını, Helal yoldanmı, Haram yoldanmı,

Meşru yoldanmı, Gayrimeşru yoldanmı kazandığına bakmayacaklar, Helalmi, Harammı demeden, düşünmeden,

Nereden ve Nasıl olursa olsun, Kazanmaya çalışacaklar, " dedi der,

 

     RÜŞVET ALMAK VERMEK NEDİR ?                BUHARİ HADİS No 962

  Sahabeden Ebu Hüreyre (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecekki, Öyle Zamanlar göreceksinizki,

O Zamanda Kişi, Kazancını, nereden ve nasıl kazandığına önem vermeyecek,

Kendince Helal Sanacak, Her ne ve nasıl gelirse, eline ne geçerse alacak,

  Kazancını, Kazandığı Eline geçirdiği, Malın, Paranın, Servetin, Helal olan yoldanmı geldiğine,

Haram olan yoldanmı geldiğine, Helal olan Yollamı kazandığına, Haram olan yollamı kazandığına,

Meşru yoldanmı, Gayrimeşru yoldanmı kazandığına bakmayacaklar,

hiç aldırış etmeyecekler, Akıbetini Sonunu hiç düşünmeyecekler,” dedi der,

 

     RÜŞVET ALMAK VERMEK NEDİR ?                MÜNZİRİ HADİS No C/4 S/10 H 3, 7, 11 ve 12

  Sahabeden Cabir ve Huzeyfe ve Ebu Said El Hudri ve Altıncı Halife Muavye (ra) anlatıyor,

Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem, “ Ey İnsanlar, Allahın Rahmetini, Mağfiretini, Hidayetini, Bereketini

kaybetmekten korkun, Güzel yollardan Rızkınızı, Kazancınızı araştırın, Helalinden, Temizinden alıp, Haramları,

Haram yolları terkediniz,  Allahın Rahmetini Sevgisini Bereketini kaybetmekten Korkunuz,

Allahın Sizte taktir ettiği Rızkınızı, Kazancınızı, Helal yollardan güzel yollardan, talep ediniz,

Rızkınızın, Kazancınızın biraz gecikmesi, Rızkınızı, Haram olan, Güzel olmayan, Meşru olmayan yollardan

talep etmeye sevketmesin, Rızkı, Kazancı biraz geciksede, Hiçbir Kimse, Rızkını, Kazancını tamamen almadan

ve bitirmeden ölmez, Hiç Şüphe yokki, Rızık, Kazanç İnsanı, Ecelinin aradığından, daha fazla arar,

Sizden biri, Rızkından, Kazancından kaçsa bile, Rızkı, Kazancı, O İnsanı, Ölümün yakaladığı gibi yakalar,

  Rızkın, Kazancın için acele etme, Rızık, Kazanç olarak sana, Ne Miktar Taktir edildi ise, O gelecektir,

acele etmen hiçbir şeyi değiştirmeyecektir, ” dedi der,

 

     RÜŞVET ALMAK VERMEK NEDİR ?                BUHARİ HADİS No 1889

  Sahabeden Ebu Hüreyre (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Zina eden Kimse, Mümin, Müslüman biri olduğu halde, Zina edemez,

Hırsızlık yapan Kimse, Mümin, Müslüman biri olduğu halde, Hırsızlık yapamaz,

Bir Malı Zimmetine geçiren Kimse, Mümin Müslüman biri olduğu halde, Zimmetine geçiremez,

Halkın gözleri önünde Rüşvet alan, Mü'min olarak Rüşvet alamaz,

Bir kimse, Mümin Müslüman olduğu halde, Kamu Malına, Toplum Malına, İhanet yapamaz, Haksızlık yapamaz,

Alkollü İçki kullanan Kimse, Mümin ve Müslüman biri olduğu halde, Alkollu İçki kullanamaz,” dedi der,

 

     RÜŞVET ALMAK VERMEK NEDİR ?                BUHARİ HADİS No 1890

  Sahabeden Ebu Hüreyre (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Selem,

“ Mevki, Yetki Sahibi Zalim bir Amir, Halkın gözü önünde yağmacılık, yolsuzluk, vurgunculuk, haksızlık yapsada,

Mümin Müslüman, yağmacılık, yolsuzluk, vurgunculuk, haksızlık ve çapulculuk yapamaz “dedi der,

 

     RÜŞVET ALMAK VERMEK NEDİR ?                EBU DAVUD HADİS No 35

  Sahabeden Adiy Bin Umeyratil Kindi (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Ey İnsanlar, Sizden Her Kim Bir Görevle Vazifelendirilir de, Görevi üzerinde,

küçücük bir İğne kadar bir şeyi Saklarsa, Bu Hainlik yapmaktır, O Haindir, “ dedi der,

 

     RÜŞVET ALMAK VERMEK NEDİR ?                TABARANİ HADİS No 11

  Sahabeden İbni Ömer (ra) anlatıyor, Allah Rasûlu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Allah Zül Celal Mahşerde, Hesap gününde, Makam ve Mevki sahibi, Yetki sahibi kullarını huzurunda

durdurarak, Ona verdiği Malının, Servetinin hesabını sorduğu gibi, Makamında iken Yetkilerini,

Ne şekilde kullandığının hesabını da soracak, O Hesaba göre Cezasını veya Mükafatını görecektir ” dedi der,

 

     RÜŞVET ALMAK VERMEK NEDİR ?                EBU DAVUT HADİS No 2958

  Sahabeden Mutayr (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Ey İnsanlar, Bir Birinize olan İkramlarınızı, Hediyelerinizi, Karşılıksız olarak verdiğiniz müddetce alabilirsiniz,

Bir fayda yada Menfaat elde etme için İkram ve Hediye olduğunda, Dininizin hükümlerinden vazgeçirilmek için

Olduğunda, İkram veya Hediye verilmesi veya alınması zorunlu kılındığında,

O İkramı veya Hediyeyi almayınız vermeyiniz, almak yada vermek yasaktır, Haramdır, “ dedi der,

 

     RÜŞVET ALMAK VERMEK NEDİR ?                EBU DAVUD HADİS No 3541

  Sahabeden Ebu Ümame (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Bir Kimse, Birinin işinin görülmesinde aracı olur, bu aracılığı için, bu yardımı için, kendisine bir hediye

gönderilir, O da O hediyeyi kabul ederse, Rüşvet almış olur, Faiz almış olur, “ dedi der,

 

     RÜŞVET ALMAK VERMEK NEDİR ?                EBU DAVUT HADİS No 2943

  Sahabeden Ebu Büreyde (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

” Kim bir Vazifeye tayin edilir, Maaş bağlanırda, Maaşının haricinde, onun aldığı her şey

Devlet Hazinesinden çalmasıdır, ( Rüşvet almasıdır ) “ dedi der.

 

     RÜŞVET ALMAK VERMEK NEDİR ?                CAMİUSSAGIR HADİS No 166

  Allah Rasulunun Damadı ve Ehli Beyti Hz Ali (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ İdarecinin, Hakimin, Hediye alması, Rüşvet alması demektir ve dahi

Allah Zül Celal İndinde Küfürdür, “ dedi der,

 

     RÜŞVET ALMAK VERMEK NEDİR ?                MÜNZİRİ HADİS No C/4 S/428 H 3

  Sahabeden Amir Bin As (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Bir Milletin içersinde, Faizle alışveriş ortaya çıkıp yaygınlaşınca,

O Millet, Mutlaka Kıtlıkla yoklukla cezalandırılır,

  Bir Milletin içersinde, Rüşvetle iş görme çıkıp yaygınlaşınca,

O Millet Yaşam korkuları ile cezalandırılır “ dedi der,

 

     RÜŞVET ALMAK VERMEK NEDİR ?                MÜNZİRİ HADİS No C/4 S/428 H 1 / 2

  Sahabe Kadınlardan Sevban (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Allah Zül Celal, Bir İş için, Rüşvet Alana, Rüşvet verene,

Rüşvet vermek yada almak için aracılık yapana Lanet etmiştir,

Rüşvet alanda, verende, aracılık yapanda Cehennemdedir, “ dedi der,

 

     RÜŞVET ALMAK VERMEK NEDİR ?                MÜSLİM HADİS No 1832

  Sahabeden Ebu Humetd Es Said (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

İbnül Lütbiyye denilen bir adamı Devlet işleri için, Arzu edenlerin Zekat ve Sadakalarını göndererek,

Betülmaldaki Zekat ve Sadaka bölümüne toplanması ve İhtiyaç sahiplerine dağıtılması için Memur Tayin etti,

Bu Zaat, Devlet işi olan görevlendirildiği bir vazifeden, Memuriyetinden, Topladığı Mallarla ve Paralarla

geldiğinde, Bu Mal ve Paralar Beytül Malin, Şunlarda bana hediye edilen Mallar ve paralardır, Benimdir ” dedi,

Bunun üzerine Allah Rasulu, İbnül Lütbiyye ye, “ Benim gönderdiğim bir Memûr, Nasıl oluyorda,

Topladığı Malların, Paraların bir kısmı Beytül Malin, Bir kısmıda Bana Hediye edilenlerdir, Benimdir diyebiliyor,

Topladığın Mallar ve Paralar Betülmaldaki Zekat ve Sadaka bölümün ve İhtiyaç sahiplerinin Malı ve Parasıdır,

