ANA GİRİŞ SAYFASI İLMİHAL KONULARI İLETİŞİM & ULAŞIM BİLĞİ VE GÖRÜŞ İÇİN E - MAİL
 
 
  KÜRESEL KURAKLIK ve BİLİM İLE İLGİLİ AYET VE HADİSLER,
Eklenme : 04.06.2021
Okunma : 2194

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR NEDİR ? 

     İLMİ MÜZAKERE YAPMAK NEDİR ?

     İSLAMI ANLAMAK İÇİN MÜZAKERE ETMEK NEDİR ?  

     İLMİN ÇEŞİTLERİ NEDİR,?  

     TIP İLMİ,  

     İLAÇ İLMİ,   

     KAN BAĞIŞINDA BULUNMAK NEDİR,?   

     ORGAN BAĞIŞINDA BULUNMAK, ORGAN NAKLi NEDİR,?

     HELAL OLAN ORGAN BAĞIŞI ve NAKLİ NEDİR, ?

     HARAM OLAN ORGAN BAĞIŞI ve NAKLİ NEDİR, ?

     KRIMİNAL İLMİ,

     SONAR TARAMA İLİMİ,

     UZAY İLMİ,

     ELEKTİRİK, ELEKTRONİK İLMİ,

     MİMARİ İLMİ,

     JEOLOJİ İLMİ,

     BAĞIL NEM NEDİR, ?

     YAĞMURUN YAĞMASI NEDİR ?

     KÜRESEL KURAKLIK NEDİR ?

     ÜZERİNİZE DOLU YAĞMASI NEDİR ?

     ÜZERİNİZE AFETLER GELMESİ NEDİR ?

     ZİRAAT İLMİ,

     MÜHENDİSLİK İLMİ,

     METALURJİ İLMİ,

     MESLEK EDİNMEK, ÇALIŞMAK NEDİR, ?

     PEYGAMBERLERİMİZİN MESLEKLERİ NEDİR, ?

     HAYVANLAR ALEMİNİN MESLEKLERİ NEDİR, ?

 

     İslam Dinini, Ondan Bundan değil, İslam Dinini Sahibinden, Allah Zül Celal ve Allah Rasulunden Öğrenin,

İslam Dininin Sahibi, Allah Zül Celal ve Allah Rasulu Muhammed Aleyhisselamdır,

Asli Hükmiyetler, Allah Zül Celalin Ayetleri ve Allah Rasulunun Hadisleridir,

Yapmanız şart olan veya Yapmamanız şart olan, Hangi Konuda olursa olsun Bir Ayet yada Hadis vardır,

Zira İman Etmiş olmanızı ve Amellerinizi, İslam Dininin Sahibine İspatlamak Zorundasınız,

Allah Zül Celal ve Allah Rasulunden, Ayet ve Hadislerden Ayet ve Hadislerden Yaşam Hükmiyetleri İlmihali, 

 

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 SAAD SURESİ AYET 87

“ Kuranı Kerimde olan Ayetlerim, Kuranı Kerim Dışındaki Ayetlerim, Bütün Alemlerin Hepsine Bir İlimdir, “ der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 YUNUS SURESİ AYET 61

“ Yerde ve Gökte, zerre miktarınca bir şey yokturki !

Hak ve Adaletin, Bilimin, Araştırmanın ve geliştirmenin, İlerlemenin, Eğitim ve Öğretimin,

Ne ve nasıl olduğuna ve olacağına dair tek bir şey Kuranı Kerimin Ayetlerine bulunmasın,

Mutlaka ve Mutlaka, Kuranı Kerim Ayetlerinde vardır “ der.

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 FURKAN SURESİ AYET 33 ve 32

“  Yahudilerin, Hristiyanların, Ateistlerin, İnkar edenlerin, Akıl Sapıklarının Getirdiği her batıl soruya karşı,

Batılı Yok edecek Misalleri Örnekleri getirmek için, Kalbinize iyice yerleştirmek ve anlamlarını anlamanız için,

Neylere işaret ettiğini ve Neyler anlattığını, Neylere Adres verdiğini anlamanız için,

Hükümlerini rahatlıkla çıkarmanız için, Sağlamca anlayasınız diye, Biz Kuranı Kerimi, İslam Dinini Size, 

Ayet Ayet, Sure Sure ve Yavaş yavaş indirdik, “ der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 KASAS SURESİ AYET 51

“ Andolsun Biz, Düşünüp Öğüt alasınız diye, Sözümüzü, Ayetlerimizi, Surelerimizi,

( Habibim ve Rasulum Muhammed Aleyhisselamın Sözlerini, Hadislerini, Sünnetlerini, ) Anlamlarını

birbirine bitiştirdik, Birbirini Tastikleyici kıldık,” der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 KEHF SURESİ AYET 54

“ And olsun Biz, Kuranı Kerim ayetlerinde, her çeşit meseleyi, İnsanlara türlü biçimlerde açıkladık ve anlattık,

Lakin İnsanlar, Meseleleri inceleyerek, araştırarak, üzerinde çalışmalar,

Tartışmalar, Müzakereler yaparak anlayabilir ve öğrenebilirler “ der.

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 BAKARA SURESİ AYET 121

“ Kendilerine verdiğimiz Kitabı, Kuranı Kerim Ayetlerini, gereğince okuyanlar ve İlmi öğrenenler varya,

İşte Onlar, Hak ve Adaleti, Bilimi, Araştırmayı, Geliştirmeyi ve İlerlemeyi gerçek manada öğrenirler “ der.

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 BAKARA SURESİ AYET 32

“ Allahın Size Öğrettiklerinden ve İzin verdikleri İlimden başka bilginiz yoktur,” der,   

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 YUSUF SURESİ AYET 76

“ Her Bilgi Sahibinin üstünde, bir başka bilen vardır,” der,  

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 RAAD SURESİ AYET 16

“ Karanlıklarla, Aydınlık Hiç Birlikte olurmu ?,

Gören Bir Gözle, Görmeyen Görmek istemeyen Bir Göz Hiç aynı olurmu ? “ diye soruyor,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 ZÜMER SURESİ AYET 9

“ Hiç Bilenlerle, Bilmeyenler bir olurmu ? Doğrusu, Ancak Akıl Sahipleri bunları hakkıyla düşünüp anlar “ der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 AHZAB SURESİ AYET  72

“ Biz O Emaneti, ( İslam Dininin İlmini, ) Göklere, Yerlere, Dağlara arz ettik, Lakin Gökler, Yerler, Dağlar

 Ondan, ( İslam Dininin İlminin büyüklüğünden, ) korktular ve taşıyamayacakları için yüklenemediler, 

O Emaneti, ( İslam Dininin İlmini, ) İnsan Yüklendi,

İnsan Oğlunun Çoğunluğu ise, Çok Cahil ve Cahilliği ilede Çok Zalimdir,” der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 FATIR SURESİ AYET 19, 20, 21, 22 ve 23

“ Kör Bir Göz ile, Gören Bir Göz Eşit değildir, “ Aydınlıklarla, Karanlıklar Eşit değildir,

“ Soğuk ile, Sıcaklık, Sıcaklığın Gölgesi Eşit değildir,” Canlı Ölülerle, Cansız Diriler Eşit değildir,

“ Duymak, İşitmek, Anlamak istemeyenlerede, Duyuramazsın, İşittiremezsin, Anlatamazsın,” der        

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 İ.AZAM MÜSNED HADİS No 31 / 2 

  Sahabeden Ebû Hureyre' (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ İlim Öğrenmek, Bilgi Öğrenmek, Her Müslümana Farz bir ibadettir,” dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 İBNİ MACE HADİS No 224

  Sahabeden Enes Bin Malik (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ İlim aramak, araştırmak, geliştirmek, Her Müslümanın üzerine Farz ve Zorunlu olan bir İbadettir, “ dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 CAMİUSSAGIR HADİS No 1392

  Sahabeden Cabir Bin Abdullah (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Bildiklerini, Bilmediğini öğrenerek artırman, Takvanın kaynağıdır,

Bildiklerini artırmaman, Bildiklerini azaltman demektir,  

Bildiklerinden yaparak veya yapmayarak Madden veya Manen faydalanılmaması,

Kişiyi Öğrenmeye karşı isteksiz, ilgisiz ve alakasız kılar,” dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 CAMİUSSAGIR HADİS No 1417

  Sahabeden Ebu Derda (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ İlim, ancak kendi kendini ilime çalışmaya zorlamakla gayret göstermekle sıkıntı çekmekle öğrenilir,

Hilim, Güzel Ahlak, Gayretli olmak ile elde edilir, Her Kim, Bir Hayrı araştırırsa, Ona O verilir,

Her Kim, Şerden sakınırsa, O Ondan korunur,” dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 RAMUZEL HADİS, HADİS No C/3 S/254 H/3

  Sahabeden Ebu Hureyre (ra) anlatıyor, Allah Rasûlu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Kur'anı Kerimi Arabca Lafızladan, Doğru okuyup Lisanından anlayacak kadar öğrenin,

Allah Zül Celalin Ayetlerinden, Allahın Rasulu olan Benim Sözlerimden, Hadislerimden,

Sünnetlerimden, hiç olmazsa, İbadetlerinizin ve Amelinizin Doğru olup olmadığını anlayacak kadar,

İslam Dininin Yolunu bulacak kadar, Amelinizin, Çalışmanızın karşılığındaki Durumunuzun,

İslam Dini Hükümlerinde Yerinizin en az Ne olduğu hakkında, kendi yerinizi bulacak kadar öğrenin,

Heyet ilminden de, Kara ve Deniz karanlıklarında, Yolunuzu bulacak kadar öğrenin,” dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 RAMUZEL HADİS HADİS No C/2 S/190 H/5

  Sahabeden İbni Ömer (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

Soru Sormasını bilmek, Aklın ve İlimin, Bilimin yarısıdır, “ dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 DARİMİ HADİS No  555

  Sahabeden Yunus İbni Şihab (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ İlim, Hazinelerdir. İlim Hazinelerinin kapısını, O İlimi öğrenmek için anlamlı Soru Sormak açar “ dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 CAMİUSSAGIR HADİS No 2759

  Allah Rasulunun Damadı ve Ehli Beyti Hz Ali (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ İlim hazineler şeklindedir, Anahtarları ise soru sormaktır, Soru sorun ki, Allah size merhamet etsin,

Zira Soru sormakla dört kişi mükâfat alır, Soruyu Soran, Cevabı vermek suretiyle Öğrenen ve Öğreten,

Dinleyen ve Bu Müzakereleri Seven,” dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 CAMİUSSAGIR HADİS No 1912

  Sahabeden Ebu Cuheyfe (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ İlmi, Alimlere Soru Sorunuz, Tecrübe sahibi Yaşlı İnsanlarla oturup kalkınız,

Hikmet Sahipleri ile Haşir Neşir olunuz, “ dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 CAMİUL AHLAKIR HADİS No C1 H196

  Sahabeden İbni Şirin (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Sözlerim, Hadislerim Konusunda Allah Zül Celalden Korkun, Allah Zül Celalin Ayetlerini, Benim Sözlerimi,

Hadislerimi, Sözlerimdeki, Hadislerimdeki Anlamların, Hükümlerin açıklamalarını Kimden aldığınıza

Azami Dikkat edin, Allah Zül Celalin Ayetlerindeki, Benim Sözlerimdeki, Anlamları, Hükümleri Kısırlaştırıp

Daraltmadıklarına, çok ama çok iyi dikkat edin,  Zira Sözlerim, Hadislerim, Sizin Dininizdir, “ dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 MÜSLİM HADİS No 5

  Sahabeden Muhammed Bin Şirin (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ İslam Dini, Şüphesiz ki İlim Dinidir, Dinînizi ve İlminizi kimlerden öğrendiğinize,

Kimden aldığınıza ve yaptıklarınıza azami dikkat edin, “ dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 CAMİUSSAGIR HADİS No 2355

  Sahabeden İbni Ömer (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem, 

“ Dininiz ve Beşeriyetiniz için, İlmi izzet ve şeref sahiplerinden sorup öğreniniz,

Onların bildik­leri varsa yazınız, Çünkü onlar yalan söylemezler, Sizi Saptırmazlar, Sapıtmazlar,” dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 MİŞKATÜL MEŞABİH HADİS No 251

  Allah Rasulunun Ehli Beyti ve Damadı Dördüncü Halife Hz Ali (a) anlatıyor,

Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem, “ Dininde Fakih olan, ( Dini Bilgileri ile, İbadetlerinde,

Günlük Yaşamında, Ticaretinde, Çalışmasında, Hukukunda Alim olan Bilgili olan,) Ne Güzel Adamdır,

Zira kendisine ihtiyaç olunduğunda fayda verecektir,”dedi der,   

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 CAMİUSSAGIR HADİS No 2763

  Sahabeden İbni Abbas (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem, 

“ Hakiki İlim, Her Türlü Kusurunuzu giderendir,

İlimsizlik, Cehalet Her Türlü Kusuru Sizde meydana getirendir,” dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 RAMUZEL HADİS HADİS No C/1 S/58 H/5

  Allah Rasulunun Damadı ve Ehli Beyti Hz Ali (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Sizden Biri, Bir Müslüman Kardeşine Bir Soru Sorduğunda, Öğrenip anlamak için sorsun,

Onu Tahmit altına sokmasın, İmtihan eder gibi sormasın, Ona zorluk verecek şekilde sormasın, “ dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 DARİMİ HADİS No 2754

  Sahabeden El Mugıre (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Anlamsız ve gereksiz yere veya Cevabını bilipte işinize gelmediği için maksatlı olarak soru sormayın,

Gıybet, Dedikodu ve Laf getirip götürme yapmayın, Çocuklarınızı Eğitimsiz ve Öğretimsiz bırakmayın,

Kızlarınızı diri diri toprağa gömmeyin, Anaya ve Babaya Asi olmayın, İtaatsizlik etmeyin,

Malınızı İsraf ederek, Gereksiz yere harcayarak İsraf etmeyin zayi etmeyin,

Vermeniz gereken Şeyleri yerine veriniz, Hak etmediğiniz, Hakkınız olmayan şeyide istemeyiniz, “ dedi der

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 DARİMİ HADİS NO 654

  Sahabeden Zeyd Bin Amni (ra) anlatıyor, Rasullulah Sallalhu Aleyhi ve Sellem,

“ Ey ilim sahibi, Kendin dahi tam olarak anlamadıkca, öğrenmedikce, Benden Bir Sözü, Bir Hadisimi nakletme,

Hiç kimsenin sorusunada, sana sorulanı bilmedikçe cevap verme,” dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 MAİDE SURESİ AYET 101

“ Ey İman Edenler, Milletin önünde, Soru sorulanı Küçük düşürmek için tezgahlanmış Sorular Sormayın,

Milletin önünde, Soru sorulana, Tuzak Sorular Sormayın, 

Açıklandığında, açıklaması ve sonucu hoşunuza gitmeyecek, Kinayeli Sorular sormayın,

Bu Sorular sorulduğunda Küçük düşmeye, Tuzağa düşmeye, Kinayeye düşmeye dikkat ederek,

Ya Hiç Cevap vermeyin, Yada, Tuzaklarını, Küçük düşürmelerini, Kinayelerini kendilerine çevirin, ” der,

 

     İmamı Azamdan bir Anekdot,

     Kendini bilgiç gören, Ukalanın biri İmamı Azama, “ Köpek yavrusu, Ne zaman Akıl Baliğ olur ”  diye sormuş,

İmamı Azam, “ Köpek Yavrusu çişini, şayet olduğu yere yapıyorsa daha yavrudur, Akıl baliğ değildir,

Şayet bir kenara çekilip, üzerine çiş sıçraması için bir ayağını kaldırıp çişini yapıyorsa akıl baliğ olmuştur, diye

Cevap verip sonrada ona “ Peki Sen Akıl baliğ oldunmu,”  diye sormuş,  

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 BAKARA SURESİ AYET 282

“ Allah Zül Celalin Size Yazmasını Öğrettiği gibi, Yazı Yazmaktan kaçınmayın, Yazın,

Yazarkende, Allah Zül Celalin Şefkatini, Merhametini, Rahmetini kaybetmekten korkarak,

Hak olandan, Haktan yana, Doğrudan, Doğruluktan, İlimden yana bir şey eksiltmeyin, ” der,  

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 CAMİUSSAGIR HADİS No 2355

  Sahabeden İbni Ömer (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem, 

“ İlmi, İzzet ve Şeref sahibi Kimselerden Sorup Öğreniniz, Onların Bildiklerini, İzah ettikleri, söylediklerini yazınız,

Zira Onlar Yalan ve Boş şeyler söylemezler,”dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 DARİMİ HADİS No 503

  Sahabeden ve İkinci Halife Hz Ömer (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ İlimi, Bilimi yazı ile Kaydedin, Tesbit edin, “ dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 CAMİUSSAGIR HADİS No 561

  Sahabeden İbni Abbas (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem, 

“ Yazarak, Hafızanıza unutmaması için yardım ediniz, “ dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 RAMUZEL HADİS HADİS No C/3 S/205 H/7

  Allah Rasulunun Hanımlarından ve Müminlerin Annesi Hz Ümmü Seleme (ra) anlatıyor,

Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Güzel yazı, Güzel İlim, Hakkı ve Hakikatı, daha ziyade açıklar,“dedi der,

 

     ENHAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                  DARİMİ HADİS No 291

  Sahabeden Ebu Tavus (ra) anlatıyor, Allah Rasulune insanların hangisi daha bilgindir diye sordum,

Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Allah Rasulu,

" İnsanların ilmini, kendi ilmine katandır, ilmin peşinde olan dır, İlime Aç olandır, “dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 DARİMİ HADİS No 256, 253,329, 254

  Sahabeden Hz Ömer (ra), Ebu Derda (ra), Halid Bin Maad (ra), Abdullah Bin Mesud (ra) anlatıyor,

Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Eğitimci olarak, Devlet Başkanı, İdareci olarak bir göreve gelmeden önce, İlimi iyice Öğrenin,

Öğretenle, Öğrenen Birdir, Öğrenilende ve Öğretilende Birliktedir, 

Alim ve Talebe, Öğretmen ve Öğrenci, Öğrenmede, araştırmada, geliştirmede, İlimde Bilimde ortaktırlar,

  İnsanlar Ya, Araştıran, İnceleyen, Niteliğini ve Niceliğini anlamaya çalışan, Öğrenen Öğrencidir,

Yada, Öğrendiğini, geliştirdiğini öğreten, anlatan çoğaltan Alimdir, Bilim Adamıdır,

Bu İkisi arasındakiler ise, Kendisine ve Hiçbir kimseye, hiçbir faydası olmayan Ahmaklardır,

Öğrenmeyen ve Öğretici olmayan İnsanlarda, Doğruluk, Dürüstlük, İyilik, Güzellik ve Hayır yoktur,

  Ya Öğrenici ol, Ya Alim ol, Yada Dinleyici ol, Bunlardan sonraki Dördüncü olma,

Çünkü Dördüncüsü Cahiller, Ahmaklardır,

( Bilgisiz, Eğitimsiz, Öğrenimsiz veya Bilgili, Eğitimli, Öğrenimli Cahiller, Eçheller ve Sapıklar olma,

Bence diyerek herşeyi kendine uyduranlardan olma ) yoksa Helak olursunuz, “ dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 DARİMİ HADİS No 299

  Sahabeden Ebu Derda (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Öğrenici olmadıkça, Alim olmazsın, Sahip olduğun İlminle Amel etmedikçe ilimden dolayı Alim olmazsın,

İlminle Hep Münâkaşaci olman, Günahkâr olman için sana yeter, İlminle Hep Çekişmeci olman, Günahkâr olman

için sana yeter, İlminle Allah'ın Rızası dışında konuşman, Yalancı olman için sana yeter, “ dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 RAMUZEL HADİS HADİS No C/4 S/366 H 5

  Sahabeden İbni Ömer (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem, “ Müteallim olmayan,

( Yani Öğrenici olmayan,)  Öğrendiği ile Alim olmayan, Amel etmeyen benden değildir, “ dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 İBNİ MACE HADİS No 243

  Sahabeden Ebu Hureyre (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Müslümanların en faziletlisi, Allaha en yakını, Bir İlim öğrenip,

O İlimi bir başka Müslümana öğretendir,“ dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 METEALİBUL ALİYE HADİS No 3052

  Sahabeden Ebu Hureyre ve İbni Abbas (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Dikkat ediniz, İlim, Din ve Takvanın Özüdür, Asıl İlim ve En Üstün İbadet, İlmi bilgisi azda olsa,

O İlimle Düşünenin, O İlimle Tevazu gösterenin, O İlmi Başkalarına öğretenin,

O İlimle Amel edenin, İbadet edenin İlmidir,”dedi der, 

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 ALİ İMRAN SURESİ AYET 187

“ Kitap Verilmiş olanlardan Okuduğunuz Kitaptaki İlmi, Öğrendiğiniz Bilgileri,

Mutlaka İnsanlara açıklayacaksınız, İlmi, Bilgileri gizlemeyeceksiniz, Allah Zül Celal Söz almıştır,” der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 CAMİUSSAGIR HADİS No 3346

  Sahabeden Ebu Hureyre (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Allah Zül Celal, Her Kime bir ilim vermişse, O Kimseden, O İlmi gizlemeyeceğine dâir

kendi­sinden kesin bir söz almış öyle vermiştir, “ dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 METEALİBUL ALİYE HADİS No 3245

  Sahabeden Ebu Hureyre ve İbni Abbas (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ İlmi, Bilgisi az olsada, Asıl Alim ilmiyle amel eden, İlminden faydalanan ve faydalanılan Kimsedir, ” dedi der,  

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 AHMED BİN HAMBEL ZÜHD HADİS No  2158

  Sahabeden Muhammed Bin Nadir El Harisi (ra) anlatıyor, , Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem, 

" İlmin başlangıcı, İlmin önünde susmaktır, sonra İlimi Dinlemektir,

sonra İlimi Hıfzetmek, Hafızana yerleştirmek, Ezber­lemektir, sonra da İlimle Amel etmektir, " dedi der,

 

    EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                  DARİMİ HADİS No 372

  Sahabeden Abdullah Bin Mesud (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ İlmi, Bilimi, Öğreniniz ve Öğretiniz, Öğrenincede Uygulayınız, Tatbik ediniz, Çalışınız, Amel ediniz,” dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 DARİMİ HADİS No 588

  Sahabeden Umeyye El Muradi (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

" İlim ve Bilim Öğreniniz, İlimi Bilimi Öğrendiğiniz zaman da İlminize, Biliminize hâkim olunuz,

İlimi, Bilimi,  Ne Gülmek ile, Ne de oyunla karıştırmayınız, İlimi, Bilimi Uygulamazsanız, Tatbik etmezseniz,

İlminizle, Biliminizle Amel etmezseniz, İlminizle, Biliminizle gerektiği şekilde çalışmaz Kendinizi

geliştirmezseniz, Kalpler O İlmi ve Bilimi Kerih görüp Reddeder, “ dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 CAMİUSSAGIR HADİS No 3405

  Sahabeden İbni Ömer (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem, “ İslam Dininin Hükümlerindeki

İnce anlayış ve Muameleden daha faziletli bir şeyle, Allah Zül Celale Kulluk edilemez, “ dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 DARİMİ HADİS No 563

  Sahabeden Selmanı Farisi (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Şüphe yokturki İlim ve Bilim, İnsanların başına toplandıkları Su kaynakları gibidir,

Suyun yanında bulunanlar Su kaynağından ihtiyaçları için faydalanması gibi

Allah, İnsanları İlimle ve Bilimle faydalandırır, İlim ve Alim, Karanlık bir yolda kendisine rastlayanların,

aydınlandığı, faydalandığı, Herkesin O İlim sahibine Hayır duada bulunduğu Işık kaynağı gibidir,

Ortaya çıkarılmayan İlim, İlimle Bilimle Hikmeti Söylenmeyen Sözler,

( Öğrenilmeyen ve Öğretilmeyen İlim ve Bilim) İçinde Ruh olmayan, ( Kişilik olmayan ) Cesed gibidir “ dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 RIYAZUHUSSALİHİN HADİS No 1381

  Sahabeden Ebu Musa El Eşari (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Allah’ın benimle göndermiş olduğu Hidâyet ve İlim, Yeryüzüne yağan bol yağmura benzer,

Yağmurun yağdığı yerin bir bölümü Verimli olan Topraklardır, Yağmur suyunu emer, bol Ürün, Çayır, Ot bitirir,

Yağmurun yağdığı yerin bir bölümü de Yağmur Suyu emmeyip üstünde tutan Çorak Topraklardır,

Allah burada biriken Göl olan Sudan insanları faydalandırır, İnsanlar Hem kendileri içer,

hem de hayvanlarını sular, Ziraatlarını O Su sayesinde yaparlar, Yağmurun yağdığı bir yer daha vardır ki,

Üzerinde Hiçbir Bitki bitmeyen, Düz, kaypak ve kaygan arazidir, Ne su tutar, Ne de bitki yeşertir,

  İşte bu, Allah’ın Dininde anlayışlı olan, Allah’ın benimle gönderdiği hidâyet ve ilim kendisine fayda veren,

onu hem öğrenen hem öğreten kimse, Yağmurun yağdığı yerin bir bölümü olan Verimli Toprak gibidir,

  Allah’ın benimle gönderdiği hidâyeti kabul etmeyen buna başını kaldırıp kulak vermeyen kimsede,

Üzerinde Hiçbir Bitki bitmeyen, Hiçbir faydası olmayan, Düz, kaypak ve kaygan arazi gibidir, “ dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 RAMUZ EL HADİS HADİS No C1 S64 H2

  Sahabeden İbni Abbas (ra) anlatıyor,  Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,   

“ İlim Öğretilen, Öğrenilen, Müzakere edilen Meclisler, İlim Meclisleri, Yeryüzündeki Cennet Bahceleridir,

Siz Cennet bahçelerine rastladığınızda faydalanınız, “ dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 DARİMİ HADİS No 233

  Sahabeden Muhammed Bin Cübeyr Bin Mutim (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ İlimden, Bilimden anlayışı olmadığı halde, Nice İlim, Bilim taşıyıcısı vardır,

İlimi, Bilimi Kendisinden daha anlayışlı kimselere, anlayanlara taşımış olurlar, “ dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 DARİMİ HADİS No 337

  Sahabeden Sufyan Bin Uyeyne (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

 “ İlim ve Bilim Öğrenme ve Öğretme için, İlmi Dinleme, Muhafaza etme, Uygulama Tatbik etme, İlimi Yayma,

faaliyetleri kastedilir ve yapılır, İnsanların En Alimi, En Bilgini, Öğrenen ve Öğreten,

Bildiği, Öğrendiği ve Öğrettiği ile, Bilimi ile Amel eden, İnsanlık için Çalışandır,

İnsanların En Üstünü ise, Allahın huzurunda kendini en Sorumlu kişi olarak görendir,

İnsanların En Cahili, İlim ve Bilimle Amel etmeyen, bildiğini uygulamayan Tatbik etmeyendir,” dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 CAMİUSSAGIR HADİS No 1314

  Sahabeden Enes Bin Malik (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ İnsanlar, Bazı konuları uzun bilgi ve tecrübeler sonucunda kavrayabilir,

İnsanlar, Kişiler hakkında, Bilgi ile Kanaat sahibi olur, Bazı İnsanlar bunu daha süratli yapar,

daha süratli kavrar, Hadiseleri, İnsanları, Kişileri, Manevi bir görüşle, çabucak kavramak, anlamak Ferasettir,

  Feraset, Alimde olsa, Cahilde olsa, Her Müminde bulunur,

Karşılaştığı Hadiseler, Meseleler, İnsanlar Sevilecek bir şekilde ise, Onları Hoş görü ile karşılar,

Şayet zararlı bir şey ise, Aklı almasada, anlamasada, Kalbi soğuk görür,

Manen ve madden ondan uzaklaşmaya çalışır, nefret eder,

  Allah Zül Celalin öyle Kulları vardırki, İnsanları Ferasetleri ile tanırlar, İnsanda, İman İnkişaf ettikce,

Ferasetide gelişir, Hadiseleri, Meseleleri, İnsanları çabuk anlar, yanılgısı az olur,  “ dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 DARİMİ HADİS No 145

  Sahabeden Abdullah Bin Mesud (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

" İlme yapışın, Çünkü hiçbiriniz, İlmin Size vereceği faydaya ne zaman ihtiyaç duyacağını veya

yanındaki ilme dahi, Ne zaman ihtiyaç duyabileceğini bilemez, Dürülüp ortadan kaldırılmadan Önce ilme yapışın,

İlmi Öğrenin ve daha sonrakine aktarın, İlmin dürülüp ortadan kaldırılması,

İlim Sahiplerinin aranızdan ölüp gitmesidir, İlimi Eserlerin giderilip yok edilmesidir, “ dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 FATIR SURESİ AYET 8

“ Yapığı Kötü ve Çirkin şeyleri, Güzel ve Hoş gören Kimseler, Kötü ve Çirkin şeyleri Süsleyip Güzel gösterenler, 

Vehinlerini, Kötü şeylerini, Kötü Amellerini, Aklı ile Güzel ve Hoş görmeyen Kimselerle,

Gerçeği gören Kimselerle, Bir olurmu ? Allah Zül Celale, Kuranı Kerim Ayetlerine, Rasulumun Sözlerine,

Hadislerine, Sünnetlerine, Gönlünü açmayan Kişiyi, Allah Zül Celal Sapıklık içinde bırakır,

Gönlünü açan Kimseyi, Doğru yoluna iletir,

Allah Zül Celal Herkesin Niyetini ve Ne yaptığını ve Ne Yapacağını Bilendir, “ der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 CAMİUSSAGIR HADİS No 702

  Allah Rasulunun Hanımlarından ve Müminlerin Annesi Hz Aişe (ra) anlatıyor,

Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem, “ İlim öğrenmek için, ( Rızkınızı Nafakanızı aramak, kazanmak için, )

Sabah erken vakitte çıkın, Çünkü Sabah Erken Vakitte Sizin için Bereket ve Ba­şarı vardır,” dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 TABARANİ HADİS No 262

  Sahabeden Enes Bin Malik (ra) anlatıyor,  Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,   

“ Bir Kimse, İlim Öğrenmek, yada öğretmek için yola çıkarsa, Okula giderse, sonrada Evine dönerse,

O dönünceye kadar Allah yolundadır, Allah yolunda Cihada çıkıp dönen bir kimse gibidir ” dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 DARİMİ HADİS No 567

  Sahabeden Abdullah Bin Şahbere (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

" Her Kim Bir İlim tahsil ederse, Öğrenir ve Öğretirse, bu İlim Tahsili ve İlim öğretmesi,

onun geçmiş Hataları ve Günâhları için kefâret olur,

( yani Günahlarının affı için bir sebeb teşkil eder,) " dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 ELKAAFİ HADİS No 40

  Allah Rasulunun Damadı ve Ehli Beyti Hz Ali (ra)  Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ İlimde, Bilimde Kavrayış sahibi olmayan, İslam Dinine anlayışı olmayan kimse, Bedevidir, Deve Çobanıdır,

Anlayışı ve Kavrayışı olmayan Kimsedir, “ dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 DARİMİ HADİS No 319 

  Sahabeden Ez Zühri (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

" Güzel görüş, Kanaat, inanç, Alimin, İlim sahibinin, İlim Sahibi olmak isteyenin En iyi yardımcısıdır, " dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 DARİMİ HADİS No 560

  Sahabeden Ebu Sufyan (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ ( İlim ve Bilim tahsil etmeden, Devlet yönetimini ve işleyişini öğrenmeden,) Kim çabucak Devlet başkanı

olursa, İlimden ve Bilimden çok şey kaybeder, Kimde Devlet başkanı olmazdan önce İlim ve Bilim tahsil ederse,

nihayet maksuduna, Hizmet etmek istediği yere ulaşır “ dedi der,

 

     İslam Alimleri Bu Ayet ve Hadisleri, Dünyayı İsteyen İlime, Bilime Eğitim ve Öğretime sarılsın,

Ahireti isteyen, İlime Bilime Eğitim ve Öğretime sarılsın, Her ikisini isteyen Yine İlime, Bilime,

Eğitim ve Öğretime sarılsın, diye açıklamışlardır, Bu Ayetler ve Hadisler, Atasözlerimizde,

“ Halka Hizmet, Hakka Hizmettir “ diye açıklanır, Hakka Hizmet İse İBADETTİR,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 MAİDE SURESİ AYET 63 ve 62

“ Çoğu İnsanları, Günah işlemede, Günah olan Sözler konuşmada, Haram yemede, Düşmanlıkta,

Yaptıkları Kötü şeylerde, yarış ederken gördüğü halde, Gerçek Dindarların, Gerçek Din Bilginlerinin,

Gerçek Hoca Efendilerin, Onları bu yaptıklarından Men etmeleri gerekmezmiydi ki,

( Onlar sadece ve sadece Kısaları, Menkıbeleri, Hikayeleri anlatıp dururlar, )” der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 DARİMİ HADİS No 338

  Allah Rasulunun Torunu ve Ehli Beyti Hz Hasan (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem, 

“  Her Kimin Kaygısı, Kederi, Tasası, Düşüncesi, Arzusu, Çalışması, İlimi ve Bilimi ile sadece Dünyalıklar olursa,

Milletin içinde, Vurgunculuk, Yolsuzluk, Dolandırıcılık, Haksızlık ve Adaletsizlik olursa,

Ahireti kazanmak olmazsa, Allah Onu Aç gözlü ve Doymaz kılar, Allah, Onun Kalbine ve İki Kaşının, Gözünün

ortasına, Geçim korkuları koyar, Ona Geçim sıkıntıları verir, İşlerine, Kazançlarına, Huzursuzluğu, Fakirliği,

İstikrarsızlığı ve Bereketsizliği koyar, bereketsizlikle Ona gelen Kazanç ve Rızık yok olup gider, Fayda vermez,

Alış verişlerini, Ticaretlerini, İşlerini perme perişan eder, Dünyalıklardan kendisine,

sadece takdir edilmiş olan sayı gelir, Sadece Dünyalık Kazançlara düşkün olan Kimse,

Sadece Mal Mülk Aşkında olan Kimse, Dünyalık Kazançlardan Doymaz,

Malı Mülkü Ne kadar Çok olsada, Artık O Kendisini Hep Fakir ve Zayıf olarak görür,

O Zavallı Fakir olarak akşamlar, Fakir arak sabahlar,

  Her Kimin Kaygısı, Kederi, Tasası, Düşüncesi, Arzusu, Çalışması, İlimi ve Bilimi,

Hak ve Adaletten şaşmayan Doğruluk ve Dürüstlükle, Milletin içinde Sosyal olarak yaşamaya çalışmak olursa, 

Ahiretini kazanmak olursa, Allah Onun kalbine ve İşlerine gönül Zenginliğinden koyar,

Kalbine İlim, Bilim, Kanat Zenginliği koyar, Gözlerinin önünden Fakirliği kaldırır, Siler, İşlerini derli toplu yapar,

İşlerini Rast getirir Kolaylaştırır, Bereketlendirir artırır, çoğaltır, Bereketiyle Zenginliğinden verir,

Hatta İstemesede, Beklemediği yerlerden kazanç kapıları açılır, Dünyalıklar, Kazançlar boyun eğerek ona gelir,

İlime, Bilime, Eğitim ve Öğretime düşkün olan Kimse, İlimden, Bilimden,

Eğitim ve Öğretimden doymaz,“ dedi der.