Ey İbnül Lütbiyye, Seni Memur olarak Tayin Etmeseydim, Devlet Memuru olarak Tayin olmasaydın,

Bu Mallar ve Paralar, Sana hediye edilecekmiydi ? diye sordu, O da Hayır dedi, Allah Rasulude,

“ Bir Kişi Tayin edildiği ve Ücretini Devletten aldığı işinden başkaca aldığı Mal, Para yada Hizmet Rüşvettir,

Rüşvet ise Kesinlikle Haramdır, Alanada, Verenede Cezayı müeyyideyi gerektiren bir Suçtur, dedi,

Sonra iki defa, “ Allahım! Tebliğ ettim mi “ dedi der, 

 

 

     RÜŞVET ALMAK VERMEK NEDİR ?                METEALİBUL ALİYE HADİS No 2118

  Sahabeden Ebu Said ve Ebu Hureyre (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

" Öyle bir zaman gelecek ki, başınıza ( İyi bir kişiliği, İyi bir kariyeri, İyi bir karakteri olmayan ) Ruvaybıda,

Sefil idareciler gelecek, onlar kötü insanları iş başına getirip iyi insanları geride tutacaklar,

Kim bu zamanı idrak ederse, Sakın Yönetici, yahut Polis, Yahut vergi memuru Maliyeci olmasın, " dedi der,

 

     RÜŞVET ALMAK VERMEK NEDİR ?                CAMİUSSAGIR HADİS No 1803

  Sahabeden Kaab Bin Ucre (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Başınıza Öyle İdareciler gelecekki, Menfaatlerini, Çıkarlarını, İdeolojilerinin içine gizleyip istediklerini

söyleyeceklerdir, Görevlerini Yetkilerini asıl içlerinde gizlediklerini Menfaatlerine, Çıkarlarına göre yapacaklar,

Bunlara ses çıkarmayanlar İdeolojilerine taraf olanlar Onlarla peşi sıra Cehenneme atılacaklardır,” dedi der,

 

     RÜŞVET ALMAK VERMEK NEDİR ?                EBU DAVUD HADİS No 2937

  Sahabeden Ebul As İbni Osman (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Meks vergi alan, ( yani, Milletin gücünü kudretini aşan bir şekilde, Haksızca vergi tayin edip toplayan,

Devlet Reisi ve Maliye Amiri ) Cennete giremez,” dedi der,

 

     RÜŞVET ALMAK VERMEK NEDİR ?                İ.MÜNZİRİ HADİS No C 2 S 234 H 18 

  Sahabeden Ebul Hayr (ra) anlatıyor, Allah Rasulu, Sallallahu Aleyhi ve Sellem, “ Haksızca, Adaletsizce,

Aşırı şekilde, ( Milletin gücünü kudretini aşan bir şekilde) Zulmen Vergi toplayan İdarenin Devletin Reisi

Cehennemdedir, O İdarenin Zulmen Haksızlık ve Adaletsizlik yapan Memurlarıda Cehennemdedir, “ dedi der,

 

     RÜŞVET ALMAK VERMEK NEDİR ?                MÜNZİRİ HADİS No C 2 S 234 H 19

  Allah Rasulunun Hanımlarından ve Müminlerin Annesi Hz Ümmü Seleme (ra) anlatıyor,

Allah Rasulu, Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Bir Yolculuk sırasında Çölden geçerken, bir İnilti duydu,

İnilti gelen tarafa baktı, Orada Hiç Kimse yoktu, Bir Avcının tuzağına yakalanmış bir İnleyen bir Geğik vardı,

Geğik, Allah Rasulune, “ Bana yaklaş Ey Allahın Rasulu “ deyince,  Allah Rasulu Geğiyin yanına giderek,

“ Bir İsteğinmi var “ diye sordu, Geğik, “ Burada Avcının Tuzağına yakalandım,

Fakat Şu karşıki Dağda İki yavrum var, Onlar şimdi aç, Beni çöz gidip Yavrularımı Emzirip geri geleyim,

Allah Rasulu ( Geğiğe, artık kendisinin O Tuzağı kuran Avcının malı olduğu iması ile )

“ Seni çözersem geri gelmeyebilirsin “ dedi, Geğik Allah Rasulune, “ Şayet dönüp gelmezsem,

Allah Zül Celal Bana, Vergi toplarken, ( Aşırıya kaçan,) Haksızlık ve Adaletsizlik yapan İdare ve O İdarenin

( Aşırıya kaçan,) Haksızlık ve Adaletsizlik yapan Memurlara, Hile yapan Vergi Memurlarına,

Devletin Vergilerini yağmalayan Telef eden Vergi Memurlarına Azab ettiği gibi Azab eder,

Ben Allah Zül Celalden korkarım “ dedi,Allah Rasulu Geğiyin tuzağını çözdü, Geğik gidip yavrularını Emzirdi ve

geri döndü,  Allah Rasulu Geğiği tekrar Tuzağına bağladı, sonra Tuzağın sahibi geldi, Allah Rasulune,

“ bir isteğinmi var Ey Allahım Rasulu “ dedi, Allah Rasulu “ Evet, Şu Geğiği salıvermeni istiyorum “ dedi,

Adam Geğiği salıverdi, Geğik koşa koşa yavrularının yanına giderken

“ La ilahe İllallah, Muhammed Rasulullah “ diyordu, “ der,

 

 

      YOLSUZLUK, HİLE, FUHUŞLA KAZANÇIN NETİCESİ                      TİRMİZİ HADİS No 2200

  Sahabeden Ebu Musa (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Önünüze öyle Zaman gelecekki, O Zamanlarda, İlim ortadan kalkacak, ( Eğitim ve Öğrenim bozulacak,

İdeolojik yönlendirmeler, Kavram kargaşaları ile Toplumsal cepheleşmeler oluşacak ) Herç çoğalacaktır dedi,

Yanındaki Sahabeler Herç Nedir ? Diye sordu,

Allah Rasulu,İnsanları Öldürme, ( Terör ve Kundaklama ) Hadiseleridir, “ diye cevap verdi der,

 

     YOLSUZLUK, HİLE, FUHUŞLA KAZANÇIN NETİCESİ                       MÜNZİRİ HADİS No C/4 S/ 149 H 21

  Sahabeden Amir Bin As (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Faizli Alış verişlerde bulunan, Faizle İştigal eden, Hiçbir Toplum yokturki,

Allah O Topluluğu, Kıtlık yılları ile onları cezalandırmış olmasın, Yine Hiçbir Toplum yokturki,

Aralarında Rüşvet vermek almak olurda, Allah O Toplumu Korku ile cezalandırmış olmasın “ dedi der,

 

     YOLSUZLUK, HİLE, FUHUŞLA KAZANÇIN NETİCESİ                       İBNİ MACE HADİS No 3953

  Allah Rasulunun Hanımlarından ve Müminlerin Annesi Zeynep Binti Cahş (ra) anlatıyor,

Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem, “ Bir Millet içinde, Fıskı Fucur, Fuhuş, Sosyal İhtiyaçlar olarak görülüp

yaygınlaşınca, ( Zina, Toplumsal bir Suç olmaktan çıkarılıp, Şahsi özgürlük sayılıp Cezası verilmeyince,)

Günahlar Alenen ve aşikare işlenmeye başladığı zaman, Fasıklık, Bozgunculuk, Hilekarlık çoğaldığı zaman,

 Aranızda Salih Müminlerde olsa dahi, Helak olursunuz, “ dedi der,

 

     YOLSUZLUK, HİLE, FUHUŞLA KAZANÇIN NETİCESİ                       TİRMİZİ HADİS No 2210 ve 2211

  Allah Rasulunun Damadı ve Ehli Beyti Hz Ali (ra) ve Sahabeden Ebu Hureyre (ra) anlatıyor,

Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Ümmetim onbeş kötülüğü işlerlerse başlarına belalar iner dedi ve saydı

  Ganimet, ( Devlete Ait Mal ve Paralar, Borç Alma ve Verme ve Sermaye,) 

Belli kişiler arasında dönüp dolaşmaya başladığı zaman,

  İslam Dininin Hükümlerinden, İslam Dininin yolundan ayrılan, Aşağılık kimselerin, Toplumun başına,

Başkan veya İdareci oldukları, Toplumun başına idareci olarak geçtikleri zaman.

Bir kimseye şerrinden korkulduğu için ikram ve hürmet gösterildiği zaman,

  Her Türlü Emanete Riayet etmek kalmadığı zaman,

Hainlik yapmanın, Hıyanet yapmanın Meşru sayıldığı zaman,

İlim Öğrenirken ve Öğretirken, Dini İlimlerin ve Bilgilerin gereksiz sayılıp dışlandığı öğrenilmediği zaman,

Dini İlimlerin ve Bilgilerin Vicdanlara Hapsedilip, Dinin, Ruhban Din Adamlarına bırakıldığı zaman,   

  Kişi, Hanımına itaat edip, Annesine Babasına Asi olup Saygısızlık ve Zulüm yaptığı zaman,

Kişi, Arkadaşlarına karşı iyi, yakın, Samimi olupta, Ana, Babasından uzaklaştığı, Sıkıntı, üzüntü verdiği zaman,

  Mescidlerde,  Allah ve Rasûlünün Sevmediği Sesler, Riyakarlık yükseldiği zaman,

Edepsizlikle ve Hayasızlıkla Lüks, Şatafatlı, Gösterişli, Cinselliği teşhirci olan ipekli elbiseler giyildiği zaman,

  Şarkıcı ve Sanatçı denilen Kadınlar ve Erkekler ortaya çıkıp ve Meşhur oldukları zaman,

Her türlü çalgı aletleri çıkıp alınıp satıldığı zaman, Her türlü çalgı aletleri yapılıp, alınıp satıldığı, kullanıldığı

zaman, Her türlü Saz aletleri çıkıp çalınıp Şarkılarla Türkülerle Zaman öldürüldüğü zaman, 

  Her türlü Alkollu İçkiler Mübah, Güzel, Helal sayılıp bol bol içildiği zaman,

Bu ümmetin sonradan gelen nesilleri önceki atalarını lanetlediği zaman,

  Zekat İbadeti, Bir Cereme Zulum ve Haksızlık sayıldığı zaman, Zekatlar Angarya gibi verilmeye başladığı

zaman, Sizlere Afetler olacak olan, Yağmurlarınızı kesecek olan, Kuraklık getirecek olan,

Kızıl Rüzgarları bekleyin, Depremlerle Helak olmanızı bekleyin, Topluca Yere Batmaları bekleyin,

Şekil ve Kılık değiştirerek gelecek olan Belaları bekleyin “ dedi der, 

 

     YOLSUZLUK, HİLE, FUHUŞLA KAZANÇIN NETİCESİ                       MÜNZİRİ HADİS No C/6 S/11 H 8 ve 9

  Allah Rasulunun Damadı ve Ehli Beyti Hz Ali (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Ganimetler, Hayır için Toplanan mallar, Paralar, ( Devletin Vergi olarak topladığı mallar paralar )

bir Emanettir, Emanet bırakılan ( Maddi veya Manevi varlıklar ) yağmalandığında,

( Devletin topladığı vergiler telef edildiğinde )

Yerlerine harcanmadığında, Hakkı olmayan Kimseler arasında paylaşıldığında,

Emanetlere Hıyanet, Hainlik yapılıp ve yaygınlaştığında,

  Adi ve Kötü İnsanlar İdareci olduğunda, İşin Ehli olmayan ve Fitne Fucurcu Fasık İnsanlar İdareci olduğunda,

Zalim İdarecilere, Amirlere, Şerrinden korkulduğu için Saygı ve Hürmet edildiğinde,

  İlim ve Bilim, Dinine, Milletine ve İnsanlığa Hizmet için değilde,

Sırf Makam Mevki Şan Şöhret ve Para kazanmak için öğrenildiğinde,

  Camilerde, Sohbet Meclislerinde, Malayağni şeyler, Boş Şeyler anlatılmaya,

Allahın Ayetleri ve Rasulunun Hadisleri, Masallaştırılıp, Hikayeleştirilip, Hükümsüzleştirildiğinde,   

Zekatlar Gönül Rızasıyla değil, Zorla verildiğinde, Tam ve Doğru şekilde verilmediğinde,

Zekat Gönül Rızası ile ( Gizliden olarak ) değilde, Zorla, ( Riya ve gösteriş olarak ) verildiğinde,

  Evlad, Anasına ve Babasına Hizmet edeceği halde, Onları Hoş tutacağı hade, Onlara saygısızlık yaptığında,

Annesine ve Babasına Sert ve Kaba davrandığında,

  Erkek, Hanımının Meşru ve Makul olmayan arzu ve isteklerine uyup,

Annesine ve Babasına İtaatsizlik yaptığında, Asi olduğunda,   

  Alkollü içkiler gayet Meşru bir şeymiş gibi içildiğinde, Kadınlarla Nikahsız Gayrimeşru ilişkiler kurulduğunda,

Dost hayatı yaşandığında, Zina gayet doğal bir ilişki olarak yapılıp ve yaygınlaştığında,

İnsanlar, Allaha İbadeti ve Taati bırakıp Çalgılarla, Eğlenceler vaktini geçirmeye başladığında,

Yeni Nesil Geçmiş Nesline Hakaret edip Kötülediğinde, İnsanlar İnsanlıktan çıkar Başka Mahluklara dönerler,

O zamanda  Ard arda gelen Felaketleri, Musibetleri, Depremleri, Afetleri,

Kuraklık getiren ve Kavuran Kızıl Rüzgarları göreceksiz, Lakin Anlamaya dahi çalışmayacaksınız “ dedi der,

 

     Şimdi yukarıdaki Ayet ve Hadislerin Sağlamasını yapalım, anlamaya çalışalım, 

     İslam Memleketi olduğunu iddia ettiğimiz Bizim Memleketimizde ve Diğer İslam Memleketlerinde,

Terör varmıdır ? Yaşam korkuları varmıdır ? Kuraklık varmıdır, ? Sel Felaketi varmıdır ? Afetler varmıdır ?

Üretimsizlik Kazançsızlık varmıdır ? Fakirlik varmıdır, ? Açlık varmıdır ? Geçim Sıkıntıları varmıdır ?

Sömürgeler ve İşgaller varmıdır ? Devamlı Kılık değiştiren Felaketler, Belalar varmıdır ?  VARDIR.

 

     Toplumun : Fakirliğe, Yoksulluğa, Gücsüzlüğe, Fuhuşa ve Teröre düşmemesi için,

Toplumdaki İnsanların : İslam Dininin bildirdiği Sosyal yaşam kurallarının tamamına tam olarak uyması,

bu kuralların, hiç birini herhangi bir şekilde, kendine uydurmaması şarttır, Şayet bu şekilde olmazsa :

İnsan Vucudunda, Kanserli bir hücrenin diğer sağlam hücreleri sararak, bütün vucudu kanserli hasta yapması,

Vucudu istila eden kanserli hastalıktan vucudun kurtulma şansı olmadığı ve sonrada o vucudu öldürmesi gibi,

Fakirlik, Yoksulluk ve gücsüzlük, aynı kanserli hücre gibi O Toplumu sarar,

O Toplum : Fakirlikten, yoksulluktan ve gücsüzlükten kurtulamaz,

O Toplumda Siyasal ve Ekonomik kölelik başlar, Zaman içinde asimile olarak yok olur gider.

Dünya Toplumların Tarihine baktığınızda bu neticeyi görürsünüz.

 

     Dünya Tarihinde, Ani bir felaketle yok olanlar Arkeleojik kazılarla bilinmektedir,  Asimile ile Helak olmanın :

Birinci aşaması           : Yolsuzluk, Vurgunculuk, Dolandırıcılık, Rüşvet, Fıskı Fucur Fuhuş normal yaşam olur,

İkinci aşaması            : Faiz alıp verme ile Üretim Bereket yok olur, Faiz fayda vermez harap eder,

Ücüncü aşaması        : Doğruluk, Dürüstlük, Hak ve Adalet yok olur,

Dördüncü aşaması     : Toplum içinde huzursuzluk, geçim darlığı, işsizlik, güvensizlik, istikrarsızlık,Terör çıkar,

Beşinci aşaması         : Adaletsizlikle kendi benliğinizi kaybedersiniz, Toplum Terörden kurtulamaz,

Altıncı aşaması           : Özendiğiniz Memleketlere, Ekonomik, Siyasal ve Sosyal açıdan tamamen Köle olursunuz,

Yedinci aşaması         : Devletinizi kaybederek Ekonomik, Siyasal ve Askeri açıdan Sömürgesi olursunuz,

                                     Kölesi olduğunuz Millet içinde, Asimile ile kaybolursunuz.

 

     İnsanlık yaratıldığından bu yana, Milletler ve Devletler bu aşamaların hepsini yaşadı,

asimile olup kaybolup gittiler, Biz Şimdi hangi aşamadayız ?

Yukarıdaki  Ayet ve Hadisler Ata Sözlerimizde, “ Bataklığa düşen Yılana sarılır “ diye açıklanır,

Lakin, Böyle Bir Millet, Bataklığa düştüğünün, farkında dahi olamazki, Yılana sarıldığının farkında olabilsin.