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 TABARANİ HADİS No 450

  Sahabeden 2. Halife Hz.Ömer (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

” Kişi, Sahibini doğru yola götüren veya kötülükten sakındıran bir ilimden daha faziletli bir kazanç elde

etmemiştir, Kişinin İlmi ve Bilgisi ile Ameli Doğruluk istikameti üzere olmadıkça,

Dini de Doğruluk istikameti üzere olamaz,“ dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 SEBE SURESİ AYET 38

“ Bizi, Aciz bırakacaklarını zannederek Ayetlerimiz, Delillerimiz hakkında Çatışan Kimseler,

Azap üstüne Azaplı olacaklardır,” der,    

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 RAMUZEL HADİS HADİS No C/1 S/4 H/4

  Sahabeden Allah Rasulunun Ehli Beyti ve Damadı Hz Ali (ra) anlatıyor,

Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Zarafetin Afeti Sakftır, ( yani övünmek ve manasız sözler söylemektir) Şecaatin Afeti Serkeşliktir,

Semahatin ( yani hoşgörünün) Afeti, Minnet etmektir, Güzelliğin Afeti Kibirlenmek, Kibir göstermektir,

ibadetin Afeti Fetrettir ( İbadette Gösteriş ve Riyadır, Riyakarlıktır ) Sözün Afeti Yalan Söylemektir,

İlmin Afeti, O İlmi unutmaktır, Hilmin ( yani Ahlakın ) Afeti Hoppalıktır, Asaletin Afeti Tefahurdur,

Kendi Soyunu ve Irkını Üstün görmektir, Cömertliğin Afeti, İsraftır,

( yani Boş, Anlamsız ve Faydasız şeylere ve yerlere harcamaktır), Dinin Afeti ise, Hevadır,

Edep ve Hayayı terk ederek, Reddederek Kendi arzularına, Nefsine uymaktır,“ dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 EBU DAVUT HADİS No 2659

  Sahabeden Cabir Bin Atik (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“  Allah Zül Celalin, İnsanın Kendini beğenmesinden de Hoşlandığı vardır, Hoşlanmadığı Sevmediği vardır,

  Allah Zül Celalin Sevdiği, Hoşlandığı, İnsanın Kendini beğenmesi,

Allah için Cihad eden Mücahidin, Askerin, Harp esnasında iken, İslam Düşmanına karşı kendini beğenmesidir,

  Allah Zül Celalin Sevmediği Hoşlanmadığı Kendini Beğenmek, İnsanın Azgınlıkta, Sapıklıkta, Zulum yapmada,

Kendinin Diğer İnsanlara karşı üstünlüğü şeklinde Kendini beğenmesidir,

  Allah Zül Celalin, Sizin Üzerinizde, Sevdiği ve Sevmediği olmak üzere İki türlü Kıskançlık vardır,

  Allah Zül Celalin Sizin Üzerinizde sevdiği Kıskançlık, Herhangi bir faaliyet, bir iş, bir Amel,

üzerinde Şüpheli bir durum olduğunda onu araştırmak ve doğruyu ortaya çıkarmak için yapılan Kıskançlıktır, 

  Allah Zül Celalin Sevmediği Kıskançlık, Herhangi bir faaliyet, bir iş, bir Amel,

üzerinde Şüpheli bir durum olduğunda onu araştırmamak ve doğruyu ortaya çıkarmamak,

Üzerinde Şüphe edilmeyen ve Tamamen Zan ve İftira ile olan Kıskançlıktır, “ dedi der,     

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 DARİMİ HADİS No 299

  Sahabeden Ebu Derda (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Öğrenici olmadıkça, Alim olmazsın, Sahip olduğun İlminle Amel etmedikçe ilimden dolayı Alim olmazsın,

İlminle Hep Münâkaşaci olman, Günahkâr olman için sana yeter, İlminle Hep Çekişmeci olman, Günahkâr olman

için sana yeter, İlminle Allah'ın Rızası dışında konuşman, Yalancı olman için sana yeter, “ dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 DARİMİ HADİS No 389

  Sahabeden Mesruk (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Kişiye Cahillilik, Ahmaklık olarak, Kendi Amelini Kendi Bilgisini,

Eğitim ve Öğrenimini beğenmesi yeter “ dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 EBU DAVUD HADİS No 3643

  Sahabeden Ebu Hureyre (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Her Kim Tembellik yapar, Kibirlenir ve İlim ile Çalışmazsa, Onun Soyu Sopu, Onu İleri götüremez “ dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 TABARANİ HADİS No 120

  Sahabeden Yahya bin İbni Kesîr (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Her Kim " Ben Alimim, Ben İlim Adamıyım, Ben Aydınım, Ben Herkesten çok fazla bilgiliyim, " derse,

O Câhildir, Her Kim " Ben Câhilim" derse, O da Câhildir, Cahillerin Padişahıdır,

Her Kim " Ben Cennetteyim" derse, O Cehennemdedir, 

Her Kim " Ben Cehennemdeyim" derse, O da Cehennemdedir, “ dedi der,

 

     Yani, İlim ve Bilim Adamlığının Vasfı,

Başka İlim ve Bilim Adamlarının Bilgisini, kendi bilgisinden daha üstün olarak görmek ve kabul etmektir,

Sadece Ben bilirim demek ve Kibirlenmek değildir, Bilmediğini, kendince akıl yürüterek söylemek ahmaklıktır, 

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 RAMUZEL HADİS HADİS No C/4 S/361 H/10

  Allah Rasulunun Damadı ve Ehli Beyti Hz Ali (ra) ve Sahabeden Enes Bin Malik (ra) anlatıyor,

Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ İlim, İki türlüdür, Lisan ilmi, Kalb ilmi, İnsanı İnsan yapmada faydalı olan Kalb ilmidir.

Lisan ilmi ise Allah Azze ve Celle nin,  İnsan üzerindeki hüccetidir, göstergesidir, 

“ İlim ile Hilmin ( Güzel Ahlakın ) birleşmesinden daha Efdal olan, Güzel olan, Yararlı olan,

Faydalı olan, Mükemmel olan, İdeal olan, iki şey bir araya gelmemiştir, “ dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 AHMED BİN HAMBEL ZÜHD HADİS No 628

  Sahabeden ve 2.ci Halife Hz Ömer (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ İlim Öğrenin, İlim Öğrenmeye Layık olmak için, İlim için Hilm, yani Güzel Ahlakı, Güzel Huyluluğu öğrenin,

Vakarı, Yani Ağır başlılığı öğrenin, Kendisinden İlim Öğrendiğiniz Kimselere karşı Mütevazi olun,

Saygılı ve Edepli olun, Sakın, Zorba Öğrencilerden ve Zorba Öğreticilerden olmayın,

Zira İlim, Bilim, Cehaletle, Cahillikle Zorbalıkla, Zulumle, Edepsizlikle, Saygısızlıkla bir arada olmaz “ dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 RAMUZ EL HADİS HADİS No C1 S73 H8

  Sahabeden Ebu Hureyre (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ İlmi, Sekinet ve Hilm yani Güzel ahlakla beraber taleb ediniz, Öğreniniz, Öğrettiğineze de mülâyim,

yumuşak olunuz, Cebabiri Ulemadan, Kendini beğenmiş Bilgiçlerden olmayınız, Kendini beğenmiş Bilgiçlerden

olursanız Cehaletiniz İlminizi, Sekinetinizi ve Hilminizi yener, Zorba ve Ahlaksız biri olursunuz “ dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 RAMUZEL HADİS HADİS No C/1 S/73 H 8

  Sahabeden Ebu Hureyre (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem, “ İlmi ve ilimle beraber,

Sekinet ve Hilmi de Taleb ediniz, ( Güzel Ahlakıda öğreniniz, öğretiniz ve yaşayınız ) Öğrettiğineze de mülâyim,

( anlaşılır ve akılda kalır ve faydalanılır)  anlatımlı olunuz, Cebabiri İlim sahiplerinden gibi ( Hikayeleştiren

Masallaştıran, Netice vermeyen şekilde ) olursanız, Cehaletiniz ilminizi yener, Yok eder, “ dedi der,

 

    EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                  MÜNZİRİ HADİS No C/4 S/509 H 14

  Sahabeden Ebu Said El Hudri (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Sizden Biriniz Kendisinide Küçük görmesin, Küçük düşürmesin dedi, Yanında bulunan Sahabiler,

İnsanın Kendisini Küçük görmesi, Küçük düşürmesi nedir diye sordu, Allah Rasulude,

  Bir Kimse, Bilgisine göre Bildiğini, Konuşması gereken yerde konuşmazsa,

( yapılan bir kötülüğü görürde ses çıkarmazsa) Kendini küçük düşürmüş olur,

  Allah, Bu Şahsa, Kıyamet gününde Hesap gününde, Bildiğini söylemekten Seni geri durduran nedir diye

soracak, O Şahısta, İnsanlardan, Çekindiğim Saygısını ve Sevgisini kaybetmekten ve Şerlerinden korktuğum

için söylemedim der, Allahta O Şahsa, Sadece ve Sadece Benden yani, Benim Rahmetimi, Hidayetimi,

Mağfiretimi, Bereketimi, Samimiyetimi, Şefkatimi kaybetmekten korkmalıydın, Sakınmalıydın, “ dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 BAKARA SURESİ AYET 277

Allah Zül Celale, Rasulu Muhammed Aleyhisselama, Kuranı Kerime, İslam Dinine İman edenlere,

Namazını Dosdoğru ve gereği gibi kılanlara, Zekatını Dosdoğru hesaplayıp ve Gereği gibi verenlere,

İnsanlar için, İnsanlık için İyi Güzel Hayırlı İşler, Ameller yapanlara,

Rabbinin Katında, Katmanları ile Mükafatları vardır,

Onlara, Diğerlerinin Korkulu olduğu gibi Endişeli olduğu gibi, Buhranlı olduğu gibi, Hiçbir Korku yoktur,

Hiçbir Endişe yoktur, Hiçbir Buhran yoktur, Onlar, diğerleri gibi, Mahzun ve Kederlide olmayacaklardır,” der, 

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 DARİMİ HADİS No 98 ve 248

  Sahabeden Abdullah İbni Deylemi ve Selmanı Farisi (ra)  Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ İLİMİN, BİLİMİN ayakta tutulması, İlim ve Bilim Tahsilinin yaygınlaşması, Din ve Dünyanın devamıdır,

İlim ve Bilimin yok edilmesi, Din ve Dünyanın yok olup gitmesidir, “ İlim, Sonraki Nesil öğreninceye kadar,

Önceki Nesil hayatta kalmaya devam edecektir, Sonraki Neslin öğretilmesinden ve öğrenmesinden önce,

önceki Nesil Helak olursa, Bütün İnsanlarda Helak olur “ dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 DARİMİ HADİS No 256, 253,329, 254

  Sahabeden Hz Ömer (ra), Ebu Derda (ra), Halid Bin Maad (ra), Abdullah Bin Mesud (ra) anlatıyor,

Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem, “ Eğitimci olarak, Devlet Başkanı, İdareci olarak bir göreve gelmeden

önce, İlimi iyice Öğrenin, Öğretenle, Öğrenen Birdir, Öğrenilende ve Öğretilende Birliktedir, 

Alim ve Talebe, Öğretmen ve Öğrenci, Öğrenmede, araştırmada, geliştirmede, İlimde Bilimde ortaktırlar,

  İnsanlar Ya, Araştıran, İnceleyen, Niteliğini ve Niceliğini anlamaya çalışan, Öğrenen Öğrencidir,

Yada, Öğrendiğini, geliştirdiğini öğreten, anlatan çoğaltan Alimdir, Bilim Adamıdır,

Bu İkisi arasındakiler ise, Kendisine ve Hiçbir kimseye, hiçbir faydası olmayan Ahmaklardır,

Öğrenmeyen ve Öğretici olmayan İnsanlarda, Doğruluk, Dürüstlük, İyilik, Güzellik ve Hayır yoktur,

  Ya Öğrenici ol, Ya Alim ol, Yada Dinleyici ol, Bunlardan sonraki Dördüncü olma, Çünkü Dördüncüsü,

Cahil Ahmaklardır, ( Bilgisiz, Eğitimsiz, Öğrenimsiz veya Bilgili, Eğitimli, Öğrenimli Cahiller, Eçheller ve

Sapıklar olma, Bence diyerek herşeyi kendine uyduranlardan olma ) yoksa Helak olursunuz,“dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 BUHARİ HADİS No  2174

  Sahabeden Abdullah Bin Amir Bin As (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Allah, İlimi ve Bilimi okuyana ve İlim ve Bilim için çalışana verir,

Allah Size, Hak ve Adaleti, İlimi, Bilimi, Araştırmayı, Geliştirmeyi, İlerlemeyi ihsan ettikten verdikten sonra,

Allah Azze ve Celle, Size İlim, Bilim İhsan ettikten sonra, İlimi, Bilimi, Sizden Zorla çekip almaz,

Lakin İnsanlar, Alimler, Bilginler yerine, İlimi, Bilimi, Kendisine dahi fayda vermeyen,

Kara Cahil Ahmak İlim Adamlarını kendilerine, Alim, Bilgin ve Hoca edinip, Lider edinip, Önder edinip,

Onlara, gerek Dini bilgileri gereksede Beşeri bilgileri, İhtiyaçlarını sorduklarında,

O Cahil Zümreler, Hak ve Adaleti, Doğruluğu ve Dürüstlüğü, İlimi kendi Şahsi arzularına, çıkarlarına,

kendi İdeolojilerine uydurarak cevap verecekler. İnsanları, kendilerinin sapıklığına ve dalaletine düşürücekler,

Süsleyerek hoş ve güzel göstererek Ahmakca, cevap verecekler, Kendilerinide, Cevap verdiği İnsanlarıda,

Toplumuda, Milletide, Hak ve Doğruluktan saptıracaklar, Sapıklaştıracaklar,

   Böyle olunca, Allah Oradaki Gerçek Alimlerin, Bilginlerin Ölümü ile, Allah O Toplumun içinden,

İlim ve Bilim adamlarını bilgileri ile beraber olarak alır, Allah Azze ve Celle, Oradan İlimi, Bilimi kaldırmış olur,

Çekip almış olur, Artık orada, İlimi, Bilimi,  Dünyada ve Ahirette kendisine fayda vermeyen,

Asliyeti görmeyen ve göstermeyen ( kendini Aydın, Modern, Çağdaş İlim adamı zanneden, kendilerinden

başkalarını dinlemeyen, İlimi ve bilimi saptıran ve sapıtan, ) Kara Cahil Zümreler kalır ve

Milletin Felaketi olmaya devam ederler, “ dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 MEKASİTUL HASENE HADİS No S 402

  Allah Rasulunun Damadı ve Ehli Beyti Hz Ali (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ İki Günü Müsavi olan, İki Günü Birbirine eşit olan, Önceki güne göre daha bir şey öğrenmeyen,

Gelişmeyen, Geliştirmeyen, Hep aynı şekilde kalan Ziyandadır, İşlerini erteleyenler, zararlı çıkarlar,

Ziyanda olurlar, Helak olurlar, “ dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 MAİDE SURESİ AYET 48

“ Topluma ve İnsanlığa yararlı, İyi, Güzel ve Faydalı işlerde yarışın “ der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 SAFFAT SURESİ AYET 60 ve 59

“ İşte büyük başarı, Mutluluk ve Dayanışma budur, Çalışanlar, Bunun İçin Çalışsınlar “ der.

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 YUNUS SURESİ AYET 71

“ ( Çalışırkende ) Yalnızca Allah Zül Celale Tevekkül edin, Sonra Çalıştığınız İşiniz, Size Dert olmasın, “ der,   

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 RAMUZEL HADİS HADİS No C/2 S/105 H/7

  Sahabeden Ebu Hureyre (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Öyle Fitneler gelecekki, Fırtınanın külleri savurduğu gibi İnsanları savurur, Darmadağın Perişan ve Rezil eder,

Bu İnsanların içersinden, ancak ilmiyle Alim olanlar, ilmiyle çalışanlar, amel edenler

kendini kurtarabilir “dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 FATIR SURESİ AYET 32

“ Biz o Kitabı, Kuranı Kerimi, Kullarımızdan Süzüp Seçtiklerimize, Miras Kıldık,

O Kullarımızdan, Kendi Kendilerine Zulmedenlerde var, Orta Yolu Tutanlarda var,

Allahın İzniyle Hayır yapmada İleri geçenlerde var,” dedi der,   

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 MÜNZİRİ HADİS No C/1 S/ 126 H 7 

  Sahabeden Ebu Derda (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

 “ Alimin, Bilim adamının, İlim Öğrenip İlim Öğretenin, Diğer İnsanlara Üstünlüğü, Gece görünen Ay ışığının,

diğer Yıldızlara üstünlüğü gibidir, Alimler, İlim Öğrenip İlim Öğretenler, Peygamberlerin Varisleridir,” dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 DARİMİ HADİS No 349

  Sahabeden Ebu Derda (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

 “ Alimin, Bilginlerin, Bilim Adamlarının, Diğer İnsanlara üstünlüğü, Gece Ay ışığının diğer yıldızlara üstünlüğü

gibidir,  Alimler, Bilginler, Bilim Adamları, Peygamberlerin Mirasçılarıdır, Peygamberler ne Dinar, Dirhem Para,

Altın, Gümüş miras bırakmazlar, Peygamberler sadece İlimi, Bilimi Miras bırakmıştır,

Artık Her Kim ilmi, Bilimi elde ederse, Peygamberlerin Mirasından Nasibini teslim almış olur, “ dedi der, 

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 DARİMİ HADİS No 303 ve 304

  Allah Rasulunun Damadı ve Ehli Beyti Hz Ali (ra)  Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

" Gerçek Fakih, Gerçek Alim, İnsanları Allah Zül Celalin Rahmetinden Ümitsizliğe düşürmeyendir,

Allaha İsyan etmek demek olan hususlardan, Allaha İsyan etmekten, ettirmekten Şiddetle sakındırandır,

Allah'ın azabından kurtuluşun ancak ve ancak Allahın Rızasını kazanmak olduğunu,

Allahın Azabından başka şekilde kurtuluşun olmadığı esasında, azabtan kurtuluşu Menkıbelerle, Hikayelerle,

Masallarla Emin kılmayandır, Kur'anı Kerim İlmini, Sözlerim, Hadislerim, Sünnetlerim İlmini Tahsil edip öğrenip,

öğrenmeyi isteyip daha sonra, İslam Dinine Sonradan uydurulan Bidad Amellere,

Hurafelere meyletmeyen Kimsedir,

   Durum şu ki, Kendisinde İlminde, Anlama, Anlaşılma ve Anlayış olmayan ilimde, Bilimde,

Kendisinde düşünme ve Düşünce olmayan Okumada hiçbir Hayır, iyilik ve Fayda Yoktur,

İçinde ilim olmayan, İlimle yapılmayan İşlerde, Amellerde, İbadetlerde,

Hiçbir Yarar, Fayda, İyilik ve Hayır yoktur, olamaz " dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 MÜSLİM HADİS No 5

  Sahabeden Muhammed Bin Şirin (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ İslam Dini, Şüphesiz ki İlim Dinidir, Dinînizi ve İlminizi kimlerden öğrendiğinize,

aldığınıza ve yaptıklarınıza azami dikkat ediniz, “ dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 RAMUZEL HADİS HADİS No C/1 S/84 H/3, 2 ve 4

  Sahabeden İbni Mesud (ra), Allah Rasulunun Damadı ve Ehli Beyti Hz Ali (ra), Ebu Kulate (ra) anlatıyor,

Allah Rasûlu Sallallahu Aleyhi ve Sellem, “ Kur'an Vecihler ( Yönler Lügatlar ) Üzere indirildi,

Her Vechin İç Şartları ve Dış Şartları ve Hududu vardır,

İnkişaf ( Keşifler ve İcadlar yapma, Açılımlar ) Noktası vardır,

  Kuranı Kerimin Vecihleri, Yönleri, Nasihat, Temsil, Muhkem, Müteşabih, Cedel, Kısasalar,

Misaller, Emir, Nehiy, Müjde ve Korkutma, Haramı ve Helâli bildiren Ayetlerdir,” dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 MİŞKATÜL MEŞABİH HADİS No 238

  Sahabeden İbni Mesud (ra)  anlatıyor, Allah Rasulu Sallalllahu Aleyhi ve Sellem,

“ Kuranı Kerim Yedi Harf üzere İnzal oldu,

Bu Yedi Harfte, Her Bir Harf içinde, Muttali ve Vakıf olunacak Cihetleri vardır,  

Her Ayet için, Bir Zahir Mana vardır, Birde Batını Mana vardır,

Zahiri Mana görebildiğiniz, Yaşayabildiğiniz, Gayet rahat anlayabildiğiniz Manadır, Hükümdür, Hükmiyettir,

Batını Mana, göremiyeceğiniz, yaşayamayacağınız, bilemeyeceğiniz, Manadır,

( anlayabilmeniz Mahşerdedir)” dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 CAMİUSSAGIR HADİS No 669

  Sahabeden ve İkinci Halife Hz Ömer (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

 “ Bana Kuranı Kerimle birlikte Cevaimul Kelim verildi,

Cevamilul Kelim, Az Sözle Çok Mana, Çok Anlam ve Hükmiyet ifade etme Kabiliyetidir,” dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 METEALİBUL ALİYE HADİS No 3079

  Sahabeden Abdullah Bin Mesud (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ İlim Öğrenmek isteyen Kuranı Kerimi Tahlil etsim, Manalarını araştırsın,

Zira Sizden Öncekilerinde, Sizden Sonrakilerinde İlmi, Kuranı Kerimde mevcuttur,” dedi der, 

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 RAMUZELHADİS HADİS No C/5 S/401 H/3

  Sahabeden Enes Bin Malik (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Bir kimse geçmiş ve gelecek insanların ilmine malik olmak isterse, Kur' anı Kerim'i tahlil etsin,” dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 İNŞİRAH SURESİ AYET 5 ve 6

“ Allah Zül Celal, Her Güçlüğünüzden sonra Size Sizin için, Bir Kolaylık yaratandır,

Mutlak Her Güclükle beraber Bir Kolaylık yaratılmıştır, Her Güçlüğün beraberinde bir Kolaylığı vardır, “ der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 LEYL SURESİ AYET 4, 5, 6, 7, 8 ve 10

“ Doğrusu, Sizin Çalışmalarınız Bölüm Bölümdür, Başka başkadır,“ Her Kim Mümin Allah için verir ve Sakınırsa,

  Allah Zül Celalin Doğrularını, Emirlerini, Takdirini, En Güzel şekilde Samimiyetle Tasdik ederse, “

“ Bizde Onu, En Kolaya Muvaffak kılarız, “ Allah Zül Celalin Doğrularını, Emirlerini, Takdirini, İnkar ederse,

“ Kendinde olan Bilgisinden, Kudretinden, Malından, Cimrilik ederse, Kendini Üstün görürse, Müstağni görürse,”

“ Bizde Ona, En Güç olanı, ( İnkar Etmeyi, Sapıklaşmayı,) Kolaylaştırırız, “ der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 İ.MÜNZİRİ HADİS No C1 S125 H6

  Sahabeden Ebu Hureyre (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Kim, Darda kalana, Sıkıntıda kalana, bir Kolaylık gösterir, giderirse, Sıkıntıda kalanın, Sıkıntıdan kurtulması

için yardım ederse,  Allah Zül Celalde Onun, Dünyadaki ve Ahiretteki işlerini Kolaylaştırır,

Sıkıntılarına kolaylık gösterir, Sıkıntılarını giderir, Kim, İlim Bilim öğrenmek öğretmek için bir yola düşerse,

girerse,  Allahta O yolu, O ilmi Ona kolaylaştırır, “dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 MÜSLİM HADİS No 2647 / 7 

  Allah Rasulunun Damadı ve Ehli Beyti Hz Ali (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Amel etmek, Çalışmak için Herkese imkân ve Vakit verilmiştir, Saadet Ehline, İyilikler Ehlime,

Saadet Ehlinin Ameli müyesser olacaktır, Şekavet Ehline ise, Şekavet Kötülükler Ehlinin Amelî müyes­ser

olacaktır, Siz Çalışmaya devam ediniz, Herkesin yapacağı iş, kendisine kolaylaştırılmıştır, “ dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 TİRMİZİ HADİS No 2135

  Sahabeden Abdullah Bin Ömer (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Herkesin, Yapmak için Azmettiği İşi, kendisine kolaylaştırılmıştır, Azmettiği işi kolaylıkla başaracaktır,

Mutluluk ehlinden olan Kimse, Şüphesiz mutluluk için çalışıp çabalayacaktır,

Bedbahtlık ehlinden olan Kimse, Bedbahtlık için çalışıp çabalayacaktır, ” dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 İBNİ MACE HADİS No 78

  Allah Rasulunun Amcasının oğlu, Damadı, Ehli Beyti ve İlk Müslümanlardan, Hz. Ali (ra) anlatıyor,

Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem, “Herkes ne İş yapmak için Azmederse, Azmettiği O iş,

kendisine kolaylaştırılmıştır, Çalışınız, İşlerinizi ve İbadetlerinizi bırakıp kaderiyecilik yapmayınız,“ dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                 TABARANİ HADİS No 655

   Allah Rasulunun Amcasının oğlu, Damadı, Ehli Beyti ve İlk Müslümanlardan, Hz. Ali (ra) anlatıyor,

“ Saadet ehline saadet işlemenin yolu, Kötülük ehline de kötülük işlemenin yolu kolaylaştırılmıştır,

Allah Azze ve Celle, Her İnsanın Dünyaya gelişinden gidişine kadar yapacağı her şeyi bilmektedir,

Her Kimin Bedbaht veya Bahtiyar olacağını, Allah Azze ve Celle Muhakkak bilmektedir,

Sizden hiçbir kimse yoktur ki, Allah onun Cennetteki ve Cehennemdeki yerini yazmamış olsun,

Her Kim olursa olsun Her Şeyi Levhi Mahfuzda yazılmıştır,

Levhi Mahfuzda yazılmış olmasına rağmen, Olsun yinede Siz, İyi Ameller, iyi İşler yapmaya çalışın, “ dedi der,

 

     Yukarıdaki Ayet ve Hadislerdeki “ İlim ve Bilim için, Azmedene kolaylaştırılmıştır “ İfadesinin,

Bende gerçekleşen yönü ile anlatmaya çalışayım, Ben Hadis Derlemeye başladığımda,

Bende Hadis Kaynağı olarak sadece Buhari vardı, diğerleri yoktu, Altı Hadis Kaynağının isminden başkasınıda

bilmiyordum, Hadis Derlememe devam ederken, Sanki Allah Zül Celal Birilerini benim için görevlendirdi,

daha önce adını bile bilemediğim Hadis Kaynaklarını Bana getirdiler, Ayet ve Hadis okuduğumu gören başkaları

kendisinin duyupta yada okuyupta hükmü konusunda çelişkiye düştüğü konuları Benimle Müzakere ettiler,

veya okuyupta anlamını, Hükmünü anlayamadığım, çözemediğim ve aklımda takılı kalan Ayet ve Hadislerin,

ne anlama ve Ne hükme geldiğini, Önüme çıkan bir olay sonucunda demekki bunu anlatıyor olarak gördüğüm ve

biraz anlamış olduğum, Ayet ve Hadisleri, Konu Bazında Anlam ve Hüküm Sıralamasına göre

alt alta getirmeye gayret edip devam ettim, Yazarken, Her Ne Kadar İfade yanlışlığı yaptımsa Affediniz,

İnşallah Allah ta Affeder,

 

 

     İLMİ MÜZAKERE YAPMAK                    ALİ İMRAN SURESİ AYET 66

“ Hiç bilginiz olmayan şeyler hakkında neden tartışıyorsunuz ?

Haydi Siz, biraz bilginiz olan şeyler hakkında tartışınız, Müzakere ediniz,  “ der.

 

     İLMİ MÜZAKERE YAPMAK                    RAMUZ EL HADİS HADİS No C 1 S 64 H 2

  Sahabeden İbni Abbas (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Siz Cennet bahçelerine rastaladığınızda faydalanınız. Yanındaki Sahabeler, Sordular,

“ Ey Allahın Rasulu Cennet bahçeleri nedir?" Allah Rasulu “İlim Meclisleri” dir,”dedi der,
 

     İLMİ MÜZAKERE YAPMAK                    DARİMİ HADİS No 649

  Sahabeden Selam El Eyyup (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Öğretilenin hatalı olup olmadığını, Öğrenilenin hatalı olup olmadığını,

Öğretmeninin hatalı öğretip öğretmediğini, öğrenmek istediğinde,

O bilgiyi bilen başkaları ile Müzakere yapınız, karşılaştırıp Teyitleyiniz, “ dedi der

 

     İLMİ MÜZAKERE YAPMAK                    MÜNZİRİ HADİS No C/1 S/ 126 H 8 

  Sahabeden Muaz Bin Cebel (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ İlim Öğrenin, Öğretin, Zira Allah için İlim öğrenmek, Allahı Tanımaktır,

İlim talebi, İlim Öğrenmek, İlim Öğretmek, İlim Müzakeresi, Tahsili Cihattır, Zorunlu İbadettir,

İlim, Bilim, Yalnızlığınızda Sizin Dostunuzdur, Tenhada Arkadaşınızdır, Gurbette Yoldaşınızdır,

Bollukta ve Darlıkta, Size Yol göstericidir, Düşmanlarınız karşısında Silahınız, Kuvvetinizdir,

Dostlarınız yanında, Dayanışmanız Kaynaşmanızdır, Ancak ve Ancak İlimle, Bilimle İştigal eden Toplumlar

gelişir, Yükselir, İlim Toplumları Cehaletten kurtarır, Onlara Güzel bir Yaşam Hayat verir,

İlim, Bilim öğrenirken, İlim, Bilim, Çalışmanıza, İştigallerinize, Amellerinize, İbadetlerinize, Önderlik yapar, 

İlim Öğrenmek, Öğretmek Kişileri Mutlu kılar, İlim öğrenmeyen Öğretmeyen Kişiler, Mutluluktan Mahrum kalır

İlim Öğrenirken, Öğretirken Düşünmek, Oruç İbadetine eşittir, “ dedi der,

 

     İLMİ MÜZAKERE YAPMAK                    DARİMİ HADİS No  627 ve 629

  Sahabeden Ez Zühri (ra) ve Abdullah Bin Mesud (ra) anlatıyor,  Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem, 

“ İlmin, Bilimin felâketi, İlimi Bilimi unutmak ve İlim ve Bilim Müzâkeresini Terk etmektir,

Şüphe yok ki, her şeyin bir felâketi vardır, İlmin, Bilimin Felâketi de Unutmakdır, " dedi der,

 

     İLMİ MÜZAKERE YAPMAK                    METALİBUL ALİYE HADİS No 3041 

  Sahabeden Ebu Said El Hudri (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem, 

“ Sözlerimi Hadislerimi Müzâkere ediniz, Zira Hadis, Hadisi hatırlatacaktır,” dedi der,    

 

     İLMİ MÜZAKERE YAPMAK                    DARİMİ HADİS No 601

  Sahabeden Ebu Said El Hudri (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem, 

“ Sözlerimi Hadislerimi Müzâkere ediniz, Karşılıklı olarak anlamaya çalışınız,

Zira Hadis, Hadisi harekete getirir, Çağrıştırır, Anlamını daha iyi olarak çözersiniz “ dedi der,

 

     İSLAMI ANLAMAK İÇİN MÜZAKERE ETMEK              RAMUZ EL HADİS HADİS No C 4 S 336 H 2

  Sahabeden İbni Ömer (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem, 

“ Kendinde Hikmetten birşey olmayan kalb, harap bir ev gibidir, Öğrenin ve Öğretin,

Fıkıh tahsil edin ve Cahil olarak ölmeyin, Zira Allah Cahillik için mazeret kabul etmez,”dedi der,
 

     İSLAMI ANLAMAK İÇİN MÜZAKERE ETMEK              RAMUZEL HADİS No C/5 S/482 H/4

  Sahabeden İbni Ömer (ra) anlatıyor, Allah Rasûlu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Tetebbürsüz ( Dikkatsiz, Düşüncesiz ) Kıraat ( Okuma ), Fıkıh bilgisiz İbaded olmaz,

Bir fıkıh Meclisi Altmış senelik Nafile ibadetten daha hayırlıdır,”dedi der,
 

     İSLAMI ANLAMAK İÇİN MÜZAKERE ETMEK              RAMUZEL HADİS No C/3 S/254 H/3

  Sahabeden Ebu Hureyre (ra) anlatıyor, Allah Rasûlu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Kur'anı Kerimi Arabca Lafzından, Doğru okuyup vedahi Lisanından anlayacak kadar öğrenin,

Allah Zül Celalin Ayetlerinden, Allahın Rasulu olan Benim Sözlerimden, Hadislerimden,

Sünnetlerimden, hiç olmazsa, İbadetlerinizin ve Amelinizin Doğru olup olmadığını anlayacak kadar,

İslam Dininin Yolunu bulacak kadar, Amelinizin, Çalışmanızın karşılığındaki Durumunuzun,

İslam Dini Hükümlerinde Yerinizin en az Ne olduğu hakkında, kendi yerinizi bulacak kadar öğrenin,

Heyet ilminden de, Kara ve Deniz karanlıklarında, Yolunuzu bulacak kadar öğrenin,” dedi der,

 

     İSLAMI ANLAMAK İÇİN MÜZAKERE ETMEK              RAMUZ EL HADİS HADİS No C/2 S/198 H/6

  Sahabeden Enes Bin Malik (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ İslam Dininde Tefekküh etmek, İslam Dinin Özünü, İcabatını, Hükümlerini öğrenmek ve Üzerinde Düşünmek

Ve öğretmek Her Müslümanın üzerindeki Borcudur, “ dedi der,

 

     İSLAMI ANLAMAK İÇİN MÜZAKERE ETMEK              RAMUZELHADİS HADİS No C/2 S/183 H/7

  Sahabeden 6 ci Halife Hz Muavye (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Ey insanlar! İlim ancak çalışmakla öğrenilir. Fıkıh da öyle, gayretle elde edilir.

Kimki, Allahtan Hayır Murad ederse, Allahta Onu Dininde Fakih kılar, Anlayışlı Kılar,” dedi der,

 

     İSLAMI ANLAMAK İÇİN MÜZAKERE ETMEK              İBNİ MACE HADİS No 54

  Sahabeden Abdullah Bin Amr (ra) anlatıyor, Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,
“ Dini İlimlerin, Dini Bilgilerin, Dini Eğitimin, Asli Kaynağı Üç tür,

Birincisi,          Amel edilmesi Olmazsa Olmaz Şart olan Ayetler,

İkincisi,            Amel edilmesi Olmazsa olmaz Şart olan Sözlerim, Hadislerim, Sünnetlerim,

                        Bunlar ve bunları bilebilmek ve Bilinmesi için gerekli İlimler,

                        Amel edilmesi olmazsa olmaz olan Farizalardır,

Üçüncüsü,      Bunlardan, Ayet ve Hadislerin Bildirdiklerinden çıkarılan İlimlerdir,

                        Bu İlimlerin dışında kalan, ( yani Amel edilmesi, İbadet edilmesi olmayan ) Bilgilerin Bilinmesi,

                        Öğrenilmesi ( Yani Kıssalar, Hikayeler,) fazlada Zaruri değildir,

                        Önemli ve Olmazsa Olmaz değildir,” dedi der,

 

     İSLAMI ANLAMAK İÇİN MÜZAKERE ETMEK              TUHEFUL UKUL HADİS No 51, 54 ve 57

  Allah Rasulunun Damadı ve Ehli Beyti Hz Ali (ra), anlatıyor, Allah Rasûlu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ İlim Üç türlüdür, Birincisi, Beden Sağlığı ve Yaşamını sürdürmek için olan İlim, Tıp İlimi, Teknoloji İlmi gibi,

İkincisi, Dinini Öğrenmek için Allah Zül Celalin Ayetlerinden, Benim Sözlerim Hadislerimden Fıkıh İlmi,

Üçüncüsü, Dilini, Lisanını, Konuşmalarını, Yanlışlardan, Hatalardan korumak için Nahiv İlimidir,”

  İlim, Size Öncülük yapandır, İnsanlığı Doğruya, Doğruluğa çekendir, İlimle Amel etmek, Çalışmak

Destekleyici, Kuvvet getirici Güçtür, Nefsiniz ise, İlme Karşı, İnatcı bir Eşek gibidir,”

  Ey İnsanlar, İyi Bilinizki, İnsanlar, Becerdikleri şeylerle tanınırlar, İnsanların değeri, Becerdiği İş miktarıncadır,

Kendi Kendini övdüğü veya övüldüğü ile değildir, Haksız bir Sözle Rencide olan veya

Kendisinin Övülmesinden hoşlanan biri, Akıl ve İlim Sahibi değildir,

İnsanlar nezdinde değerli olmak ve değerinizi korumak için, İlim ile konuşun, İlim ile Susun,”dedi der,

 

     Ayetleri, Hadisleri, İlimi, Bilimi, Müzakere etmek, Diğer Ayetleri, Diğer Hadisleri çağrıştırır,

İlimdeki, Bilimdeki diğer bilgileri çağrıştırır, İlimdeki, Bilimdeki Hataları giderir, Anlayışı, Kavrayışı açar,

daha farklı daha başka Ufuklar, Faydalar açar, İlimi, Bilimi geliştirir, 

 

     Devleti Osmanı Aali döneminde, Bir Alim, Bir Kitap Yazdığında, O Kitabını Neşretikten sonra,

İlim sahibi olan Şahsiyetlerden gelen İlmi Müzakerelerini alırlar, Hatalı İfadeleri varsa,

Hatalı anlaşılabilecek ifadeleri varsa, Maksadını aşan ifadeleri varsa, onları çıkarır ve düzeltirlerdi,

 

   Tahtani Cami İmam Hatibi Muallim Müderris Hoca, Haci Hafız Abdullah Dedemden bir Anekdot ( 1869 - 1949 )

   Konyalı Mehmet Vehbi Efendi, “ Hülasatül Beyan ” ismini verdiği Tefsirini Neşrettiğinde, Hafız Dedem

Tefsiri alıp okuduktan sonra, Konyalı Mehmet Vehbi Efendi ye, Bir Mektup yazmış, Mektubunda,

“ Muhterem Hocam Tefsirinizi aldım okudum ve hayran kaldım, Yanlız bir yeri anlayamadım,

Namaz Vakitlerini Tefsir ederken, Süleyman Aleyhisselamın, Atlarını Tımar ederken,

İkindi Namazının Vaktini kaçırdığını, geçirdiğini Tefsir etmişsiniz,

Beş Vakit Namazı ve Namazların Vakitlerini ve dahi İkindi Namazının Vaktini,

Allah Zül Celal, Muhammed Aleyhisselama Miraçta, Emretti,

Süleyman Aleyhisselam döneminde, İkindi Namazı vakti bizim vaktimizdeki gibimi değilmi onu anlayamadım” diye

yazmış, Konyalı Mehmet Vehbi Efendi, mektubu aldıktan sonra, Hafız Dedeme Cevabi Mektubunda,

“ Muhterem Hocam, Çok İyi bir yere dikkat çekmişsiniz, Belirttiğiniz gibi

Beş Vakit Namaz ve Vakitleri ve dahi İkindi Namazının Vakti, Muhammed Aleyhisselama Miraç ta Emredildi,

İbrahim Aleyhisselam dönemindeki Namaz ve Vakitleri Malumumuz değildir,

  O Kıssayı anlatmakla, İkindi Namazı Vaktinin Önemi zikretmeye, anlatmaya çalışmıştım,

İnsanların, Vakitin ne kadar çabuk geçebileceğini, Vakite aldanabileceğini zikretmeye çalışmıştım,

Oradaki İfadem Sanki, Beş Vakit Namaz ve Namaz Vakitleri,

Süleyman Aleyhisselam döneminde Emredilmiş gibi kalmış, Maksadımı aşan bir ifadem olarak kalmış,

  Dikkatiniz üzere ve Muhammed Aleyhisselama Miraçta Emredilen Beş vakit Namaz ve Namaz vakitleri ile

çelişki doğabilir endişesiyle, O İfadelerimin, Tefsirimin bir dahaki Neşriyatlarından çıkarılmasını istedim,” diye

cevabi Mektup yazmış,

     Devleti Osmanı Aali döneminde, Bir Alim, Bir Kitap Yazdığında, O Kitabının ilk Neşrinden sonra,

İlim sahibi olan Şahsiyetlerden gelen İlmi Müzakerelerini alırlar, Hatalı İfadeleri varsa,

Hatalı anlaşılabilecek ifadeleri varsa, Maksadını aşan ifadeleri varsa, onları çıkarır ve düzeltirlerdi,

Zamanımızda ise, İlimi Müzakere değil, Münakaşa, Hizipleşme, Çekişme, Sen Benimkini oku var,

Ben Yaptım oldu var, 

 

 

     İLMİN ÇEŞİTLERİ                        TUHEFUL UKUL HADİS No 51, 54 ve 57

  Allah Rasulunun Damadı ve Ehli Beyti Hz Ali (ra), anlatıyor, Allah Rasûlu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ İlim Üç türlüdür, Birincisi, Beden Sağlığı ve Yaşamını sürdürmek için olan İlim, Tıp İlimi, Teknoloji İlmi gibi,

İkincisi, Dinini Öğrenmek için Allah Zül Celalin Ayetlerinden, Benim Sözlerim Hadislerimden Fıkıh İlmi,

Üçüncüsü, Dilini, Lisanını, Konuşmalarını, Yanlışlardan, Hatalardan korumak için Nahiv İlimidir,”

  İlim, Size Öncülük yapandır, İnsanlığı Doğruya, Doğruluğa çekendir, İlimle Amel etmek, Çalışmak

Destekleyici, Kuvvet getirici Güçtür, Nefsiniz ise, İlme Karşı, İnatcı bir Eşek gibidir,”

  Ey İnsanlar, İyi Bilinizki, İnsanlar, Becerdikleri şeylerle tanınırlar, İnsanların değeri, Becerdiği İş miktarıncadır,

Kendi Kendini övdüğü veya övüldüğü ile değildir, Haksız bir Sözle Rencide olan veya

Kendisinin Övülmesinden hoşlanan biri, Akıl ve İlim Sahibi değildir,

İnsanlar nezdinde değerli olmak ve değerinizi korumak için, İlim ile konuşun, İlim ile Susun,”dedi der,

 

 

    TIP İLMİ      ALAK SURESİ AYET 2

“ Sizi, bir Za' dan, Pek Zayıf Pek Cılız, bir KÖK ( Hücreden ) den Yaratan, Allah Zül Celal dir,” der,

 

    TIP İLMİ      ENAM SURESİ AYET 95

“ Taneyi, Çekirdeği ( Her Varlığın, Her Yaratılanın, DNA sını, RNA sını, GENLERİ ni ayrı ayrı olarak )

Mutlak Yaratan, Ölüden Diri çıkaran, Diriden de Ölü çıkaran, Allah Zül Celaldir,” der,

 

    TIP İLMİ      NAHL SURESİ AYET  4

“ Allah Zül Celal İnsanı, Bir Damla Sudan, Birbiriyle Aşılanan bir Nutfeden, ( Kök Hücreden ) yarattı, “ der,

 

    TIP İLMİ      BUHARİ HADİS No 1816

  Sahabeden Ebu Hüreyre (ra) anlatıyor, Alllah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Kadın, ( yani ) Havva Anneniz, Adem Aleyhisselamın, Eğe Kemiği ( İliği Kökünden) Yaratılmıştır,” dedi der,

 

 

     KRIMİNAL İLMİ                SAFFAT SURESİ AYET 16

“ Onlar, İnkarcılar, Kafirler, Sapıklar Sapıtmışlar, Öldüğümüz ve Etlerimiz Kemiklerimiz çürüyüp bir Yığın toprak

olduktan sonra, biz tekrarmı dirilecekmişiz? derlerdi ya,”der,

 

     KRIMİNAL İLMİ                KIYAMET SURESİ AYET 4

“ Parmak uçlarınızı dahi eski haline getireceğiz,” der,

 

     KRIMİNAL İLMİ                NUR SURESİ AYET 24

“ O gün, Mahşer Günü, Sorgu Günü, Dilleriniz, Elleriniz, Ayaklarınız, Yapmış olduklarından,

Söylemiş olduklarından dolayı, lehinize yada aleyhinize şahitlik edeceklerdir,” der,  

 

     KRIMİNAL İLMİ                YASİN SURESİ AYET 65

“ O Gün, Mahşer Hesabı gününde, Biz Onların Ağızlarını Mühürleyeceğiz,

Dünya İmtihanınızda, Yapmaları emredilenden Neyleri yapmadıklarını, Yasak olanlardan Neyleri yaptıklarını,

Neyleri Kazandıklarını Bize, Elleri Ayakları Söyleyecektir ve Şahitlik edecektir,” der,   

 

     KRIMİNAL İLMİ                FUSSILET SURESİ AYET 20, 22 ve 23

“ Kulaklarınız, Gözleriniz, Derileriniz yaptıklarınız bütün şeyler hakkında dile gelip,

Sizin Lehinize veya Aleyhinize Şahidlik edecekler, Siz Bir Günah işlerken, Kulaklarınız, Gözleriniz, Derileriniz

yaptıklarınız bütün şeyler hakkında Aleyhinize Şahidlik etmesinden gizlenebileceğinizimi Zannediyorsunuz, ?

Sizin Kulaklarınız, Gözleriniz, Derileriniz yaptıklarınız bütün şeyler hakkında aleyhinize Şahidlik ettiklerinde,

Niçin Aleyhime Şahidlik ediyorsunuz diye soracaksınızda, Onlar Size,

“ Bizi Her şeyi Konuşturan Allah Zül Celal konuşturuyor, Sizide Yaratan O dur ve

Şimdi Ona Hesap veriyoruz diyecekler, “ der,    

 

     KRIMİNAL İLMİ                MÜLK SURESİ AYET 11

“ Böylece yaptığınız Günahlarınızı İtiraf edecekler,” der,

 

     KRIMİNAL İLMİ                NAHL SURESİ AYET 28

“ Neyi, Ne Maksatla yaptığınızı, Mutlak bilen Allah Zül Celaldir,” der, 

 

     KRIMİNAL İLMİ                MÜSLİM MUHTASARI HADİS No 2667

  Sahabeden Enes Bin Malik (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallalahu Aleyhi ve Sellem,

“ Allah Zül Celal, İnsanı Öldükten sonra Diriltmeye Kadir olduğu gibi,

İnsanın Vucud Organlarınıda Tek Tek Konuşturmaya Kadir dir,

  Mahşer Hesabınızda, Ağzınız, Lisanınız Mühürlenecek, Vucud Organlarınızın her birine ayrı ayrı

“ Sen Konuş, Neler yaptırıldınız anlat,“ denilecek, Organlarınız Tek Tek Dile gelecek,

Senin O Organa, neler yaptırdığını Tek Tek anlatacak,

  İnsanların Dilleri, Elleri, Ayakları, Tüm Uzuvları, Dünyada iken onlara neler yaptırıldıklarını anlatacak,

İnsanların Lehine veya Aleyhine Şahitlik yapacaklardır, “ dedi der,

 

     KRIMİNAL İLMİ                CAMİUSSAGIR HADİS No 1758

  Sahabe Kadınlardan Rabia El Curaşi (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallalahu Aleyhi ve Sellem,

“ Üzerinde yaşadığınız, Ayağınızı Bastığınız Yer, İşlediğiniz Hayır Yada Şerrin Haberini verecektir,

Günah işlemekten kaçınmaya gayret etmekle, Ayak bastığınız Yerin,

Sizin Kötülüğünüzün Şahitliğinden korununuz,” dedi der,

 

     KRIMİNAL İLMİ                FURKAN SURESİ AYET 45

“ Rabbinin, Gölgeyi Nasıl uzatmakta olduğunu görmüyormusun, ? Rabbin Dileseydi, Gölgeyi Hareketsiz kılardı,

Güneşin Hareketlerini, Gölgeye Delil kılan Biziz,” der, 

 

     KRIMİNAL İLMİ                RAAD SURESİ AYET 10 ve 9

“ Aranızdan birisi ister sözü gizlesin, ister açığa vursun, ister geceye bürünerek gizlensin,

ister gündüzün ortaya çıksın, hiç fark yoktur,” “Görüleni de görülmeyeni de bilen, Allah Zül Celaldir,” der

 

     KRIMİNAL İLMİ                RAAD SURESİ AYET 11

“ Sizi, Önünüzden ve Ardınızdan Takip edeneriniz, Kaydedenleriniz vardır,

Sizi, Allah Zül Celalin Emri ile Gözetirler,”der,

 

     KRIMİNAL İLMİ                RUDANİ HADİS No 9974 ve 9973

  Sahabeden Ebu Hureyre (ra) anlatıyor, Alllah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ İnsan Ölüp Kabre konulduğunda, İnsanoğlunun Kuyruk Sokumu hariç, Her Yerini Toprak yiyip bitirecektir,

Nihayet Çürüyüp Toprak olmayan bir yeri kalmayacaktır,

 ( Mahşer, Hesaba çekilme Yeniden Diriliş gününde,) Allah Zül Celal, Gökten Yağmur indirecek,

Toprakta Çürüyen O İnsanoğlu, Mahşer gününde, Kuyruk Sokumundan,

Topraktan yeşeren Sebze gibi, Tekrar yeniden Yaratılıp diriltilecektir,” dedi der,

 

     Yani, Nasılki bugün Parmak izleriniz, Ayak izleriniz, Kan İzleriniz, Saç Kılınız, Tükrüğünüz,

Kemik ve Deri Parçalarınızdaki Genleriniz,  Sizin lehinize veya Aleyhinizde delil olarak sizi Mahkum ettiriyor yada

Tedavi ediyorsa Mahşerde de aynen öyle olacaktır,

 

     Allah Zül Celalin,“ Sizi, bir Za' dan, Pek Zayıf Pek Cılız, bir KÖK ( Hücreden ) den Yaratan, Allah Zül Celal dir,“

     Allah Rasulunun, “ Kadın, Havva Anneniz, Şüphesizki, Adem Aleyhisselamın Eğe Kemiği ( İliği Kökünden )

Yaratılmıştır, “ dediği, Kadının, Kaburga Kemiği İliği Kök'ünden Yaratılışı, İnsanlığa bir Adres vermektedir,

Görevini yapamaz duruma gelmiş, İnsan organlarının tedavisinde, Kısırlık Tedavisinde, Gözlerdeki Körlüğün

Tedavisinde, Kanser Tedavisinde, Organ Nakli ve KÖK Hücre Tedavisi, Tıb Biliminin, henüz yeni ulaştığı bir

gelişmedir, Şimdi 1400 yıl önceki karanlık diye karalanmaya çalışılan İslam Dini,

Kuranı Kerim Ayetlerinde ve  Allah Rasulunun Sözlerinde, Hadislerinde, Genetik Biliminin Mendel tarafından

Keşfinden Çok öncesinde bildirilmiştir, Kuranı Kerim Ayetlerinin ve Allah Rasulunun Sözleri Hadislerin,

Nasıl Bir Mucize olduğunu anlayabildinizmi ?

 

 

    YAHUDİ ve HİRİSTİYANLARIN EVRİM TEORİSİ                     TİYN SURESİ AYET 4 ve 5

“ Allah Zül Celal, Muhakkakki, İnsanı Emsalsiz biçimde, Ehsani Takviym olarak ve İnsan Sevgisi ile

Yarattım,“ Sonra İnsanlardan bazıları, kendi kendini, Aşağılıkların aşağılığına cevirdi “ der,

 

    YAHUDİ ve HİRİSTİYANLARIN EVRİM TEORİSİ                     BAKARA SURESİ AYET 65

“ Cumartesi günü halkından, ( İsrailoğullarının, Yahudilerin, ) İçlerinden Hadlerini aşanları elbette bilmekteyiz,

İşte O günde İçinizden Hadlerini aşan topluluklara, Hadlerini aşmalarından dolayı, Aşağılık Maymunlar olun dedik,

( Topluca Maymun Oldular,)”der

 

    YAHUDİ ve HİRİSTİYANLARIN EVRİM TEORİSİ                     ARAF SURESİ AYET 166

“ Böylece onlar, Serkeşlikleri ile Kendilerine yasak edileni yapmakta ısrar edince, Aşağılık Maymunlar olun, dedik,

Onlarda anında Maymun oldular,”der,

 

     YAHUDİ ve HİRİSTİYANLARIN EVRİM TEORİSİ        YASİN SURESİ AYET 78 ve 79

“ Kendi Yaratılışını unutanlar, ( İnsan Maymundan Evrimleşmiştir diyenler,

Lakin Maymun ve Öncesi nereden ortaya çıktı izah edemeyen Sapıtmış Sapıklar,)

İnsan Öldükten Sonra, Çürümüş Etlerini, Kemiklerini Kim Diriltebilecekmiş, demedilermi, ? ”

“ Deki, Onları İlk defa yaratan Kudret, ikinci defa Yaratmaya da, Diriltmeye de mutlak Kadir olandır,” der,  

 

     YAHUDİ ve HİRİSTİYANLARIN EVRİM TEORİSİ        BUHARİ HADİS No 1369

  Sahabeden Ebu Hureyre (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ İsrail Oğullarının, Yani Yahudilerin, Çirkeflikleri olmasaydı,

Kadındaki, ( Sınırsız Özgürlük ve Doyumsuzluk Hırsı, Cinsel Arzu doyumsuzluğu,

Kıyafetime karışma doyumsuzluğu hırsı, ) Hayasızlığı olmasaydı,

Kadın, Hiçbir Zaman Kocasını aldatmazdı, Kocasına Hıyanet etmezdi,

Yemekleriniz Ekşiyerek bozulmazdı, Et Kokmazdı,” der,

 

     YAHUDİ ve HİRİSTİYANLARIN EVRİM TEORİSİ        BAKARA SURESİ AYET 66

“ İşte bu İbret olsun diye verdiğimiz Cezayı, sizden Öncekiler ve sizden Sonrakiler için bir ikaz, bir ders

bir nasihat yaptıkki, haddinizi aşmayıp Kendinizi koruyasınız,” der,

 

     YAHUDİ ve HİRİSTİYANLARIN EVRİM TEORİSİ        KEHF SURESİ AYET 37

“ Seni topraktan, sonra bir damla sudan yaratıp sonunda da seni insan kılığına koyanı, inkâr mı ediyorsun?”der

 

     YAHUDİ ve HİRİSTİYANLARIN EVRİM TEORİSİ        ENBİYA SURESİ AYET 18

“ İşte Biz Gerçeği, Hakikati, Batılın, Uydurmanın, Sapıtmışlığın Tepesine, böyle indiririz de onun beynini parçalar,

Bakarsın ki O, yok olup gitmiştir, Allah'a yakıştırılanlara hiç cevap vermediğinizden dolayı yazıklar olsun size,”der,

 

     YAHUDİ ve HİRİSTİYANLARIN EVRİM TEORİSİ        BAKARA SURESİ AYET 73

“  Allah Zül Celal, Ayetlerini, Size böylece gösterendir, Belki Aklınızı Başınıza alıp toplarsınız,” der

 

 

            MODERN BİLİM,

            “ O, Allah Zül Celal, Kainatı ve Sizi, Aşama, Aşama, Safha Safha Yaratmıştır,” Ayetine,

            İNSANIN YARATILIŞ SAFHALARINA, EVRİM diyor,

            MODERN BİLİM,

            “ Ey İnsanlar Bilinizki, Allah Zül Celal Sizi, İlk önce Topraktan yarattı,”

“ Can veren, O Canı alan, Mutlak Allah Zül Celaldir,”

“ Sonra O İnsana, Kendi Sıfatlarından bir Terkip le Yarattığı İnsana Ruh veren Allah Zül Celaldir,” Ayetlerine,

            İnsanın Topraktan Yaratılmasına, İnsana Can ve Ruh verilmesine,

            İnsan Uzaydan gelen Yıldız Tozları ve Karanlık Madde Kuvvetinden,

            Bilinmeyen Madde Kuvvetinden, oluşmuştur diyor,

            TABİAT, BİYOLOJİ KANUNLARI diye nitelendiriyor,

 

Allah Zül Celal Ol Deyince Mutlak Oluverir, Allah Zül Celalin Safha ile yaratışı, Zaman vermek değilir, 

Zaman Kavramı Allah Zül Celal için değil, Bizim içindir,

Zira, Modern Bilim ve İnsan, İnsanın Yaratılışındaki Gelişimindeki Safhaları,

ancak ve ancak, Zaman Kavramı sürecinde anlayabilir, 

            Ayetlerdeki bildirilenler ve Modern Bilimin yeni ulaştığı safhalar değilmidir ?

            İNSANIN, YARATILMIŞ olduğunu İspatlamıyormu ? 

 

            Yaratılıştaki Safhalar, Başka bir şeyden Değişimle Var olmak, Evrimleşmek değildir,

            Yaratılıştaki Safhalar, Katiyetle bir Tesadüf ve Raslantı değildir,

Zira Yaratılışın DNA sı, RNA sı, Kromozomları, Kök Hücreleri, birbiriyle çok farklıdır, aynı değildir,

değişim göstermez, Göstermemiştir, Gösterseydi şimdiye kadar tekrar değişimler ortaya çıkması gerekmezmiydi, ?

YARATMAK ise, Ancak ve Mutlak Allah Zül Celale aittir, Evrimlere değil,  

 

            Hani Çirkef Yalan, “ İnsan Maymundan Türemiştir,”  İddiası varya,

Tam Aksine, Maymunların büyük bir Bölümü, Maymunlaşan Maymun Çirkef Yahudilerden Türemiştir, 

Yani Yahudi Piçi Çharls Darvin, Kendi Soyu Maymunlardan geldiği için, İnsan Nesli Maymundan evrimleşerek

gelmiştir, Sapıklığını ortaya atmış, Bugün Bilim ve İlim bunun bir büyük ve çirkef bir yalan olduğunu ispatladığı

halde, Halen Onun Soyundan olanlarda Bunu Devam ettirmeye çalışmaktalar,

 

     Kendi kendini yeşerten, Tamir eden, Temizleyen Sistemi Yaratan, ( Bilim bugün buna Kök Hücre tedavisi diyor )

BU KAİNATA, EFENDİ OLMASI İÇİN : Kendi kendini tamir eden Biolojik bir Mekanizma ile İNSANI Yaratan,

ISO 9000, ISO 9001, ISO 9002 Kalite Standardı gibi, Bir Müslümanın Asgari Standartları olan Bu İlkeleri,

Toplumun, Kendi kendini İdare etmesi için gerekli Bu İlkeleri, İnsanın, İnsan Olabilmesi için, Medeniyeti,

Kuranı Kerim Ayetlerinde ve İslam Dininin Peygamberi Olan Hz.Muhammedin Hadislerideki Şeriatı ile

Bütün İnsanlığa, Tam ve Eksiksiz olarak bildirdi, gösterdi, İnsanlığa düşen vazife,

Asgari bu Standartlara göre hareket etmek ve İnsanca yaşamaktır, Bunlar bir İddia veya İdeoloji değildir,

Kuranı Kerim Ayetlerinde ve İslam Dininin Peygamberi Hz. Muhammedin Hadislerinde mevcuttur,

Teknik ve Beşeri Bilimlerin bu güne kadar ulaşabildiği seviyeye göre, İnsanlık bu İlkeleri ancak anlayabilmiş, 

Kıyamet diye nitelenen, İnsanlığın Yok oluş tarihine kadarda, İnsanlık, bu İlkeleri anlamaya devam edecektir,

 

      Bilim ve İlim Ne Kadar gelişirse gelişsin ve dahi geliştikce, Ancak ve ancak Allah Zül Celalin

Kuranı Kerim Ayetleri ve Habibi ve Rasulu Muhammed Aleyhisselamın Sözlerini Hadisleri Hükümlerini Tastik

eder, İspatlar, Dogma diyerek, Ayet ve Hadisler Hükümlerini, Kendi Akıllarını Ayet ve Hadislerden Üstün gören, Sapıkların, Sapıtmışların, İnkarcıların İddialarını, Yalanlarını, Düzenlerini, Düzenbazlıklarını ise Yok eder,

 

 

     İLAÇ İLMİ              YASİN SURESİ AYET 6 ve 36

“ Sizin Ölü olarak gördüğünüz Toprak ta Sizin İçin Allah Zül Celalin bir Ayetidir,

O Ölü olarak gördüğünüz Toprak Diridir ve Öyleki, O Topraktan, Toprağın Bitirdiklerinden, Yetiştirdiklerinden,

Sizin Beslenmeniz ve Şifanız ve Devanız için Çok Çeşitli Nebatadlar çıkaran,

Kendilerinizden, Yarattığımız Çiftlerden ve daha Bilmediğiniz fakat bileceğiniz nice şeylerden, 

Çeşitli Şifanızı ve Devanızı çıkaran, Allah Zül Celaldir, “ der,

 

     İLAÇ İLMİ              TİRMİZİ HADİS No 2191

  Sahabaden Ebu Said El Hudri (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallalahu Aleyhi ve Sellem,

“ Dikkat edin insanlardan Kimileri de çabucak gazaba gelip gazabının dinmesi gecikir.

kimileri geç gazâblanıp, geç öfkelenip, öfkesindenden geç döner,

Kimileri ise çabucak gazâblanıp öfkelenip, çabucak öfkesindenden çabucak döner,

Öfkesinden geç dönende, çabuk dönende, birbirine karşı bir size bir ibrettir.

Dikkat edin! Bunlar içerisinde en hayırlı olanı geç gazâblanıp çabucak öfkesini yenendir.

Dikkat edin bunlar içerisinde en şerli olan çabucak gazâblanan ve öfkesini geç yenen kimsedir.

  Uyanık olun ! Gazâb insanın kalbindeki bir kor parçası gibidir. Siz Kendi Kendinizi görmezsiniz, Lakin,

Bu halde olan insanı görmüyormusunuz ?  Gözleri kızarır boyun damarları şişer,

Her kim böyle bir durumla karşı karşıya kalırsa sırt üstü toprağa yatsın,” dedi der,

 

   Allah Rasulunun bu Sözü İnsanda Yorgunluktan ve Öfkelenmekten ileri gelen Statik elektirik yüküdür,

Bu Statik elektrik vucuttan uzaklaştırılmazsa, çok tahribata yol açar, onu gidremenin yolu ise

Allah Rasulunun Sözüdür,   

 

     İLAÇ İLMİ              İBNİ MACE HADİS No 3436 ve 3438

  Sahabeden Usame Bin Şerik ve Abdullah Bin Mesud (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Ey Allahın Kulları, Allah Azze ve Celle, İhtiyarlık ve Ölüm hariç, Her Hastalığın Şifasını, Devasını, Tedavisini de

O Hastalıkla beraber yaratmıştır, Bir İlaç Vermiştir, Onu arayıp bularak Tedavi Olunuz, “ dedi der,

 

     İLAÇ İLMİ              RAMUZEL HADİS HADİS No C/2 S/106 H/6

  Sahabeden Numan İbni Beşir (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Hastalığıda, Derdide veren Allahtır, Devayı, Şifayı verende Allah tır, Allah Zül Celal,

Devası, Şifası olmayan dert vermemiştir, ancak Devasız ve Şifasız bir dert vardır,

O da İhtiyarlamaktır, “ dedi der,

 

     İLAÇ İLMİ              EBU DAVUD HADİS No 3874

  Sahabeden Ebu Derda (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Allah Zül Celal, Her Hastalığın Şifasını, Devasını, Tedavisini de O Hastalıkla beraber yaratmıştır,

Bir İlaç Verdi, Onu arayıp bularak Tedavi Olunuz, Lakin Haram olan Şeylerle tedavi olmayınız, “ dedi der,

 

     İLAÇ İLMİ              DARİMİ HADİS No 385

  Sahabeden Ebu Freve (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ İsa Aleyhisselam, İlim Öğrenenden, Öğrenmesini Men etme, Yasaklama kısıtlama,

İlim öğrenmek istemeyenede zorla İlim öğretmeye kalkma, Zira İlimi Ziyan eder, Sonra Günâha girersin,

İlâcını, fayda vereceğini bildiği yere koyan, Teşhisi ve Tedavisi En iyi olan Hekim, Doktor ol,

Öyle olmazsan, Sonra sana " Cahil Hekim " olursunuz, “ dedi der,

 

     İLAÇ İLMİ              RAMUZEL HADİS HADİS No C/3 S/208 H/8

  Sahabeden İbni Abbas (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Hastalığına Deva bulmak, Şifa bulmak Kaderinde Maduddur, Yazılıdır,  Kaderindeki halini değiştirmez,

Tedavi olmak için İlaç bulmak, İlacı kullanabilmek, Allah Zül Celalin Dilemesi ve izni iledir,

İlacın Devası, Şifası Allah Zül Celalin dilediğine Deva ve Şifa olur, Dilemediğine değil, “ dedi der,

 

 

     KAN BAĞIŞINDA BULUNMAK               MAİDE SURESİ AYET 32

“ Kim, Bir Cana kıymamış, Toplumda Terör, Nifak, Fitne ve Bozgunculuk yapmamış ve çıkarmamış,

Bir İnsanı Öldürürse veya Sosyal Yaşam Hakkını elinden alırsa, Sanki Bütün İnsanlığı Öldürmüş gibi olur,

Kimde, Bir İnsanın Hayatını kurtarır, Ona yaşam hakkını verirse, Bütün İnsanlığı yaşatmış gibi olur “ der.

 

     KAN BAĞIŞINDA BULUNMAK               NAHL SURESİ AYET 97

“ Erkek ve Kadınlardan, Herkim İnanmış ve İman etmiş olarak, Haktan, Adaletten,  İyilikten yana

her ne iş yaparsa, Onu Dünya Hayatında iken, Huzur ve Mutluluk içinde Hoş bir hayatla yaşatırız “ der.

 

     KAN BAĞIŞINDA BULUNMAK               MÜSLİM HADİS No 1577

  Sahabeden Enes Bin Malik (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Kendisi ile Tedavi olduğunuz en iyi şey Hacatmattır, ( Kan vermek Kan aldırmaktır, Tedavi olmanız veya

Başkalarının Tedavi olması için gereken en iyi en güzel davranış Başkaları için Kan Bağışında bulunmanızdır )

Kan aldırmaktır, Kan vermektir, Hacamat Sizin Tedavi olduğunuz En iyi ilaçlarınızdandır, dedi “ der,

 

     KAN BAĞIŞINDA BULUNMAK               RAMUZEL HADİS HADİS No C/3 S/202 H/4

  Sahabeden Ebu Hureyre (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Hacamat, ( Kan Vermek ) Bütün Hastalıklara Şifadır,  Hacamat olun, ( Kan verin ) “ dedi der,

 

     KAN BAĞIŞINDA BULUNMAK               KEHF SURESİ AYET 18

“ Onlar uykuda iken, sen onları uyanık sanırdın, Biz onları sağa ve sola döndürüyorduk,”der

 

     Tıptaki diğer önemli bilgiden biride, Uzun süre aynı şekilde yatılamayacağınır,

Zira üzerine yatılan Dokuya Kan gitmemekte, Dokular Çürümektedir ve Kangren olmaktadır,

 

 

     TEDAVİ İÇİN ORGAN NAKLİ YAPILMASI NEDİR       ENAM SURESİ AYET 95

“ Taneleri, Çekirdekleri, Kök Hücreleri Yaratan, Ölüden Diri Çıkaran, Diriden Ölü Çıkaran, Allah Zül Celaldir,”der

 

     TEDAVİ İÇİN ORGAN NAKLİ YAPILMASI NEDİR       RUM SURESİ AYET 19

“ Allah Zül Celal, Ölüden Diri çıkarandır, Diriden de Ölü çıkarandır, Ölümden sora geri Diriltendir, “ der,

 

     TEDAVİ İÇİN ORGAN NAKLİ YAPILMASI NEDİR       BAKARA SURESİ AYET 56

“ Sizler Şükredesiniz diye, Ölümünün ardından, ( Ölüden Diri Çıkarmakla ) Sizi Yeniden Dirilteniz,” der,  

 

     TEDAVİ İÇİN ORGAN NAKLİ YAPILMASI NEDİR       YUNUS SURESİ AYET 34

“ Mahlukatı, Önce yaratıp, Sonra Öldürüp, Sonra Onu Yeniden Diriltebilecek olan varmıdır ?

Mahlukatı, Önce yaratıp, Sonra Öldüren, Sonra Onu Yeniden Diriltebilecek olan, Mutlak Allah Zül Celaldir,” der,   

 

     TEDAVİ İÇİN ORGAN NAKLİ YAPILMASI NEDİR       ALİ İMRAN SURESİ AYET 26 ve 27

“ Canların, Malların, Mülklerin Mutlak Sahibi Allah Zül Celaldir, Allah Zül Celal, Malı Mülkü Dilediğine verendir,

Dilediğine Sayısız Rızık Kazanç verendir, Dilediğinden de geri alandır, 

Dilediğini Yücelten, Saygınlık kazandıran, Dilediğini de Zelil edendir,

Geceyi Gündüzden çıkaran, Gündüzü Geceden çıkarandır,

Ölüden Diri çıkarandır, Diriden de Ölü çıkarandır, Her şey Mutlak Kadir olan Kendinin Kudretindedir,” der,

 

     TEDAVİ İÇİN ORGAN NAKLİ YAPILMASI NEDİR       RAMUZ EL HADİS HADİS No C 4 S 330 H 4

  Sahabeden Ebu Hureyre (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Allah Zül Celal, “ Ben Mü'min bir kulumu Hasta ettiğimde, O da Beni ziyaretçilerine şikayet etmediğinde,

hastalıktan onu, Etinin yerine daha hayırlı bir Et, Kanının yerine de daha hayırlı bir kan vererek iyileştiririm,

onun defterini silip, yeni bir defterle onu amele başlatırım,” dedi der

 

     TEDAVİ İÇİN ORGAN NAKLİ YAPILMASI NEDİR       YASİN SURESİ AYET 6 ve 36

“ Sizin Ölü olarak gördüğünüz Toprak ta Sizin İçin Allah Zül Celalin bir Ayetidir,

O Ölü olarak gördüğünüz Toprak Diridir, ve Öyleki, O Topraktan, Toprağın Bitirdiklerinden, Yetiştirdiklerinden,

Sizin Beslenmeniz ve Şifanız ve Devanız için Çok Çeşitli Nebatadlar çıkaran,

Kendilerinizden Yarattığımız Çiftlerden ve daha Bilmediğiniz fakat bileceğiniz nice şeylerden,

Çeşitli Şifanızı ve Devanızı çıkaran, Allah Zül Celaldir, “ der,

 

     TEDAVİ İÇİN ORGAN NAKLİ YAPILMASI NEDİR       MUVATTA NAZAR HADİS No 12

  Sahabeden Zeyd Bin Eşlem (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Selem zamanında,

Bir İşci yaralandı ve Çok Kan Kaybetti, Emmar Oğullarından O Yaralı Hastaya bakabilecek İki Adam çağrıldı,

Allah Rasulu Onlara, “ Bu Hastayı Tedavi edebilecek Bilgiyi, Tıbbı Bilimi, hanginiz daha iyi biliyor “ diye sordu,

Onlarda, Tedavide, Tıbbı Müdahalede bir fayda varmıdır diye sordular,

Allah Rasulu, “ Hastalıkları indiren Allah Zül Celal Deva ve Çareleride indirmiştir “ dedi der,

 

     TEDAVİ İÇİN ORGAN NAKLİ YAPILMASI NEDİR       İBNİ MACE HADİS No 3436 ve 3438

  Sahabeden Usame Bin Şerik ve Abdullah Bin Mesud (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Ey Allahın Kulları, Allah Zül Celal, İhtiyarlık ve Ölüm hariç, Her Hastalığın Şifasını, Devasını, Tedavisini de

O Hastalıkla beraber yaratmıştır, Bir İlaç Vermiştir, Onu arayıp bularak Tedavi Olunuz, “ dedi der,

 

     TEDAVİ İÇİN ORGAN NAKLİ YAPILMASI NEDİR       CAMİUSSAGIR HADİS No 1508

  Sahabeden Kaab Bin Malik (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Allah Zül Celal, Bir Kulum Kendi eli ile yaptıklarına, Kendi Kudretine, Kendi Bilgisine ve Becerisine değilde,

Her Türlü Sıkıntıyı, Hastalığı, Sıhhati, Üzüntü ve Kederi, Varlığı ve Zenginliği Bize İmtihan olarak verenin,

Allah Zül Celal olduğunu bilerek, Her türlü Önlemini, Tedbirini alarak, Allah Zül Celale Tevekkül eder,

Allah Zül Celale Sırtını dayarsa, Allah Zül Celal O Kulun Bu Samimiyetine göre,

Kendisine kurulan Tuzaklardan kurtulması için Bir Çıkış yolu verir, O Kuluna Yardım eder,

Hangi Bir Kul Allah Zül Celale İtaat ederse, O Kul daha istemeden,

Allah Zül Celal Ona Çıkış kapıları ve Genişlik açar,

Kendinin Bağışlanmasını henüz istememişken dahi, O Kulu Af ve Mağfiret eder,

  Bir Kul, Allah Zül Celale Tevekkül etmeyi bırakıp, Dayanmayı bırakıp, Bir Yaratığa sığınırsa, Sırtını dayarsa,

Allah Zül Celal, O Kulun Bu Samimiyetsizliğine göre, Sıkıntılarından, Hastalıklarından, Üzüntü ve Kederlerinden,

Yoksulluğundan ve Biçar kalışının, Çöküş yollarını açar, “ dedi der,

 

     TEDAVİ İÇİN ORGAN NAKLİ YAPILMASI NEDİR       AHMED BİN HAMBEL ZÜHD HADİS No 2045

  Sahabeden Mesruk (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

Kişi, Çıkış yolu verenin de alanın da Allah olduğunu bilmelidir, Kişi, Allah Zül Celale Tevekkül ederse,

Allah Zül Celalde onun günahlarına Hastalığını ve Musıbetini keffaret kılar ve Ecrini, Mükafatını arttırır,

Allah Zül Celal Hem tevekkül eden, hem de etmeyenlerle ilgili ola­rak, O Emrini infaz eder, “ dedi der,

 

     TEDAVİ İÇİN ORGAN NAKLİ YAPILMASI NEDİR       RAMUZEL HADİS HADİS No C/3 S/208 H/8

  Sahabeden İbni Abbas (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Hastalığına Deva bulmak, Şifa bulmak Kaderinde Maduddur, Yazılıdır, 

Tedavi olmak için İlaç bulmak, İlacı kullanabilmek, Allah Zül Celalin Dilemesi ve izni iledir,

İlacın Devası, Şifası Allah Zül Celalin dilediğine Deva ve Şifa olur, Dilemediğine değil, “ dedi der,

 

     TEDAVİ İÇİN ORGAN NAKLİ YAPILMASI NEDİR       İNSAN SURESİ AYET 28 ve 30

“ İnsanı, İnsanın Mafsallarını, Organlarını Biz Yarattık, Mafsallarını Sıkıca bağladık, 

Dilediğimiz zamanda, Onları Benzerleriyle değiştiririz,

“ Organlarınızın Mutlakki İlim ve Hikmet Sahibi olan Allah Zül Celaldir,

Allah Zül Celal Dilemedikce, Siz Dileyemezsiniz,” der,

 

     Allah Zül Celalin, Ölüden Diri çıkarandır, Her şey Mutlak Kadir olan Kendinin Kudretindedir, dediği,

İnsan Öldükten Sonra, Organlarının Belirli bir vakte kadar ölmemesi, hala yaşıyor ve vazife yapabilecek olması,

Yani, O Organ, O Organı ölmüş Bir Başka hastaya nakledildiğinde,

O Hasta O Organla iyileşip Hayat bulduğunda, İşte Bu, Ölüden Diri Çıkması değilmidir, ?