Yani Kazancınız Sizi Mahveden, Yok eden, Helak eden bir kazanç olmamasına dikkat emeniz gerekliliği şartıdır,

     İslam Dininde belirtilen Sosyal yaşam kurallarına tam olarak uyulduğu zaman, O Toplumun :

Fakirliğe, Yoksulluğa, Gücsüzlüğe, Teröre düşmesi veya düşürülmesi için bir sebep yoktur bulamazsınız,

 

     YOLSUZLUK, HİLE, FUHUŞLA KAZANÇIN NETİCESİ                       İBNİ MACE HADİS No 4019

  Sahabeden Abdullah Bin Ömer (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Ben Müslümanım diyen Bir Millet içinde,

Fıskı Fucur, Fuhuş, Sosyal İhtiyaçlar olarak görülüp yaygınlaşınca, Alenen ve Aşikare işlenmeye başladığında,

Zina, Toplumsal bir Suç olmaktan çıkarılıp, Şahsi özgürlük sayılıp Cezası verilmediğinde,

O Yerde Mutlaka, Daha önceki Milletlerde görülmemiş Sapıklık hastalıkları ortaya çıkıp yayınlaşır,

  Ben Müslümanım diyen Bir Millet içinde,

Ölçü, Tartılarda hile yapılarak, Eksik tartılır, Ölçülür, Millet aldatılır bu aldatma yaygınlaştığında,

  Ben Müslümanım diyen Bir Millet içinde,

Hak ve Adalet üzere yaptıkları anlaşmalardan cayıp, Haksızlık ve Adaletsizlik yapılınca,

  Ben Müslümanım diyen Bir Millet içinde,

Devlet malından ve diğerlerinden, yolsuzlukla, vurgunculukla, hırsızlık yapılıp, yaygınlaşınca,

  Ben Müslümanım diyen Bir Millet içinde,

Devlet Adamları, Masıyet olan Emirlerle, ( Kanunen Suç olmayan Şekilleri ve Davranışları Suç sayarak,

Kanunsuz ve Mesnetsiz İdari Emirlerle, Mahkemelerde dahi, Hak ve Adalet yok ettiğinde,

Kendi çıkarlarına işlerine geldiği gibi Hak ve Adalet hükmü verildiğinde, Haklının Haksız çıktığı,

Dolandırıcının, Vurguncunun, Rüşvetcinin, Tefecinin, Tecavüzcünün yaptığı yanına kar kaldığı, haklı çıktığı gibi

Adli hükümler verilip ve yaygınlaştığında, Devlet Görevi) Emanet Zayi olup Kaybolup,

Milletin Güveni sarsıldığında,

  Ben Müslümanım diyen Bir Millet İçinde,

Kendilerini yönetenlerin, Allahın Hak ve Sosyal Adaleti ve Rasulunun Hadisleri ile

hüküm vermekten vazgeçince, Devlet Adamlarının Millete Zulum yapması ile Cezalandırılır,

  Ben Müslümanım diyen Bir Millet İçinde,

Zekatlarını, ( Zayi etmeden ) Tam ve Doğru şekilde vermeyenler çoğaldığında,

Mallarının Zekatlarını vermekten İmtina edildiğinde,

O Millet, Mutlaka Yağmurlardan Men edilir, Yağmurlarınız kesilir,

Yağmurlarınız yağmaz olur, Kuraklık Afeti olur, Yağmur yağarsada Sel Felaketine Afete dönüşür,

Üretim, Kazanç ve Bereket yok olur, Geçim sıkıntıları başlar, Fakirlik ve Zillet yayılır,

Toplumu Geçim ve yaşam korkuları sarar, O Memlekette mutlaka Herc ( Terör)  çıkar ve yaygınlaşır,

Herc ile ( Terör ile) Ölümler artar,  Allah O Memlekete ve Millete, İstilacı, İşgalci, Sömürgeci düşmanlarını

musallat eder,  Şayet O Memlekette Yağmurdan Nasibi olan Hayvanat ta olmasa,

O Memleketin üzerine, O İnsanların üzerine Tek damla dahi Yağmur yağmaz,

Oraya yağan yağmur Sadece ve sadece Hayvanat içindir, “ dedi der.

 

     YOLSUZLUK, HİLE, FUHUŞLA KAZANÇIN NETİCESİ                       BAKARA SURESİ AYET 60, 59 ve 61

“ Allah Zül Celalin Sizin için indirdiği ve yetişdirdikleri Rızkından Yiyin İçin,

Lakin, Bence diyerek Bozgunculuk yaparak Fitne Fesad yaparak Yeryüzünü Fesada vermeyin,”

“ Kendi Kendilerine zulmedenler, Allah Zül Celalin Kendilerine indirdiği Sözü Bence diyerek değiştirenlerin,

Bu Çirkefleri yaptıkları için, Onların, O Zalimlerin, O İnkarcıların Üzerine Gökten İğrenç bir Azap indiririz,

“ Bence Diyerek Allah Zül Celalin Ayetleri ve Hükmiyetlerini İnkar etmiş, değiştirmiş olmakla,

Allah Zül Celalin Peygamberinin Söylediklerini Sünetlerini öldürmekle, Allaha ve Peygamberine Asi olmak,

İsyan etmekle, Haddinizi ve Allahın Sınırlarını çiğnemekle, Üzerlerinize Horluk, Yoksulluk, Yokluk damgası vurulur,

Allah Zül Celalin Gazabına uğrarsınız, ”der

 

     YOLSUZLUK, HİLE, FUHUŞLA KAZANÇIN NETİCESİ                       İBNİ MACE HADİS No 4143

  Sahabeden Ebu Hüreyre (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Allah Zül Celal Nazarında Zenginlik, Mal, Mülk, Servet çokluğuna göre değildir,

Asli Zenginlik, Kanaatkar olmak, Tok gözlü olmak, Gönül Zengini olmaktır, 

Allah Zül Celal, Mahşer gününde, Hesap gününde, Sizin Dünyadaki Suretlerinize, Giyiminize, Saltanatınıza,

Mallarınıza bakmaz, Mükafatlandırma yada Cezalandırma için, ancak ve ancak Kalbinizde olması gereken

Salih Bir İmana, Dünyada iken yaptığınız Riyasız Salih amellerinize bakar,

Ona göre Mükafatlandırcak yada Azablandıracaktır, “ dedi der,

 

     YOLSUZLUK, HİLE, FUHUŞLA KAZANÇIN NETİCESİ                       BUHARİ HADİS No 2119

  Sahabeden Abdullah Bin Ömer (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Allah bir kavme, Fasıklıklarından dolayı Azâb indirince, Rızıklarında Darlık indirince,

O Azab ve Rızık darlığı Herkese isâbet eder, O Kavim içinde bulunan Sâlih Kimselerde Darlıktan kurtulamaz,

Sonra Kıyâmet gününde herkes kendi amellerine göre Sorguya ve Hesaba Çekilir, Sâlih olanlar,

Cennetteki Sınırsız ve Sonsuz Niymetlerle Mükâfatlandırılır ve Mükafatlandırılmaya devam edilirler,

Fâsıklar, Cehennemdeki Sınırsız, Sonsuz Azâblarla Cezalandırılır, Cezalandırılmaya devam edilirler,” dedi der,

 

     YOLSUZLUK, HİLE, FUHUŞLA KAZANÇIN NETİCESİ                       AHMED BİN HAMBEL ZÜHD HADİS No 279

  Sahabeden Vüheyb El Mekki (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Allah Zül Celal, Ey Ademoğlu, Kızdığın, Öfkelendiğin, Sinirlendiğin zamanlarda, Başına Gelen Felaketler

Musıbetler, Hastalıklar Zamanlarında, Sıkıntılar, Üzüntü ve Keder Zamanlarında, Darlık, Yoksulluk,

Varlık, Zenginlik, Zamanlarında, Biçar, Çaresiz Kalış Zamanlarında,  Her Anında, Beni Hatırla, Beni Zikretki,

Benim sana olan yardımıma kanaat getirki, Haksızlığa uğradığın Zaman, Zira benim yardımım,

Başkalarının veya Senin kendi kendine yardımından daha hayırlıdır, En iyi neticelidir,

Zira Gazabıma gelenlerin Helak olduğu gibi Sende Gazabımla Helak olmayasın,  “ dedi der,

 

    Yani Bir Kimse : Kazancını nereden, nasıl kazandığına, Kazancının meşrumu, gayrimeşrumu olduğu,

Kazancı elde ederken ve O kazancını harcarken, Sosyal yaşantısında başkalarına ve Topluma zarar verip

vermediği, Akıbetini Sonunu hiç düşünmek gibi konularda, Kendi Kendinin muhasebesini yapmazsa,

Helak olacaktır, Yoklukları olacaktır, Şimdi Biz, O Zamandamıyız, Değilmiyiz ?

 

    Yukarıdaki Hadislerdeki “ Yağmurlarınız kesilir, Yağmurlarınız yağmaz,

Yağmur yağarsada Sel Felaketine Afete dönüşür, Sizleri Helak edecek olan Kızıl Kuraklık Rüzgarlarını

bekleyin,” ifadesini biraz anlamaya çalışalım,

 

     Küresel Isınmadan dolayı Eriyen ve Buharlaşan Su Miktarı, Yağmur olarak geri dönmüyorsa,

Yeryüzünde Kuralık oluyorsa, Buharlaşan Su Miktarı nerededir ? Cevap verebilirmisiniz ?

Kara Kıtalarındaki, Susuz kalmanın Çölleşmenin veya çok fazla yağmur ile Sel felaketine uğramanın nedenleri

sadece fiziki nedenlermidir, ? Bu Felaketleri Fiziki olarak önleyebilirmisiniz ?

Bırakın Diğer Memleketleri Sizin Memleketinizde, Üzerine Yağmur yağacak Adam Kaldımı ?

 

     Bağılnem Oranı fazlası Su Buharının, Havada duramayacağı, Yağmur olarak geri döneceği,

Bilimsel olarak ispatlanmış olduğu halde, Sizin Yağmurunuz nerededir, ?

Sizin Yağmurunuz Sizin Oraya değil, Okyanusa veya Denizlere Yağmıyormu, ?