 

     Allah Zül Celalin,“ Sizi, bir Za' dan, Pek Zayıf Pek Cılız, bir KÖK ( Hücreden ) den Yaratan, Allah Zül Celal dir,“

“ Onlara Deki, Allah Zül Celal Yaratmak İstediğini yaratır, Bir defa Yarattığını, Cevirir Yeniden Yaratır, “ 

dediği, Kök Hüçre Tedavisi ile O Organın yenilenmesi, O Organın Tekrar çevrilip yaratılması değilmidir, ?

 

     Allah Rasulunun Allah Zül Celalden söylediği

“ O Hasta olanın, Hastalıktan iyileşmesi için, Kanını, daha hayırlı daha iyi bir Kan ile değiştiririm,

Etini, daha hayırlı, daha iyi bir et ile değiştiririm, Şifasını, Devasını veririm,” dediği

Şafi Olanın, Şifayı, Devayı verenin, Allah Zül Celal olduğu değilmidir, ?

 

     Allah Zül Celalin “ İnsanı, İnsanın Mafsallarını, Organlarını Biz Yarattık,

Organlarınızın İlim, hüküm ve hikmet sâhibi Allâh Zül Celaldir,“ Dilediğimiz zamanda,

Onları Benzerleriyle değiştiririz, Allâh Zül Celal dilemedikçe siz dileyemezsiniz, dediği,

Organ Nakli yapılabişlmesi için yapılan tetkikler, Kan uyuşması, Doku uyuşması, Gen Uyuşması gibi Tetkiklerin

Yapılmasından sonra Organ nakli için uygundur veya değildir neticesi çıkmıyormu ?

Kan uyuşması, Doku uyuşması, Gen uyuşması tamam olup Organ Nakli yapıldıktan sonra Vucudun onu kabul etmemesi denilen,  Attı denilen,  Allâh Zül Celal dilemedikçe siz dileyemezsiniz, değilmidir ?        

 

     Allah Zül Celalin,“ Sizi, bir Za' dan, Pek Zayıf Pek Cılız, bir KÖK ( Hücreden ) den Yaratan, Allah Zül Celal dir,“

Allah Rasulunun, “ Kadın, Havva Anneniz, Şüphesizki, Adem Aleyhisselamın Eğe Kemiği ( İliği Kökünden )

Yaratılmıştır, “ dediği, Kadının, Kaburga Kemiği İliği Kök'ünden Yaratılışı, İnsanlığa bir Adres vermektedir,

Görevini yapamaz duruma gelmiş, İnsan organlarının tedavisinde, Kısırlık Tedavisinde,

Gözlerdeki Körlüğün Tedavisinde, Kanser Tedavisinde, Organ Nakli ve KÖK Hücre Tedavisi,

Tıb Biliminin, henüz yeni ulaştığı bir gelişmedir,

 

     Şimdi 1400 yıl önceki karanlık diye karalanmaya çalışılan İslam Dini,

Kuranı Kerim Ayetlerinde ve Allah Rasulunun Sözlerinde, Hadislerinde, Genetik Biliminin Mendel tarafından

Keşfinden Çok öncesinde bildirilmiştir, Kuranı Kerim Ayetlerinin ve Allah Rasulunun Sözleri Hadislerin,

Nasıl Bir Mucize olduğunu anlayabildinizmi ?

 

 

     ORGAN BAĞIŞINDA BULUNMAK,       NAHL SURESİ AYET 97

“ Erkek ve Kadınlardan, Herkim İnanmış ve İman etmiş olarak, Haktan, Adaletten,  İyilikten yana

her ne iş yaparsa, Onu Dünya Hayatında iken, Huzur ve Mutluluk içinde Hoş bir hayatla yaşatırız “ der.

 

     ORGAN BAĞIŞINDA BULUNMAK,       TİRMİZİ HADİS No 1541 ve 1547

  Sahabeden Ebu Hureyre ve Ebu Umame (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Herhangi bir Müslüman kimse, Müslüman bir Köleyi Hürriyetine kavuşturursa, Allah Zül Cellalde,

O Kölenin her bir organı karşılığında, O Kimsenin Her bir organını Cehennemden kurtaracaktır,

O Köle, O kimsenin Cehennemden kurtuluşuna sebep olacaktır,

  Herhangi bir Müslüman kişi, iki Müslüman Cariyeyi, Kadın köleyi, hürriyetine kavuşturursa,

O Cariye Kadının her bir organı karşılığında,

Allah Zül Celalde O Kadının Herbir organını Cehennemden kurtaracaktır,

O Cariye İki Kadın, O kimsenin Cehennemden kurtuluşuna sebep olur,

  Herhangi bir Müslüman kadın, Müslüman kadın köleyi hürriyetine kavuşturursa,

O cariyenin her bir organı, O Kimsenin her bir organını Cehennemden kurtaracaktır,

O Kadın kendisinin Cehennemden kurtuluşuna sebep olacaktır,

( Yani Her Kim Mümin Bir Hastayı, bir organı karşılığında, Hayata döndürürse,

Onun O Organı, O kimseyi ateşten, Cehennemden kurtaracaktır,) ” dedi der,

 

     ORGAN BAĞIŞINDA BULUNMAK,       TİRMİZİ HADİS No 1349

  Sahabe Kadınlardan Semure (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Ömür boyu denilerek yapılan bağışlar, yapılan kimse için caiz olup, Bağışı yapan kimsenin ehli için mirastır,

Ömür boyu o kimse o maldan istifade eder o kimse ölünce Mirascılarına geçer,

Mirascıları, Onun Vasiyetini yerine getirmekle mükelleftir, “ dedi der,

 

     ORGAN BAĞIŞINDA BULUNMAK,       İBNİ MACE HADİS No 2699 ve 2701

  Sahabeden Abdullah Bin Ömer ve Cabir Bin Abdullah (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Müslüman Bir Kişinin, Vasiyet edeceği Meşru bir şeyi bulunup da, Vasiyetini yanında yazılı bulunmadan

iki gece geçirmesi, Doğru değildir, Müslümanlardan Her Kim, Vasiyetini yazmış ve vasiyeti yanında olarak

ölürse, O Kimse, Benim Sünnetime Riayet etmiş, Takva ve Şehadet üzerine,

Bağışlanmış olarak ölmüş olur,” dedi der,

 

     ORGAN BAĞIŞINDA BULUNMAK,       MÜSLİM HADİS No 78 / 49

  Sahabeden Ebu Bekir Sıddıyk (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Sizden kim, bir Münker gördüğünde ( Yani bir Haksızlık, bir Adaletsizlik, bir Hukuksuzluk, bir Yolsuzluk,

bir Vurgunculuk, bir Kötülük, bir Zulum, Bir Sıhhatsizlik gördüğünde, bir Fuhuş yapıldığını gördüğünde,

Seyirci kalmayıp gerekli mercilere bildirerek, gerekse Mahkemelerde Dava açarak, gerekse Seçerek,

Gerekse Yetkileri ile ) Kendi Eli ile onu düzeltsin, Buna gücü yetmez ise, Diliyle, Lisanıyla ( konuşarak anlatarak

veya yazarak veya diğer vasıtalarla ) onu düzeltsin, bunlarla gücü yetmezse ( gücü yetmediğini zannedip

bunları düzeltmeye çalışamazsa ) Onlara ( sevgi, saygı, muhabbet ve samimiyet beslemesin onlarla işbirliği

yapmasın ) Kalbi ile Buğzetsin, Onlara karşı Sadece ve sadece Kalben Buğzetmek,

Sadece Kalbiyle Buğz etmek ( Beni ilgilendirmez demek, Bana ne demek, İnsanın, İnsan Olma vasfını

kaybettiği, İnsanlığı, Medeniyeti kaybettiği, İmanını kaybettiği EN ZAYIF NOKTADIR “ dedi der,

 

     ORGAN BAĞIŞINDA BULUNMAK,       RAMUZ EL HADİS HADİS No C2 S123 H 1

  Sahabeden Ebu Said (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Rabbiniz de Tektir, Babanız Tektir, Dininiz ve Peygamberiniz de Tektir,

Kızıl Irkın, Zenci Irk üzerine, Zenci Irkın Kızıl Irk üzerine üstünlüğü yoktur,

Acem Irkının, Acem olmayan Irklara üstünlüğü yoktur, Arap Irkının, Arap olmayan Irklara Üstünlüğü yoktur, 

Arap Irkı olmayanların Arap olanlara, Hiçbir Üstünlüğü yoktur, Hiç bir milletin diğerine üstünlüğü yoktur,

Allah İndinde Üstünlük, Ancak Edep ve Haya ile, Takva ile yaşayanlardadır,

Üstünlük, En yüksek değerlerle sadece ve sadece Allaha İbadet ve

En yüksek değerlerle İnsanlığa Hizmet ile olur “ dedi der,

 

     Yukarıdaki Ayetlerdeki ve Hadislerdeki Manalardan biride,

Kişinin Hayatta iken yani sağlığında Kan vermesi, Kan Bağışı yapması, Organ Bağışı yapması veya

Ölümünden sonra, Vasiyeti ile Organlarını Bağışlaması, Allah Rasulunden Günümüze gelinceye kadar,

Allah Rasulunun anlaşılmamış bir Sünnettir, Kesinlikle bir İbadettir,

 

     Siz Hiç, Dalağı İflas etmiş bir Hasta görmedinizmi ?

     Siz Hiç, Karaciğerleri İflas etmiş bir Hasta görmedinizmi ?

     Siz Hiç, Akciğeri İflas etmiş bir Hasta görmedinizmi ? O artık Sizin gibi Nefes alamaz,

     Siz Hiç, Göz Mercekleri İflas etmiş bir Hasta görmedinizmi ? O artık Sizin gibi görememektedir,

     Siz Hiç, Böbrekleri İflas etmiş bir Hasta görmedinizmi ? O Bir Yudum Suyu, kaka kana içemez,

İçtiği Suyuda çıkaramaz, Diyaliz Makinesine Mahkumdur, Diyaliz Makinasındada O Sıhhatini bulamaz,

Zira Bunlar Sizden gittimi bir daha geri dönmez, Ölümünüzden sonra artık Sizin ihtiyaç duymayacağınız ve

Toprak olup gidecek olan bu organlarınızı, Böyle Hasta olan Bir İnsanı, kalan Ömründe rahat yaşatmak için,

onlara bağışlamak, Sizce İnsan olmanın, En Üst anlayışlarından biri değilmidir ?

 

     Modernlik Cehaleti ile, Dini Bilgileri gericilik sayanlar kulak tıkayanlar,

Dini Bilgilerin öğrenilmesini engellendiğinden, kısıtlanıp anlamsız şekle getirildiğinden,

Güya, İslam Dinine Mensup olan Müslüman olan Milletimiz,

İnsan Sağlığı için Hayati Önemi olan, Kan Bağışı ve Organ Bağışının İbadet olduğunu bilmiyor,

Kan ve Organ Bağışı yapılmıyor, Kan ve Organ Bekleyen Hastalar çaresizlik içinde ölüp gidiyor,

 

    Allah Rasulunun, “ İnsanlara Allahın İki Nimet vardır ki, İnsanla­rın çoğu kıymetini bilmez,

Bunlar boş vakit ve sıhhattir " ifadesini, Şimdi daha iyi anlayabildinizmi ?

Şayet bu anlaşılabilmiş olsa idi, İslam Toplumlarının hiç birinde Organ bekleyen bir Hasta kalırmıydı ?  

 

   Ülkemizde ve İslam Toplumları içinde Kan ve Organ Bağışı yapılmadığı veya Pek az ve Yetersiz yapıldığı için,

Günümüzde Ülkemizde ve Tüm Dünyada En Acımasız bir şekilde Organ Mafyası çıkmış Türemiş değilmidir ?

 

     Organ Mafyasının kaçırdığı ve Organlarını alarak bir köşeye attığı İnsanların Çocukların Haberlerini,

Haberlerde devamlı dinliyorsunuzda, bunun Nasıl yok edileceğini düşünmüyorsunuz,

Organ Mafyasını Yok edecek olan İşte bu Şeriat Kanunudur,

Sadece Müslüman olanlar Organlarını Bağışlasa, Dünyada Organ Mafyası diye bir Mafya gurubu kalılırmıydı, ?

 

     Din Eğitimi almayı ve vermeyi Laiklik karşıtı eylem, İrticai Faaliyet sayanlar,

Sizin Modernliğiniz Ne Kadar Kan ve Organ bağışı yaptırıyor ?

 

     Sizde olan bu Sağlam Organlar için, Sadece Böbreğiniz için, Allah Zül Celale Hamd etmenin neresindesiniz ?

Biz Allah Zül Celalin Bize verdiği Niymetlerin, Rızıkların, Kazançların, Çoluk Çocuğun, Sıhhatimizin,

Şükrü ve Hamdı için, Allah Zül Celale Hamd etmenin  Ufkundan dahi geçebiliyormuyuz ?

 

    Allah Zül Celale, Hamdetmek, Şükretmek, Sadece ve Sadece Lisan Yarabbi Şükür demek değildir,

Allah Zül Celale, Hamdetmek ve Şükür etmek, Allah ve Allah Rasulunun Çizdiği Çerçeve içersinde,

yapın dediği şeyleri yapmak, yapmayın dediği şeyleri yapmamaktır, Allah ve Allah Rasulune Tabi olmaktır,

Allahın Size verdiklerine ve vereceklerine Razı olmaktır, Allahtan Razı olmaktır, Siz Allahtan Razımısınız ?

Bunun haricindeki sadece kuru bir söz ile Şükretmek, Şükür değildir, Hamdetmek, Hamd demek değildir,

 

 

     HELAL OLAN ORGAN BAĞIŞI ve NAKLİ NEDİR                    MÜMİNUN SURESİ AYET 78

“ Sizin için Kulağınızı, Gözlerinizi, Gönüllerinizi yaratan Allah Zül Celaldir,

Siz Hiç Bunlar için Şükretmezmisiniz, ?” der,  

 

     HELAL OLAN ORGAN BAĞIŞI ve NAKLİ NEDİR                    ARAF SURESİ AYET 179

“ Andolsunki, Çoğu Kadınlarınız ve Erkekleriniz, Sanki Cehennem için yaratılmış gibi hareket etmekteler,

Onların, Gözleri var, Gözleri ile görmeye çalışmazlar,

Kulakları var, Kulakları ile işittiklerini anlamaya çalışmazlar,

Kalbleri, Beyinleri var, Lakin, Onlarla düşünmezler,

İşte Onlar Aşağılıkların aşağısı Mahlukatlardır, “ der,

 

     HELAL OLAN ORGAN BAĞIŞI ve NAKLİ NEDİR                    BUHARİ HADİS No 1816

  Sahabeden Ebu Hüreyre (ra) anlatıyor, Alllah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Kadın, ( yani ) Havva Anneniz, Adem Aleyhisselamın, Eğe Kemiği ( İliği Kökünden) Yaratılmıştır,” dedi der,

 

     HELAL OLAN ORGAN BAĞIŞI ve NAKLİ NEDİR                    İ.AZAM MÜSNED HADİS No 479 /1

  Sahabeden Numan İbni Beşir (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ İnsan Vucudunda bir Et parçası vardır, O, Sıhhatli olursa Vucudun diğer uzuv­ları da onunla Sıhhatli olur,

O hasta olursa, Vucudun diğer uzuvlarıda, Tüm Vucutta hasta olur, O Et parçasına Dikkat edin,

O Et Parçası Vucudunuzdaki Kalbinizdir, “ dedi der,

 

     HELAL OLAN ORGAN BAĞIŞI ve NAKLİ NEDİR                    CAMİUSSAGIR HADİS No 2953

  Sahabeden Ebu Hureyre (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Kalb hükümdardır. Askerleri vardır, Hükümdar düzgün olunca askerleri de düzgün olur,

O bozulunca da askerleri de bozulur, Ku­laklar muhafızdır, Gözler gözcü, Dil Tercüman, Eller Askerî cenahlar,

Ayaklar sürücü, Karaciğer şefkat, Dalak gülme, Böbrekler hile ve Akci­ğer nefestir,” dedi der,

 

     HELAL OLAN ORGAN BAĞIŞI ve NAKLİ NEDİR                    BUHARİ MÜFRED HADİS No 457

  Allah Rasulunun Damadı ve Ehli Beyti Hz Ali (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Akıl Kalptedir, Merhamet Karaciğerdedir, Esirgeğiş Dalaktadır, Nefes Akciğerdedir, “ dedi der,

 

     HELAL OLAN ORGAN BAĞIŞI ve NAKLİ NEDİR                    TUHEFUL UKUL MÜFRED HADİS No 124

  Allah Rasulunun Torunu ve Ehli Beyti Hz İmam Sadık (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Suyun Tadı, Hayattır, Ekmeğin Tadı, Kuvvettir, Aklın Merkezi, Beyindir, Sertlik ve Merhamet Kalptedir,

Bedenin Zafiyeti veya Kuvveti, Böbrek yağlarınızın azalıp çoğalmasından ileri gelir,” dedi der,

 

     HELAL OLAN ORGAN BAĞIŞI ve NAKLİ NEDİR                    RUDANİ HADİS No 7481

  Sahabeden Ebu Hureyre (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Mide, Bedenin havuzudur, Damarlar ona gelirler, Mide sağlıklı olursa damarlar da sağ­lıklı olur,

Mide hasta olursa damarlar da hasta olur,” dedi der,

 

     HELAL OLAN ORGAN BAĞIŞI ve NAKLİ NEDİR                    EBU DAVUD HADİS No 3874

  Sahabeden Ebu Derda (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Allah Zül Celal, Her Hastalığın Şifasını, Devasını, Tedavisini de O Hastalıkla beraber yaratmıştır,

Bir İlaç Verdi, Onu arayıp bularak Tedavi Olunuz, Lakin Haram olan Şeylerle tedavi olmayınız, “ dedi der,

 

 

     HARAM OLAN ORGAN BAĞIŞI ve NAKLİ NEDİR      MÜMİNUN SURESİ AYET 6, 5 ve 7

“ Mümin Müslüman Kadınlara, Kocası dışındaki Erkeklerin, bütün fercleri (cinsi tatmin yolları) Haramdır,

Mümin Müslüman Erkeklere, Hanımı haricindeki Kadınların, bütün fercleri (cinsi tatmin yolları) Haramdır,

  Koca, Sadece ve sadece Nikahlı olduğu Hanımı ile Cinsel ilişki kurabilir,

Hanım, Sadece ve sadece Nikahlı olduğu Kocası ile Cinsel İlişki kurabilir,

Sadece ve sadece, ancak ve ancak Nikahlı Eşi ile Cinsi yakınlaşma kurabilir ve Tatmin olabilirler,

Bunun Ötesine gitmek, Allah Zül Celalin Haddini Hududunu İnkar etmektir,

  Onlarki Mümin ve Müslüman Erkek ve Kadınlarki,

Irzlarını, Namuslarını ve İffetlerini Allah için olan Nikahla, Edep ve Haya ile korurlar, “ der,

 

     HARAM OLAN ORGAN BAĞIŞI ve NAKLİ NEDİR      METEALİBUL ALİYE HADİS No 1558

  Sahabeden İbni Ömer (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Salllahu Aleyhi ve Sellem,

“ Kadın Kendisini, Kocasına arzetmedikce, sunmadıkca, yatağa girip uyuması Helal değildir, ” dedi,

Allah Rasulune, Kadın Kendisini Kocasına nasıl arzedecek, diye sorduk,

Allah Rasulu, “ Elbisesini çıkarıp, Yatağına, Kocası ile beraber girecek, Tenini Kocasının Tenine yapıştıracak,

Böyle yaptığı zaman, Kadın Kendisini Kocasına arzetmiş olur,” dedi der,

 

     HARAM OLAN ORGAN BAĞIŞI ve NAKLİ NEDİR      NUR SURESİ AYET 31 

“ Rasulum, İman eden, İbadetlerini yapmaya çalışan, Mümin olan Kadınlara ve Kızlara deki,

  Saçınız, Omuzunuzdan Bileklerinize kadar Ziynet yerleriniz,  Boynunuz,

( Göğüsleriniz, Baldır ve Bacaklarınız,) Mahrem Yerlerinizdir, “ der,

 

     HARAM OLAN ORGAN BAĞIŞI ve NAKLİ NEDİR      NUR SURESİ AYET 30 

 “ Rasulum, İman eden, İbadetlerini yapmaya çalışan, Mümin Erkeklere deki,

Hanımınızdan başka Kadınların Mahrem Yerlerine, Saçına, Omuzundan Bileklerine kadar olan Ziynet yerlerine,

Boyunlarına, ( Göğüslerine, Baldır ve Bacaklarına, ) Bakmanız Haram ve Yasaktır,

Kendinize Haram olan Kadınlara Şehvetle Bakmayınız, Irzınızı, İffetinizi ve Namusunuzu Koruyunuz, “ der,

 

     HARAM OLAN ORGAN BAĞIŞI ve NAKLİ NEDİR      CAMİUSSAGIR HADİS No 1620

  Sahabeden Abdullah Bin Mesud (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Selem,

“ Bir Kadın, Kendisine ait olmayan bir Saçı Başına takarsa, Naklederse,

O Kendisinede, Saçın Sahibinede Vebaldir,”dedi der,

 

     HARAM OLAN ORGAN BAĞIŞI ve NAKLİ NEDİR      TİRMİZİ HADİS No 2793 ve 2792

  Sahabeden Abdullah Bin Mesud (ra) ve Ebu Said Elhudri (ra) anlatıyor,

Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Erkeğe, Hanımından başka Kadının Avret yerleri Haramdır,

Kadına, Kocasından başka Erkeğin Avret yerleri Haramdır,

  Erkeğin, Başka bir Erkeğin Avret yerlerine bakması Haramdır,

Kadının, Başka bir Kadının Avret yerlerine bakması haramdır, 

  Bir Örtü veya yatak içersinde veya Ayakta iken, Kadının Kadına, yada Erkeğin Erkeğe,

yada Erkek Hanımı haricindekine, Kadın Kocası haricindekine,

Vucudlarını birbirlerine dokunduracak şekilde sokulması, yatması Zinadır, Haramdır,  

  Kadın, Çıplak şekilde Başka bir Kadının Vucuduna dokunup birlikte olması yatması, Zinadır, Haramdır,

Erkeğin, Çıplak şekilde Başka Bir Erkeğin Vucuduna dokunup birlikte olması, yatması, Zinadır, Haramdır,

  Erkek, Hanımı haricindeki bir Kadının Vucudunu, Kadın Kocası haricindeki bir Erkeğin Vucudunu

görüyormuşcasına vasıflandırıp birlikte olması Haramdır,

Bu Haller Sapıklıktır, Bu Haller Zina yapmaktır “ dedi der,

 

     HARAM OLAN ORGAN BAĞIŞI ve NAKLİ NEDİR      METALİBUL ALİYE HADİS No 1637

  Sahabeden Ubeyd Bin Amir (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Kadına Cinsel Organı, Kocasının Emaneti kılınmıştır, ( Kocaya Cinsel Organı, Hanımın Emaneti kılınmıştır,)

Emanetinize Hıyanet etmeniz Zinadır, Haramdır, ” dedi der,

 

     HARAM OLAN ORGAN BAĞIŞI ve NAKLİ NEDİR      MÜNZİRİ HADİS No C1 S342 H5 S344 H10

  Sahabeden İbni Ömer (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Kadınlar, İnsan olan Kocasının, Ar ve Namusudur,  Kadın, Na Mahremdir,” dedi der,

 

     HARAM OLAN ORGAN BAĞIŞI ve NAKLİ NEDİR      TİRMİZİ HADİS No 1173

  Sahabeden Abdullah Bin Mesud (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Selem,

“ Kadın, Tepeden Tırnağa kadar Avrettir, Avreti itibari ile Yabancı Erkek ve Kadınlara görünmemesi gerekendir,

Avretiniz, Namusunuzdur, İffetinizdir, Edebinizdir, Hayanızdır,“ dedi der,

 

     HARAM OLAN ORGAN BAĞIŞI ve NAKLİ NEDİR      İBNİ MACE HADİS No 1460

  Allah Rasulunun Damadı ve Ehli Beyti, Hz Ali (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Mahrem Yerlerini (Cinsel Yerlerini )  Açma, Açtırma, Belirginleştirme, Belirginleştirilmiş vaziyette gezdirme,

Ne Sağ olanın, Nede Ölü olanın, Mahrem yerlerine ( Cinsel yerlerine ) Bakma, Baktırma “ dedi der,

 

     HARAM OLAN ORGAN BAĞIŞI ve NAKLİ NEDİR      ALAK SURESİ AYET 2 de ve NAHL SURESİ AYET  4

“ Allah Zül Celal İnsanı, Birbiriyle Aşılanan bir Nutfeden, ( Kök Hücreden ) yarattı, “ der,

 

     HARAM OLAN ORGAN BAĞIŞI ve NAKLİ NEDİR      CAMİUSSAGIR HADİS No 1762

  Allah Rasulunun Hanımlarında ve Müminlerin Annesi Hz Aişe (ra) anlatıyor,

Alllah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,“ Nutfelerinizi nereye bırakacağınıza dikkat ediniz,

Denklerinizle evleniniz ve denkleri denkleriyle evlen­diriniz, dedi der,

 

     HARAM OLAN ORGAN BAĞIŞI ve NAKLİ NEDİR      İBNİ MACE HADİS No 1936 ve 1935  

  Sahabeden Ukbe Bin Amir ve Allah Rasulunun Damadı ve Ehli Beyti Hz Ali (ra) anlatıyor,

Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem, “ Hulle yapan lar En aşağılık Mahlukattır,

Hulleci Koca, Kiralık Döl Hayvanı dır, Allah Hulleci Kocayı, Kendisi için Hulle yapılanı, Lanetlemiştir, “ dedi der,

 

     HARAM OLAN ORGAN BAĞIŞI ve NAKLİ NEDİR      GUNYETUT TALİBİN HADİS No C1 S147

  Sahabeden Ebu Hureyre (ra) Anlatıyor, Rasullalah Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Cinsel Arzu ve İstek duymak On Parça olarak yaratılmıştır,

Bir Parçası Erkeğe verilmiştir, Dokuz Parcası Kadına verilmiştir, “ dedi der,  

 

     HARAM OLAN ORGAN BAĞIŞI ve NAKLİ NEDİR      RAMUZ EL HADİS HADİS No C1 S69 H 1

  Sahabeden Ebu Hureyre (ra) Anlatıyor, Rasullalah Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Şu Dört şey, Fıtratından dolayı Dört şeyden doymaz,  Arz Yağmura doymaz, Alim İlime doymaz,

Göz bakmaya doymaz, Dişi olan Erkeğine doymaz, “ dedi der,

 

     HARAM OLAN ORGAN BAĞIŞI ve NAKLİ NEDİR      MECMUAZ ZEVAHİD C 4 S 293 

  Sahabeden Amir Bin As (ra) Anlatıyor, Rasullalah Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Kadının Cinsel Arzusun daki doyumsuzluğunun, Erkeğinkine göre Fazla olması,

Kör Balta izinin, İğne İzine oranı gibidir, Allah Zül Celal, Kadınlardaki Bu Cinsel Doyumsuzluğu,

Edep ve Haya ile örtülmesini, gizlenmesini Kocasına saklamasını Emretmiştir, “ dedi der,

 

     Yukarıda okuduğunuz Ayet ve Hadislere göre,

Şahsi Mahremiyet, Namus ve İffet Kavramlarının ifadesi kısaca şöyledir,

“ Fıtratınızda, Yaratılışınızda, Bedeninizde Sahibi olduğunuz bazı Organların,

Cinselliğinizin Kullanım hakkı size ait değildir, 

 

     Avret Mahalli, Yani Cinsel Organlarınız, Testisler, Yumurtalıklar, Üreme Organlarınız, Siperminiz,

Yumurtanız, Süt verme organlarınız, Allah Zül Celalin Kişiye özel yarattığı Organlardır, yani Kocanın Hanımına,

Hanımın Kocasına Özel Mahrem Organlardır, bu Organların bağış yapılması, Organ Nakli olarak alınması,

Nakledilmesi, İslam Dininin Edep ve Haya Hükümlerine karşı gelmiş olunması itibari ile bunların Nakli Haramdır, 

 

     Erkekliğinizin, Erkek Cinselliğinizin kullanım Hakkı, Sadece ve sadece Hanımınıza aittir,

Erkekliğinizi, Erkek Cinselliğinizi, Çapkınlık, Zamparalık, Flört etmek gibi, Sosyal Hayat, Sosyal Yaşam,

Çağdaş yaşam, Modern yaşam, Özgür yaşam, gibi kavram Kargaşaları ile, Hanımınızdan başka Kadınlara

sergileyemez ve Teşhir edemez ve kullanamazsınız, Zira bu Özgürlük ve Özgürlüğünüz değildir,

Zira Hiçbir Kadın Fıtratı bunu kabul etmez, sonra Hanımının sizden boşanması veya Size Boynuz takması

nereden çıkıyor diye aramayın,   

 

     Güzelliğinizin, Cinselliğinizin, Dişiliğinizin, kullanım hakkı, sadece ve sadece kocanıza aittir,

Güzelliğinizi, Cinselliğinizi, Dişiliğinizi, Şıklık, Sosyal Hayat, Sosyal Yaşam, Çağdaş yaşam, Modern yaşam,

Özgür yaşam, gibi kavram Kargaşaları ile, Kocanızdan başka Erkeklere sergileyemez ve Teşhir edemezsiniz,

ve kullanamazsınız, Zira bu Özgürlük ve Özgürlüğünüz değildir, Zira Hiçbir Erkek Fıtratı bunu kabul etmez,

sonra Kadınlara karşı Şiddet ve Tecavüz nereden çıkıyor diye aramayın,

hatta ve hatta sonu, Kıskançlık ve Namus Cinayetlerine kadar gider, Haberlerden izliyorsunuzdur,

Fıtratınızda, Yaratılışınızda, Bedeninizde Sahibi olduğunuz Cinselliğinizin kullanım hakkının

size ait olmadığını, Şimdi daha iyi anlayabildinizmi ? 

 

     Ayetlerdeki ve Hadislerdeki anlamı, Avami dilde amiyane olarak söylenen bir Söz ile,

“ Başkasının Şeyi ile Gerdeğe girilmez,” sözü ile günümüze daha iyi anlayabildinizmi ? 

Başkasının Şeyi ile Gerdeğe giren, Zina yapmış olur,

Başkasının Şeyi ile Gerdeğe girenin Çocuğu Kendisinin olmaz, Doğan Çocuk Zina veledi olur,

 

    Kuranı Kerim ve Şeriat, İlim Kitabıdır, Kuranı Kerim ve Şeriat, Şifa Kitabıdır,

Kuranı Kerim ve Şeriat, İnsanlık Kitabıdır, Kuranı Kerim ve Şeriat, Ahlak Kitabıdır,

Kuranı Kerim ve Şeriat, Eğitim ve Öğrenim Kitabıdır, Kuranı Kerim ve Şeriat, İlkeler Kitabıdır,

Kuranı Kerim ve Şeriat, Sosyal Hukuk ve Sosyal Adalet Kitabıdır, Kuranı Kerim ve Şeriat, Demokratiklik

Kitabıdır, Kuranı Kerim ve Şeriat, Temel Hak ve Hürriyetler, İlkeler, Sosyal Hukuk ve Sosyal Adalet,

Medeniyet Kitabı olduğu için,  ANAYASA  KİTABIDIR.

 

 

     UZAY İLMİ                        RUM SURESİ AYET 22, 25, 24 ve 26

“ Allahın Ayetlerinden biride, Göklerin ve Yerlerin Yaratılmasıdır,”

“ Allahın Ayetlerinden biride, Göklerin ve Yerlerin, Allah Zül Celalin Emri ile yerinde durmasıdır,”

“ Allahın Ayetlerinden biride, Sizin için, Gökteki Şimşeklerle, Gökten inen Yağmurdur”, 

“ Göklerde ve Yerlerde Ne varsa, Her Kim Varsa, Hepsi onundur, Hepside Allah Zül Celale İtaat etmektedir,” 

 ( Allahın Yarattığı ve Kainatta gördüğümüz Her Şey, Kuranı Kerimdeki Yazılı olan Ayetler gibi,

İnsanlara Bilgi verici yol gösterici Ayetlerdir ) der,

 

     UZAY İLMİ                        FUSSILET SURESİ AYET 37

“ Güneş ve Ayda Allahın Ayetleridir,

Geceden sonra Gündüzün gelmesi, Gündüzden sonra Gecenin gelmeside,  Allahın Ayetleridir,”der,

 

     UZAY İLMİ                        FUSSİLET SURESİ AYET  10

“ Yerin üstünde Sabit Dağlar Yaratıp, Düzene Koyan Allah Zül Celaldir,”der,

 

     UZAY İLMİ                        FURKAN SURESİ AYET 61

“ Ay, Güneşten aldığı Nuru, Işığı Dünyaya gönderendir, ”der,  

 

     UZAY İLMİ                        RAHMAN SURESİ AYET 5

“ Dünya ve Ay, Güneşin etrafında Yörüngelerinde dönmekte ve Belirli bir Hesap içinde akıp gitmektedir, “ der,

 

     UZAY İLMİ                        LOKMAN SURESİ AYET 29

“ Dünya ve Ay Güneş Etrafında Ancak ve ancak Bizim Belirlediğimiz Mutlak bir Süre, Vakit içinde,

( değişmeyen ve Değiştiremeyeceğiniz bir Süre içinde ) Yollarında ( Yörüngelerinde,) akıp gitmektedir, “ der,

 

     UZAY İLMİ                        YASİN SURESİ AYET 38, 

“ Dünya ve Ay, Güneş etrafındaki Kendi Yörüngeleri ve Zamanları içinde akıp Dönüp giderler,

Onlar O Yörüngelerinden ve Zamanlarından Hiç Şaşmazlar, Gökte bulunanların Hepsi Kendi Feleklerinde,

Yörüngelerinde, Hiç şaşmadan akıp gideren, Allah Zül Celaldir,“ der,

 

     UZAY İLMİ                        YASİN SURESİ AYET 40, 

“ O Güneş etrafında tayin ettiğimiz Yörüngelerinde, Ne Dünya, Aya erişebilir, Nede Ay Dünyaya erişebilir,

Ne Dünya Ayın Yörüngesine girebilir, Ne de Ay Dünyanın Yörüngesine girebilir, “ der,

 

 

     UZAY İLMİ                        NEBE SURESİ AYET 12

“ Üzerinize, Yedi Sağlam Gök Çattık,” der,

 

     UZAY İLMİ                        BAKARA SURESİ AYET 29

“ Yeryüzünde ne varsa hepsini sizin için Yaratan,

Göğü, Yedi Gök olarak düzenleyen Allah Zül Celaldir, “ der

 

     UZAY İLMİ                        FUSSILET SURESİ AYET 12

“ İki Safhada, Yedi Gök olmak üzere Gökleri yerine koyan, Her Göğe Kendi işini bildiren Allah Zül Celaldir,” der,

 

     UZAY İLMİ                        TARIK SURESİ AYET 11

“ Andolsunki, Göğü, ( Dünyayı Kendi kendini Manyetik alan ile koruyan ) Geri Dönderen olarak Yarattık, “ der,

 

     UZAY İLMİ                        CİN SURESİ AYET 8

“ Cinler, Biz, Göğe dokunduk ve Göğü, Alev Işığı gibi Şiddetli Işınlarla dolu olarak gördük,

O Göğü, Şiddetli Işınlardan koruyan ( Dünyayı Kendi kendini Manyetik alan ile koruyan )

Kuvvetli Bekcilerle bulduk dediler, O Işınlarda Allah Zül Celalin Ayetleridir, “ der,

 

     UZAY İLMİ                        ENBİYA SURESİ AYET 32

“ Gökyüzünü, Sizi Koruyan bir Tavan yapmış olmamızda Allah Zül Celalin Ayetlerindendir,

Onlar, Bizin de Sizin gibi İnancımız var diyenler, Allah Zül Celalin Ayetlerine yüz çevirmekle,

İnancı, İmanı, Vicdanlara Hapsedenler, İşte Onlar gerçekte İman Etmemiş Sapıtmış olanlardır,” der,

 

     UZAY İLMİ                        NUH SURESİ AYET 15

“ Görmedinizmi ? Allah Zül Celal, Göğü, Birbirine uygun Tabakalar halinde Nasıl Yaratmış,?” der,

 

     UZAY İLMİ                        RAAD SURESİ AYET 2

“ Gökleri, Görebileceğiniz bir Destek, Taban, Direk olmadan Yükseltip Yaratan, İstiva eden, Allah Zül Celaldir, “ der,

 

     UZAY İLMİ                        ENAM SURESİ AYET 101

“ Allah, Gökleri ve Yeri ( Dünyayı ) Yoktan Var eden, Yoktan ve daha önce bir benzeri olmadan Yaratandır,“der,

 

     UZAY İLMİ                        MÜLK SURESİ AYET 3 ve 4

“ Allah Zül Celal, Yedi Göğü, birbirinin üzerine Yarattı,

Rahmanın Yaratmasında, bir uyumsuzluk bir aykırılık göremezsin,

Gözünü dönderde Bak, Bir aykırılık görebiliyor musun,?

Sonra Gözünü Tekrar Tekrar Dönderde Bak,” der” der,  

 

     UZAY İLMİ                        KAAF SURESİ AYET 6

“ Bakmazlarmı, Göğü, Nasıl Bina Etmişiz ve Süslemişiz, O Gökte, Hiçbir Çatlak yer bulabilirmisiniz,”der,   

 

     UZAY İLMİ                        ENBİYA SURESİ AYET 30

“ Göklerle Yer Bitişikti, Onları Kudretimizle Biz ayırdık,

Hala Görmüyormusunuz,? Hala anlamak istemiyorsunuz ? ” der,  

 

 

     UZAY İLMİ                        VAKIA SURESİ AYET 75

“ Yıldızların yerleri üzerine Yemîn olsun, “der,

 

     UZAY İLMİ                        SAFFAD SURESİ AYET 6

“ Dünya Göğünü ve Onun Ötesini, Çekici bir Süsle Yıldızlarla Süsledik,” der,  

 

     UZAY İLMİ                        FURKAN SURESİ AYET 61

“ Gökte Burçları Var eden, Yaratan Allah Zül Celaldir,”der,  

 

     UZAY İLMİ                        HİCİR SURESİ AYET 16

“ Andolsun ki Biz, Gökte Bucaklar yaptık ve onları bakanlar için donattık,” der,

 

     UZAY İLMİ                        ZARİYAT SURESİ AYET 7

“ Geçilip gidilebilecek Yollara, Hareli Yollara, Yörüngelere sahip olan Göğe Andolsun,” der,

 

     UZAY İLMİ                        İNŞİKAK SURESİ AYET 19

“ Siz, Mutlaka, Tabakadan, Tabakaya, Bucaklardan, Bucaklara geçeceksiniz,” der,

 

     UZAY İLMİ                        İSRA SURESİ AYET 4

“ Mutlak bir Yükselişle Yükseleceksiniz,”der,

 

     UZAY İLMİ                        NAHL SURESİ AYET 16

“ İşaretleri aldığınızda, Yıldızlara gidecek yolları bulacaksınız,”der,

 

     UZAY İLMİ                        MÜMİNUN SURESİ AYET 17

“ Andolsunki, Sizin Üzerinize Yedi Yol Yarattım, Yaratılmaktan, Nasıl Habersiz olursunuz,” der,

 

     UZAY İLMİ                        SAAD SURESİ AYET 10

“ Gökleri ve Yeri ve Her İkisi arasında bulunanları Yaratan Malikül Mülk olan Allah Zül Celaldir,

Yerin ve Göğün bucaklarından geçebilmek yükselebilmek Sizin için Ancak Sebebler, Vasıtalar iledir,” der,

 

     UZAY İLMİ                        YASİN SURESİ AYET 41 ve 42

“ Onlar biçin Bir delilde, Bizim Onların Neslini, Bir Gemiye ( Taşıyıcı araca ) doldurup taşımamızdır,”   

“ Yine Kendileri için Gelecekte de, öncekileri taşıdığımız Gemi gibi, Binecek şeyler ( Araçlar,) Yaratmamızdır,” der 

 

     UZAY İLMİ                        NAHL SURESİ AYET 8

“ Atları, Katırları ve Merkebleri, Sizin için binek hayvanı olarak yaratan Allah Zül Celaldir,

Bilmediğiniz daha nice Vasıtalarınızı Yaratacak olan ve Size

Sizin Gayret etmenizle İlim olarak verecek olan Allah Zül Celaldir,” der,

 

     UZAY İLMİ                        RAHMAN SURESİ AYET 33

“ Ey Cin ve İnsan Toplulukları, Göklerin ve Yerin, Bucaklarından geçip gitmeye gücünüz yetttiğinde,

Geçip Gideceksiniz, Göklerin ve Yerin Çevresinden, Bucaklarından, ( Işık Hızını aşarak ) geçeceksiniz,

Göklerin ve Yerin Bucaklarından, Ancak, Allahın Kudreti ve İlmi sayesinde olan Büyük bir Güçle

( Işık Hızını aşarak ) geçeceksiniz, “ der

 

     UZAY İLMİ                        ZÜMER SURESİ AYET 63

“ Yerlerin ve Göklerin Kilitleri, Anahtarları Onun, Allah Zül Celalin Kudretindedir,” der,

 

     UZAY İLMİ                        İNSAN SURESİ AYET 30

“ Allah Zül Celal Dilemedikce, Siz Dileyemezsiniz,” der,

 

     UZAY İLMİ                        YUSUF SURESİ AYET 105 

“ Göklerde ve Yerde Nice Ayetler vardırki, Onların yanından geçersiniz, Onlara Bakarsınızda,

yüzünüzü ondan çevirip gidersiniz, O Ayetlerimizin Birer İlim ve Bilim olduğunu

düşünüp anlamaya çalışmazsınız, “ der,

 

     UZAY İLMİ                        ALİ İMRAN SURESİ AYET 191

“ Onlar ki, Allahın Varlığına ve Birliğine İman edenler, Mümin Müslümanlar, Ayaktayken, Otururken, Dinlenirken,

Her durumda, Allahı Düşünsünler, Göklerin ve Yerlerin Yaratılışı üzerinde düşünsünler, “ der,

 

     UZAY İLMİ                        FATIR SURESİ AYET 16

“ Allah Zül Celal, Dilerse, isterse, sizi giderir, yepyeni bir yaratık getirecektir,” der,

 

     UZAY İLMİ                        ENAM SURESİ AYET 35

“ Allah Zül Celal, Yeri delmeğe ve Göğe Merdiven dayamaya gücünüz yettiğinde

diğer Ayetlerimide göreceksiniz, Lakin Yinede Yüz Çevirmeye devam edecekler vardır,” der,

 

 

     UZAY İLMİ                        ENBİYA SURESİ AYET 107

“ Ey Muhammed, Seni, ancak Uyarıcı ve Müjdeleyici, Alemlere Rahmet olarak gönderdik “ der.

 

     UZAY İLMİ                        İSRA SURESİ AYET 2, 4 ve 1

“ Kendisine Ayetlerimizden göstermek için,”  Mutlak bir Yükselişle, Yükselttiğimiz,”

“ Kulu ve Rasulu Muhammed Aleyhisselamı, Gecenin Bir Anında, Mescidi Haremden, Kağbeden,

Mescidi Aksaya götüren, Allah Zül Celaldir,” der,

 

     UZAY İLMİ                        BUHARİ HADİS No 1551

  Sahabeden Enes İbni Malik (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Miraca çıkarılışımda, Bana Bir Burak adında Binecek getirildi,

Burak ın Sürati, Gözün bir anda görebildiği mesafe kadardı, Ben Buraka bindirildim,

Sonra Semanın Aali Makamlara çıkılacak Merdivenler, Yollar, Gök Kapıları açıldı,

Cebrail Aleyhisselamda benimle beraberdi, “ dedi der,

 

     UZAY İLMİ                        MÜSLİM HADİS No 162 ve 163

  Sahabeden Enes Bin Malik (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

Miraca çıkış Mucizesini, Şöyle anlatı,

“ Bana,  Burak isminde bir Vasıta, bir Binecek getirildi, Bu Vasıtanın Bineğin, Bir Adımı, Bir anda aldığı Mesafe,

İnsan Gözünün bir anda görebileceği En Son Mesafe kadardı, Ben bu Bineğe bindim,

Birinci Kat Semaya, İkinci Kat Semaya, Üçüncü Kat Semaya, Dördüncü Kat Semaya, Beşinci Kat Semaya,

Altıncı Kat Semaya, Yedinci Kat Semaya, Bedenimle ve Ruhumla Miraca, Allah Azze ce Celenlin Huzuruna,

Miraca çıktım, Cebrail Aleyhisselam Bana, Yedi Cenneti ve Yedi Cehennemi gezdirdi,

Allahın Huzuruna, Bedenimle ve Ruhumla Miraça çıkışım, Allah Azze ve Celle ile Selamlaşmam ve Sohbet

etmem, Beş Vakit Namaz Görevini almak, Yedi Kat Semaya Çıkış, Yedi Cennet ve Yedi Cehennemi gezmem ve

Miraçtan Dönüşüm, Sadece ve Sadece bir Gecede, İsra Gecesi olan Miraç gecesinde Oldu, “ dedi der,

 

     UZAY İLMİ                        MEARİC SURESİ AYET 4

“ Cebrail ve Diğer Melekler, Miktarı 50 Bin Yıl olan bir Gün içinde Allah Zül Celalin Arşına çıkarlar,”der,

 

     UZAY İLMİ                        METEALİBUL ALİYE HADİS No 3443

  Sahabeden Ebu Zer (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Dünya Seması ile Yeryüzü arası, yaya olarak 500 yıllık mesafedir,

Her Semanın kalınlığı, yaya olarak 500 yıllık mesafe kadardır,

Yedinci Semaya kadar her Sema ile bir sonrakinin arası, 500 yıllık mesafe kadardır,

Yerler de böyledir, Yedinci Sema ile Arş'ın arası ise hepsinin toplamı kadardır,” dedi der,

 

     UZAY İLMİ                        TİRMİZİ HADİS No 2332

  Sahabeden Enes Bin Malik (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Yaşadığınız Zamanınız Bereketsizleşip, Bir Senelik Zamanınız, Bir Ay Zaman gibi daraldığında,

Bir Aylık Zamanınız, Bir Hafta Zaman gibi daraldığında,

Bir Haftalık Zamanınız, Bir Günlük Zaman gibi daraldığında,

Bir Günlük Zamanınız, Bir Saatlik Zaman gibi daraldığında,

Bir Saatlik Zamanınız, Bir Saman alevi yanması zamanı kadar daraldığında, Kıyametiniz kopmuş demektir,”dedi der

 

     Allah Rasulunun Bu Sözünü Zamanımız Kuantum Fiziği ile tercüme edersek,

“ Bir Saman Alevinin yanıp sönmesi kadar bir zamanda, Bir Saatlik Yol kat etmeden,   

Bir Saatlik Zamanda, Bir Günlük Yol kat etmeden,

Bir Günlük Zamanda, Bir Haftalık Yol kat etmeden,

Bir Haftalık Zamanda, Bir Aylık Yol kat etmeden,

Bir Aylık Zamanda, Bir Senelik Yol kat etmeden, Kıyamet Kopmayacaktır,” dedi der, 

 

 

     UZAY İLMİ                        NEML SURESİ AYET 38 ve 40

“ Hz Süleyman, Ey Ulular, Hanginiz bana Melikenin Tahtını getirebilir, diye sordu,

Kitaptan İlmi olan Biri, Ben Onu Sana, Gözünü açıp kapamadan önce getiririm, dedikten sonra,

Süleyman, Aynı anda Melikenin Tahtını Yanına gelmiş olarak gördü, ve Bu Rabbimin Lutfundandır dedi,” der,

 

     UZAY İLMİ                        FUSSILET SURESİ AYET 53

“ Ufuklarda, Görebildiğiniz Son Noktalarda, Kendi Nefislerinizde, Ayetlerimizi gösterdik,

Kuranı Kerim Ayetlerinin, gerçek olduğunu, ( Dogma diye adlandırdıkları asılsız bir şey olmadığını ) bilsinler “ der,

 

     UZAY İLMİ                        DUHAN SURESİ AYET 38 ve 39

“ Ben Yeri ve Göğü, Yer ve Gök arasında bulunanları, Kendime bir Eğlence için yaratmadım,

“ Biz Onları Hak olan bir şeyden başkaca yaratmadık, Lakin, İnkarcılar, Kafirler bunu anlamak istemezler,” der,

 

     UZAY İLMİ                        NEML SURESİ AYET 84

“ Benim Ayetlerimi, İlmen Kavrayamadığınız için Yalanlıyorsunuz ?, diye soruyor, 

 

 

     Yukarıdaki Ayet ve Hadislerin verdiği Adreslerde, Dünya Aleminden başka Alemlerin olduğu,

İnsan Irkından Başka Yaratılanların olduğu, Allah Zül Celalin Yaratması ile,

İnsanın Bilimi ve Teknolojiyi geliştirmesi ile yapılabilecek bir vasıta, Gemi ile Işık Hızını geçebileceği,

Yüzbinlerce Işık yılı ile ölçülebilen Uzaklıklara Gezegenlere gidebileceği bildirilmektedir,

 

      Fizik, Kimya, Biyoloji ve Matematik Bilimi henüz bu Sürati yakalayabilecek bilgiye henüz ulaşamamıştır,

Allah Zül Celalin İzni ile, Çağların gelişmesine göre,

Bu Adreslerin iyi bir şekilde anlaşılmasına göre ulaşabilecektir,

 

     MODERN BİLİM, 2017 yılında KUANTUM FİZİĞİ Uzay Bilimi Adamları bir Teori ile,

Müminun Suresi Ayet 17 deki “ Sizin Üzerinize Yedi Yol Yarattım” ifadesine,

     Allah Rasulunun, Miraçta, Birinci kat Semayı, İkinci kat Semayı, Üçüncü kat Semayı, Dördüncü Semayı,

Beşinci kat Semayı, Altıncı kat Semayı, Yedinci kat Semayı, geçtim Arşı Alaya yükseldim, İfadesine,  

Modern Bilim bugün, Uzydaki Paralel Evrenler diyor, Paralel Evrenlere geçiş yolları,

Uzaydaki Kara delikler, Beyaz delikler, Solucan delikleridir,”diyor,

     Allah Rasulunun, “ Bir Günlük Zamanda, Bir Senelik Yol kat etmeden” ifadesine,

Uzayda Işık hızıyla geçen Bir Günlük Zaman ile, Dünyada Bir Yıl geçmiş olacak diyor, 

Işık Hızına ulaşınca, İnsan Zamanda yolculuk yapmaya başlamış olacak diyor,

     Işık Hızına ulaşmak, Zamanda yolculuk yapabilmek demek,

Henüz yaşamadığınız ileriki zamanlara gidebilmek değildir,

Yaşanmış zamanınızın geçmişine gidebilmek değildir,

Işık Hızına ulaşıldığında, O Hızla normal hızdan daha ilerilere gidebilmek demektir, 

     Işık hızından daha süratli olan bir hızla çok kısa bir sürede diğer galaksilere gidilebileceğini söylemekteler,

Lakin bunu Allah Zül Celalden başkası Taktir edemez, yapamaz, Allah Zül Celal Taktir ettiğinde olacaktır, 

 

 

    HAVA BASINCI İLMİ         ENAM SURESİ AYET 125

“ Her Kim Hidayete gelmek İman etmek isterse, Allah, onun kalbini İslâm'a açar,

Her Kimde Hidayete gelmek istemez Sapıklıkta Sapıtmışlıkta kalmak isterse,

“ Onun Göğsünü, Sanki Göğe yükseliyormuş gibi daraltır, Sıkar,”

İşte böylece İman etmeyenlerin üzerine Murdarlık Çöker,

 

 

    SONAR TARAMA İLİMİ                NEML SURESİ AYET 63

“ Size Karanın ve Denizin Karanlıklarında, Gözle Görünmeyenleri içinde, yol bulduran,

aradığınızı bulduran Allah Zül Celaldir,”der,

 

 

     JEOLOJİ İLİMİ                 RAAD SURESİ AYET 3

“ Arzı, Yeri düzenleyen Allah Zül Celaldir, Yerin üzerinde, Dağlar, Nehirler var eden,

her türlü Mahsûlden çift çift yetiştiren, Gündüzü, geceyle bürüyen,

Muhakkak ki bunda düşünen bir kavim için âyetler vardır,” der

 

     JEOLOJİ İLİMİ                  RAMUZ EL HADİS HADİS No C 3 S 248 H 11

  Sahabeden İbni Amr (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Denizin altında ateş, onun altında deniz ve denizin altında da yine ateş vardır,”dedi der,
 

     JEOLOJİ İLİMİ                 ZARİYAT SURESİ AYET 48

“ Yeryüzünü Döşeyen Biziz, Bakın Ne Güzel Döşeyicileriz,” der,

 

     JEOLOJİ İLİMİ                 HADİD SURESİ AYET 25

“ içinde Şiddetli bir Sertlik bulunan, Kuvvet bulunan,

İnsanların Kullanımı için Çok Büyük Faydalar bulunan Demiri de, Dünyaya indiren Biziz,” der, 

 

     JEOLOJİ İLİMİ                 NAHL SURESİ AYET 26

“ Kendilerinden öncekiler de düzen kurmuşlardı, Binalarını temellerinden çökerten de Üstlerindeki tavanları

başlarına yıkan da Allah Zül Celaldir, Bu azâb, onlara hissedemeyecekleri taraftan gelmiştir,”der,

 

     JEOLOJİ İLİMİ                 FECR SURESİ AYET 21

“ Yer Yüzünü, parça parçaya ayırıp dağıttık,”der

 

     JEOLOJİ İLİMİ                 RAAD SURESİ AYET 4

“ Yeryüzünde Birbirine Komşu olan Kıtalar, Toprak Parçaları var ettik,” der

 

     JEOLOJİ İLİMİ                 ZUHRUF SURESİ AYET 10

“ O Allah Zül Celalki, Yeryüzünü Bir Beşik gibi kılmıştır,” der,

 

     JEOLOJİ İLİMİ                 NEBE SURESİ AYET 6

“ Biz Size, Yeryüzünü yaşayabileceğiniz Bir Beşik, bir Yer yaptık,” der,

 

     JEOLOJİ İLİMİ                 El HAKİM MÜSTEDREK HADİS No C 4 / 636

  Sahabeden Ebu Hureyre (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Dünya, Öküzün Boynuzları Üzerindedir, Öküz Boynuzunu salladığında Deprem olur,” dedi der,

 

     JEOLOJİ İLİMİ                 NEBE SURESİ AYET 7

” Sarsılmanız az olsun diye Dağları da Birer Kazık Kıldık,” der,

 

     JEOLOJİ İLİMİ                 ENBİYA SURESİ AYET 31

“ Sarsılmanız az olsun diye Yeryüzüne Sabit dağlar yerleştirdik,”der,

 

    JEOLOJİ İLİMİ                  FUSSILET SURESİ AYET 10

“ Sarsılmanız az olsun dye Yeryüzüne Sabit dağlar yaratıp yerleştiren Allah Zül Celaldir,”der,

 

     JEOLOJİ İLİMİ                 NAHL SURESİ AYET 15

“ Yeryüzündeki Sarsılmayı, Kendi düzeninde tutmak için diye Sabit dağlar Yaratıp Oturtan Allah Zül Celaldir,”der

 

     JEOLOJİ İLİMİ                 LOKMAN SURESİ AYET 10

“ Gökleri, gördüğünüz gibi direksiz olarak yaratan, Sizi Fazla Sarsmasın diye Arza, Yere ağır baskılıklar koyan, Orada, Arzda, Yeryüzünde, her türlü canlıyı Sizin için yayan,

Sizin için Gökten su indirip orada her sınıf güzel bitkiler Yetiştirten, Allah Zül Celaldir,” der,

 

     JEOLOJİ İLİMİ                 MÜRSELAT SURESİ AYET 27

“ Yeryüzüne Yüksek Yüksek Dağları oturtan Allah Zül Celaldir,” der, 

 

     JEOLOJİ İLİMİ                 KAAF SURESİ AYET 7

“ Bakmazlarmı, Yerin Üzerine Sabit Dağları Nasıl oturtmuşuz, Nasılda Uzatmaktayız,” der,

 

     JEOLOJİ İLİMİ                 GAŞİYE SURESİ AYET 19 ve 20

“ Dağlar Nasıl Dikilmiş Bakmazmısınız,? Yer, Nasıl Yayılmış Bakmazmısınız ? “ der

 

     JEOLOJİ İLİMİ                 NEML SURESİ AYET 88

“ Sen Dağlara bakarsında, Dağları yerinde durur görür ve sanırsın,

Oysa onlar, Bulutların yürümesi gibi, Bulut geçer gibi yürümektedir,” der,

 

     JEOLOJİ İLİMİ                 ZÜMER SURESİ AYET 63

“ Yerlerin ve Göklerin Kilitleri, Anahtarları Onundur, Allah Zül Celalin Kudretindedir,” der,

 

     JEOLOJİ İLİMİ                 İBRAHİM SURESİ AYET 6

“ Gerçekten onlar kendilerince dağları bile oynatacak güçte Düzenlerini kurmuşlardı,

Halbuki onların bu düzenleri, hep Allah Zül Celalin Kudretindedir,”der,

 

     JEOLOJİ İLİMİ                 İNSAN SURESİ AYET 30

“ Allah Zül Celal Dilemedikce, Siz Dileyemezsiniz,” der,

 

     Dünya, Yerin Jeolojik Katmanları 20. yüzyılda keşfedilmiştir,

Yer Kürenin Çapı 12742 Km olduğu halde, Yer Kabuğunun Kalınlığı 35 / 40 kilometre kalınlığındadır,

Yer Kabuğundan sonra Eriğik Kayalardan oluşan Magma tabakası vardır,  

Yer Kabuğunun kalınlığını ve vasfını anlayabilmeye çalışırsak, Yer Küre bir Yumurta gibi,

Yer Kabuğu Bir Yumurtanın Kabuğu gibidir, Yumurtanın, Kabuğuna oranı gibi orantılıdır,

Yumurtanın Beyazı Magma tabakası, Yumurtanın Sarısıda İç Çekirdek misalidir,

     Dünyanın yaratılış oluşumunda Dünyaya Gök Taşlarının düşmesi ile Gök Taşları büyüklüğüne göre,

Yer Kabuğunu Kıta Plaklarına ayırmış, Yer Yerde Fay Kırıklarına ayırmıştır,

Yer Kabuğu altındaki Magma, Yer Yer, Kıta Plaklarını, Fay Kırıklarını Birbirinin altına geçirip hareket ettirdiğinde,

depem oluşmaktadır, Deprem haberlerini dinlediğinizde,

Deprem Yerin şu kadar altında oldu haberini dinlemiyormusunuz, ?

 

     Allah Zül Celalin Ayetlerinde, “ Sen Dağlara baktığında, Onları yerinde durur görür ve sanırsın,

Oysa onlar, Bulutların yürümesi gibi yürümektedir,” dediği mecaz ifadeler,

     Allah Rasulunun “ Denizin altında ateş, onun altında deniz ve denizin altında da yine ateş vardır,”

     “ Dünya, Öküzün Boynuzları Üzerindedir,”  Öküz Boynuzunu salladığında Deprem olur,” dediği mecaz, İfadeler,

 

Yani O Mecazlarda, Dünya yüzeyinin, Kıta Plakalarından ve Fay Kırıklarından Oluştuğu, İki Kıta Plakasının,

veya Fay Kırıklarının çarpışması ve birinin diğerinin altına girmesi ile diğer plakayı yükseltmesi ile,

Plaka kaymasıyla, Fay Kırığı kaymasıyla oluşan sarsıntının Depremlerin meydana gelmesi,

Kıta Plaklarının ve Fay Kırıklarının, Öküzün Boynuzlarının Karşılıklı Birbirine sürtünmesi gibi değilmidir, ?

Bir Plakanın alta girerek, Diğer Plakayı yükseltmesi ilede Dağların oluşması,

Kıta Plaklarının kayması neticesi, Dağların Yürümesi değilmidir, ?

İşte bunlar Jeoloji İlminin Bugün yeni geldiği Noktadır,

            Şimdi, Allah Rasulunun Bu Sözüne Saçmalamış diyenlerin, Jeoloji İlminden Habersizlikleri ile

Kendilerinin Ne Kadar Ahmak oluğunu anlayabildinizmi ?     

            Dünya Öküzün Boynuzları üzerindedir Mecazına göre, Dünyanın altındaki Öküzü göremezsiniz,

Lakin, Dünya üzerinde Yürüyen Öküz Zekalı, İki Ayaklı Öküzlerimide Görmüyorsunuz, ? 

 

 

     JEOLOJİ İLİMİ                 RAAD SURESİ AYET 17

“ Gökten Yağmurlarla Kuvvetli Su İndiren, Bu Suları Kendi Miktarınca Dereler, Nehirler,

Seller yapıp Akıtan, Selleri Köpük Köpük çağlaştıran, Selin Üstüne çıkanıda alıp götüren,

Yer yüzünü aşındırıp Vadiler, Kanyonlar açan Allah Zül Celaldir,”der,

 

     JEOLOJİ İLİMİ                 RUUM SURESİ AYET 3

“ Size yakın, Dünyanın En Alçak yerini ( açanda siz değilsiniz )” der,

 

 

     JEOLOJİ İLİMİ                 NEML SURESİ AYET 63

 “ Denizin ve Karanın karanlıklarında size yol bulduran Allah Zül Celaldir,”der,

 

     JEOLOJİ İLİMİ                 YUNUS SURESİ AYET 22

“ Sizi ( Arza, Dünyaya Yerçekimi ile bağlayan, Savrulmadan,) Karada ve Denizde yürüten Allah Zül Celaldir, der

 

    JEOLOJİ İLİMİ                  ENAM SURESİ AYET 35

“ Allah Zül Celal, Yeri delmeğe ve Göğe Merdiven dayamaya gücünüz yettiğinde

diğer Ayetlerimide göreceksiniz, Lakin Yinede Yüz Çevirmeye devam edecekler vardır,” der,

 

     JEOLOJİ İLİMİ                 FATIR SURESİ AYET 27

“ Sizin için, Dağların aralarında, Beyazlı, Kırmızılı, Kapkara renkte Topraklar var ettik,

Dağların aralarından, Beyazlı, Kırmızılı, Siyahlı ve türlü Renkte yollar var ettik,” der,

 

     JEOLOJİ İLİMİ                 ZUHRUF SURESİ AYET 10

“ Yeryüzünde kolayca gidip gelesiniz diye sizin için yollar açtık,” der,  

 

     JEOLOJİ İLİMİ                 EMBİYA SURESİ AYET 31

“ Rahat Rahat Gidip gelebilmeniz için Dağların aralarında Sizin için Geniş yollar Var ettik, “ der,

 

     JEOLOJİ İLİMİ                 NUH SURESİ AYET 19 ve 20

“ Yerleri Sizin için Bir Sergi yeri yapan Allah Zül Celaldir,

Yerde Geniş Geniş açılan ve Açtığınız Yollardan gidip gelesiniz, “ der,

 

     JEOLOJİ İLİMİ                 NAHL SURESİ AYET 15

“ Yeryüzündeki Sarsılmayı, Kendi düzeninde tutmak için diye Sabit dağlar Yaratan,

Dağların arasında Dereler, Nehirler ve Yollar Yaratan,ki onunla, yolunuzu doğru bulasınız,”der

 

     JEOLOJİ İLİMİ                 SEBE SURESİ AYET 18 ve 15

“ Yollarınızı Muntazam gelişli ve gidişli olarak düzenleyin,

Buralardan Memleketler arasında, Bereketli kıldığımız Emirlerimizle

Gecelerden, Gündüzlerden Emniyet içinde gelip gidesiniz, Yürüyesiniz,

Sırt Sırta Şehirler meydana getiresiniz,

Sırt Sırta Meydana getirdiğimiz Şehirler, Memleketler arasında,

Gidiş Geliş Yollarınızı Muntazaman düzenleyinizki, Buralardan Gecelerce, Gündüzlerce

Emniyet içinde gezip yürüyesiniz, bizde Size Bereketli kılalım dedik, “ der,

“ Sağ tarafından, Sol Tarafından Bahceli Güzel Beldeler İnşa edesiniz,

Rabbinizin Rızık olarak yetişdirdiklerinden yiyip içesiniz,

Rabbinize Şükredesiniz ve İbadet edesiniz diye Emrettik,”der,  

 

     JEOLOJİ İLİMİ                 TİRMİZİ HADİS No 2480

  Sahabeden Ebu Hamza (ra) ve İbrahim Nehai (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Bina ve Yol inşaatı yapmak, Tamamen sorumluluk yüklenen bir iştir, “ dedi der,

 

     JEOLOJİ İLİMİ                 TİRMİZİ HADİS No 1355 ve 1356

  Sahabeden Ebu Hureyre (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Bahçe ve Tarlalar arasında yeni yollar açmanız gerektiğinde, Yolun genişliğini Yedi Zira olarak yapınız,

Yolu geniş tutunuz, Yol açma ve Yol Genişliği hakkında ihtilâf ettiğiniz zaman,

Yoldan Rahatca gelip geçilmesi için Yolları Geniş yapınız, Yolun Genişliğini, Yedi Zira daha, geniş ediniz,

  ( Olaki geçici olarak Yolu kazmak, Yola çukur açmak zorunda kalırsanız,

Sonra O Yolu en düzgün şekilde kapatmak,) Yoldan geçenlere, Eziyet veren şeyleri yol üstünden kaldırmak,

gidermek, Yoldaki Çukurları doldurup, Engebeleri, Engelleri düzeltmek, İmanınızın Temel şartındandır,“dedi der,

 

     JEOLOJİ İLİMİ                 MÜSLİM HADİS No 58

  Sahabeden Ebu Hureyre (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Selleme,

“ Allah Zül Celale, İslam Dinine, İslam Dininin Olmazsa olmaz Şartlarına İman etmek, Yetmiş Küsür Şubedir,

Bunların En Başı ve Olmazsa olmazı, “ La İlahe İllallah, Muhammeder Rasulallah “ Kelimeyi Tayyibedir,

En Sonuncusu, En az değer kesbedeni ise, Yoldan gelip geçen İnsanlara Eziyet verecek,

Zarar verecek, Engel olacak şeyleri yoldan kaldırmak ve Yolu Düzeltmektir, “ dedi der,

 

     JEOLOJİ İLİMİ                 MÜSLİM HADİS No 1978

  Allah Rasulunun Amcasının oğlu ve Ehli Beyti, Damadı ve İlk Müslümanlardan, Hz. Ali (ra) anlatıyor,

Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem, “ Yerin, Yolun İşaret Alâmetlerini Çalanlara, Tahrip edenlere veya

kasten yerini değiştirenlere, Gelinip geçilen yolu bozanlara, Allah lanet etti, “ dedi der,

 

     JEOLOJİ İLİMİ                 TABARANİ HADİS No 557

  Sahabeden Ebu Hureyre ( ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Kim Müslümanların gelip geçtiği yol üzerine abdest bozarsa, Yolu bozarsa,

Allahın, Meleklerin ve Bütün İnsanların Laneti, O İnsanın Üzerine olsun, “ dedi der,

 

     JEOLOJİ İLİMİ                 CAMİUSSAGIR HADİS No 1575

  Sahabeden Ebu Saad El Hudn (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ İnsanların gelip geçtiği yollarda oturarak, Yolu tıkamaktan, Yolu kapatmaktan, Yolu bozmaktan,

Yolu tahrip etmekten sakınınız, Şayet Yol üzerinde oturmak durumunda kaldığınızda,

O zamanda Yolun Hakkınıda veriniz, Yolun Hakkı Şunlardır, Yoldan gelip geçenlerin Selamını almak,

Muhabbetle karşılık vermek, İnsanlara İyiliği gösterip ve yapmak, Kötülükleri önlemek, Harama bakmamak,

Yolda oturmakla, İnsanlara Sıkıntı vermemektir,” dedi der,

 

     JEOLOJİ İLİMİ                 CAMİUSSAGIR HADİS No 367

  Sahabeden Ebu Hureyre (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Bineğinizle bir yolculuğa çıktığınızda, konaklayarak Bineklerinizi ve kendinizi dinlendirip koruyun,

Bineklerinize, Kendinize ve Yoldakilere karşı Şeytanlar olmayın, “ dedi der,

 

     Bugün Toplumumuzda, Eğitim Sistemimizde Yolda nasıl gidilip gelinir öğretilmesi olmazsa olmaz şart iken,

bu öğretim verilmiyor, bu öğretimin yerine Okulların önüne Araçların geliş ve geçişini zorlaştıran Tümsek

yapılıyor, Kedi, Köpek dahi kakasını yaparken kazdığı yeri geri aynı şekilde kapatırken, düzeltirken, 

Biri Yolu kazdığında olduğu gibi bırakıyor, hiç aldırış dahi etmiyor,

Lakin O yerden kendisi geçerken O yolun Çukurlarından kendiside zarar görüyor ve şikayet ediyor,

Yollar bozuk ve çukur halde tutuluyor, yolda bir kazı yapıldığı zaman tekrar düzeltilmiyor,

Sanki, Yolları dahada bozmak ve daraltmak için çalışılıyor, Bütün Yollarımız, Ölüm Çukurları ve Tümsekleri ile

dolu Bugün Şimdi Gelip Geçtiğiniz yollarınıza bakın ve Ne kadar İmanızın ne kadar kaldığını görün ! ! !