Hadiste belirtilen,  “ Yağmurları kesilir,  Yağmurları yağmaz “ kanununun gereği,

Yağmursuzluğun veya aşırı Yağmurun, nasıl bir Felaket olduğunu anlayabildinizmi ?

 

     YOLSUZLUK, HİLE, FUHUŞLA KAZANÇIN NETİCESİ                       TİRMİZİ HADİS No 2210

  Allah Rasulunun Damadı ve Ehli Beyti Hz Ali (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Ganimetler, Hayır için Toplanan mallar, Paralar, ( Devletin Vergi olarak topladığı mallar paralar )

bir Emanettir, Emanet bırakılan ( Maddi veya Manevi varlıklar ) yağmalandığında,

( Devletin topladığı vergiler telef edildiğinde ) Yerlerine harcanmadığında,

Hakkı olmayan Kimseler arasında paylaşıldığında, Emanetlere Hıyanet, Hainlik yapılıp ve yaygınlaştığında,

  Adi ve Kötü İnsanlar İdareci olduğunda, İşin Ehli olmayan ve Fitne Fucurcu Fasık İnsanlar İdareci olduğunda,

Zalim İdarecilere, Amirlere, Şerrinden korkulduğu için Saygı ve Hürmet edildiğinde,

  İlim ve Bilim, Dinine, Milletine ve İnsanlığa Hizmet için değilde,

Sırf Makam Mevki Şan Şöhret ve Para kazanmak için öğrenildiğinde,

  Camilerde, Sohbet Meclislerinde, Malayağni şeyler, Boş Şeyler anlatılmaya,

Allahın Ayetleri ve Rasulunun Hadisleri, Masallaştırılıp, Hikayeleştirilip, Hükümsüzleştirildiğinde,   

Zekatlar Gönül Rızasıyla değil, Zorla verildiğinde, Tam ve Doğru şekilde verilmediğinde,

Zekat Gönül Rızası ile ( Gizliden olarak ) değilde, Zorla, ( Riya ve gösteriş olarak ) verildiğinde,

  Evlad, Anasına ve Babasına Hizmet edeceği halde, Onları Hoş tutacağı hade, Onlara saygısızlık yaptığında,

  Erkek, Hanımının Meşru ve Makul olmayan arzu ve isteklerine uyup,

Annesine ve Babasına İtaatsizlik yaptığında, Asi olduğunda, Sert ve Kaba davrandığında,  

  Alkollü içkiler gayet Meşru bir şeymiş gibi içildiğinde, Kadınlarla Nikahsız Gayrimeşru ilişkiler kurulduğunda,

Dost hayatı yaşandığında, Zina gayet doğal bir ilişki olarak yapılıp ve yaygınlaştığında,

İnsanlar, Allaha İbadeti ve Taati bırakıp Çalgılarla, Eğlenceler vaktini geçirmeye başladığında,

Yeni Nesil Geçmiş Nesline Hakaret edip Kötülediğinde,

O zamanda Ard arda gelen Felaketleri, Musibetleri, Depremleri, Afetleri,

Kuraklık getiren ve Kavuran Kızıl Rüzgarları gördüğünüzde Kıyametiniz kopmuş demektir,

İnsanlar İnsanlıktan çıkar Başka Mahluklara dönerler, Lakin Anlamaya dahi çalışmayacaksınız “ dedi der,

 

 

     DEVLETE VERGİ VERMEK GÖREVİ NEDİR              HAÇ SURESİ AYET 67

“ Biz Her Ümmet için, O Ümmeti, Hidayete, Doğruluğa götüren, İnsanları Rabbine İman, İtaat ve İbadet etmeye

çağıran, Onunla Amel etmeleri ve çalışmaları için Bir Şeriat Tayin ettik, İman Edenlerin İbadetlerininde,

Amellerininde, Çalışmalarınında Hükümlerini Şeriatla belirledik, Size Tayin ettiğimiz Şeriatın Hükümleri

konusunda, Hiçbir Zaman Kendi fikirlerinizle olur yada olmaz diyerek çekişmeyiniz, Liza çıkarmayınız,

Şeriatın Hükümlerini yok saymayın yada kendinize göre değiştirmeye kalkmayın  “ der, 

 

     DEVLETE VERGİ VERMEK GÖREVİ NEDİR              RAMUZ EL HADİS HADİS No C5 S464 H 9

  Sahabeden İbni Mesud (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Halkın İdaresi için, İyi veya Facirde ( yani Kötüde ) olsa, bir Hükümet İdaresi lazımdır, gerekli şarttır,

Hükümetin İdaresinin İyisi, Halkı yönetimde Adaletli hareket eder, Devletin Ganimetini, Maddi varlığını,

Halk için doğru şekilde sarf eder, Halkın Rahatı ve Mutluluğu için çalışır,

  Facir, ( yani Kötü ) Hükümet İdaresi, Halkı yönetimde Adaletle hareket etmez, Devletin Ganimetini,

Maddi varlığını, Doğru şekilde sarfetmez Heba eder, Milletini Muhtaç hale getirir,

Müminler Acizliğe Müptela kılınmış olur, Facir ( yani Kötü ) Hükümet idaresi dahi, Herç olaylarından hayırlıdır,

Ey Allahın Rasulu, Herç Nedir diye sorduk, Halk içinde ( ideolojik olarak, Anarşi olarak ) öldürülme olayları ile

Asliyeti doğru olmayan ve Yalanlara Hizipciliğe dayanan Devlet İdaresidir, “ dedi der,

 

     DEVLETE VERGİ VERMEK GÖREVİ NEDİR              TİRMİZİ HADİS No 1626 ve 1625

  Sahabeden Hüreym Bin Fatık ve Adiy Bin Hatim El Tai (ra) anlatıyor, Allah Rasulu, Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Allah yolunda çarpışan kimselere hizmet için verilecek bir Hizmetci veya

onların Barınmalarını sağlayıcı bir Çadır veya başkaca şeyler, veya Mücahid’in, Askerin binebileceği bir binit,

veya yemeleri için Gıda ve İhtiyaç maddeleri Harcamaları, Allah Zül Celal için,

En değerli ve En Kıymetli Bir Sadakadır, Her kim Allah yolunda bir harcama yaparsa,

O yaptığı harcama için kendisine Katmanları ile Mükafat vardır, “ dedi der,

 

     DEVLETE VERGİ VERMEK GÖREVİ NEDİR              BUHARİ HADİS No 1202

  Sahabeden Zeyd Bin Halidi Cüheni (ra) anlatıyor, Allah Rasulu, Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Her kim, Vatanını, Yurdunu, Milletini, Devletini korumak, Kollamak ve Savunmak için, Gaza edecek

Harp edecek, Yurt Savunması yapacak bir Askerin, gereken Harp Eşyasını ve İaşesini temin ederse

  Yine her kim, Gaza eden, Harp eden Yurt savunması yapan bir Askerin geride bıraktığı Ailesine ve İşlerine

Namusluca, Hak ve Adaletle bakar yardım ederse, O da O Mücahit gibi Gaza etmiş, Cihad etmiş,

Yurt savunması yapmış olur, Onun Kadar Mükafata Hak Sahibi olur, “ dedi der,

 

     Bu Mükafat : Dünyada iken, Kendine ve Milletine Öz güvenle Bağımsız, Hür ve Rahat yaşamaktır,

Bu Mükafat için bugün ödenecek bedel ise, Devletimizin Askeri harcamaları Vergi gelirleri ile yapıldığından,

Devletimize, Doğru ve Dürüst olarak Devletimizin belirlediği zamanda vergi vermektir,

Devlet yönetiminde bulun İdarecilerin, En üst kademedeki yetkililerin, en alt kademedeki Memurların ve

personelin ise bu toplanan vergileri, Devletin Bekası için yerli yerince kullanmaları,

Devlet Malını ve Vergileri talan etmemeleridir, Ben Müslümanım diyen birinin,

Doğru ve Dürüst olarak ve  Devletinin belirlediği zamanda ve şekilde vergi vermesi,

Devlet Malını talan edilmemesi de kesin olarak bir İbadettir.

Bu İbadetin Mükafatını ise ancak Ahirete gidince görürsünüz.

 

      DEVLETE VERGİ VERMEK GÖREVİ NEDİR                         EBU DAVUD HADİS No 3081

  Sahabeden Muaz Bin Cebel (ra) anlatıyor, Allah Rasulu, Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Kim, Sahip olduğu bir Arazisinin, Haracını, ( Vergisini ) vermemekle, O Haracın ( Verginin )

Günahını boynuna geçirirse, O Kimse, Benim yolumdan, Allah Zül Celalin yolundan ayrılmış olur,” dedi der,

 

     DEVLETE VERGİ VERMEK GÖREVİ NEDİR              BUHARİ HADİS No 1013

  Sahabeden Ebu Said El Hudri (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Selem,

“ Ashabtan birini Haybere Haraç almak, ( yani Vergi toplamak ) için Memur Tayin edip gönderdi, “ der,

 

     DEVLETE VERGİ VERMEK GÖREVİ NEDİR              BUHARİ HADİS No 978

  Sahabeden Enes Bin Malik (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

Ebu Taybe Nafiye, kendisinden Kan aldırdı ve Ona 1040 Dirhem Hurma verilmesini emretti,

Bundan başkacada, Ebu Taybe Efendisi Harise Oğullarının ödeyeceği Meşrut Verginin

hafifletilmesini Emretti “der,

 

      DEVLETE VERGİ VERMEK GÖREVİ NEDİR                         TİRMİZİ HADİS No 623

  Sahabeden Muaz Bin Cebel (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

Beni, Yemene Vali gönderdiğinde, “ Her Otuz Sığırdan İki yaşında Dişi bir Dananın Zekat olarak verimelerini,

Her Kırk Sığırdan, Üç yaşına girmiş Dişi bir Dananın Zekat olarak vermelerini,

Akıl baliğ olan her kimseden Bir dinar veya bir dinara Denk giyim eşyasının Zekat olarak vermelerini,

Müslüman olmayan kimselerden aynı miktarlarda Cizye Vergisi alınmasını emretti “ der,

 

     DEVLETE VERGİ VERMEK GÖREVİ NEDİR              EBU DAVUD HADİS No 3046

  Sahabeden Ebu Ubeydullah (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Yaptıkları Alış Verişten, Ticaretten dolayı elde ettikleri kazançlarından Öşür Vergisi alınması,

Yahudi ve Hiristiyanlar üzerinedir, Müslümanlar üzerinde böyle bir Öşür yoktur “ dedi der, 

 

     DEVLETE VERGİ VERMEK GÖREVİ NEDİR              EBU DAVUD HADİS No 3050

  Sahabeden Irbaz Bin Sariye Es Selmi (ra) anlatıyor, Allah Rasulu, Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Sizler, Allah Zül Celalin Kuranı Kerimde Ayetlerle Haram kıldığını Bildirdiği şeylerden başka şeyleride

Haram kılmadığını mı zannediyorsunuz ?  Allah Zül Celal Sizlere, Üzerlerine düşen Vergiyi ödedikleri taktirde,

Ehli Kitabın, Evlerine zorla girmenizi, Mahsullerini Mallarını gasbetmenizi ve Yemenizi,

Kadınları vurup öldürmenizi Nehyetti, yasakladı, Helal kılmadı, “ dedi der, 

 

     DEVLETE VERGİ VERMEK GÖREVİ NEDİR              TİRMİZİ HADİS No 1335

  Sahabeden Muaz Bin Cebel (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem Beni,

Yemene Vali olarak, İdareci olarak tayin etmişti, Tam Yemene Hareket ediyordunmki,

Allah Rasulu Beni Çağırttı, “ Seni niçin çağırdığımı biliyor musun ? dedi,

Allah Zül Celalin Kitabı Kuranı Kerimde bulunmayan bir yetki ile,

Benim, Sözlerimde, Hadislerimde olmayan bir yetki ile, Tebaanda bulunanlardan, Yönetiminde bulunanlardan,

hiçbir şey alma, Hiçbir Hareket yapma, çünkü bu bir Hainliktir,

  Her kim bu dünyada hainlik yaparsa, Kıyamet günü, Allah Zül Celalin huzuruna, yaptığı o hainlikle

getirilecektir, Seni, İşte bunu sana Bildirmek için çağırmıştım, şimdi vazifene gidebilirsin, ” dedi der,

 

     DEVLETE VERGİ VERMEK GÖREVİ NEDİR              MÜSLİM HADİS No 1832

  Sahabeden Ebu Humed Es Said (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

İbnül Lütbiyye denilen bir adamı Devlet işleri için, Arzu edenlerin Zekat ve Sadakalarını göndererek,

Betülmaldaki Zekat ve Sadaka bölümüne toplanması ve İhtiyaç sahiplerine dağıtılması için Memur Tayin etti,

Bu Zaat, Devlet işi olan görevlendirildiği bir vazifeden, Memuriyetinden, Topladığı Mallarla ve Paralarla

geldiğinde, “ Bu Mal ve Paralar Beytül Malin, Şunlarda bana Hediye edilen Mallar ve paralardır, Benimdir ” dedi,

Bunun üzerine Allah Rasulu, İbnül Lütbiyye ye, “ Benim gönderdiğim bir Memûr, Nasıl oluyorda,

Topladığı Malların, Paraların bir kısmı Beytül Malin, Bir kısmıda Bana Hediye edilenlerdir, Benimdir diyebiliyor,

Topladığın Mallar ve Paralar Betülmaldaki Zekat ve Sadaka bölümün ve İhtiyaç sahiplerinin Malı ve Parasıdır,

Ey İbnül Lütbiyye, Seni Memur olarak Tayin Etmeseydim, Devlet Memuru olarak Tayin olmasaydın,

Bu Mallar ve Paralar, Sana hediye edilecekmiydi ? “ diye sordu, O da Hayır dedi, Allah Rasulude,

Bir Kişi Tayin edildiği ve Ücretini Devletten aldığı işinden başkaca aldığı Mal, Para yada Hizmet Rüşvettir,

Rüşvet ise Kesinlikle Haramdır, Alanada, Verenede Cezayı müeyyideyi gerektiren bir Suçtur, dedi,

Sonra iki defa: “ Allahım! Tebliğ ettim mi “ dedi der, 

 

     DEVLETE VERGİ VERMEK GÖREVİ NEDİR              METEALİBUL ALİYE HADİS No 2118

  Sahabeden Ebu Said ve Ebu Hureyre (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

" Öyle bir zaman gelecek ki, başınıza ( İyi bir kişiliği, İyi bir kariyeri, İyi bir karakteri olmayan ) Ruvaybıda,

Sefih idareciler gelecek; onlar kötü insanları iş başına getirip iyi insanları geride tutacaklar,

Kim bu zamanı idrak ederse, Sakın Yönetici, yahut Polis, Yahut Vergi Memuru,

yahut Maliyeci olmasın," dedi der,

 

     DEVLETE VERGİ VERMEK GÖREVİ NEDİR              İ.MÜNZİRİ HADİS No C5 S39 H6

  Sahabeden Ebul As İbni Osman (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Allah Zül Celal, Bağışlanması için Nedametle Tevbe İstiğfar eden Kulunun Günahlarını bağışlar,

Ancak, Zina ve Fuhuş yapanla, ( Milletin gücünü kudretini aşan bir şekilde) Haksız yere, Adaletsizce ve Zulmen

Vergi ve Öşür toplayan Devlet Reisini Bağışlamaz, “ dedi der,

 

     DEVLETE VERGİ VERMEK GÖREVİ NEDİR              EBU DAVUD HADİS No 2937

  Sahabeden Ebul As İbni Osman (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Meks vergi alan, ( yani, Milletin gücünü kudretini aşan bir şekilde, Haksızca vergi tayin edip toplayan,

Devlet Reisi ve Maliye Amiri ) Cennete giremez,” dedi der,

 

     DEVLETE VERGİ VERMEK GÖREVİ NEDİR              İ.MÜNZİRİ HADİS No C 2 S 234 H 18 

  Sahabeden Ebul Hayr (ra) anlatıyor, Allah Rasulu, Sallallahu Aleyhi ve Sellem, “ Haksızca, Adaletsizce,

Aşırı şekilde, ( Milletin gücünü kudretini aşan bir şekilde) Zulmen Vergi toplayan İdarenin Devletin Reisi

Cehennemdedir, O İdarenin Zulmen Haksızlık ve Adaletsizlik yapan Memurlarıda Cehennemdedir, “ dedi der,

 

     DEVLETE VERGİ VERMEK GÖREVİ NEDİR              MÜNZİRİ HADİS No C 2 S 234 H 19

  Allah Rasulunun Hanımlarından ve Müminlerin Annesi Hz Ümmü Seleme (ra) anlatıyor,

Allah Rasulu, Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Bir Yolculuk sırasında Çölden geçerken, bir İnilti duydu,

İnilti gelen tarafa baktı, Orada Hiç Kimse yoktu, Bir Avcının tuzağına yakalanmış bir İnleyen bir Geğik vardı,

Geğik, Allah Rasulune, “ Bana yaklaş Ey Allahın Rasulu “ deyince,  Allah Rasulu Geğiyin yanına giderek,

“ Bir İsteğinmi var “ diye sordu, Geğik, “ Burada Avcının Tuzağına yakalandım,

Fakat Şu karşıki Dağda İki yavrum var, Onlar şimdi aç, Beni çöz gidip Yavrularımı Emzirip geri geleyim,

Allah Rasulu ( Geğiğe, artık kendisinin O Tuzağı kuran Avcının malı olduğu iması ile )

“ Seni çözersem geri gelmeyebilirsin “ dedi, Geğik Allah Rasulune, “ Şayet dönüp gelmezsem,

Allah Zül Celal Bana, Vergi toplarken, ( Aşırıya kaçan,) Haksızlık ve Adaletsizlik yapan İdare ve O İdarenin

( Aşırıya kaçan,) Haksızlık ve Adaletsizlik yapan Memurlara, Hile yapan Vergi Memurlarına,

Devletin Vergilerini yağmalayan Telef eden Vergi Memurlarına Azab ettiği gibi Azab eder,

Ben Allah Zül Celalden korkarım “ dedi,Allah Rasulu Geğiyin tuzağını çözdü, Geğik gidip yavrularını Emzirdi ve

geri döndü,  Allah Rasulu Geğiği tekrar Tuzağına bağladı, sonra Tuzağın sahibi geldi, Allah Rasulune,