 

      Tahtani Cami İmam Hatibi Muallim Müderris Hoca, Haci Hafız Abdullah Dedemden bir Anekdot (1869-1949 )

      Hafız dedem Yolda yürürken, Yolun ortasında durup, yolu kapattığını dahi düşünmeden

Sohbet eden İki Kişiyi gördüğünde, “ İki Kişi bir olup Yolun ortasında durup sohbet ederek Yolu kapatmayın,

Yoldan geçecek olana engel olmayın,

Zira Yolun Hakkı, farkında olmadan dahi Yolu Kapatmak değil, Yolu Açık tutmaktır,” diye ikaz etmiş,  

 

     Yol Kenarına, Yolu kapatacak şekilde park etmiş Arabanın yanından

ya geçemediği yada zorlukla geçtiği için O Arabanın sahibine Sinirlenir, hatta Küfrederde,

Kendisi Yol kenarına park ederken yolu kapattığını, oradan geçenlerinde kendisine küfredeceğini hiç düşünmez, 

Deve Kuşu gibi Kafasını sokar, Kıçından haberi olmaz,

     Düşünüp Hareket etmeyi hep Karşıdan bekler, başkasından bekler, aynı şeyi kendisi düşünmez,

O düşüncesizin yaptığının aynısını yapar, Lakin, Başkasının düşüncesiyle değil,

Kendi düşüncenle öğrenir ve anlarsın, Adam olursun, kazanırsın, kurtulursun,

 

 

     BAĞIL NEM ORANI                                HAÇ SURESİ AYET 5

“ Yeryüzünü Görürsünki Kupkurudur,” der,

 

     BAĞIL NEM ORANI                                FUSSILET SURESİ AYET 39

“ Senin Gökyüzünü ( Beyaz Bulutları)  ve Yeryüzünü, ( Dağları ) Kupkuru görmende, Allahın Ayetlerindendir “ der,

 

     BAĞIL NEM ORANI                                KAMER SURESİ AYET 11 ve 12

“ Biz de Üzerlerine sular boşaltan gök kapılarını açmıştık,”
” Yeryüzünde kaynaklar fışkırttık, Su bizce Takdir edilen bir Ölçüye göre birleşiverdi,” der

 

     BAĞIL NEM ORANI                                HUD SURESİ AYET 44

“ Gökteki Bulutlara, Ey Gök, Suyunu TUT, diye emredidi,

Yerdeki Mahzenlere, Su Havzalarına, Ey Yer Suyunu YUT, diye emredildi, “ der,

 

     BAĞIL NEM ORANI                                ZUHRUF SURESİ AYET 11

“ Gökten, Mutlak bir Ölçüye göre Yağmuru, Suyu, İndiren Allah Zül Celaldir, “ der,

 

     BAĞIL NEM ORANI                                MÜMİNUN SURESİ AYET 18

“ Göğe belli bir Ölçüde Suyu çıkaran ve Gökte Tutan Biziz, Gökten Belli ölçüde Suyu Yağmuru indiren Biziz,

Suyu Belli Ölçüde Yerde Tutan Biziz, Suyu çıkarmaya İndirmeye ve Tutmaya Kadir olduğumuz gibi

O Suyu Gidermeyede Kadiriz, “ der,

 

 

     YAĞMUR YAĞMASI                               BAKARA SURESİ AYET 164

“ Göklerin ve Yerlerin Yaratılışında, Size Yarayışlı olan Şeylerle,

Geceden sonra Gündüzün, Gündüzden sonra Gecenin birbiri ardınca gelişinde,

Gök ile Yer arasına ve Emrimize her an hazır vaziyette koyduğumuz Bulutları, Rüzgarlarla değiştirmemizde,

Gökten Yağmur indirip o Yağmurlarla Yeri Ölümünden sonra tekrar diriltmesinde,

Akıllı olan, Akılları ile doğru şekilde düşünen İnsanlar için Ayetlerimiz vardır, “ der,   

 

     YAĞMUR YAĞMASI                               BAKARA SURESİ AYET 57

“ Bulutları Üzerinize Gölgelik yapan biziz,”der,

 

     YAĞMUR YAĞMASI                               FATIR SURESİ AYET 9

 “ Bulutları kaldıran, Rüzgarları gönderip, Bulutları Rüzgarların önüne katan, Bulutları Farklı farklı yerlere,

Memleketlere, Ülkelere gönderen, Rüzgarlarla Bulutları Sıkıştırıp harekete geçiren, ( Yağmur için aşılayan )

Bulutlardaki Yağmuru yağdıran ve Ölmüş gibi gördüğünüz yerleri Dirilten,

yahut Helak eden Allah Zül Celaldir “der,

 

     YAĞMUR YAĞMASI                               ŞUURA SURESİ AYET 33

“ Dilediği Anda Rüzgarları harekete geçirende, Durduranda Siz değilsiniz, Allah Zül Celaldir,

Bunda Hiç Şüphesiz, İnsanlar için İbretler vardır, “ der,

 

     YAĞMUR YAĞMASI                               ARAF SURESİ AYET 57

“ Rahmetinin önünde, Rüzgarları Müjdeci olarak gönderen, O Rüzgarların Önüne Yağmur yüklü Ağır Bulutları

Susuzluktan kuruyup ölecek olan Memleketlerin üzerlerine gönderip, Yağmurla Bereketli Su indirip,

O Bereketle, her türlü Mahsülü yetiştittiren Allah Zül Celaldir,

İşte, Ölüp, Toprak olup Çürüdüğünüzdede Sizleri böylece tekrar diriltip çıkaracağız,

Taki, iyice düşünüp anlayasınız, İbret alasınız,” der,  

 

     YAĞMUR YAĞMASI                               HİCİR SURESİ AYET 22

“ Rüzgarları Aşılayıcı olarak gönderen Allahtır, Gökten Suyu İndiren Allahtır, Böylece Sizi Suladık,” der,

 

     YAĞMUR YAĞMASI                               NUR SURESİ AYET 43

“ Görmezmisinki, Allâh Zül Celal Rüzgara emrettiği Zaman, O Rüzgar Bulutları Dilediği yere sürüklüyor,

Bulutları bir araya getirip Üst Üste yığıyor, Bulutları birbirinin içine geçiriyor, Sıkıştırıyor,

Sonra O Bulutlardan Şimşek çıkarıyorki, Parıltısı Gözlerinizi alıyor,

Sonra Bulutların arasından Yağmur çıkarıyor,” der

 

     YAĞMUR YAĞMASI                               RAMUZ EL HADİS HADİS No C4 S387 H1

  Sahabeden Muttalib İbni Hantab (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem, “ Hangi Gün veya

Gecede olursa olsun, Allah Zül Celal, Yağmuru Kendi istediği, dilediği yere sarfeder yağdırır,” dedi der,

 

     YAĞMUR YAĞMASI                               RUUM SURESİ AYET 48

“ Allah Zül Celal dirki, Rüzgârları gönderip, Bulutları yürütür, Onları dilediği gibi gökte Yayar kısım kısım yığar,

Nihayet sen de aralarından yağmurun çıktığını görürsün,

Allah'ın kullarından dilediğine verdiği yağmurla onlar hemen sevinmezlermi ? ” der

 

     YAĞMUR YAĞMASI                               BAKARA SURESİ AYET 265

“ Allah Zül Celalki, Rahmetini ve Bereketini, Bazı Bahcelerin üzerine,

Kuvvetli bir Sağanak Yağmur düşürerek te Verendir,

Bazı Bahcelerin üzerine, Çisenti şeklinde olan az bir yağmurla Rahmet ve Bereket verendir,” der,

 

     YAĞMUR YAĞMASI                               ARAF SURESİ AYET 57

“ Rahmetinin, Yağmur Yüklü Bulutların önünde, Müjdeci olarak Rüzgarları gönderen Allah Zül Celaldir,

Rahmet Yağmurlarını, Susuzluktan Kurumuş Ölü Memleketlere, Rüzgarlarla gönderir, Ölü Memleketlere

Yağmur Yağdırır, Yağan Rahmet Yağmurları ile,

O Memleketlerde Sizin Rızkınız için Her Türlü Ürünü yetiştiren biziz,” der,

 

 

     YAĞMUR YAĞMASI                               CİN SURESİ AYET 14

“ Sıkıştırdığımız Bulutlardan, Şarıl Şarıl Yağmuru, Suyu indiren Allahtır, “ der,

 

     YAĞMUR YAĞMASI                               NEBE SURESİ AYET 14

“ Yoğunlaşmış Bulutlardan, Şarıl Şarıl Su İndiren Allah Zül Celaldir,”der,

 

     YAĞMUR YAĞMASI                               FURKAN SURESİ AYET 48

“ Suyu Temizleyerek Göğe çıkaran, Sonrada Gökten, Tertemiz Su indiren biziz,” der,

 

     YAĞMUR YAĞMASI                               FURKAN SURESİ AYET 48

“ Size, Gökten Tertemiz ( Mikropsuz, Arındırılmış ) Bir Su indiren Allah Zül Celaldir, “ der,

 

     YAĞMUR YAĞMASI                               VAKIA SURESİ AYET 68, 69 ve 70

“ Söyleyin Şimdi, İçmekte olduğunuz Suyu,” “ Buluttan Siz mi indirdiniz, yoksa İndiren Biz miyiz,”
” Dileseydik, Buluttaki O Suyu Tuzlu bir Su Kılardık, Öyleyse Şükretmeli değimlisiniz,” der,

 

     YAĞMUR YAĞMASI                               NUH SURESİ AYET 10 ve 11

“ Rabbinizi Devamlı Zikir ile, Rabbinizden Af ve Mağfiret dileyin, Tevbe ve İstiğfar edinki,

Rabbiniz Size Bereket getiren, Bolluk getiren, Refah getiren, Şifa getiren, Bol bol Yağmur göndersin, “ der,

 

     YAĞMUR YAĞMASI                               HİCİR SURESİ AYET 22

“ Suyu, Yer altı Suları olarak Depolayan da Siz değilsiniz “ der,

 

     YAĞMUR YAĞMASI                               ZÜMER SURESİ AYET 21

“ Görmez misin ki, Gökten bir su indirip onu yerdeki kaynaklara yerleştiren Allah Zül Celaldir,” der,

 

     YAĞMUR YAĞMASI                               MÜRSELAT SURESİ AYET 27

“ Size İçmek için Tatlı Bir Su, Sunan Allah Zül Celaldir,” der, 

 

     YAĞMUR YAĞMASI                               KEHF SURESİ AYET 41

“ Sular Arzın, Dünyanın Dibine Çekilince, Derin Kuyular kazsanızda, Tek Damla Su Bulmazsınız,” der,

 

     YAĞMUR YAĞMASI                               MÜLK SURESİ AYET 30

“ Rasulum Deki, Şayet Suyunuz Yerin dibine batacak olursa, söyleyin, size kim temiz bir su kaynağı getirebilir,”der,

 

     YAĞMUR YAĞMASI                               CASİYE SURESİ AYET 5 ve 6

“ Allahın Gökten İndirmiş olduğu Rızıkta, Rüzgarları değişik yönlerden estirmesinde,

( Yağmur Bulutlarına, Yağmur aşılayarak Yağmur, Bereket yağdırmasında )

Gecenin ve Gündüzün sırası ile yer değiştirmesinde,

( Geceden sonra Gündüz, Gündüzden sonra Gece olmasında)  Aklını kullanan Toplumlar için

büyük dersler vardır, İşte sana gerçek olarak okuduğumuz bu deliller Allahın Ayetleridir,

Artık Onlar, Allahın Ayetlerinden sonra, Hangi Söze ve Kanununa İnanacaklar ? “ diye soruyor,

 

 

     YAĞMUR YAĞMASI                               BUHARİ HADİS No 546

  Sahabeden Abdullah Bin Ömer (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Gaybın Anahtarlarını Allah Zül Celalden başkası bilemez,  Kadın Rahimlerinde Neler olduğunu,

Nelerle Buluştuğunu, Yağmur Bulutlarının gelip gelmeyeceğini, gelişi ile Yağmurun yağıp yağmayacağını,

Nefislerin Yarın Ne olacağını, Hayırmı, Şermi Kazanacağını, Nefisler,

Ne Zaman Nerde ve Nasıl şekilde öleceğini, Allah Zül Celalden başkası bilemez, “ dedi der,

 

     YAĞMUR YAĞMASI                               RAAD SURESİ AYET 12 ve 13

“ Bulutları, Şimşeklerle Sıkıştıran, Yağmur Yüklü Ağır Ağır Bulutlar yapan,

Korku ve Ümit içinde Size, Yağmur Yüklü Bulutları üzerinize getiren ve gösteren,

Bulutlardaki Şimşekleri Size, Korku ve Ümit olarak gösteren, Allah Zül Celaldir,

  Göklerin, Göklerdeki Şimşeklerin, Gök Gürültüsünün, Göklerdeki Meleklerin,

Allah Zül Celale Hamd ederek Allah Zül Celali Zikir ettiklerini, Tesbih ettiklerini duymuyormusunuz ? “ der,  

 

     YAĞMUR YAĞMASI                               RAAD SURESİ AYET 3 ve 4

“ Sizin Barınmanız için, Yeryüzünü Döşeyen, Yeryüzünde Oturaklı Dağlar ve Dereler, Irmaklar, Nehirler

Yaratan, Yer altında İndirdiği Suları Sizin için En Temiz şekilde Depolayan, Yer Yüzünde Sizin İaşeniz için,

Mahsullerin ve Hayvanatın Hepsinden Çifter Çifter Yaratan, Dinlenmeniz, İstirahat etmeniz için,

Geceyi, Gündüzün üstüne örten, Allah Zül Celaldir, Yeryüzündeki Mahsulun Hepsi Aynı Toprakta yetişir,

Aynı Su ile Sulanır Lakin, Lezzetler, Tadları, Kuvvetleri ayrı ayrıdır, Bir Birinden Üstündür,

Bunlarda Düşünenler, Akılları ile Onları anlamaya çalışanlar için alacağı İlimler Hikmetler vardır, “ der,

 

     YAĞMUR YAĞMASI                               CİN SURESİ AYET 16

“ Gerçekten Doğru olan yolda, Sıratı Müstakim üzere Doğrulukla gitseydiniz,

Elbette Kendinize Bol Su indirir verirdik,”der,   

 

 

     KÜRESEL KURAKLIK NEDİR ?                         BAKARA SURESİ AYET 60, 59 ve 61

“ Allah Zül Celalin Sizin için indirdiği ve yetişdirdikleri Rızkından Yiyin İçin,

Lakin, Bence diyerek Bozgunculuk yaparak Fitne Fesad yaparak Yeryüzünü Fesada vermeyin,”

“ Kendi Kendilerine zulmedenler, Allah Zül Celalin Kendilerine indirdiği Sözü Bence diyerek değiştirenlerin,

Bu Çirkefleri yaptıkları için, Onların, O Zalimlerin, O İnkarcıların Üzerine Gökten İğrenç bir Azap indiririz,

“ Bence Diyerek Allah Zül Celalin Ayetleri ve Hükmiyetlerini İnkar etmiş, değiştirmiş olmakla,

Allah Zül Celalin Peygamberinin Söylediklerini Sünetlerini öldürmekle, Allaha ve Peygamberine Asi olmak,

İsyan etmekle, Haddinizi ve Allahın Sınırlarını çiğnemekle, Üzerlerinize Horluk, Yoksulluk, Yokluk damgası vurulur,

Allah Zül Celalin Gazabına uğrarsınız, ”der

 

     KÜRESEL KURAKLIK NEDİR ?                         AHMED BİN HAMBEL ZÜHD HADİS No 279

  Sahabeden Vüheyb El Mekki (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Allah Zül Celal, Ey Ademoğlu, Kızdığın, Öfkelendiğin, Sinirlendiğin zamanlarda, Başına Gelen Felaketler

Musıbetler, Hastalıklar Zamanlarında, Sıkıntılar, Üzüntü ve Keder Zamanlarında, Darlık, Yoksulluk,

Varlık, Zenginlik, Zamanlarında, Biçar, Çaresiz Kalış Zamanlarında,  Her Anında, Beni Hatırla, Beni Zikretki,

Benim sana olan yardımıma kanaat getirki, Haksızlığa uğradığın Zaman, Zira benim yardımım,

Başkalarının veya Senin kendi kendine yardımından daha hayırlıdır, En iyi neticelidir,

Zira Gazabıma gelenlerin Helak olduğu gibi Sende Gazabımla Helak olmayasın,  “ dedi der,

 

     KÜRESEL KURAKLIK NEDİR ?                         BAKARA SURESİ AYET 60, 59 ve 61

“ Allah Zül Celalin Sizin için indirdiği ve yetişdirdikleri Rızkından Yiyin İçin,

Lakin, Bence diyerek Bozgunculuk yaparak Fitne Fesad yaparak Yeryüzünü Fesada vermeyin,”

“ Kendi Kendilerine zulmedenler, Allah Zül Celalin Kendilerine indirdiği Sözü Bence diyerek değiştirenlerin,

Bu Çirkefleri yaptıkları için, Onların, O Zalimlerin, O İnkarcıların Üzerine Gökten İğrenç bir Azap indiririz,

“ Bence Diyerek Allah Zül Celalin Ayetleri ve Hükmiyetlerini İnkar etmiş, değiştirmiş olmakla,

Allah Zül Celalin Peygamberinin Söylediklerini Sünetlerini öldürmekle, Allaha ve Peygamberine Asi olmak,

İsyan etmekle, Haddinizi ve Allahın Sınırlarını çiğnemekle, Üzerlerinize Horluk, Yoksulluk, Yokluk damgası vurulur,

Allah Zül Celalin Gazabına uğrarsınız, ”der

 

     KÜRESEL KURAKLIK NEDİR ?                         KEHF SURESİ AYET 8

“ Şüphesiz ki Biz, yeryüzünde  olanları kupkuru bir toprak haline, Kuraklık ta getirriz,”der

 

     KÜRESEL KURAKLIK NEDİR ?                         FUSSILET SURESİ AYET 16

“ Dünya hayatınızda, Rezillik Azabını taddırmak için Üzerlerinize,

Dondurucu veya Kavurucu veya Kepaze edici, Rüzgarlar gönderen Allah Zül Celaldir, “ der,

 

     KÜRESEL KURAKLIK NEDİR ?                         ZARİYAT SURESİ AYET 41 ve 42

“ İsabet ettiği Hiç bir şeyi sağlam bırakmayan, Kasıp Kavuran, Tarumar eden, Toz bulutlarına çeviren Rüzgarı,

Âd Kavmine gönderip Helak etmiştik, Hatırlamazmısınız,? “ der,

 

     KÜRESEL KURAKLIK NEDİR ?                         BAKARA SURESİ AYET 266

“ Ateşli bir Bora gönderip isabet ettirip, O Bahcelerinizde Ne varsa Yakıp Kül ediveren Allah Zül Celaldir,”der, 

 

     KÜRESEL KURAKLIK NEDİR ?                         TABARANİ HADİS No 18 

  Sahabeden Ebu Hureyre (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Selleme, Ey Allahın Rasulu

Rüzgar neyden meydana geliyor diye sordum, Allah Rasulu Cevaben, " Rüzgar,  Allah'ın Emri üzere

Havanın Estirmesidir, Allah Zül Celal Rüzgarları, Rahmet içinde, Azap içinde gönderendir, " dedi der,

 

 

     ÜZERİNİZE DOLU YAĞMASI NEDİR ?            KAMER SURESİ AYET 34

“ Üzerlerine Taş yağdıran bir rüzgâr yolladık,” der,

 

     ÜZERİNİZE DOLU YAĞMASI NEDİR ?            İSRA SURESİ AYET 68

“ Kara tarafında, Sizi yere batırmasından veya Başınıza Taş Yağdırmasından emîn mi oldunuz ?

Sonra kendiniz için bir vekil de bulamazsınız,”der

 

     ÜZERİNİZE DOLU YAĞMASI NEDİR ?            NUR SURESİ AYET 43

“ O Gökten, Dağlar gibi Bulutlar ve O Bulutların içinde Dolu oluşturan, O Bulutları üzerinize gönderip üzerinize

Dolu indirir de, dilediğini ona uğratandır ve dilediğinden onu uzak tutandır,” der, 

 

     ÜZERİNİZE DOLU YAĞMASI NEDİR ?            TUR SURESİ AYET 44

“ Üzerlerine Gökten Bir Parçanın Düştüğünü görseler,

( Kafirler, Münafıklar ve dahi Maalesef İmanı Zayıf olanlar, Üzerlerine Taş yağsa, )

Bulutlardan yağan Doludur derler, Hiç Düşünmezler, İbret almazlar, ” der,

 

     ÜZERİNİZE DOLU YAĞMASI NEDİR ?            AHMED BİN HAMBEL ZÜHD HADİS No 1903 

  Sahabeden Malik Bin Mugire (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Selleme,

“ Rüzgarla Üzerinize bir Bulut gelir, Lakin O Bulut Yağmurunu yağdırmadan, bir Rüzgarla geri gider,

Siz yağmur bekliyor­sunuz ama, Üzerinize Taş yağabilir, Şayet Üzerinize Taş yağmıyorsa,

Halen Hayra dönmek için Allah Size bir Fırsat vermiştir demektir “ dedi der,

 

 

     ÜZERİNİZE AFETLER GELMESİ NEDİR ?       ARAF SURESİ AYET 133

“ Kibirinden Büyüklük taslayanlara, İnkarcılara, Şükretmeyen Gürühların başlarına Birbirinden ayrı Felaketler olarak

Tufan, Çekirge, Haşerat Kurbağalar ve Kan gönderip Helak etmeye devam ederiz, Hala Düşünmezmisiniz,”der,

 

     ÜZERİNİZE AFETLER GELMESİ NEDİR ?       ARAF SURESİ AYET 133

“ Rüzgarları ve Yağmuru, Rahmetinin önünde, Kimi zaman ve yerlere, Müjdeleyici olarakta,

Helak edici olarak, Gazab edici olarak Gönderen Allah Zül Celaldir, Umulurki Düşünürsünüz ? “ der, 

 

     ÜZERİNİZE AFETLER GELMESİ NEDİR ?       İBNİ MACE HADİS No 4019

  Sahabeden Abdullah Bin Ömer (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

     Bir Millet içinde,

Ölçü, Tartılarda hile yapılarak, Eksik tartılır, Ölçülür, Millet aldatılır bu aldatma yaygınlaştığında,

     Bir Millet içinde,

Hak ve Adalet üzere yaptıkları anlaşmalardan cayıp, Haksızlık ve Adaletsizlik yapılınca,

     Bir Millet içinde,

Devlet malından ve diğerlerinden, yolsuzlukla, vurgunculukla, hırsızlık yapılıp, yaygınlaşınca,

     Bir Millet içinde,

Devlet Adamları, Masıyet olan Emirlerle, ( Kanunen Suç olmayan Şekilleri ve Davranışları Suç sayarak,

Kanunsuz ve Mesnetsiz İdari Emirlerle, Mahkemelerde dahi, Hak ve Adalet yok ettiğinde,

Kendi çıkarlarına işlerine geldiği gibi Hak ve Adalet hükmü verildiğinde, Haklının Haksız çıktığı, Dolandırıcının,

Vurguncunun, Rüşvetcinin, Tefecinin, Tecavüzcünün yaptığı yanına kar kaldığı,

haklı çıktığı gibi Adli hükümler verilip, yaygınlaştığında,

Devlet Görevi) Emanet Zayi olup Kaybolup, Milletin Güveni sarsıldığında,

     Ben Müslümanım diyen Bir Millet İçinde,

Kendilerini yönetenlerin, Allahın Hak ve Sosyal Adaleti ve Rasulunun Hadisleri ile

hüküm vermekten vazgeçince, Devlet Adamlarının Millete Zulum yapması ile Cezalandırılır,

     Ben Müslümanım diyen Bir Millet İçinde,

Zekatlarını, ( Zayi etmeden ) Tam ve Doğru şekilde vermeyenler çoğaldığında,

Mallarının Zekatlarını vermekten İmtina edildiğinde,

Allah O Memlekete ve Millete, İstilacı, İşgalci, Sömürgeci, düşmanlarını musallat eder,

Toplumu Geçim ve yaşam korkuları sarar, O Memlekette mutlaka Herc ( Terör)  çıkar ve yaygınlaşır,

Herc ile ( Terör ile) Ölümler artar,

     O Millet, Mutlaka Yağmurlardan Men edilir, Yağmurlarınız kesilir,

Yağmurlarınız yağmaz olur, Kuraklık Afeti olur, Yağmur yağarsada Sel Felaketine Afete dönüşür,

Üretim, Kazanç ve Bereket yok olur, Geçim sıkıntıları başlar, Fakirlik ve Zillet yayılır,

     Şayet O Memlekette Yağmurdan Nasibi olan Hayvanat ta olmasa,

O Memleketin üzerine, O İnsanların üzerine Tek damla dahi Yağmur yağmaz,

Oraya yağan yağmur Sadece ve sadece Hayvanat içindir, “ dedi der.

 

     ÜZERİNİZE AFETLER GELMESİ NEDİR ?       MÜNZİRİ HADİS No C6 S11 H 8 ve 9

  Allah Rasulunun Damadı ve Ehli Beyti Hz Ali (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Camilerde, Sohbet Meclislerinde, Malayağni şeyler, Boş Şeyler anlatılmaya, Allahın Ayetleri ve Rasulunun

Hadisleri, Masallaştırılıp, Hikayeleştirilip, Hükümsüzleştirildiğinde, Zekatlar Gönül Rızasıyla değil,

Zorla verildiğinde, Tam ve Doğru şekilde verilmediğinde, Zekat Gönül Rızası ile ( Gizliden olarak ) değilde,

Zorla, ( Riya ve gösteriş olarak ) verildiğinde, İnsanlar İnsanlıktan çıkar Başka Mahluklara dönerler,

O zamanda Ard arda gelen Felaketleri, Musibetleri, Depremleri, Afetleri,

Kuraklık getiren ve Kavuran Kızıl Rüzgarları göreceksiz, Lakin Anlamaya dahi çalışmayacaksınız “ dedi der,

 

     ÜZERİNİZE AFETLER GELMESİ NEDİR ?       TİRMİZİ HADİS No 2210

  Allah Rasulunun Damadı ve Ehli Beyti Hz Ali (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Ganimetler, Hayır için Toplanan mallar, Paralar, ( Devletin Vergi olarak topladığı mallar paralar )

bir Emanettir, Emanet bırakılan ( Maddi veya Manevi varlıklar ) yağmalandığında,

( Devletin topladığı vergiler telef edildiğinde ) Yerlerine harcanmadığında,

Hakkı olmayan Kimseler arasında paylaşıldığında, Emanetlere Hıyanet, Hainlik yapılıp ve yaygınlaştığında,

  Adi ve Kötü İnsanlar İdareci olduğunda, İşin Ehli olmayan ve Fitne Fucurcu Fasık İnsanlar İdareci olduğunda,

Zalim İdarecilere, Amirlere, Şerrinden korkulduğu için Saygı ve Hürmet edildiğinde,

  İlim ve Bilim, Dinine, Milletine ve İnsanlığa Hizmet için değilde,

Sırf Makam Mevki Şan Şöhret ve Para kazanmak için öğrenildiğinde,

  Camilerde, Sohbet Meclislerinde, Malayağni şeyler, Boş Şeyler anlatılmaya,

Allahın Ayetleri ve Rasulunun Hadisleri, Masallaştırılıp, Hikayeleştirilip, Hükümsüzleştirildiğinde,   

Zekatlar Gönül Rızasıyla değil, Zorla verildiğinde, Tam ve Doğru şekilde verilmediğinde,

Zekat Gönül Rızası ile ( Gizliden olarak ) değilde, Zorla, ( Riya ve gösteriş olarak ) verildiğinde,

  Evlad, Anasına ve Babasına Hizmet edeceği halde, Onları Hoş tutacağı hade, Onlara saygısızlık yaptığında,

  Erkek, Hanımının Meşru ve Makul olmayan arzu ve isteklerine uyup,

Annesine ve Babasına İtaatsizlik yaptığında, Asi olduğunda, Sert ve Kaba davrandığında,  

  Alkollü içkiler gayet Meşru bir şeymiş gibi içildiğinde, Kadınlarla Nikahsız Gayrimeşru ilişkiler kurulduğunda,

Dost hayatı yaşandığında, Zina gayet doğal bir ilişki olarak yapılıp ve yaygınlaştığında,

İnsanlar, Allaha İbadeti ve Taati bırakıp Çalgılarla, Eğlenceler vaktini geçirmeye başladığında,

Yeni Nesil Geçmiş Nesline Hakaret edip Kötülediğinde,

O zamanda Ard arda gelen Felaketleri, Musibetleri, Depremleri, Afetleri,

Kuraklık getiren ve Kavuran Kızıl Rüzgarları gördüğünüzde Kıyametiniz kopmuş demektir,

İnsanlar İnsanlıktan çıkar Başka Mahluklara dönerler, Lakin Anlamaya dahi çalışmayacaksınız “ dedi der,

 

 

     Fizik Biliminde, Bağıl Nem Oranı diye bir Fizik Bilimi Kanunu vardır,

     Bağılnem, Havadaki Su Buharını, Havanın tutabilmesi oranıdır, Bu Oran Maksimum % 100 değeridir,

Havadaki Su Buharı oranı, % 100 değerine gelmesi demek,

Havanın, Su Buharını taşıyamaz değere gelmesi demektir, yani Bağılnem in Doyma Noktasıdır, 

Bağılnem Doyma noktasına geldiğinde, % 100 değerine ulaştığında, Hava, Su Buharının fazlasını taşıyamaz,

Bağılnem Oranı % 101 olmaz, % 100 oranını geçtiğinde, Havadaki Su Buharı tanecikleri,

Yoğunlaşma ile bir araya gelir, Yağmur Bulutlarını oluşturur,

Rüzgarlar vasıtası ile bir daha yoğunlaşmaya uğrayan Yağmur Bulutları,

İçindeki Su Buharını, Yağmur olarak yeryüzüne geri gönderir,

 

     Bilimsel olarak hesablanan şekli ile Yeryüzünden, Denizlerden ve Okyanuslardan Bir Saniyede,

16 Milyon Ton Su buharlaşmakta ve Aynı anda 16 Milyon Ton Su, Yağmur olarak yere inmektedir,

 

     Havadaki Hiçbir Bulut Sigara dumanı yada başka bir şey değildir,

Hava Ne kadar Sıçak olursa olsun bu oran bir puan dahi artmaz ve dönüşüm değişmez,

Tıpkı, Düdüklü tencerenin içindeki suyun fokur fokur kaynamasından sonra buharlaşan suyun,

tekrar yoğunlaşarak, Düdüklü tencerenin içinde Su tanecikleri olarak kalması gibi,

 

     Dünya yüzölçümünün dörtte üçü Okyanuslar, yani Su ile kaplı olduğu halde,

Küresel Isınma dedikleri, Yeryüzündeki Sıcaklık artışı ile Buzullar eridiği halde,

Okyanuslardan ve Göllerden hiç Durmaksızın Havaya Su buharı çıktığı halde,

Bu Su buharı Maksimum Bağılnem oranını geçtiği halde,

Havaya çıkan Bağılnem Oranı fazlası Su Buharının, Havada duramayacağı, Yağmur olarak geri döneceği,

Bilimsel olarak ispatlanmış olduğu halde, Bırakın Küresel ısınma ile Buzulların erimesini,

Denizler Fokur Fokur Kaynasa,  Fizik Kanununa göre Bağılnemin, Buharlaşmanın çok olduğu durumlarda

Yağmurlarında çoğalması gerekirken,  Nasıl oluyorda, Kara Kıtaları Susuz kalabiliyor, Kuraklık baş gösteriyor, ?

Yada Çok fazla yağmur olarak döndüğünde Sel Felaketine dönüşebiliyor ?

Küresel ısınma, nasıl oluyorda Kuraklığın nedeni olabiliyor ?

 

 

     Sel felaketi Afeti Sadece bir Tabiat olayıdır, Sel Felaket, Afeti için yeterli önlemler alınırsa bize hiçbir zarar

veremez diyenler, Sel Felaketinin Allahtan geldiğine inanmak ve kabul etmek istemeyen mantarlaşmış kafalar,

   “ Gökteki Bulutlara, Ey Gök, Suyunu TUT, diye emredildi diyen,

Yerdeki Mahzenlere, Su Havzalarına, Ey Yer Suyunu YUT, diye emredildi diyen,

   “ Rüzgarları gönderip, Bulutları harekete geçirip sıkıştıran, ( Yağmur için aşılayan ) Allahtır diyen,

Allah Azze ve Cellenin, Bulutları Rüzgarların önüne katıp Sizin Bölgeniz üzerine gönderemeyeceğini,

Gökteki Bulutlara Ey Gök Suyunu bırak, Ey Yer Suyunu yutma dışarı çıkart diye emrettiği zamanlarda,

bu felaketten Afetten kurtulabileceğiniz hayaliniz dahi varmıdır, ?

Sel Felaketinin Sadece Nuh Aleyhisselam devrindemi kaldığını zannediyorsunuz ?

Sel Felaketlerini, Afetlerini İbret alabileceğiniz kadar görmemekte hala inat edecekmisiniz ?    

Bunu hala anlamak istememeye devam edecekmisiniz ?

 

     Bağıl Nem Oranı, Allahın Yarattığı, Şer i Kanunuyla oturttuğu, Fizik Biliminin ancak 20 Yüzyılda keşfettiği,

Bağıl Nem Oranının, fazlası olan Su Buharının, Yağmur olarak Yeryüzüne yağması, Şeriat Kanunudur,

     Baharda Yaprak açan ve Canlı Kalarak Sonbaharda yaprağını döken ve Sonraki Baharda yeniden

Yaprak açan Ağacın, bu çizelgesi Şeriat Kanunudur, 

 

     Siz, Keyfiyetinize göre, İstediğiniz zaman, İstediğiniz yere, İstediğiniz kadar,

Yağmur yağdırabilme Kanunu yapabilirmisiniz ? Ağaca Kışın Yaprak açtırması ve Canlı kalarak

Yazın Yaprağını dökmesi, Sonra Kışın yeniden Yaprak açması Kanununu yapabilirmisiniz ?

 

     Küresel Isınmadan dolayı Eriyen ve Buharlaşan Su Miktarı, Yağmur olarak geri dönmüyorsa,

Yeryüzünde Kuralık oluyorsa, Buharlaşan Su Miktarı nerededir ? Cevap verebilirmisiniz ?

Kara Kıtalarındaki, Susuz kalmanın Çölleşmenin veya çok fazla yağmur ile Sel felaketine uğramanın nedenleri

sadece fiziki nedenlermidir, ? Bu Felaketleri Fiziki olarak önleyebilirmisiniz ?

Bırakın Diğer Memleketleri Sizin Memleketinizde, Üzerine Yağmur yağacak Adam Kaldımı ?

 

     Bağılnem Oranı fazlası Su Buharının, Havada duramayacağı, Yağmur olarak geri döneceği,

Bilimsel olarak ispatlanmış olduğu halde, Sizin Yağmurunuz nerededir, ?

Sizin Yağmurunuz Sizin Oraya değil, Okyanusa veya Denizlere Yağmıyormu, ?

Hadiste belirtilen,  “ Yağmurları kesilir,  Yağmurları yağmaz “ kanununun gereği,

Yağmursuzluğun veya aşırı Yağmurun, nasıl bir Felaket olduğunu anlayabildinizmi ?  

 

 

     ZİRAAT İLMİ                     FUSSILET SURESİ AYET 10

“ Yeryüzünde Sizin için Bereketler yaratan, Yeryüzünde araştırıp soranlar için,

Sıhhatiniz için Gıdalarınızı, Rızıklarınızı Belli bir seviyede Dört Safhada Taktir edip

Düzene koyan Allah Zül Celaldir,” der,  

 

     ZİRAAT İLMİ                     FUSSILET SURESİ AYET 39

“ O'nun, Allah Zül Celalin Ayetlerinden biri de, Kupkuru gördüğün yeryüzününde çanlı olmasıdır,

Zira Biz ona su indirdiğimiz zaman harekete geçer kabarır, Kabarmasıdır,

Ona, Yeryüzüne, Toprağa Can veren Allah, Ölüleri Diriltendir, Mutlakki O, her şeye Kadirdir,” der,

 

     ZİRAAT İLMİ                     YASİN SURESİ AYET 33

“ Ölü gördüğünüz Toprak, Sizin için bir Ayettir, Onu Dirilten Biziz,

Topraktan, Yiyebileceğiniz Taneleri çıkaranda Biziz,” der,

 

     ZİRAAT İLMİ                     İBRAHİM SURESİ AYET 32

“ Gökleri ve yeri yaratan, Gökten indirdiği Su ile Size Rızık olarak ürünler çıkaran Allah Zül Celaldir,”der,

 

     ZİRAAT İLMİ                     HİCİR SURESİ AYET 19 ve 20

“ Andolsun, Yeri de döşeyip yaydık, Oraya sabit dağlar yerleştirdik, Ve orada her şeyden ölçülü olarak yetiştirdik,”
” Orada hem sizin için, Hem de Rızıklarını Te'mîn edemeyecekleriniz için geçimlikler meydana getirdik,”der,

 

     ZİRAAT İLMİ                     RAAD SURESİ AYET 3 ve 4

“ Sizin Barınmanız için, Yeryüzünü Döşeyen, Yeryüzünde Oturaklı Dağlar ve Dereler, Irmaklar, Nehirler

Yaratan, Yer altında İndirdiği Suları Sizin için En Temiz şekilde Depolayan, Yer Yüzünde Sizin İaşeniz için,

Mahsullerin ve Hayvanatın Hepsinden Çifter Çifter Yaratan, Dinlenmeniz, İstirahat etmeniz için,

Geceyi, Gündüzün üstüne örten, Allah Zül Celaldir, Yeryüzündeki Mahsulun Hepsi Aynı Toprakta yetişir,

Aynı Su ile Sulanır Lakin, Lezzetler, Tadları, Kuvvetleri ayrı ayrıdır, Bir Birinden Üstündür,

Bunlarda Düşünenler, Akılları ile Onları anlamaya çalışanlar için alacağı İlimler Hikmetler vardır, “ der,

 

     ZİRAAT İLMİ                     ARAF SURESİ AYET 57

“ Rahmetinin önünde, Rüzgarları Müjdeci olarak gönderen, O Rüzgarların Önüne Yağmur yüklü Ağır Bulutları

Susuzluktan kuruyup ölecek olan Memleketlerin üzerlerine gönderip, Yağmurla Bereketli Su indirip,

O Bereketle, her tür Mahsülü yetiştittiren Allah Zül Celaldir,

İşte, Ölüp, Toprak olup Çürüdüğünüzdede Sizleri böylece tekrar diriltip çıkaracağız,

Taki, iyice düşünüp anlayasınız, İbret alasınız,” der,  

 

     ZİRAAT İLMİ                     FATIR SURESİ AYET 27

“ Görmez misin ki, Sizin için, Dağların, Ovaların, Toprakların üzerine İndirdiği Sularla, Yağmurlarla,

O Topraklardan, Renkleri, Tadları, Boyları başka başka Meyveler Mahsüller çıkartan Allah Zül Celaldir,” der,

 

     ZİRAAT İLMİ                     ARAF SURESİ AYET 58

“ Şükredenler için, Memleketin, Bitkisi İyi ve Temiz olarak çıkar, çok Faydalı ve Bereketli Mahsül olur,

Şükretmeyenler için, Memleketin Bitkisi, Kötü, Pis olarak çıkar, Mahsül, Faydası, Bereketi az yada yok olur,

İşte Ayetleri böylece yerli yerinde açıklayanız, Düşünmezmisiniz ?