“ bir isteğinmi var Ey Allahım Rasulu “ dedi, Allah Rasulu “ Evet, Şu Geğiği salıvermeni istiyorum “ dedi,

Adam Geğiği salıverdi, Geğik koşa koşa yavrularının yanına giderken

“ La ilahe İllallah, Muhammed Rasulullah “ diyordu, “ der,

 

     DEVLETE VERGİ VERMEK GÖREVİ NEDİR              İBNİ MACE HADİS No 4019

  Sahabeden Abdullah Bin Ömer (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

     Ben Müslümanım diyen Bir Millet içinde,

Ölçü, Tartılarda hile yapılarak, Eksik tartılır, Ölçülür, Millet aldatılır bu aldatma yaygınlaştığında,

     Ben Müslümanım diyen Bir Millet içinde,

Hak ve Adalet üzere yaptıkları anlaşmalardan cayıp, Haksızlık ve Adaletsizlik yapılınca,

     Ben Müslümanım diyen Bir Millet içinde,

Devlet malından ve diğerlerinden, yolsuzlukla, vurgunculukla, hırsızlık yapılıp, yaygınlaşınca,

     Ben Müslümanım diyen Bir Millet içinde,

Devlet Adamları, Masıyet olan Emirlerle, ( Kanunen Suç olmayan Şekilleri ve Davranışları Suç sayarak,

Kanunsuz ve Mesnetsiz İdari Emirlerle, Mahkemelerde dahi, Hak ve Adalet yok ettiğinde,

Kendi çıkarlarına işlerine geldiği gibi Hak ve Adalet hükmü verildiğinde, Haklının Haksız çıktığı, Dolandırıcının,

Vurguncunun, Rüşvetcinin, Tefecinin, Tecavüzcünün yaptığı yanına kar kaldığı,

haklı çıktığı gibi Adli hükümler verilip, yaygınlaştığında,

Devlet Görevi) Emanet Zayi olup Kaybolup, Milletin Güveni sarsıldığında,

     Ben Müslümanım diyen Bir Millet İçinde,

Kendilerini yönetenlerin, Allahın Hak ve Sosyal Adaleti ve Rasulunun Hadisleri ile

hüküm vermekten vazgeçince, Devlet Adamlarının Millete Zulum yapması ile Cezalandırılır,

     Ben Müslümanım diyen Bir Millet İçinde,

Zekatlarını, ( Zayi etmeden ) Tam ve Doğru şekilde vermeyenler çoğaldığında,

Mallarının Zekatlarını vermekten İmtina edildiğinde,

O Millet, Mutlaka Yağmurlardan Men edilir, Yağmurlarınız kesilir,

Yağmurlarınız yağmaz olur, Kuraklık Afeti olur, Yağmur yağarsada Sel Felaketine Afete dönüşür,

Üretim, Kazanç ve Bereket yok olur, Geçim sıkıntıları başlar, Fakirlik ve Zillet yayılır,

Toplumu Geçim ve yaşam korkuları sarar, O Memlekette mutlaka Herc ( Terör)  çıkar ve yaygınlaşır,

Herc ile ( Terör ile) Ölümler artar,

Allah O Memlekete ve Millete, İstilacı, İşgalci, Sömürgeci, düşmanlarını musallat eder,

     Şayet O Memlekette Yağmurdan Nasibi olan Hayvanat ta olmasa,

O Memleketin üzerine, O İnsanların üzerine Tek damla dahi Yağmur yağmaz,

Oraya yağan yağmur Sadece ve sadece Hayvanat içindir, “ dedi der.

 

     DEVLETE VERGİ VERMEK GÖREVİ NEDİR              TİRMİZİ HADİS No 2210

  Allah Rasulunun Damadı ve Ehli Beyti Hz Ali (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Ganimetler, Hayır için Toplanan mallar, Paralar, ( Devletin Vergi olarak topladığı mallar paralar )

bir Emanettir, Emanet bırakılan ( Maddi veya Manevi varlıklar ) yağmalandığında,

( Devletin topladığı vergiler telef edildiğinde ) Yerlerine harcanmadığında,

Hakkı olmayan Kimseler arasında paylaşıldığında, Emanetlere Hıyanet, Hainlik yapılıp ve yaygınlaştığında,

  Adi ve Kötü İnsanlar İdareci olduğunda, İşin Ehli olmayan ve Fitne Fucurcu Fasık İnsanlar İdareci olduğunda,

Zalim İdarecilere, Amirlere, Şerrinden korkulduğu için Saygı ve Hürmet edildiğinde,

  İlim ve Bilim, Dinine, Milletine ve İnsanlığa Hizmet için değilde,

Sırf Makam Mevki Şan Şöhret ve Para kazanmak için öğrenildiğinde,

  Camilerde, Sohbet Meclislerinde, Malayağni şeyler, Boş Şeyler anlatılmaya,

Allahın Ayetleri ve Rasulunun Hadisleri, Masallaştırılıp, Hikayeleştirilip, Hükümsüzleştirildiğinde,   

Zekatlar Gönül Rızasıyla değil, Zorla verildiğinde, Tam ve Doğru şekilde verilmediğinde,

Zekat Gönül Rızası ile ( Gizliden olarak ) değilde, Zorla, ( Riya ve gösteriş olarak ) verildiğinde,

  Evlad, Anasına ve Babasına Hizmet edeceği halde, Onları Hoş tutacağı hade, Onlara saygısızlık yaptığında,

  Erkek, Hanımının Meşru ve Makul olmayan arzu ve isteklerine uyup,

Annesine ve Babasına İtaatsizlik yaptığında, Asi olduğunda, Sert ve Kaba davrandığında,  

  Alkollü içkiler gayet Meşru bir şeymiş gibi içildiğinde, Kadınlarla Nikahsız Gayrimeşru ilişkiler kurulduğunda,

Dost hayatı yaşandığında, Zina gayet doğal bir ilişki olarak yapılıp ve yaygınlaştığında,

İnsanlar, Allaha İbadeti ve Taati bırakıp Çalgılarla, Eğlenceler vaktini geçirmeye başladığında,

Yeni Nesil Geçmiş Nesline Hakaret edip Kötülediğinde,

O zamanda Ard arda gelen Felaketleri, Musibetleri, Depremleri, Afetleri,

Kuraklık getiren ve Kavuran Kızıl Rüzgarları gördüğünüzde Kıyametiniz kopmuş demektir,

İnsanlar İnsanlıktan çıkar Başka Mahluklara dönerler, Lakin Anlamaya dahi çalışmayacaksınız “ dedi der,

 

     DEVLETE VERGİ VERMEK GÖREVİ NEDİR              BUHARİ HADİS No 54

  Sahabeden Ebu Hüreyre (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Emanetler, Zayi edildiğinde, ( Yetkiler ve işler, Ehli olmayanlar seçilerek onlara teslim edildiğinde,

Topluma Huzursuzluk, İstikrarsızlık, Yolsuzluk. Vurgunculuk, Kazançta bereketsizlik, İşsizlik,

Geçim korkuları gelir, her alanda Yok oluşunuzu ve Felaketinizi kendi elinizle seçmiş olursunuz,)

O Zaman Kıyametinizi, ( Haksızlık ve Adaletsizliği ) bekleyin, ( karşılığı budur, ) “ dedi der,

 

     Şimdi yukarıdaki Ayet ve Hadislerin Sağlamasını yapalım,

     İslam Memleketi olduğunu iddia ettiğimiz Bizim Memleketimizde ve Diğer İslam Memleketlerinde,

Terör varmıdır ? Yaşam korkuları varmıdır ? Kuraklık varmıdır, ? Sel Felaketi varmıdır ? Afetler varmıdır ?

Üretimsizlik Kazançsızlık varmıdır ? Fakirlik varmıdır, ? Açlık varmıdır ? Geçim Sıkıntıları varmıdır ?

Sömürgeler ve İşgaller varmıdır ? Devamlı Kılık değiştiren Felaketler, Belalar varmıdır ?  VARDIR.

 

    Toplumun : Fakirliğe, Yoksulluğa, Gücsüzlüğe, Fuhuşa ve Teröre düşmemesi için,

Toplumdaki İnsanların : İslam Dininin bildirdiği Sosyal yaşam kurallarının tamamına tam olarak uyması,

bu kuralların, hiç birini herhangi bir şekilde, kendine uydurmaması şarttır, Şayet bu şekilde olmazsa :

İnsan Vucudunda, Kanserli bir hücrenin diğer sağlam hücreleri sararak, bütün vucudu kanserli hasta yapması,

Vucudu istila eden kanserli hastalıktan vucudun kurtulma şansı olmadığı ve sonrada o vucudu öldürmesi gibi,

Fakirlik, Yoksulluk ve gücsüzlük, aynı kanserli hücre gibi O Toplumu sarar, O Toplum : Fakirlikten, yoksulluktan

ve gücsüzlükten kurtulamaz, O Toplumda Siyasal ve Ekonomik kölelik başlar,

Zaman içinde asimile olarak yok olur gider. Dünya Toplumların Tarihine baktığınızda bu neticeyi görürsünüz.