 

     ZİRAAT İLMİ                     ŞUARA SURESİ AYET 7

“ Yeryüzüne bakmazmısınız ki, Biz orada bitkilerden nice güzel çiftler bitirmişizdir, var etmişizdir,”der

 

     ZİRAAT İLMİ                     ZÜMER SURESİ AYET 21

“ Görmez misin ki, Gökten bir su indirip, O Su ile türlü türlü ekinler çıkarandır,

Sonra onları kurutan, Sonra da onu çer çöp haline çeviren Allah Zül Celaldir,

ve sen onları sararmış görürsün, Muhakkak ki bunlarda, akıl sahipleri için ibret vardır,” der,

 

     ZİRAAT İLMİ                     YUSUF SURESİ AYET 47

“ Hasad ettiğiniz Mahsülü, kendi kabuğunda, Buğdayı Başağında depoladık,”der,

 

     ZİRAAT İLMİ                     RUUM SURESİ AYET 9

“ Yeryüzünde dolaşıp gezmezmisinizki, Kendinizden öncekilerin akıbetlerinin nasıl olduğunu göresiniz,

Onlar Sizden daha kuvvetliydiler, Onlarda Toprağı altüst etmişlerdi, onu kendilerinden daha çok imâr etmişlerdi,” der

 

     ZİRAAT İLMİ                     ARAF SURESİ AYET 130

“ Andolsun ki, Biz, yıllarca kuraklıkla ve Mahsullerin kıtlığıyla tutup sıktık ki,

Firavun hanedanı düşünüp ibret alısınlar diye, Sizde Hala İbret almazmısınız,? “der,

 

     ZİRAAT İLMİ                     VAKIA SURESİ AYET 63, 64 ve 65

“ Size Ekmekte olduğunuzu haber verereyimmi,”

“ Onu Yerden Siz mi bitiriyorsunuz, Yeşertiyor, büyütüyor, olgunlaştırıyorsunuz, Yoksa Biz miyiz,”

“ Dilersek Biz, onu Çerçöp yaparız da şaşar kalırsınız,” der,

 

     ZİRAAT İLMİ                     RAAD SURESİ AYET 4

“ Yeryüzünde Birbirine Komşu olan Kıtalar, Toprak Parçaları var ettik,  

Üzerinde Üzüm bağları, Çatallı çatalsız hurma ağaçları, Çeşitli ekinler vardır, Hepsi de aynı su ile sulanır,

Lakin lezzetçe onları birbirinden ayrı kılmışızdır, Şüphesiz ki bunlarda, akleden bir kavim için âyetler vardır,” der,

 

     ZİRAAT İLMİ                     MÜMİNUN SURESİ AYET 19, 20 ve 21

“ Sizin için hurmalıklardan, üzümlüklerden nice bağlar ve bahçeler yaptık ki,

içlerinde sizin için birçok yemişler vardır, Onlardan yiyesiniz,”
“ Tur-u Sina'da yetişen, yiyenlere yağ ve katık veren bir ağaç da var ettik,”
“ Davarlarda da sizin için elbette bir ibret vardır, Onların karınlarındakinden süzüp size Süt içiririz.

Sizin için onlarda daha birçok faydalar vardır, ve onlardan yiyesiniz,” der,

 

     ZİRAAT İLMİ                     ABESE SURESİ AYET 24, 26, 25,27,28,29,30,31 ve 32

“ İnsan Ne Yiyeceğine bir baksın,” ” Toprağı iyiden iyiye yardık,”

“ Biz o suyu, Bereket veren Yağmuru üzerine bol bol indirdik,” “Böylece orada, Toprağın üzerinde tane bitirdik”
“ Üzüm ve yonca,” “Zeytin ve hurma,” “Sık ve bol ağaçlı bahçeler,” “ Meyve ve mer'âlar,”
“ Sizin ve hayvanlarınızın faydalanması içindir” der,

 

 

     ELEKTİRİK, ELEKTRONİK İLMİ                        NUR SURESİ AYET 35

“ Nur‘ un Temsili, İçinde Kandil bulunan Lamba gibidir, O Nur, Billur Cam bir Lamba içindedir,

O Billur, İnciye benzer bir Yıldız gibidir, O Ağacın Yağı, Kendisine bir ateş değmese dahi Işık verir,” der, 

 

     ELEKTİRİK, ELEKTRONİK İLMİ                        NUR SURESİ AYET 40

“ Üst Üste binmiş Karanlıklar, Onun üstündede Koyu bir Bulut, İnsan Elini çıkarsa, Kendi elini bile göremediği,

Derin Denizlerdeki Karanlıkları, Dalga üstüne Dalga kaplar,

Allah Zül Celal, bir şeye Nur vermezse, artık onun hiçbir Nuur u olamaz,”der,

 

     ELEKTİRİK, ELEKTRONİK İLMİ                        NUR SURESİ AYET 43

“ Görmezmisinki, Allâh Zül Celal Rüzgara emrettiği Zaman, O Rüzgar Bulutları Dilenen yere sürüklüyor,

Bulutları bir araya getirip Üst Üste yığıyor, Bulutları birbirinin içine geçiriyor, Sıkıştırıyor,

Sonra O Bulutlardan Şimşek çıkarıyorki, Parıltısı Gözlerinizi alıyor, Sonra Bulutların arasından Yağmur çıkarıyor,

O Gökten, Gökteki dağlar gibi büyük bulut parçalarından üzerinize Dolu da indiren,

O Dolu yuda dilediğine İsabet ettiren, dilediğine isabet ettirmeyendir, ” der, 

 

 

     METALURJİ İLMİ                         HADİD SURESİ AYET 25

“ içinde Şiddetli bir Sertlik bulunan, Kuvvet bulunan,

İnsanların Kullanımı için Çok Büyük Faydalar bulunan Demiri de, Dünyaya indiren Biziz,” der, 

 

     METALURJİ İLMİ                         SEBE SURESİ AYET 10 ve 11

“ Size Demiri Yumuşak ta kıldık,” “ Dokumasını geniş tutuğunuz Sağlam Zırhlar yapasınız diye,”der,

 

     METALURJİ İLMİ                         SEBE SURESİ AYET 10, 11, 12 ve 13

“ Size Demiri Yumuşattık, Bakır Madenini Eritip Su Seli gibi akıttırdık,

Onlarla Zırhlar gibi Sağlam Araçlar yaptırdık,

  Bir Aylık yolunuzu, Rüzgar gibi, Sabahtan yola çıkıp, Akşama kadar gidiş dönüş kıldık,

İyi işler yapmanızı, Yaptığınız işlerde Ölçülü ve Güzel Biçimlendirme yapasınız diye emrettik,

  “ Temiz Evler, Mihrablar, İbadet ve Barınma yerleri, Çanaklar, Havuzlar, Sabit Kazanlar ve

O Madenlerden Daha neler istiyorsanız Nelere İhtiyaç duyuyorsanız yapasınız diye emrettik,”der,

 

     METALURJİ İLMİ                         KEHF SURESİ AYET 96,

“ Demir Kütlelerini, ( Cevherlerini ) Körükleyerek Çok Kuvvetli bir Ateş yakıp,

Demiri Ateş Koru Haline getirin, Erittiğiniz Bakırıda üzerine Dökün,

Artık O Ne Delinebilir Ne de Geçilebilir,” der, 

 

     METALURJİ İLMİ                         NEML SURESİ AYET 44

“ Ona, Köşke gir, dendi, O Köşke gireken Köşkün Zeminini görünce, derin bir su sandı ve iki ayağıyla geri kaçtı,

 Süleyman (as) Doğrusu bu, camdan yapılmış düzeltilmiş Mücellâ, Billur bir Zemin açıklığıdır dedi,” der,

 

     METALURJİ İLMİ                         RAAD SURESİ AYET 17 ve 19

“ Gökten Yağmurlarla Kuvvetli Su İndiren, Bu Suları Kendi Miktarınca Dereler, Nehirler,

Seller yapıp Akıtan, Selleri Köpük Köpük çağlaştıran, Selin Üstüne çıkanıda alıp götüren, Yer yüzünü aşındırıp

Vadiler, Kanyonlar açan Allah Zül Celaldir,

  Ateşte Erittiklerinizin üzerindede Sellerinkine benzer köpükleri vardır,

Köpüğü uçar gider, İnsanlara fayda verecek olan ise yerde kalır, 

Madenlerden, Körüklenen Ateşle, ( Toprağın, Kayanın içindekilerini eritmesiyle ) onun gibi bir köpük yükleyen,

İşlenenmiş Madenlerin üzerindeki olan Köpükte, Sonra Köpüğü atıp, giderip, O Maddeyi dibine çökerten,

İnsanlara Faydası olanı Yerde bırakan, Böyle İlmi ve Teknik Bilgiler, Misaller vererek,

Hak İle Batılı böyle çarpıştıran, Allah Zül Celaldir,”

  “ Rabbinden İndirilenlerin, Gelenlerin Hak olduğuna Kör kalıp Görmek istemeyenle, anlamak istenmeyenle,

Düşünmeyenle, Akletmeyenle, Anlamaya çalışmayanla,

  Hak olduğunu Gören, anlayan, Düşünen Akleden, Anlamaya çalışan ve Anlayan, bir olurmu,

Ancak ve Fakat, Bunları, Aklı ile İdrak etmek için Aklını ona veren Akıllı Kimseler İdrak edebilir,

Akılsızlar ve Kendini Akıllı zannedenler değil,” der,  

 

     METALURJİ İLMİ                         İBNİ MACE HADİS No 4038

  Sahabeden Ebu Hureyre (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ İşe yarayanla İşe yaramayan şeyleri Birbirinden ayıkladığınız gibi, Mutlak Sizde ayıklanacaksınız,” der,

 

 

    MİMARİ İLMİ                                 ARAF SURESİ AYET 74

“ Allah Zül Celaldir ki, Yeryüzünde Sizi, Âd kavminden sonrada Halifeler, Yöneticiler yapandır,

Dağlarından Evler Yontturandır, Ovalarında Yerleşeceğiniz Oturacağınız Binalar, Köşkler yaptırandır,

Allahı ve Nimetlerini Düşününüzki, Yeryüzünde İnkarcılık, Taşkınlık, Fesatcılık, Bozgunculuk, Terör yapmayın,”der,

 

    MİMARİ İLMİ                                 NECM SURESİ AYET 7

 “ Sütunlar sahibi, Büyük direkli Binalar tavanlar sahibi İrem,” der

 

     MİMARİ İLMİ                                ŞUARA SURESİ AYET 149

“ Dağlardan evler oymakla, yontmakla Ustalaşır, Oturacağınız Binalar, Köşkler yaparsınız, “der,

 

     MİMARİ İLMİ                                RUUM SURESİ AYET 9

“ Yeryüzünde dolaşıp gezmezmisinizki, Kendinizden öncekilerin akıbetlerinin nasıl olduğunu göresiniz,

Onlar Sizden daha kuvvetliydiler, Toprağı altüst etmişler ve onu kendilerinden daha çok imâr etmişlerdi,” der

 

     MİMARİ İLMİ                                NAHL SURESİ AYET 26

“ Kendilerinden öncekiler de düzen kurmuşlardı, Binalarını temellerinden çökerten de Üstlerindeki tavanları

başlarına yıkan da Allah Zül Celaldir, Bu azâb, onlara hissedemeyecekleri taraftan gelmiştir,”der,

 

 

     MÜHENDİSLİK İLMİ                    MÜLK SURESİ AYET 19

“ Üzerlerinizden Kanat Çırparak, Sıra Sıra uçan Kuşları görmezmisiniz,

Onları Havada Rahmânın Kanunundan başkası tutmuyor, Muhakkak ki O her şeyi Gören'dir,”der,

 

     MÜHENDİSLİK İLMİ                    İBRAHİM SURESİ AYET 32

“ Emri gereğince Gemileri, Nehirlerde, Denizlerde yüzmesi için emrinize veren Allah Zül Celaldir,”der,

 

     MÜHENDİSLİK İLMİ                    RAHMAN SURESİ AYET 24

“ Denizlerde Dağlar gibi Yükselen Gemilerde Allah Zül Celalin İlmindendir,” der,

 

     MÜHENDİSLİK İLMİ                    FATIR SURESİ AYET 12

“ Gemileriniz, Suyu Yara Yara gitsin,” der,

 

     MÜHENDİSLİK İLMİ                    ŞURA SURESİ AYET 32

“ Denizlerde, Dağlar gibi Gemilerin yüzüp gitmeside Allah Zül Celalin Ayetlerindendir,” der,

 

     MÜHENDİSLİK İLMİ                    HUUD SURESİ AYET 37, 38 ve 40

“ Nuh Aleyhisselama Vahyettik, Bizim Gözetimimiz altında, Vahyimize göre Sana Bildirdiğimiz Gemiyi Yap Dedik,”

“ Nuh Gemiyi yapmaya başladı ve Gemiyi Yaptı,

Kavminden İleri gelenler, Guruplar halinde Nuhun yanına gelip, Nuh ile Alay ediyorlarken, eğleniyorlarken,

Nuh Onlara, Bizimle alay ediyorsunuz, Lakin, sizin alay ettiğiniz gibi biz de sizinle alay edeceğiz,

Zira Sizler, Suda boğulacaksınız dedi,” 

“ Nuha, onunla beraber olan pek az kimse inanmıştı, Nihayet buyruğumuz gelip sular kaynamaya başlayınca,

Nuha, Her Cinsten birer çifti ve hakkında hüküm verilmiş olanın dışında kalan

çoluk çocuğunu ve inananları gemiye al, dedik,” der,

 

     MÜHENDİSLİK İLMİ                    KAMER SURESİ AYET 13

“ Tahtaları Birbirine Kenetle ve Kaynat bir Gemi yap dedik, 

“ Birbirine Kenetlenmiş, Kaynatılmış Tahtalarla bir Gemi üzerine Nuhu taşıdık,” der,, 

 

     MÜHENDİSLİK İLMİ                    HUD SURESİ AYET 42

“ Nuhun Yaptığı Gemi, İçindekilerle, Dağlar gibi yüksek ve Şiddetli Dalgalar arasından

yüze yüze, Suyu yara yara akıp gidiyordu,” der,  

 

 

     MESLEK EDİNMEK, ÇALIŞMAK                                   MÜ'MİNUN SURESİ AYET 58

“ Kör Gözle, Gören Göz Eşit olmaz, Allaha ve Rasulune İman edenlerle, İlim ve Bilimle iyi işler çalışmalar

yapanlarla, Kötülük yapanlar, Hıyanetlik yapanlar Düşmanlık yapanlar, İnkar edenler,

Fitne Fesat, Hizipcilik çıkaranlar, Bir ve Eşit olmaz “ der,

 

     MESLEK EDİNMEK, ÇALIŞMAK                                   LEYL SURESİ AYET 4

“ Yemin olsunki, İşleriniz başka başkadır “ der,

 

     MESLEK EDİNMEK, ÇALIŞMAK                                   BAKARA SURESİ AYET 148

“ Herkesin : Yöneldiği, Üretimini yaptığı,Ticaretini yaptığı, Eğitimini yaptığı, Çalıştığı, Geliştirdiği bir yönü vardır,

O Halde, Sizin için Hayırlı olan, Kazançlı olan en güzel geleceği hazırlama ve yapma işlerine koşun “der,

 

     MESLEK EDİNMEK, ÇALIŞMAK                                   YUNUS SURESİ AYET 100

“ Allah : Rezilliği, Pisliği, İşsizliği, Huzursuzluğu, İstikrarsızlığı, Bereketsizliği, Ekonomik darlığı, Akıllarını,

Beyinlerini, Düşüncelerini, Doğruluktan ve Dürüstlükten, Hak ve Adaletten yana kullanmayanlara verir “ der

 

     MESLEK EDİNMEK, ÇALIŞMAK                                   FATIR SURESİ AYET 3

“ Size Yerden, Yerin İçinden ve Gökten, Göklerden Rızık, Kazanç veren Allah Zül Celaldir, “ der, 

 

     MESLEK EDİNMEK, ÇALIŞMAK                                   CAMİUSSAGIR HADİS No 639

  Allah Rasulunun Hanımlarından ve Müminlerin Annesi, Hz Aişe (ra) anlatıyor,

Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem, “ Rızkınızı, Kazancınızı, Yerin altındada arayın, “ dedi der,

 

     MESLEK EDİNMEK, ÇALIŞMAK                                   BUHARİ HADİS No 1249

  Sahabeden Ebu Hureyre (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Allah Zül Celal Beni, Cevâmiü`l Kelim ile gönderdi, Ben Uyuduğumda, Yerin altındaki Hazinelerin,

( Size Faydalı ve Değerli Madenlerin ) anahtarları getirildi ve avucumun içine kondu, 

Ben Bu Hazinelerin çıktığını, çıkarılışını görmeden, Nail olamadan Dünyadan gideceğim,

Yerin altındaki bu Hazineleri Sizler çıkaracaksınız, “ dedi der,

 

     MESLEK EDİNMEK, ÇALIŞMAK                                   METEALİBUL ALİYE HADİS No 3444

  Sahabeden Rabi Bin Enes (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Göklerin ilki kapalı bir Dalga gibidir, İkincisi Kaya gibidir, Üçüncüsü Demir gibidir, Dördüncüsü Bakır gibidir,

Beşincisi Gümüş gibidir, Altıncısı Altın gibidir, Yedincisi de Yakut gibidir,” dedi der, 

 

     MESLEK EDİNMEK, ÇALIŞMAK                                   METEALİBUL ALİYE HADİS No 1272

  Sahabeden İbni Ömer (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Kasaplık, Hacamatcılık, Ramatcılık, ( Kuyumculuk ) Birer Zeneat ve Meslektir” dedi der,

 

     MESLEK EDİNMEK, ÇALIŞMAK                                   RAMUZ EL HADİS HADİS No C4 S316 H8

  Sahabeden Utayye İbni Büsr (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Allah Zül Celal, İlk İnsan Hz Ademe 1000 Meslek öğretmiş, Sonrada Adem Aleyhisselama,

Ey Adem, Çocuklarına, Zürriyetine, Bu Mesleklerden öğret, Dünyalıklarını, Rızıklarını, Kazançlarını bu

Mesleklerle Çalışıp kazanarak elde etmeye çalışsınlar, Dinini kullanarak Dünyalık elde etmeye çalışmasınlar,

Zira Din, sadece bana aittir, Dini karşılığında Dünyalık talep eden kimselere yazıklar olsun, “ dedi der,

 

     MESLEK EDİNMEK, ÇALIŞMAK                                   CAMİUSSAGIR HADİS No 3499

  Sahabeden Ebu Derda  (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Kendini Aileni Geçindirecek bir şey araman, bir iş araman, bir iş yapman çalışman,

Dünya Sevgisinden sayılmaz, Müminin, Kendisini geçindirecek bir iş araması, bir iş yapması, çalışması,

Dinini güzel anlayışındandır, “ dedi der,

 

     MESLEK EDİNMEK, ÇALIŞMAK                                   CAMİUSSAGIR HADİS No 148

  Allah Rasulunun Torunu ve Ehli Beyti Hz Ali (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Ziraat yapınız, Zira Ziraatla uğraşmak Sizin için Berekettir ve Mübarektir, “ dedi der,

 

     MESLEK EDİNMEK, ÇALIŞMAK                                   METEALİBUL ALİYE HADİS No 2777 ve 2778 

  Sahabaden İbni Abbas ve Bera Bin Azib (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallalahu Aleyhi ve Sellem,“ Fakirlere,

Davar ve Tavuk Beslemelerini Üretmelerini Emretti ve Davar, Hayvan beslemek, Üretmek Berekettir dedi “ der, 

 

     MESLEK EDİNMEK, ÇALIŞMAK                                   CAMİUSSAGIR HADİS No 1775 ve 2453

  Sahabaden Numan Bin Abdurrahman ve Enes Bin Malik  (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallalahu Aleyhi ve Sellem,

“ Rızkın, Kazancın, onda dokuzu, Üretim, Ziraat, Hayvancılık ve Ticarettedir,

Koyun ve keçi berekettir, Kuyu berekettir, Tandır berekettir, Ocak berekettir, “ dedi der,

 

     MESLEK EDİNMEK, ÇALIŞMAK                                   İ.MÜNZİRİ HADİS No C3 S536 H10

  Sahabeden İbni Ömer (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Allah Zül Celal Şübhesizki, Zenaatkar Kulunu, Zeneati ile çalışan Üreten ve Kazanan Kulunu,

Bir Mesleği olan ve Mesleğinde Maharet sahibi olan Mümin Kulunu Sever, “ dedi der, 

 

     MESLEK EDİNMEK, ÇALIŞMAK                                   CAMİUSSAGIR HADİS No 1077

  Allah Rasulunun Damadı ve Ehli Beyti Hz Ali (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Allah Zül Celal, Helâl Kazanç yolunda Kulunu, Yorgun görmeyi sever, “ dedi der,

 

     MESLEK EDİNMEK, ÇALIŞMAK                                   RAMUZ EL HADİS HADİS No C3 S276 H 7

  Sahabeden Ebu Hureyre (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem, “ Evladın, Çocuğun,

Babası üzerindeki Hakları, Kızına, Oğluna, Okumayı Yazmayı, Kuranı Kerimi öğretmesidir, Nafakasını

kazanabilecek Bir Zenaat öğretmesidir, Yüzmeyi ve Kendini korumasını öğretmesidir, Evlilik vakti gelincede,

Dindar olan İyi bir Aileden, Terbiyeli, Ahlaklı ve Dindar olan bir Kızla yada Oğlanla Evlendirmesidir, “ dedi der,

 

     MESLEK EDİNMEK, ÇALIŞMAK                                   CAMİUSSAGIR HADİS No 2361

  Sahabeden Rebi El Ensari (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Güzel ve Faydalı bir Zeneati öğrenmek, alışkanlık haline getirmek, Oğullarınıza, Kızlarınıza, öğretmek,

Sizin için Berekettir, Ahlaksızlık ve Kadınlarınızı İdareciniz yapmanız,

Sizlere uğursuzluk ve Pişmanlıktır,“ dedi der,

 

     MESLEK EDİNMEK, ÇALIŞMAK                                   CAMİUSSAGIR HADİS No 2660

  Sahabeden İbni Ömer (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Kız Çocuklarınıza İp Eğirmeyi öğretin, “ dedi der,

 

     MESLEK EDİNMEK, ÇALIŞMAK                                   RAMUZELHADİS HADİS No C/5 S/480 H/3

  Allah Rasulunun Hanımlarından ve Müminlerin Annesi Hz Aişe (ra) anlatıyor,

Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem, “ Kadınlarınıza, Kızlarınıza Dikiş dikmesini ve Yemek yapmasını

öğretin, ( Çocuklarınıza Zeneaati, Çalışmayı, Üretmeyi öğretin, Name, Şiir, Şarkı gibi İlgi ve alakayı çeken )

Yazı yazmayı öğretmeyin, Kadınları, İlgi ve Alaka çeken ve göze çarpar mevkilere oturtmayın,

Kadınlarınıza, Kızlarınıza Nur Suresinin Ahkamını öğretin “ dedi der,

 

     MESLEK EDİNMEK, ÇALIŞMAK                                   CAMİUSSAGIR HADİS No 1972

  Sahabeden İbni Abbas (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Çocuğun, Küçük yaşta iken bir şey öğrenmesi, ( Bir Mesleği, Bir Zenaati ve Diğer Eğitim bilgilerini öğrenmesi,)

Hafızasına alması, Mermer üzerine kazılarak yazılan yazı gibi kalıcı olur,

   Kişi, Çocukluktan, Ergenlikten, Gençlikten çıkıp yaşlandıktan sonra bir şey öğrenmesi,

Su Üzerine yazılan yazı gibidir, anında kaybolur hiçbir işe yaramaz, “ dedi der,

 

     MESLEK EDİNMEK, ÇALIŞMAK                                   MÜNZİRİ HADİS No C/4 S/246 H 29

  Sahabeden İbni Abbas (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Bir Kimsenin Oğlu ve Kızı olurda, ( Edep ve Haya yı Tam ve Doğru olarak öğretirse, Eğitimi ile İlgilenir,

İyi bir Eğitim almasını sağlarsa, Eğitimi hususunda Ona herhangi bir Zorluk çıkarmazsa,)

Oğluna, Kızına Eziyet etmezse, Oğlunu Kızına tercih etmezse,

Kızını Diri Diri gömmezse, Ölümüne sebep olmazsa, Allah Onu Cennetine koyacaktır, “ dedi der,

 

     MESLEK EDİNMEK, ÇALIŞMAK                                   BAKARA SURESİ AYET 286

“ Allah Zül Celal Sizden, Gücünüzün yetemeyeceği bir şeyi istemez,

Allah Zül Celal, Hiç Kimseye, Kendi Gücünün, yapabileceğinin üzerinde bir iş, bir İbadet yüklemez,

Allah Zül Celal, Her Şahsı, Ancak Gücünün yeteceği kadar Mükellef kılar, Kolaylaştırmak ister ve Kolaylaştırır,

Herkesin kendi yapacağı bir şey, Hayırlı bir Şeysede, Şerli ( Kötü ) bir şeysede Kendisinedir, “ der,

 

   PEYGAMBERLERİMİZİN MESLEKLERİ

Hz Adem Aleyhisselam, İlk Ziraat Mühendisi idi Çiftçilik yapardı,

Hz Üzeyir Aleyhisselam, Ziraat Mühendisi idi, ilk kez Meyve ağaçlarını aşılayan ve Fidan yetiştirdi,

Hz Salih Aleyhisselam, Gıda Ürünleri Mühendisi idi, Süt ve Süt Ürünleri İmalatı yapardı, 

Hz Zülkifl Aleyhisselam, Gıda Ürünleri Mühendisi ve Ekmek Fırıncılığı yapardı,

Hz Yusuf Aleyhisselam, Zirai Ürünleri yetiştirme ve Depolama Mühendisi idi, Saati İlk İcad eden Mucit idi,

                                   Devlet Adamlığı, Hazinedarlık yapardı,

Hz Yunus Aleyhisselam, Su Ürünleri Mühendisi idi, Balıkcılık yapardı,  

Hz Şit Aleyhisselam, Tekstil Mühendisi idi, Dokumacılık yapardı,

Hz İlyas Aleyhisselam, Tekstil Mühendisi idi, İplik Üretim ve Dokumacılık yapardı,

Hz İdris Aleyhisselam, Konfeksiyon ürünleri İmalatcısı idi, Terzilik yapardı,

Hz Davud Aleyhisselam, Metalurji Mühendisi idi, Demircilik yapardı, İlk Çeliği yapan ve Düzenli Orduyu kurandı,

Hz Süleyman Aleyhisselam, Hükümdardı, Metalurji Mühendisi idi, Bakırı ilk işleyendi ve Dokumacılık yapardı,

Hz Nuh Aleyhisselam, Gemi Mühendisi idi, Marangozluk yapardı, 

Hz Zekeriya Aleyhisselam, Ahşap işleri Mühendisi idi, Marangozluk yapardı,

Hz İbrahim Aleyhisselam, İnşaat Mühendisi idi, Bina İnşa ederdi, Kabeyi şimdili haliyle İnşa edendir,

Hz Lokman Aleyhisselam, Tıp Mühendisi idi, Farmakoloji ( İlaç yapımı ) Uzmanı idi ve Hekimlik yapardı,

Hz İsa Aleyhisselam, Tıp Mühendisi idi, Hekimlik yapardı, El Aletleri uzmanı idi, El Aletleri yapardı,

Hz Hud Aleyhisselam, Ekonomi Mühendisi idi, Ticaret yapardı,

Hz Lud Aleyhisselam, Seyyah idi, Tarih araştırmacılığı yapardı,

Hz İsmail Aleyhisselam, Yabancı Diller uzmanı idi, Yetmiş Lisan bilirdi ve Mütercimlik yapardı,

Hz Harun Aleyhisselam, Devlet İdarecisi Vezir idi,

Hz Muhammed Aleyhisselam, Ekonomi Mühendisi idi, Ticaret yapardı, Eğitimci Öğretmendi,

                                   Devlet Başkanı idi, Adli Hakim ve Komutandı,

Bütün Peygamberler, Çocukluk yaşından, Geçlik Çağına kadar Çobanlık, Hayvan Üreticiliği yapmıştır,

 

 

     HAYVANLAR ALEMİNİN MESLEKLERİ

Termitler, İnşaat Mühendisidir, Kunduzlar, Baraj Mühendisidir, Arılar, Çiçek Tozlarını toplayıp,

Hiç bozulmayan bir gıda olan Balı Yapan ve bu balı Ambalajlayan ve Depolayan Gıda Mühendisidir,

Sivri Sinekler, Anestezi Mühendisidir, Zira Size İğnesini derinizden batırıp, Kanınızı emip gidinceye kadar,

Sivri Sineği hissetmezsiniz, Eşek ve Keçi Yol Mühendisidir, Gelip Gittikleri yolları Dengeli yol Haline getirirler,  

Develer, Filler, Ağır yük Taşıma Mühendisidir, Kuşlar, Yusufcuk Böceği, Uçuş Mühendisidir,

Yasasa, Radar ve Sinyalizasyon Mühendisidir, Zira Gözü Kör olduğu halde Hiç Çarpışmazlar,

Balıklar, Denizaltı Mühendisidir, Karıncalar, Yeraltı Mühendisidir,

İpek Böceği ve Örümcek, İplik yapma ve Örme Mühendisidir,

Ağustos Böceği, Bir İş, bir Meslek öğrenmediği ve Eğitilmediği için,

Bugünkü gibi, Bizim Eğitim Sistemimizden Mezun olduktan sonra, İş bulamadığı için, Davulcu, Zurnacı, Sazcı,

Zaman Öldürme Soytarısı Mühendisidir, Domuzlar, Çıplaklık ve Çirkef Pislik Mühendisidir,   

 

     İslam Ülkelerinde ve Ülkemizde, Fakirlik, Yoksulluk, Güçsüzlük ve Geri kalmışlık varsa,

Ben Müslümanın diyenin, İslam Dininin Sosyal yaşam kurallarına uymadığı veya kendine uydurduğu için vardır.

İslam Dinini Siyasal olarak niteleyenler, İslam Dinine hakaret edenler, Gavur olsa gam keder değildir,

İslam Ülkelerinin ve Türkiyenin, Ekonomide, Bilimde ve Siyasette geri kalmışlığının nedeni, İslam Dini değildir,

 

     TÜRKİYENİN GERİ KALMIŞLIĞININ ve BİLİM ve TEKNOLOJİ ÜRETEMEMESİNİN NEDENİ,

     Bilim ve Teknoloji Üreten Kurumlar olması gereken,  Eğitim ve Öğrenimi geliştiren kurumlar olması gereken

Üniversitelerimizde, Sanki gözlerinde At Gözlüğü varmış gibi, Matematik, Fizik, Kimya, Biyoloji, Tıp,

Mühendislik, Sosyoloji, Felsefe, Mantık, Edebiyat, Tarih, Sosyal Hukuk gibi Bilimlerin Birbiriyle İlgisini

kuramayan, Geri kalmış Örümcek kafalı Ord. Rrof. Doç. Dr. Rektörlerimiz, Dekanlarımız,

Araştırma görevlilerimizdir,

 

     TÜRKİYENİN GERİ KALMIŞLIĞININ ve BİLİM ve TEKNOLOJİ ÜRETEMEMESİNİN NEDENİ,

     Ekonomide, Bilimde, Siyasette ilerlemeyi ve çağdaşlığı Sadece Batı bilir diyen,

İlerlemeyi ve çağdaşlığı, Kılık kıyafette Edepsizlik özgürlüğü ile Baş ve Kıç açmayı Çağdaşlık, Uygarlık,

İlericilik, Medeniyet, zanneden, İslam Dininin Sosyal yaşantısını, Çağdışı ve yobazlık olarak niteleyen,

ortadan kaldıran, Halkın değerleri olan Mukaddesata Hakaret eden, Yolsuzlukların, Vurgunculuğun hamisi olan,

Siyasiler, İdareciler ve Üniversitelerimizde, Geri kalmış Örümcek kafalı Ord. Rrof. Doç. Dr. Rektörlerimiz,

Dekanlarımız, Araştırma görevlilerimizdir,

 

     TÜRKİYENİN GERİ KALMIŞLIĞININ ve BİLİM ve TEKNOLOJİ ÜRETEMEMESİNİN NEDENİ,

     “ İslam Dininin Kuralları Dogmadır, Dogma değiştirilemez hükümde olduğunu kabul ediliyor,

Bilim ise Kuşkudur, Bilim Her zaman değişir ve gelişir “ diyen, Lakin şimdiye kadar hiçbir gelişme

gösteremeyen, Herkesin ve Benim, Onlarda geçek bir Bilim olduğundan, Kuşkulu olduğumuz,

Geri kalmış, Örümcek kafalı, Ord. Rrof. Dç. Dr. Rektörlerimiz, Dekanlarımız, Araştırma görevlilerimiz,

Matematik, Fizik, Kimya ve Biyoloji Bilimlerinin birbiriyle bağlantısını kuramıyor,

Bilim ve Teknoloji Üretemiyor, Kendilerinin Kısır ve Çirkef bilgilerine boğulup kalıyorlar,

Bilim ve Teknolojinin Bu Bilimlerin Birleşkesinden çıktığını dahi düşünemiyorlar,

Fakültesinden Mezun oluncaya kadar, Mühendisin, Gerçek Mühendislikle, İlim ve Bilim Mühendisliği ile

Çalışması alakası yok, Matematikcinin, Ne işe yarayacağı konusunda Matematikle alakası yok,

Fizikcinin, Ne işe yaradığı ile alakası yok. Biyolojicinin, Biyolojinin ne işe yaradığını hakkında alakası yok,

Onun içinde, Türkiye Bilim ve Teknoloji üretememektedir,

Bilim ve Teknoloji Ancak ve Ancak Bilimlerin birleşkesinden çıkar ve gelişir,

Ord. Rrof. Dç. Dr. Rektörlerimiz, Dekanlarımız, Araştırma görevlilerimiz,

Matematik, Fizik, Kimya ve Biyoloji Bilimlerinin birbiriyle bağlantısını kuramıyor,

Bilim ve Teknoloji Üretemiyor, Kendilerinin Kısır ve Çirkef bilgilerine boğulup kalıyorlar,

İslam Dini, Ceza ve İbadet Hükümleri değiştirilemez doğru, Lakin,

İslam Dininin, İlimi ve Bilimi geliştirmeyi Emrettiğini anlamak dahi istemiyorlar, 

Kendilerinde olan Bilimin, Memlekete, Yurdumuza, İnsanlığa bir faydaları varmıdır ?

Şimdiye kadar ve Dünyaca tanınan Hangi Bilimi geliştirmişlerdir ?

Kendilerinde olan Bilimin, Memlekete, Yurdumuza, İnsanlığa bir faydaları varmıdır ?

Örnek olarak, Sadece Türk Mühendislere ait olan Bir Otomobil Modeli geliştirmesi, Markası varmıdır ?

Fakültesinden Mezun oluncaya kadar, eline bir Kurbağacık anahtar dahi almamış bir Makine Mühendisi,

Hangi Makineyi ve Teknolojiyi İcad edebilir, ?

 

     Çağımızın Bilim ve Teknoloji Harikası olan Bilgisayarın, Bilgisayarı çalıştırma dilinde,

Aptal Pascal, Basic ve Fortran çalıştırma dilleri, Bilgisayar çalışma dilleri,

Sıfır ve Bir Rakamından başka bir Rakamı ve Harfi tanımıyor,  

bizim Geri kalmış, Örümcek kafalı, Ord. Rrof. Dç. Dr. Rektörlerimiz, Dekanlarımız, Araştırma görevlilerimiz,

Bilgisayarın çalışma diline, 2 Rakkamını tanıtabilirlermi ?

 

    İslam Dünyasının İlmiyle kabul ettiği, İslam Biginlerinin ve Alimlerinin çoğunluğu TÜRK ' tür.

İmamı Azam, İmamı Şafi, Müslim, Buhari, Nesei, Hoca Ahmet Yesevi, İbni Sina, Farabi, Gazali, Biruni, Zehravi,

Fahrettin Er Razi, İbni Heyzem, Ebul Vefa, İbni Haldun, İbni Karaka, Harezmi, Fergani, Cezeri, Caca Bey,

Babürşah, Alaattini Attar, Takuiddin, Uluğ Bey, Piri Reis, Ali Kuşcu, Ahmedi Bican, Ahi Evranı Veli, Mevlana,

Hacı Bektaşi Veli, Yunus Emre, Edebalı, Evliya Çelebi, Hazerfen Ahmet Çelebi, İbrahim Hakkı, Hoca Nasrettin,

Hacı Bayramı Veli, gibi niceleri TÜRK ' tür. Eserleri TÜRKCE ' dir.

Kuranı Kerim ve Hz.Muhammedin Hadisleri Bu Alimler tarafından Türkceye tercüme edildi ve açıklandı,

 

     Şimdiki, Modern ve Gelişmiş Ülkeler denilen Avrupa Birliği ve Amerika,

Engizisyon İlkelliği Çağında yaşarken, Benjamin Franklinin, kafasına Yıldırım düşmezden önce,

Şimşeklerin ve Yıldırımların gücü, Kuranı Kerim ayetlerinde açıklanmadımı, ? 

 

     Uzaya çıkılmazdan önce, Hava Basıncını,

“ Sanki Göğe çıkıyormuş gibi göğsün darlanır “ diye, Hava Basıncını, Yer Çekim Kuvvetini,

ancak Büyük bir güçle ( İvme kuvveti ile ) geçebilirsiniz, diye Kuranı Kerim ayetleri açıklamadımı ? 

 

     Kan ve Organ Nakli bilinmezden önce, Kan Naklini ve Organ Naklini,

Allah Zül Celal, Kuranı Kerim Ayetlerinde ve Allah Rasulu Sözleri Hadislerinde açıklamadımı ? 

 

     Galileo, Dünya Dönüyor demezden önce, Dünyanın dönüşünü ve Yörüngesini

Kuranı Kerim açıklamadımı ?

 

     Nevtonun, Kafasına Elma düşmezden önce, Yer Çekimi Kanunu,

Hoca Nasrettinin, Bir Ceviz ağacının altında otururken, Karşısındaki Kabak tarlasında,

Küçücük bir Tiyekte Yerde, Koskocaman Kabakları görmüş, Daha sonrada kafasını kaldırıp

Koskoca Ceviz ağacındaki küçücük Cevizleri gördüğünde,

“ Bu ne iştir, Koskoca Ceviz ağacında Küçücük Meyve var,

Küçücük bir Tiyekte Yerde, Koskocaman Kabak var,” dediği sırada, Kafasına Ceviz Düşmüştüde,

“ Ya Rabbel Alemiyn, Hikmetine Sual olmaz, Ya Şu ağaçtaki Ceviz yerine Kabak olsaydı,

Benim Kafamın durumu Ne olurdu deyip, Yer Çekimi Kanunu İlk keşfeden olmadımı, ?

 

     Arşimedin Tasının Suda yüzmesinden önce, Nuh Aleyhisselam Gemi yapmadımı ?

Pastör, Kuduz olmazdan önce, Lokman Aleyhisselam, İbni Sina, Akşemseddin Mikro Biyolojiyi Keşfetmedimi ? 

Pascal, Bermuda Üçgenine düşmezden önce, Fergani, Harezmi, Nasurettin Tuusi, İbni Heysem, Ebul Vefa,

Ömer Hayam, Biruni, Cebiri keşfedip geliştirmedilermi ?  

John Roebuck, Kezzapla kendini yakmazdan önce, Cabir Bin Hayam ve Cahiz Kimyayı öğretmedimi ?

İbni Karaka, İlk Teknolojik makine olan,Torna Tezgahını icad etmedimi ?

Otomobil İcad edilmezden çok önce, Cezeri, Krank Milini İcad edip, Su Pompası yapmadımı ?

Japonlar, Robotu İcad etmezden önce, Cezeri, Harezmi, Sibernitik ki, Otomasynu, Mekaniği icad etmedimi ?

Raıgt Kardeşler uçmadan önce, Hazerfen Ahmed Çelebi Ucmanın kanunlarını keşfetmedimi ? 

 

    İlim ve Bilim ve dahi İslami Eser düşmanı Milli Şef İnönü, İkinci Dünya Harbini bahane ederek, 1939 ve 1950

Yılları arasında, Millete Zulumle Bütün İslami Eserleri, Bütün İlim ve Bilim Kitaplarını Askerlere toplatıp,

Yaktırmazdan, Kütüphaneleri, Camileri Ahıra çevirmezden önce, Bugün Fizikte, Kimyada, Matematikte,

Biyolojide, Tıpta, Mekanikte, Sibernitikte, Otamasyonda, Mimaride, Coğrafya ve Haritacılıkta, Astronomide,

Kanun olarak bilinen Bilim kuralları, Türk Bilginleri ve Alimleri tarafından,

Avrupanın ve Amerikanın bilginlerinden, en az 600 – 700 – 800 -  900 Yıl önce Eserlerinde Yazıldı ve Açıklandı.

 

     Avrupanın ve Amerikanın Bilginleri :

Bizim şimdiki sözde aydın ve çağdaş olan Rektörlerimiz ve Dekanlarımız gibi,

Türk Bilgin ve Alimlerinin eserlerini, bunlar Arap Alfabesi ile yazılmış diye yok saymayıp,

Kendi Dillerine tercüme ettiler, Bu Eserlerden aldıkları Bilim kurallarını, kendileri bulmuş veya keşfetmiş gibi

kendilerine mal ettiler, Yakın Çağın Sonuna kadar Vahşi Batının Üniversitelerinde

Bilimsel Ders Kitabı olarak Eğitim ve Öğrenimde kullanıldı ve Medeni, Çağdaş ve Gelişmiş Ülkeler oldular.

halende Eğitim ve Öğretimde, Bilim Tarihi Ders Kitapları olarak kullanmaktadırlar,

 

     Bizim, AYDIN geçinen, Örümcek Kafalılar, Ecdadımızın Eserlerini okumazlar, Şayet Okurlarsa İrtica Hortlar,

Lakin, Bu Sözde Aydınlar, İşkembeden yalan atma, Laf salatası atmayı pek çok severler,

Vahşi Batının, kendi Bilginleri,  “ DÜNYA DÖNÜYOR “ dediğinde, Engizisyon Mahkemelerinde yargılayıp,

Ceza olarak kendi Bilim Adamlarını yakarak İdam ettiklerini anlamak istemezler, Türkiyenin Geri kalmışlığını

İslam Dinine bağlayan bir Rektör, “ Keşke Türkler Müslüman olmasaydı” demedimi ?  

 

    Ecdadımızın yazdığı, Bize bıraktığı İlim Bilim Eserlerini, İslam Dini Eserleri ile,

İnönünün yaktırmasından sonra, kalan bu Eserlerin büyük kısmı, Süleymaniye Kütüphanesinde ve Osmanlı

Arşivlerinde Mevcut olup, Kütüphane Mahzenlerinde, Rutubete ve Güvelere terk edilmiş vaziyette yok olup

gitmektedir, Ey Siyasiler, İdareciler, Devletin Yöneticileri ve Bilim Adamlarımız, TÜRK Tarihine, Bilimine

Duyduğunuz Çağdaş Saygı bumu ?

 

     Çağdaşlığı, Medeniyeti Başka Milletlerden, Müstevlilerden, ve dahi Soyunu Reddeden Demokratlardan

öğrenmeye ihtiyacımız yok, Asli Medeniyeti anlamamak için TAŞ olmak lazım TAŞ,

Bizim Ecdadımızda, TAŞ işcisi idi, Taşlara Hükmederek, İnsanlık için Mimariyi, Mimari ile birlikte,

İnsanlık için Medeniyeti geliştirdi ve yaydı,

 

     Ecdattan sonra : Baba, Bacı, Hoca, Milliyetcilik, Cumhuriyetcilik, Demokratiklik, Laiklik, Liberallik,

Ekonomistlik, Dürüstlük kavramlarını, Kavram kargaşaları ile Milletine Yarasa demekle,

Dün Dündür, Bugün Bugündür, demekle, Benim Memurum işini bilir demekle, Rüşvetle, Vurgunculukla,

Yolsuzluklarla, Dolandırıcılıkla, Fitne ve Fesatla, Modernlik ve Şıklık diye Fuhuşla,

KİMLER : Neyin Medeniyetini geliştirdi ? Medeniyet Nedir, Kim Ne Kadar Medenidir ?

 

     Batının, Çağdaş ve Modern olması, Bilimde Teknolojide ilerlemiş olması, Sizi Çağdaş, Modern yapmaz,

Sizi Bilimde ve Teknolojide ilerletmez, 

 

     Bilim ve Teknolojide İleri olan, Öğretim ve Eğitiminde Ahlak bulunmayan Milletler, 

Ne Kadar Medenidir ? Ne kadar Çağdaştır ? Ne Kadar Uygardır ?

İçinde Ahlak bulunmayan Bilim ve Teknoloji Ne kadar Uygardır ? Ne kadar Çağdaştır ? Ne kadar Medenidir ?  

 

     Bizim, Baş ve Kıç açmayı, Modernlik, Şıklık, Çağdaşlık, İlericilik, Aydınlık zanneden,

Tipleri Kayık, Mantar Zekalı, Balık Zekalı, Çağdaş gerici Yobaz Aydınlarımız,

10 cu Yıl Marşının Demir Ağ larına takıldı kaldılar,

Diğeri, Atı alan Üsküdarı, Pardon, Manyetik Rezonanslı Süpersonik Hızlı Tireni alan, Üsküdarı geçti,

 

     Diyorlarki ! “ Atam İzindeyiz “ peki, Bu Memleketi Atatürkün gösterdiği ve Atatürk İlkesi olan,

Muasır Medeniyet seviyesine yükseltmek için, Yalanlarınızı, Mahalle karıları gibi Dedikodularınızı,

İftiralarınızı bırakarak, Ne zaman çalışmaya başlayacaksınız ?

 

     TÜRKİYENİN GERİ KALMIŞLIĞININ ve BİLİM ve TEKNOLOJİ ÜRETEMEMESİNİN NEDENİ,

     Bilim adamları Ticareti bilmiyor, Ticaret Adamları Bilimi bilmiyor, Siyaset Adamlarımız, Devlet Adamlarımız,

Hem Bilimi, Hem Ticareti Hem Gerçek Siyaset nedir onu bilmiyor ama,

Kökten Fanatik Partizanlıkla ve çirkef bir siyasetle Meclise ve İktidara bunlar gelmesidir,

 

     Bilim adamlarımızın, Ticareti öğrenmesi, Ticaret adamlarımızında Bilimi öğrenmesi,

Devletimizin Yönetiminede, Hem Ticareti, Hem Bilimi bilen ve bu ikisi arasındaki ilişkiye göre

Devletimizi yönetecek olan, Partizanlık ve Çirkef siyaset yapmayacak olan,

Gerçek Siyasetcileri, Devlet Adamı olarak seçmemiz şarttır,

 

     Ekonomide, Bilimde, Siyasette ilerlemeyi ve çağdaşlığı Sedece Batı bilir diyen,

İlerlemeyi ve çağdaşlığı, Kılık kıyafette Edepsizlik özgürlüğü ile Batıya benzemek olarak zanneden,

İslam Dininin Sosyal yaşantısını, Çağdışı ve yobazlık olarak niteleyen, ortadan kaldıran,

Halkın değerleri olan Mukaddesata Hakaret eden, Yolsuzlukların ve Vurgunculuğun hamisi olan,

Siyasiler ve İdarecilerdir. İspatı : Siyasiler ve İdareciler, utanmadan sıkılmadan,

Milletin gözünün içine baka baka, partizanca yalanlar söylemeye, Mahalle karıları gibi dedikodu yapmaya,

“ Dün dündür, Bugün bugündür “ diyerek Milleti aldatmaya devam etmiyorlarmı ?

 

     Türkiyede Siyasi Partiler, İktidarlar ve Muhalefetler ;

Sağcılık, Solculuk, Muhafazakarlık veya Sosyal Demokratlık Fanatizmi temeline göre oluştuğundan,

İktidara gelen her partinin İdeolojisi ayrı olduğundan, Devletimizin Eğitim ve Öğretim Sistemini

Kendi İdeolojilerine göre yönlendirdiklerinden, Devletimizin Eğitim ve Öğretim Sistemini Çökertilmiştir,

Sağcılık ve Solculuk Fanatizmi, Devletimizin Eğitim ve Öğretim Sistemini Çökertmiştir,

Milletimiz içinde Kamplaşmalar, Cepheleşmeler Kargaşalar,

Huzursuzluklar, İstikrarsızlıklar çıkartmayada devam etmekteler, 

 

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                             EN'AM SURESİ AYET 149

“ Üstün Delil, Doğru ve Yanılgısız Seçim, Basiret ve İrade, Ancak ve Ancak Allah Zül Celalindir,

Sizin Hidayeti bulabilmeniz için, Doğru Seçimi, Doğru olanı bulabilmeniz için, Yanılmamanız için,

Allah Zül Celal Size Kendi Basiretinden ve İradesinden, Basiret ve İrade vermiştir, Doğru Seçimi, Doğru olanı,

bulabilmenizi, Yanlışı, Kötüyü görebilmenizi, Hidayete gelebilmenizi, Başarıya ulaşabilmenizi, Kendinizi

geliştirebilmeyi, Sizin Basiretinize ve İradenize bağlamıştır, Siz Doğru yola, Doğru seçime, Hakikate, ulaşmak

ve gelmek istiyeceksinizki, Gönlünüzü buna açacaksınızki, Allah Zül Celalin Doğru yoluna Hakikatine

ulaşacaksınız, Aksi hali Mümkün değildir, Allah Zül Celal Sizi Zorla Sapıklığa ve Kötü yollara götürücü değildir,

Allah Zül Celal Sizi, Kendi Basiretinizin ve İradenizin akıbetine Terk edendir,

Şayet Seçiminiz Allaha ait olsa idi, Allah hepinizi Doğru ve Hakikat yola iletirdi,  “ der.

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                             ENAM SURESİ AYET 104

“ Rabbinizden Sizlere Basiretler, Hakikati, Doğruluğu, Dürüstlüğü, Hak ve Adaleti anlayabilme, ayırt edebilme

yeteneği geldi, Artık Kim, Hakikati, Doğruluğu, Dürüstlüğü, Hak ve Adaleti anlar ve ayırt eder seçerse,

Kendini geliştirirse, yararı kendisinedir, Kimde, Hakikati, Doğruluğu, Dürüstlüğü, Hak ve Adaleti, Farazi Körlükle

görmezden gelir, Seçmezse, Seçici olmazsa, Kendini geliştirmezse, Zararı kendisinedir “ der.

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                             İBNİ MACE HADİS No 251

   Allahım, Bana faydalanacağım ilmi bana öğret ve ilmimi artır, Bana öğrettiğin ilimden beni yararlandır,

Her hal üzere, ilmimi arttırmadan önceki ve artırdıktan sonraki haller üzere,

Hamd etmem Ancak Sanadır, diye Dua ederdi “ dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                             NESAİ HADİS No 5363

  Sahabeden Zeyd Bin Erkam (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Allah’ım, Acizlikten, Tembellikten, Cimrilikten, Korkaklıktan, İhtiyarlığın Kötü durumlarına,

Rezillik ve Bunaklık dönemine düşmekten, Kötü Bir Ömür geçirmekten, Kabir azabından Sana sığınırım,

Allah’ım, Sana itaat etmeyecek Kalbten, Aç gözlülükten, Faydasız İlimden, Öğrendiğim fakat Bana Fayda

vermeyen İlimden, Zarar Veren İlimden, Kabul olunmayan Duadan Sana Sığınırım,

  Allah’ım, Nefsimin velisi Sensin, Nefsime, Sana karşı Bana Sorumluluk bilinci Nasib et, Nefsimi, Günahlarından,

Sapıklığından, Şerrinden, Kötülüğünden Temizle, Nefsimi en iyi temizleyecek olan Sensin, Nefsimin Şehveti

Şerrinden ( Nesimim Arzularını isteklerini kendime yönlendirdiğim zaman Nefsimin dahi Kabul etmediği

Şerlerinden, Kötülüklerinden,) Doymayan Nefsimden Sana Sığınırım, ” diye Dua ederdi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                             TABARANİ HADİS No 474

  Sahabe Kadınlarda İmran (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

" Allah'ım, Dinim ve Dünyam işlerimi yürütmek için Senden İlim ve Hidâyet diliyorum,

Nefsimin Şerrinden, Kötülüğünden Ancak Sana Sığınıyorum, " diye Dua ederdi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                             İBNİ MACE HADİS No 3354   

  Sahabeden Ebu Hureyre (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Allahım,  Açlıktan ( Bilgisizlikten, Eğitimsizlikten, Hainlikten, Hıyanetten, Adaletsizlikten ) Sana sığınırım,

Açlık, ( Bilgisizlik, Eğitimsizlik ) Hainlik, Hıyanet ne kötü şeydir, ne Acıdır, diye Dua ederdi “ der,

 

     Faydalı İlim, İlim ile Bilimlerin birbiriyle alakasını ilişkisini kurabilmek ve ona göre gelişim gösterebilmektir,

Yukarıda Allah Rasulunun “İlimi, Bilimi Uygulamazsanız, Tatbik etmezseniz, İlminizle,

Biliminizle Amel etmezseniz, İlminizle, Biliminizle gerektiği şekilde çalışmaz geliştirmezseniz,

Kalpler O İlmi Kerih görüp dışarı atar, Bana öğrettiğin ilimden beni yararlandır, Allahım, Faydasız İlimden,

Fayda Vermeyen İlimden, Zarar veren İlimden, Sanana sığınırım, “ dediği ifadeyi

Şimdi daha iyi anlayabildinizmi ?

 

     Allah Zül Celalin yukarıdaki Ayetlerinde, Allah Rasulunun yukarıdaki Hadislerinde Belirttiği ve Olmazsa olmaz

olarak verdiği ve bildirdiği, “ Allah Zül Celal Size, Basiret ve İrade vermiştir, Başarıya ulaşabilmenizi,

Kendinizi geliştirebilmeyi, Sizin Basiretinize ve İradenize bağlamıştır,

Allah Zül Celal Sizi Zorla Sapıklığa ve Kötü yollara götürücü değildir,

Allah Zül Celal Sizi, Kendi Basiretinizin ve İradenizin akıbetine Terk edendir,

Kendini geliştirirse, yararı kendisinedir, Kimde, Hakikati, Doğruluğu, Dürüstlüğü, Hak ve Adaleti, Farazi Körlükle

görmezden gelir, Seçmezse, Seçici olmazsa, Kendini geliştirmezse, Zararı kendisinedir “ dediğini anlamaya

çalışırsak, Üretim, İmalat, Araştırma, geliştirme, yapmak için, Sermayeye, İlime, Bilgiye İhtiyacınız vardır,

Lakin, Sermayeyi, İlimi, Bilgiyi Yönetenin, Basiretiniz, İradeniz, olduğunu yok sayarsanız,

Sermayenizi, İlminizi Bilginizi yöneten Basiretinizin, İradenizin önüne geçirirseniz,  

Hiçbir Üretim, İmalat, Araştırma geliştirme yapamazsınız, 

 

     Bir İş yapmak için, Sermayeyi, Borçlanarak elde edebilirsiniz, İlmi, Bilgiyi başkalarından taklid edebilirsiniz,

Lakin, Sermayenizi, İlminizi, Bilginizi yöneten Bir Basirete, İradeye sahip değilseniz, O İşinizde, İmalatınızda,

Araştırmacı, geliştirmeci, Teknoloji ve Bilim üreticisi değil, ancak ve ancak Montaj işcisi olursunuz,

ancak ve ancak Montaj işcisi olarak kalırsınız,

 

      Bilim ve İlim Ne Kadar gelişirse gelişsin ve dahi geliştikce, Ancak ve ancak Allah Zül Celalin

Kuranı Kerim Ayetleri ve Habibi ve Rasulu Muhammed Aleyhisselamın Sözlerini Hadisleri Hükümlerini Tastik

eder, İspatlar, Dogma diyerek, Ayet ve Hadisler Hükümlerini, Kendi Akıllarını Ayet ve Hadislerden Üstün gören, Sapıkların, Sapıtmışların, İnkarcıların İddialarını, Yalanlarını, Düzenlerini, Düzenbazlıklarını ise Yok eder,

 

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                             SEBE SURESİ AYET 5

“ Ayetlerimizdeki Hükümleri, Hükümsüzleştirenlere, Pek kötü Elem verici bir Azap hazırladık, 

Âyetlerimizi ( Masallaştırarak, Hikayeleştirerek, ) Etkisiz, Hükümsüz kılmağa çalışanlara

Azabın İçinde Azâbım vardır, “ der, 

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                             TABARANİ HADİS No 357 

  Sahabeden Ebu Hureyre (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Cehennemde En Şiddetli Azabı görecek olan insanlar, İlmi ile kendisinede, Milletinede fayda vermeyen

İlim sahibi Alimlerdir, İlim ve Bilim Adamlarıdır, “ dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                             MÜNZİRİ HADİS No C6 S11 H 8 ve 9

  Allah Rasulunun Damadı ve Ehli Beyti Hz Ali (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ Adi ve Kötü İnsanlar İdareci olduğunda, İşin Ehli olmayan ve Fitne Fucurcu Fasık İnsanlar İdareci olduğunda,

Zalim İdarecilere, Amirlere, Şerrinden korkulduğu için Saygı ve Hürmet edildiğinde,

  İlim ve Bilim, Dinine, Milletine ve İnsanlığa Hizmet için değilde,

Sırf Makam Mevki Şan Şöhret ve Para kazanmak için öğrenildiğinde,

İnsanlar, Allaha İbadeti ve Taati bırakıp Çalgılarla, Eğlenceler vaktini geçirmeye başladığında,

Yeni Nesil Geçmiş Nesline Hakaret edip Kötülediğinde, İnsanlar İnsanlıktan çıkar Başka Mahluklara dönerler,

O zamanda Ard arda gelen Felaketleri, Musibetleri, Depremleri, Afetleri,

Kuraklık getiren ve Kavuran Kızıl Rüzgarları göreceksiz, Lakin Anlamaya dahi çalışmayacaksınız “ dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                             HAÇ SURESİ AYET 8

“ İnsanlardan Kimileri, Dini veya herhangi bir konu üzerinde bilgileri olmadan,

Dini veya herhangi bir konuyu bilmeden, öğrenmeden, nede bir öğreteni olmadan,

Doğru güvenilir bir kaynağı kitabı olmadan, kendi zanlarına göre tartışırlar, hüküm yürütürler,

karar verirler, yargılar ve cezalandırırlar “der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                             NEML SURESİ AYET 84

“ Benim Ayetlerimi, İlmen Kavrayamadığınız için Yalanlamayamı kalkıyorsunuz,” diye soruyor, 

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                             ŞUURA SURESİ AYET 35

“ Ayetlerimiz hakkında tartışanlar, kendilerinin kaçacak bir yeri olmadığını anlasınlar ve bilsinler “ der.

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                             BAKARA SURESİ AYET 8, 13, 7, 23, 24, 77 ve 78 

“ İnsanlardan öyleleri vardırki, İlim adamı, Bilim adamı diye geçinenlerden öyleleri vardırki,

Allah Zül Celalden gelen İlime inanmadıkları halde, Bizde Sizin gibi İnanıyoruz İman ediyoruz derlersede,

  Din Dogmadır, Bilim ise Kuşkudur, Bizdemi, Beyinsizlerin İnandığı gibi İnanalım derler,

Allahı ve Müslümanları Aldatmaya çalışırlar, Onların Kalbleri Mühürlüdür, Gözlerine Perde inmiştir,

Kendi Safsatalarından başka bir şeyi görmezler, Şayet İndirdiğimiz İlimden, Bilimden, Kuşku, Şüphe içinde

iseniz, Haydi O zaman, Allahın indirdiği ilimden, Bilimden, ayrı bir İlim ve Bilim getiriniz,

Ayrı bir İlminiz, Biliminiz yoktur, asla ayrı bir İlim ve Bilimde yapamazsınız,

Onların Açıkca gösterdikleride, içlerinde gizledikleri Husumetleride görecek ve bileceksiniz,

Onların, ( kendini İlim ve Bilim adamı zanneden Soytarıların,) Bütün bildikleri,

Kendilerinin kuşkuları ve kuruntularıdır, Onlar sadece ve sadece Zannederler,   “ der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                             SAAD SURESİ AYET 8 ve 7

“ Onlar, O Haddini aşanlar, İlmi ile kendisinede, Milletinede fayda vermeyen İlim sahibi Alimler,

Kendini Bilim adamı zannedenler, Henüz Azabımı Tadmadıkları için, Size İndirdiğimiz Kuranı Kerimden,

Kuşku ve Kanaatsizlik içindedirler, Kuranı Kerim Bir Dogmadır, Uydurmadır, Bilim ise bir Gerçektir derler, “ der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                             MUHAMMED SURESİ AYET 24

“ Kuranı Kerim Ayetlerini, Hiç Düşünmüyorlarmı ? Anlayışları üzerinde Kilitmi var ?

Hiçbir Hakikat ve Doğruluk, Gönüllerine girmiyor ? “ der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                             SAF SURESİ AYET 8

“ Onlar Zanları ile, Kuşkuları ile, Kuruntuları ile, Allah Zül Celalin Nurunu, İlmini Söndürmeye gayret ediyorlar,

O Kafir Münafıklar hoşlanmasada, Allah Zül Celalin Nuru ve İlmi Mutlaktır, “ der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                             MAİDE SURESİ AYET 77 

“ İslam Dininin Haddini aşmayın, İslam Dinini, Kendinize ve çevrenizdekilere uydurmayın,

Daha öncede, Sapan ve Birçoklarını Saptıran, İslam Dinin Doğrusunu kaybettirenlere uymayın “ der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                             DARİMİ HADİS No 375

  Sahabeden Cerir Bin Habib (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ İlim ve Bilim öğreniniz öğretiniz, Öğrendiğinizde İlinizden ve Biliminizden faydalanın ve faydalandırın,

İlimi ve Bilimi, Büyüklük taslamak, Kibirlenmek, başkalarını küçük görmek için öğrenmeyiniz, 

Kıyafet sahibinin, Güzel kıyafeti ile güzel görünmeye çalıştığı gibi, Güzel görünmek için İlim tahsil eden kimse,

İlmiyle Güzel görünmeye, (İnsanları aldatmaya ) çalışacaktır, Bunlardan uzak durunuz ,” dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                             İBNİ MACE HADİS No 224

  Sahabeden Enes Bin Malik (ra) anlatıyor, Allah Rasulu Sallallahu Aleyhi ve Sellem,

“ İlim Ehli olmayan, İlmi ile Amel yapmayan, iş yapmayan, Sahip olduğu İlmi Kendisinede, Başkalarındada

faydalı olmayan, veya İlmi ile gerek kendisine gerek başkalarına zarar veren, İlim Sahibi İnsanların İlmi,

Boynuna Cevher, İnci, Altın gerdanlık takılı Domuzlar gibidir “ dedi der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                             CUMA SURESİ AYET 5

“ Kendilerine gerçek İlim verilip de, O geçek İlimi hakkıyla taşımayanların, O gerçek İlimle yaşamayanların,

O gerçek İlimle hareket etmeyenlerin, O gerçek İlimi kendilerine göre sapıtarak anlatanların,

Din Adamı Sıfatındakilerin durumu, Kitablar taşıyan Eşşekler gibidir “ der,

 

     Ata Sözlerimizde ise          “ Eşşek dahi, bir kere daha çukura düşmez,

                                               “ Eşşeğe  Altın Semer taksan, Eşşek, Yine Eşşektir “ der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                             MÜ’MİN SURESİ AYET 4

“ İnkâr edenlerden, İnkarcılardan, Sapıklardan, Sapıtmışlardan başkası,

Allâh Zül Celalin Ayetleri ve Habibi Rasulu Sözleri, Hadisleri Sünnetleri Hükümleri ile Mücâdele etmez,

O İnkarcıların, Sapıkların, Sapıtmışların Öylece Sizin aranızda Şehirlerde dolaşmaları, Gayet Efendi,

Gayet Nazik, Gayet Süslü Gayet Cazibeli olması seni aldatıp, Allâh Zül Celalin Ayetleri ve Habibi Rasulu

Sözleri, Hadisleri Sünnetleri Hükümleri ile yaşamaktan yolunu çevirmesin Çok Dikkatli ve Özenli olun, “ der,

 

     EN HAKİKİ MÜRŞİT İLİMDİR                             ENFAL SURESİ AYET 39

“ Yeryüzünde Fitne Fucur kalmayıncaya kadar, Din Onun bunun söylediği gibi değil,

Allah Zül Celalin ve Rasulunun bildirdiği Din, Tamamen Allah Zül Celalin Dini oluncaya kadar,

İslam Dinine Düşman olanlara, İslam Dinini Bozmak Yozlaştırmak isteyenlere karşı, Cehd ve Gayretinizle,

Mallarınızla, Ticaretinizle, Dillerinizle, Nefislerinizle, Canlarınızla Savaşın, Cihat yapın, Onlara engel olun,” der, 

 

     Haydaa !!! Buyurun Size Çiğ Köftelik bir Malzeme,

Bu Ayet Hadislerin Konu başlıkları ve birbiriyle ne alakası var ?

Madem Yüzme bilmiyordun, Neden yedin Limonu ?

Dam üstünde Saksağan, Vur Beline Kazmayı,

Cebimdeki Yoğurtlar, Şıngır Şıngır, Şıngırdar,

 

     Her Malzeme sadece Kendi tadını ve anlamını taşır, Fakat O Malzemelerin Çiğ Köfte gibi Kararınca karılması,

ve yoğrulması sonucu çok başka lezzetler, doyuruculuk ve anlamlar ortaya çıkar,

 

     Kuranı Kerim Ayetleri, Kendi Konusu içinde Konu anlamını verdiği gibi,

Ayetlerin Hükümlerini anlamak için ayrıca alt alta getirdiğinizde başka anlamını, Adresini ortaya çıkarır,

Allah Rasulunun Hadisleride aynı şekildedir,

 

     Ancak ve Ancak Allah ve Allah Rasulu ifadeleri, sayamayacağınız kadar anlam ve Adres taşır,

İnsan İfadelerinde böyle farklı yönler, Anlamlar, Adresler varmıdır ?

İslam Dininin Nasıl bir Mucize olduğunu anlayabildinizmi ?

 

     Kuranı Kerimdeki Ayetlerin ve Allah Rasulunun Sözlerinin, Hadislerinin,

Düşüncesinin, Felsefesinin, Daha üstünü ve Daha Doğrusu yoktur, Bulamazsınız,

Kuranı Kerim Ayetlerinde ve Allah Rasulunun Sözlerinde, Hadislerinde, sayamayacağınız kadar çok,

Düşünce, Felsefe ve Adres vardır, Mesela, sadece Topraktan çıkanı sayabilirmisiniz ?

 

     Kaynakları değerlendirerek, Milletin kalkınmasını, Refah düzeyinin artmasını sağlamak,

Memleketine hizmet etmek, Bilim adamlarının, Mucitlerin,  Bilimi ve Teknolojiyi geliştirmeleri

sadece Milletine hizmet değil, Tüm Dünya İnsanlarına hizmetidir,

 

  Kuranı Kerim anlatılıyor, Kuranı Kerim Ayetlerinin, Nasıl anlattığı YOK !!! Anlatımın içinde Ayet Hükmü YOK !!!

Allah Rasulu anlatılıyor, Allah Rasulunun, Kendisini Nasıl anlattığı YOK !!! Anlatımın içinde Hadis Hükmü YOK !!!

Kuranı Kerimdeki, Hadislerdeki, İslam Dinindeki bir Hüküm anlatılıyor, Anlatımın içinde Ayet, Hadis Hükmü YOK

Okullarda, okutulan Din Dersi var, Veriliyor, Kitabında, İçinde Ayet Hadis Hükmü YOK !!!

Edep ve HAYA, Allaha ve İnsanlara Sevgi ve Saygı anlatılıyor, Anlatımın içinde Ayet ve Hadis Hükmü YOK !!!

 

     Anlatımın içinde Ayet ve Hadis olsa dahi, Ayet ve Hadisi anlatan, Ayet ve Hadislerdeki Hükümleri,

Hikayeleştiriyor, Masallaştırıyor, anlamsız bir şekle getiriyor, Hikaye ve Masal olduğundanda

İlgi ve Alaka kalmıyor, Onun içinde Ne anlatanda nede Dinleyende,

Ayet ve Hadisin, hiçbir mana, anlam ve verdiği Hükmü kalmıyor,

 

     Ayetleri, Hadisleri, İlimi, Bilimi, Müzakere etmek, Diğer Ayetleri, Diğer Hadisleri çağrıştırır,

İlimdeki, Bilimdeki diğer bilgileri çağrıştırır, İlimdeki, Bilimdeki Hataları giderir, Anlayışı, Kavrayışı açar,

daha farklı daha başka Ufuklar, Faydalar açar, İlimi, Bilimi geliştirir, 

 

     Kuranı Kerim ve Hadis Tercümelerine ulaşılabilmesi Çok zor, yada İmkansız bir şey değildir,

Kuranı Kerim Ayetlerinden ve Allah Rasulunun Sözlerinden, Hadislerinden,

Kendilerini Nasıl anlattıkları, Nasıl tanımladıkları Ayet ve Hadisleri Okuyun Öğrenin Alın Verinki,

Üzerinde Düşünmeyi, Felsefe yapmayı, Tartışmayı, birazda kendiniz yapın, Yani,

 Aynı Ayet ve Hadislerdeki yönlerden, Adreslerden, Ticaretle ilgili olanları, Ticaret adamları görür,

Mevzuatla ilgili olanları, Mevzuat adamları görür, Tıp la ilgili olanları Tıp adamları görür,

 

     Teknoloji ile ilgili olanları, Teknoloji adamları görür, Tarihle ilgili olanları, Tarih adamları görür,

Sosyoloji ile ilgili olanları, Sosyoloji adamları görür, Askerlikle ilgili olanları, Asker olanlar görür,

Bunun gibi diğer alanlarıda sıralayın, Kuranı Kerimdeki Ayetlerin ve Allah Rasulunun Sözlerinin, Hadislerinin,

Düşüncesinin, Felsefesinin, Daha üstünü ve Daha Doğrusu yoktur, Bulamazsınız,

     Kuranı Kerim Ayetlerinde ve Allah Rasulunun Sözlerinde, Hadislerinde, sayamayacağınız kadar çok,

Düşünce, Felsefe ve Adres vardır, Mesela, sadece Topraktan çıkanı sayabilirmisiniz ?

 

     Ancak ve Ancak Allah ve Allah Rasulunun ifadeleri, sayamayacağınız kadar anlam ve Adres taşır,

İnsan İfadelerinde böyle farklı yönler, Anlamlar, Adresler varmıdır ?

İslam Dininin Nasıl bir Mucize olduğunu anlayabildinizmi ?

 

     Kuranı Kerim Ayetleri ve İslam Dininin Peygamberi Hz. Ahmet, Mahmud, Muhammed, Mustafanın Sözleri,

Hadisleri, Sünnetleri Şeriat Kanunudur,  Yazımın Başından Sonuna Kadar olan,

Bu Ayet ve Hadisler ŞERİATI TANIMLAMAKTADIR,  Yukarıdaki Ayet ve Hadisler, Şeriat Kanunudur,

 

     Temel Hak ve Hürriyet, Sosyal Hukuk ve Sosyal Adalet içeren,

Toplum Vicdanını Rahatlatıcı olan Bütün Kanunlar : ŞERİAT YASASIDIR,

Hak, Adalet ve Sosyal Hukuk üzere olan Tüm Yasa ve Kanunlar, Şeriat Yasası ve Kanunudur,

Temel Hak ve Hürriyet, Sosyal Hukuk ve Sosyal Adalet içermeyen Yasalar zaten Yasa değildir,

 

     Hiç bir İnsan olamazki, Şayet İslam Dininin, Şeriatın Kendisine verdiği hükümleri,

Kendi Nefsinde tatbik ederek yaşasında, Mahkemeye bir davası düşsün !!!,

 

     Her İnsan İstesede istemesede, Anlasada, Anlamak istemesede, kabul etsede, kabul etmesede,

ancak ve ancak Şeriat Kanunları Hükmünde yaşar,

İnsanın Dünyaya gelişinden, gidişine kadar Her şey Şeriat Kanununa Tabidir,

 

     Akıl, Mantık, Bilim, Demokratiklik, Laiklik, Sosyal Adalet ve Hukuk Sistemine ve İlkelerine aykırı

bir tek Ayet yada Hadis yoktur, Şu Ayet yada hadis Akla ve Mantığa aykırı diyorsanız,

O Konuda sizin Aklınız yada Mantığınız tıkalıdır, O konuda Aklınızı ve Mantığınızı açmanız lazımdır,

İşine gelmeyen, İşine gelmeyen şeyi anlamak istemez, anlamaz

İşinize gelmeyen, Ayet ve Hadislere, Akla ve Mantığa Aykırı demek,

bunu Söyleyenlerin ve Tastik edenlerin Sapıklığı ve Sapıtmışlığıdır.   

Kendini Akıllı ve Aydın zannedenler ! Bazı şeyleri anlamanız için Size, “ Kıral Çıplak “ diyen bir Çocukmu lazım ?

 

     Ben Müslümanım, fakat Şeriata karşıyım, demek, Şeriata karşı olmak, Şeriatı kendi hayatından dışlamak,

Akıl, Mantık, Bilim, Demokratiklik, Laiklik, Sosyal Adalet ve Hukuk Sistemine ve İlkelerine karşıyım demektir,

 

     Müslüman olduğunu söyleyen ve kendincede İbadetlerini yerine getirmeye çalışan O İnsan,

Yaptığı İbadetlerin Şeklini ve Zamanını belirten Kanunun, Hangi Kanun olduğunu zannediyor ?

“ Ben Müslümanım, Fakat Şeriata karşıyım “ ifadesinden, daha Ahmakca bir ifade bulabilirmisiniz ?

 

     Her İnsanın bu andan itibaren kendi kendine sorması ve cevaplandırması gereken bir soru ?

“ Ben Ne istiyorum ? Şeriat, Bana Ne veriyor ? Benden bir Şeyler alıyor veya Mahrum bırakıyormu ?

 

     ŞERİAT, SADECE DİNİ İBADETLER İÇİN DEĞİL, İNSAN TOPLULUKLARI İÇİN

YÖNETİM, SOSYAL HUKUK ve SOSYAL ADALET SİSTEMİDİR,

 

1983 İstanbul Eyüp İmam Hatip Lisesi Mezunu

 

1987 Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi Mezunu

 

İslam Mektebi Öğrencisi

 

SERBEST MUHASEBECİ, Abdülaziz Kocaoğlan

 

Eleştirinizi ve Müzakerenizi yazın, Mail: azizkocaoglan@hotmail.com


GAZİANTEP  /  TURKEY

 

 

 


 
Copyright © Tüm Hakları Saklıdır www.ilmihalim.com
Hazırlayan FERHAT'IN ŞİRİNİ
 
Tasarım Ve Kodlama  Es Yazılım Bilişim