 

     Dünya Tarihinde, Ani bir felaketle yok olanlar Arkeleojik kazılarla bilinmektedir,  Asimile ile Helak olmanın :

Birinci aşaması           : Yolsuzluk, Vurgunculuk, Dolandırıcılık, Rüşvet, Fıskı Fucur Fuhuş normal yaşam olur,

İkinci aşaması            : Faiz alıp verme ile Üretim Bereket yok olur, Faiz fayda vermez harap eder,

Ücüncü aşaması        : Doğruluk, Dürüstlük, Hak ve Adalet yok olur,

Dördüncü aşaması     : Toplum içinde huzursuzluk, geçim darlığı, işsizlik, güvensizlik, istikrarsızlık,Terör çıkar,

Beşinci aşaması         : Adaletsizlikle kendi benliğinizi kaybedersiniz, Toplum Terörden kurtulamaz,

Altıncı aşaması           : Özendiğiniz Memleketlere, Ekonomik, Siyasal ve Sosyal açıdan tamamen Köle olursunuz,

Yedinci aşaması         : Devletinizi kaybederek Ekonomik, Siyasal ve Askeri açıdan Sömürgesi olursunuz,

                                   Kölesi olduğunuz Millet içinde, Asimile ile kaybolursunuz.

     İnsanlık yaratıldığından bu yana, Milletler ve Devletler bu aşamaların hepsini yaşadı,

asimile olup kaybolup gittiler, Biz Şimdi hangi aşamadayız ?

 

     Yukarıdaki  Ayet ve Hadisler Ata Sözlerimizde, “ Bataklığa düşen Yılana sarılır “ diye açıklanır,

Lakin, Böyle Bir Millet, Bataklığa düştüğünün, farkında dahi olamazki, Yılana sarıldığının farkında olabilsin.

Yani Kazancınız Sizi Mahveden, Yok eden, Helak eden bir kazanç olmamasına dikkat emeniz gerekliliği şartıdır,

 

     İslam Dininde belirtilen Sosyal yaşam kurallarına tam olarak uyulduğu zaman, O Toplumun :

Fakirliğe, Yoksulluğa, Gücsüzlüğe, Teröre düşmesi veya düşürülmesi için bir sebep yoktur bulamazsınız,

 

     Nur Cemaati, Fetullah Cemaati, Süleyman Cemaati, Namaz Kıldırma Memurluğu Başkanlığı ve

Namaz Kıldırma Memurları, Din İşleri, Pek Yüksek kurulu, Sohbetlerinde Neden Emanet ile ilgili

Ayet ve Hadis Hükümlerinden pek fazla bahsetmezler, Bahsettikleride Milletin anlayacağı şekildemidir ?

Siz, Hükmiyetini Hiç düşündünüzmü, ? Onlar, Hükmiyetini Hiç düşündülermi, ?

 

 

     Kuranı Kerim Ayetleri ve İslam Dininin Peygamberi Hz. Ahmet, Mahmud, Muhammed, Mustafanın Sözleri,

Hadisleri, Sünnetleri Şeriat Kanunudur,  Yazımın Başından Sonuna Kadar olan, Bu Ayet ve Hadisler

ŞERİATI TANIMLAMAKTADIR,  Yukarıdaki Ayet ve Hadisler, Şeriatın, Suç ve Ceza gerektiren Kanunudur,

 

     Ben Müslümanım, fakat Şeriata karşıyım, demek, Şeriata karşı olmak, Şeriatı kendi hayatından dışlamak,

Rüşvet almayı ve Vermeyi kabul ediyorum demektir,

 

     Müslüman olduğunu söyleyen ve kendincede İbadetlerini yerine getirmeye çalışan O İnsan,

Yaptığı İbadetlerin Şeklini ve Zamanını belirten Kanunun, Hangi Kanun olduğunu zannediyor ?

“ Ben Müslümanım, Fakat Şeriata karşıyım “ ifadesinden, daha Ahmakca bir ifade bulabilirmisiniz ?

 

     Her İnsanın bu andan itibaren kendi kendine sorması ve cevaplandırması gereken bir soru ?

“ Ben Ne istiyorum ? Şeriat, Bana Ne veriyor ? Benden bir Şeyler alıyor veya Mahrum bırakıyormu ?

 

     Yukarıdaki Ayet ve Hadisler, İslam Dinine, İmanınızın ve İbadetlerinin Hükümlerini ve Şekillerini açıklayan,

İmanınızın ve İbadetlerinizin nasıl olması gerektiğini açık ve net bir şekilde bildiren,

İslam Dininin Temel İbadetlerini ve Nasıl ve Ne zaman yapılacağını belirleyen,

Gayet Açık ve net ve anlaşılır olarak, Şeriatın Maddi ve Manevi İbadet Kanunlarıdır, 

Hesap Gününde, Mahşerde karşılaşacağınız, Sorulacak olan Hesap budur,

 

     İslam Dininde İman ve İbadet, yapılıp geçilen bir memuriyet değildir,

İslam Dini : Herkesin kendi vicdanına göre kendine uydurduğu ve Vicdanlara hapsedilen bir Din değildir,

İslam Dininin hiçbir hükmü, Accık ucundan tutulacak bir oyuncak değildir,

 

     İslam Dinine İman Etmek ve İslam Dininin İbadetlerini yerine getirebilmek konusunda bu Kadar hassas,

açık ve net, Ayet ve Hadislere rağmen, başkaca ifadelerle, Falanca söyledi, filanca yaptı, Ben yaptım oldu,

Mantığıyla devam ederek, Müslüman olduğunuzu, İbadetlerinizin kabul edildiğini,

başkalarına yada bana, ispat etmeye çalışarak kendinizi kandırmayın,

 

     Sizin Müslüman olduğunuza dair, İmanınızı kabul edecek olan, İbadetlerinizi kabul edecek olan,

başkası yada ben değilim, Müslüman olduğunuzu, yani İslam Dinine İmanınızı ve İbadetlerinizi,

Cenabı Hak olan Allah Zül Celale ve Habibi ve Peygamberi Hz Muhammed Aleyhisselama

kabul ettirmekle yükümlüsünüz.

 

     ATATÜRKÜN İzmir İktisat Kongresinde,

“ Çalışmadan, Yorulmadan, Üretmeden : Para kazanma ve harcama yolunu tutmuş Milletler,

Önce Haysiyetlerini, Sonra Hürriyetlerini, daha Sonrada İstiklallerini kaybetmeye MAHKUMDUR “ dediği sözü,

Memleketimizin kalkınması için kalkınma çalışmalarına başlaması,

“ Manda ve Himaye kabul olunamaz, Borç alan Emir alır, En iyi İktisatcılar, Muhasebeyi iyi yapanlardır,

“ TÜRK : Çalış, Güven, Öğün“ dediği sözleri ve İlkeleri, ANAYASAMIZIN : 48, 49, 50 ve 5 ci Maddeleri,

Yukarıdaki Ayet ve Hadisleri İfade etmiyormu ?  Bu Ayet ve Hadisler, Şeriat Kanunudur,

 

     1938 de Atatürkün Ölümünden sonra Milli Şeflik,  Atatürkcülük ve Atatürkcü Düşünce kavramları adı altında,

” Gaflet, Dalalet ve hatta Hıyanet içinde bulunan, Şahsi menfaatlerini, Müstevlilerin Siyasi emelleri ile

tevhid eden, Paparazzici Televoleci Basının, Medyanın Basın Özgürlüğü diye Edepsizlik özgürlüğü ile,

Despot ve Fanatik fikirleri ile, Fanatik Partizan taraftarlıkla iş başına gelen,

Başbakanların, Bakanların, Bürokratların ve İdarecilerin, İktidar sahiplerinin,

“ Dün dündür, Bugün bugündür “ Benim Memurum İşini Bilir, “ diyerek, 

Bu pislikler, Yolsuzluklar, Vurgunculuklar, Rüşvetcilikler,

Milleti Fakru Zaruret içinde Harap ve Bitap düşürmeler ile,

Türkiye Cumhuriyeti Devletinin İç ve Dış Siyasetteki Haysiyeti ve Hürriyeti kaybettirilmiştir,

İstiklali kaybetme yolunda ise çok felaket bir hızla devam edilmektedir, İstiklali kazanmak hiç kolay olmadı,

İstiklali kaybedip tekrar kazanmak ise hiç kolay gözükmemektedir, Hükümetlerimiz bu bilançoya rağmen,

Avrupa birliğine girmek için, her varlığımızı kaybetme noktasında devam etmektedirler,

 

ŞERİAT, SADECE DİNİ İBADETLER İÇİN DEĞİL,

İNSAN TOPLULUKLARI İÇİN YÖNETİM, SOSYAL HUKUK ve SOSYAL ADALET SİSTEMİDİR,

 

1983 İstanbul Eyüp İmam Hatip Lisesi Mezunu

1987 Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi Mezunu

İslam Mektebi Öğrencisi

S.M.Müşavir  a.aziz Kocaoğlan

Eleştirinizi ve Müzakerenizi yazın, Mail: azizkocaoglan@hotmail.com

GAZİANTEP  /  TURKEY

 

 


 
Copyright © Tüm Hakları Saklıdır www.ilmihalim.com
Hazırlayan FERHAT'IN ŞİRİNİ
 
Tasarım Ve Kodlama  Es Yazılım Bilişim